Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 69: Başkent Avaros


Korkuyla birbirlerine sokulan balıkçıları kuşatmıştık.

 

'Bizimle gelin aksi takdirde canınızın garantisini veremem.'

 

'S-Sizde kimsiniz?'

 

'Seni ilgilendirmez!' Barbarın karnına indirdiğim yumrukla nefesi kesildi. Dizlerinin üstüne çöktü ve yerden kalkamadı. 'Bizi Avaros Sarayı'na biriniz götürecek, kalanlar burada ölecek. Hanginiz bu işe gönüllüsünüz?'

 

Üç balıkçı barbar ölmemek için yerlere kadar eğilip yalvarmaya başladılar. Üçüde yolu tarif etmek için gönüllüydü. Bizi kandırmaya çalışmayacaklarından emin olmak adına üçünün önüne tek bir hançer attım.

 

'Hayatta kalan yaşar ve bizimle gelir. Onu öldürmeyeceğim. Bize saraya kadar eşlik edecek sonrasında özgür olacak.'

 

Barbarlar hançer için birbirlerine girdiler. Boğuşmalarını izlerken herkes çok sessizdi. Hepimiz cinayetler işlemiştik. İzlemekte olduğumuz manzara bizi rahatsız etmiyordu.

 

Karnına yumruk attığım barbarın acısı hala geçmemişe benziyordu. Hançeri yeterince hızlı yakalayamadı. Arkadaşı tereddüt etmeden hançeri boğazına sapladı. Üçüncü barbar silahı alanla arasına mesafe koydu. Arkadaşı ona saldırırken silahı tutan bileğinden yakaladı. Güçleri arasındaki fark çok değildi.

 

Yavaşça bacakları geriye doğru kayıyordu. Karşı koysada zemindeki buz tabakası onun sonunu getirmeye çalışıyordu. Balık tutmak için yanlarında getirdiği el arabasına takıldı ve yere düştü. Arkadaşına merhamet dolu gözlerle baktı.

 

'Dur, yapma. Lütfen.'

 

Hançerli barbarın arkasındaydım. Ona yaklaştığımı fark etmemişti. Zümrüt kılıcım göğsünden dışarı çıktı.

 

'Ahhh!' Silahı tutan elleri gevşedi. Bedeni beyaz karlara düştü ve onları kana buladı.

 

'İçindeki insanı çoktan öldürmüş birine insan değil, cani denir. Dostlarını öldür dediğimde diğer ikisi gözünü bile kırpmadı. Benim gözümde onlar sadece insan artığı. Bizi Avaros Sarayı'na sen götüreceksin. Sonra özgürsün. Ayağa kalk.'

 

Barbar az önce onu öldürmeye çalışan dostunun ihanetinin şokuyla ayağa kalktı. Etrafındaki insanlara baktı. Ork, elf, kaplanadam ve insanlardan oluşan bir ekip vardı karşısında. Eğer ona bir şey soracak olurlarsa karşı koymadan hemen cevap vermesi gerektiğini anladı. Hayatı buna bağlıydı.

 

Ölü arkadaşının bedeninden çıkan garip şey tekrar korkuyla yere düşmesine sebep oldu.

 

Seviye atladıktan sonra ilk kez birini öldürmüştüm. 7. Zehir Lordu mirası canını aldıklarımın ruhlarını yarattığı arafa götürüyordu. Bedenden çıkan ruh sessizdi. Havaya uçtu, daireler çizdi ve ufalarak alnımdan içeri girdi.

 

Hiçbir şey hissetmedim. Baş dönmesi, bulantı... 

 

'Neredeyim ben. Ölüp diğer dünyaya mı gittim?' Öldürdüğüm adamın ruhuyla konuşmaya başladım.

 

'Hayır seni yarattığım boşluğuma hapsettim. Benimle asırlarca dolanacaksın.'

 

'Hayır, lütfen gitmeme izin ver. Ne istersen yaparım.'

 

'Sana güvenmiyorum. Bu hayatta kaybedecek bir şeyin artık yok. Beni ölümüme götürebilirsin.'

 

'Haklısın. Seni öldürmek için herşeyi yaparım. Ah, öyleyse artık senin bir parçanım.'

 

'Hiçbir zaman parçam olmayacaksın. Sen sadece zamanı geldiğinde kullanacağım piyonsun. Merak etme yanına bolca arkadaş yollayacağım. Hatta orda sıkılmaya başlamadan birileri gelecek.'

 

'Neden bu kadar zalim ve gaddarsın?'

 

'Bu hayatı bir kere dürüst yaşadım, beğenmedim.  İkinci şansı elde ettiğimde böyle olmak hoşuma gitti. Her iki yolda bana şöhreti getirecek. Şimdi sessiz ol.'

 

'Bek-'

 

Arafla olan bağlantımı kestim. Barbarın sesi kayboldu. Korkmuş barbar hala yerdeydi.

 

'Sana ayağa kalk dediğimi hatırlıyorum.' Can korkusuyla ayağa fırladı. 'Hakkınızdaki her şeyi anlat.' Yüzüğümden bir şişe içki çıkardım. Soğuk havada içinin sıcak olması işleri hızlandırırdı.

 

Eli şişeye giderken tereddütle durdu. Sonra aldı ve büyük bir yudum aldı.

 

.

.

.

