Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Beyond Eternity - Bölüm 73: Bir Tanrıça'nın Ağıdı


'Evet ejder benimle konuştu. Ejderlerin tekrar yükseleceğini, Tanrıların sonunun geleceğini söyledi.'

 

Bir ejderin gücü bir Tanrıya bedel miydi? Beni dizlerimin üzerine rahatça çöktürmeyi başarmıştı. Kafam çok karışıktı. Hayatlarımız yalandan mı ibaretti? Extia ile konuşmam gerekiyordu. Beni her konuda aydınlatan Tanrıçam bir kez daha bana yol göstermeliydi.

 

Extia'ya karşı ilk kuşku tohumları içimde kök saldı. Esmeralda'nın dedikleri doğruysa Extia da bu yalanın bir parçasıydı. Bütün ilişkimiz bir yalandan fazlası değildi. Acıyı hissetmeyen bedenimde kalbime saplanan yalan ve ihanet iğnelerinin acısını hissedebildim. Beni kandırmış olabilir miydi?

 

Hayır, hayır, hayır! Bunu bana yapamazdı, yapmamalıydı. Onca yıllık birlikteliğimiz, dostluğumuz, sırdaşlığımız bir hiç olamazdı. İhanetin yarattığı kuşku bir kez kalbime girmişti artık. Yavaş yavaş kalbime girmesine izin verdiğim arkadaşlık ve sevgi ışıkları yok oldu. Duygularım beni çıkmaza götürmekten başka bir işi yaramamıştı.

 

Timar'a güvendiğimde yurdumun sonunu getirdim. Gözlerindeki parlak ışığı soldurduğum yüzlerce Azat, çoğu gece kabuslarımda benimleydi. Uyumaktan nefret ediyordum. Uyursam o yüzleri göreceğimden korkuyordum. Onları düşündüğüm her vakit omuzlarım çöküyor, Ley Han Ro'nun heykeli üzerime yıkılmış gibi hissediyordum.

 

Bedenim öfkeyle dolarken kükreyen bir nehri andırıyordu. Cevabını öğrenemediğim sorular zihnimi zehirliyordu. İlacım olması gereken zehir, güçlenmemi sağlayan öfke artık ters tepiyordu. Kalbimin ağrısı arttı. Deliler gibi çırpınan yüreğim artık göğsümde atmak istemiyordu. Aldığım nefes kalbime yeni iğneler saplıyordu.

 

Bir kişinin sözleri başkasında nasıl bir zehre sebep olabilirdi? Benim gibi zehirlere hükmeden bir adam Dil Zehrinin kurbanı olmuştu. Prensin sesini duyuyor ama ağzımı açamıyordum.

 

'Tanrıların sonu gelecek... '

 

'...ne biliyorsun…?

 

Gözlerim yaşardı. Akmalarına izin verdim. Gözyaşından daha yoğun kan yanaklarımdan süzüldü. Ağzıma dolan kanı kustum. Etrafımdaki rahipler korkuyla geri çekildiler. Nefes almak bile acı veriyordu. 

 

'Ejder ona bir şey mi yapmış?'

 

'Yaklaşmayın Prensim! Sizede bulaşabilir.'

 

'Baba!!'

 

Frimold'un sesini duydum. Canımdan çok sevdiğim kızım bile o an kalbimin acısını dindiremedi. Zehirler ustasının sonu zehirden olmuştu. Gözlerimi kapattım. Karanlık acımı azaltmak için beni kucakladı. Kendimi onun koyu çarşafına bıraktım.

 

.

.

.

 

Karanlığı aydınlatan sarı bir ışık bana yaklaştı. Karanlık dağıldı ve her yer aydınlandı. Rüyada olmalıydım. Altın saçları havada süzülen Extia’yı gördüm. Cennet Kontratını yaptıktan sonra bütün yaraları iyileşmiş ve gücüne geri kavuşmuştu. Güzelliği daha da artmıştı. Artık tam bir kadına dönüşmüştü. Üzerindeki bütün çocuksuluk akıp gitmişti. Ona bakan, boyundan bile uzun parlak sarı saçlarında kaybolabilirdi. Çıplak omuzlarının tatlı rengi üzerine vuran ışıkla daha da öne çıkıyordu. Siyah nakışlarla dolu elbisesi her zaman olduğu gibi gösterişliydi.

 

Bukle bukle inen saçları çıplak omuzlarından karnına kadar iniyordu. Narin yüzündeki incecik dudakları kalem gibiydi. İnce uzun burnu ona doğal olmayan bir hava katıyordu. Okyanus mavisi gözlerinde hüzün ve keder vardı. Bana doğru süzüldü ve yumuşak elleriyle yanaklarıma dokundu. Zamanında yaralarla kaplı ellerinin yumuşaklığı bütün bedenimi titretti.

 

Karşımdaki varlık benim tanıdığım Extia’dan çok uzaktı. Artık o benim için bir yabancıydı. Yalanlar söyleyen bir bencildi. Ona eskiden baktığım gözle bakamıyordum. Ona her bakışım kalbimi dağlıyordu. Hissettiklerimi anlıyor olmalıydı. Yanaklarıma dokunduğu yabancı ellerini yavaşça geri çekti.

 

‘Öfkelisin, ihanete uğramış hissediyorsun…’

 

‘Evet… Cevap beklediğim çok soru var.’

 

‘Sana bazı şeyleri anlatmanın zamanı geldi.’

 

‘...’

 

‘Tanrı olduğun zaman anlatacaktım, her şeyin bir zamanı vardı. Vaktinden önce öğrenmen sana zarar verebilirdi.’

 

‘Şu an olduğum gibi mi? Kalbim yüzlerce iğneyle delindi. Acı hissetmeyen, verdiğin kutsal beden artık acıyı hissedebiliyor…’

 

‘Yaşadığın hüsran duygusunun bir yan etkisi.’

 

‘Bana Tanrıları anlat Extia.’

 

‘Bizler kendi aleminden kovulan varlıklarız. Her birimiz işlediği suçlarından dolayı sürgün edilen varoşlarız. Kendimize yeni bir yuva bulmak için başıboş şekilde evrende dolandık. Bu başıboş dolanışlar sırasında yolumuz sizin dünyanıza düştü. Bizden zayıftınız, çabuk yaşlanıyor ve ölüyordunuz. Gökten dünyanıza düştüğümüzde bizleri kutsal varlıklar olarak karşıladınız.’

 

Demek Esmeralda’nın anlattıkları doğruydu. Tanrılar buraya ait değildi. Dünyamızı kirleten, bizlere zulüm eden hainlerin boyunduruğu altında yaşamaya mahkum edilmiştik. Acınası hayatlarımız onların elinde oyuncaktan farksızdı.

 

‘Bu dünyaya ilk geldiğimizde Ejderler, Şekildeğiştiren ve Ademler bizlere karşı koydu. Üç ırk birleşti ve biz mültecilere baş kaldırdı. 1,000 yıl boyunca kanlı bir savaşın içindeydik. Ademlerin korkusuz savaş duyguları ve ejderlerin yıkıcı gücü çoğumuzun ölmesine sebep oldu. Şekildeğiştirenler’in neye benzedikleri hiçbir zaman öğrenemedik. Aramıza sızıp bizi birbirimize düşürdüler.’

 

‘Ya Kutsal Lügat? Onu sizler yazdınız. Orada dünyanın sonunu getirenlere Şekildeğiştirenler ve Ademler olarak yazmıştınız.’

 

‘Asırlar süren savaş dünyanızı yıkıma götürdü. Üç ırktan daha zayıf olan 6 ırk sefaleti yaşadı. Savaşın bitmesi için bizlere yalvardılar. Egemenliğimiz altına girmeyi kabul ettiler. 6 ırkı arkamıza aldık ve savaşta galip taraf olduk.’