 

Barbarlar kimsenin onların varlığını bile bilmediği zamanlarda dahi burada yaşayan bir halktı. Zorlu iklimde hayatta kalmaları neredeyse imkansız olan bi halk, buzlara hükmeden bir adam tarafından tek bayrak altında toplanmıştı.

 

Erkekleri güçlü, kadınları ise erkeklerinden daha güçlü dövüşçülerdi. Adı tarihten silinen adamın adını hatırlayan kimse yoktu. Ancak buzdan yarattığı şehir, başkent olarak kullanılmaya devam ediyordu. 

 

Yanına aldığı onlarca öğrenciye nasıl buzu kullanacaklarını öğretti. Bu öğrencilerin nesli ve beraberindeki yeni nesiller şehri büyüttü.

 

Kalplerinde her daim sıcak topraklara inmek isteyen bu halk, büyük bir göç etme hareketinde bulundu. 100,000 kişiden fazla çocuk ve yaşlıların içinde bulunduğu grup günümüzdeki duvardan da ötesine ilerledi.

 

Sıcak topraklara adım basmanın mutluluğunu yaşayan halk vakit kaybetmeden yeni bir şehir kurma hayaline kapıldı. Ansızın onlara saldıran hemcinslerinin şoku karşısında ne yapacaklarını bilemediler.

 

Kadınları, çocukları esir ettiler. Yaşlıları gözlerini kırpmadan öldürdüler. Buz halkını geldikleri topraklara geri sürdüler ve Duvar'ı inşaa ettiler. Onları 'Barbar' olarak adlandırdılar. Yüzlerine bir hayvana gösterdikleri değerden fazlasını göstermediler.

 

Öfkeli Buz halkı Duvar'a sayısız saldırı düzenledi ama hepsinden bir karşılık dahi alamadı. Yaralarını sarmak için geri çekilen buz halkı, başkentlerinden sıcak topraklara gitmek hayalini unutalı binlerce yıl oluyor.

 

İnsanlar diğer ırklar arasında en aşağılık olanlardı. Kendilerinden olanlara zulüm ediyorlardı. Azatlar, Buz halkı başka kim bilir kaç tane daha tarihte örnek vardı. Tekrar insan olmam hemcinslerime olan öfkemi azaltmadı.

 

Başkentin bilinen ilk adı Prime olmasına rağmen tahta oturan hükümdar, unutulan ilk kurucunun kaderine yakalanmamak için şehre kendi isimlerini vermişlerdi. Kraliçe Avarosa da aynı şeyi tahta oturduğunda yapmıştı. Babası öldüğünde kendisi gibi tahta hakkı olan 6 kardeşini öldürmüş ve Buz halkının yeni Kraliçesi olmuştu.

 

Geniş coğrafyada küçük bir yerleşkede bulunan ülke, köy ve kasabaların birbirine yakınlığından ulaşım kolaydı. Bu ulaşımı minimuma indirmek için buzun kullanımına başlanması ülkede yeni bir çağı başlatmıştı.

 

Buz yollarında seyahat eden yük vagonları hayvan gücünü ortadan kaldırmış ve ulaşımı 2 katına çıkarmıştı. Bunu yeni Kraliçe, tahta çıktığında yapılması için talimat vermişti. Tüm ülke çapında yapımı 8 yıl süren buz yolları tamamlanmıştı.

 

Kraliçe Avarosa ise ülkesine merhametli davranan bir kadındı. Aç halkı için çok sayıda balık ve denizaslanı çiftlikleri kurmuştu. Halkın refahı ve gücünü artırsada saray içinde hala güçsüzdü. Soyluların vergilerini artırmış ve güçlerini yarı yarıya almıştı. Halk arkasında olsa da soylular yeni hükümdardan memnun değildi. 

 

Kraliyet ordusu direkt olarak Avarosa'ya bağlıydı. Sayısı az olan bu orduyu soylu birlikleri destekliyordu. Soylularla arası açılan Kraliçe'nin ülkesi için yapmayı planladığı başka yeni fikirlerinin çoğu masa üzerinde kalıyordu.

 

Bu kadar halkını düşünen ve merhametli bir Kraliçe neden kızımı esir tutuyordu?

 

Esirimizle başkente varmak üzereydik. Yeni kıyafetlerimiz bizi halktan biri gibi gösteriyordu. Yollarda başkalarıyla karşılaştık ama sorun çıkmadı. Esir de herhangi bir eylemde bulunmadı.

 

Başkent Avaros esirin dediği gibi tamamen buzdan yapılmıştı. Her sütun ve bina buzdan kesilmişti. Yüksek buz kulelerinin nasıl yıkılmadıklarına hayretle baktım. Gün ışığında parlak bir mücevher gibi parlıyordu. Şehri saran surların olmaması onu diğer bütün şehirlerden ayırıyordu. Bu şehre istediğiniz yerden girebilirdiniz. Sizi kontrol edecek muhafızlar da yoktu.

 

Yanlarından geçerken binaların buz duvarlarına dokundum. Soğuk olacağını düşündüm ama değillerdi. Pazarda da buzdan yapılma kapların kullanıldığını gördüm. Kullandığımız normal kap kacaklardan hiçbir farkları yoktu. Barbarlar yani Buz halkı hakkında bildiklerimiz bir yalandan ibaretti.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1362

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1144

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 951

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 775

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 727

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 507

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 96

Site İstatistikleri

  • 18950 Üye Sayısı
  • 545 Seri Sayısı
  • 26534 Bölüm Sayısı


creator
manga tr