 

‘Sonrasında olanlar Lügat’ta anlatıldığı gibi…'

 

‘Evet, Ademler’in hepsini öldürdük. Son kalanı memleketlerinde kutsal kabul ettikleri Huş Tapınağında çarmıha gerdik. Acı dolu çığlıklarını kalın kapılar üzerine kapanırken duymuştum. Yaptığımız ilk soykırım Ademler’di. Ejderler ve Şekildeğiştirenler’i temizleme işi daha zorluydu.’

 

‘Ejder Kral Tbaung Morokat'ın bir insan tarafından öldürüldüğü doğru mu?’ Başını mutsuzca salladı.

 

‘Zehir Lordlar’ından Arthur, Ejderler ile yakındı. Cennetin kapılarını ona araladık. Ejder Kralı öldürmesi halinde sonsuza kadar cennete yaşayabileceğini söyledik.’

 

‘O da gidip Kralı öldürdü. Kanatlarını çaldı!’

 

Şimdi ise o kanatlara sahip olan kişi bendim. Büyük bir tiksinme duygusu öfkemi artırdı. Kanatlarımı söküp atmak istedim. Kutsal saydığımız her şey kirliliğin yanıltılmışıydı. Geçmişimiz bizlere unutturulmuş ve değiştirilmişti. Asimile edilmiş bir dünyaydık. Yaşamamızın, güçlenmemizin bir anlamı yoktu. Her şeyi bir hiç uğruna yapmıştım. Bir avuç hainin, katilin yönetimindeydik. Küstah ve bencilce kararlar sonucu dünyamız çoktan bir pisliğe dönüşmüştü.

 

‘Ejder Kral ölse bile, Kraliçe ve yeni varis hala yaşıyordu. Ortadan ansızın yok oldular. Dünyanızı terk ettiklerini düşündük ve benliklerinizden ejderlerle ilgili sadece bu anıyı bıraktık. O dokunmuş olduğun parlak mavi taş, aramaktan vazgeçtiğimiz Kraliçe Esmeralda’nın mührüydü. Etrafındaki enerjiyi yutarak tekrardan dirilmeyi planlıyor olmalıydı ve sen ona istediğini verdin. Ejderler geri gelecek. Bizlerle tekrar savaşacaklar.’

 

‘Lass beni bir Şekildeğiştirene çevirmişti. Onlar hakkında ne sizler ne de bizler bir şey biliyoruz. Bilinmeyen bir şeyden tiksinemeyiz.’

 

‘Hayır! Onlar tiksinç varlıklardır. Gözlerimin önünde dostlarımı öldürdüler. Tek düşünceleri öldürmek üzerine kurulu yaratıklardan başka bir şey değiller.’

 

‘Sende bir Tanrısın Extia. Sözlerin onlardan farklı değil.’ 

 

Extia sessiz kaldı. Haklı olduğumu biliyordu. Kendisi de bu acınası hainlerden biriydi. Dünyamızı ele geçirmeye yardım etmişti. Sayısız cana kıymıştı. Doğmamış çocukları öldürmüştü. Bu yıkıma ortak olmuştu.

 

‘Öyle olsam bile… Ben sana yardım etmek istiyorum Azyl. Yaptıklarımın bedelini ödemenin yollarını aradım. Bu aşağılık düzenden nefret ettim. Kendimden ve soydaşlarımdan nefret ettim. 40,000 yıl önce kendimi ölüme kapadım. Beni durdurmaya çalıştılar ama onlardan kaçtım. Ta ki seni duyana kadar. Sen… Senin acı dolu çığlıklarını 10,000 yıl boyunca dinledim.’

 

Hıçkırmaya başladı. Extian’ın ağladığını daha önce görmemiştim. Gözümde hep küstah ve kendini bilmiş bir izlenim bırakmıştı. Bana karşı artık dürüsttü. Bunlar Extia’nın gerçek duygularıydı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1288

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1095

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 833

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 718

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 676

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 652

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 612

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 558

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 400

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 105

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16102 Üye Sayısı
  • 430 Seri Sayısı
  • 21247 Bölüm Sayısı


creator
manga tr