Korku dağları bekler. #Atasözü

Beyond Eternity - Bölüm 61: Şeytan Kralın Doğuşu


Kalabalığın arasına rahatça karışabileceğimizi düşündüm. Şenlik sebebiyle kostüm giyen Ölümsüzler de vardı. Sakin bir sokak arasından dışarıya çıktık.

 

'Sıradaki hedefimiz neresi?' diye sordu Frimold.

 

'Şenlikten faydalanıp etraftan biraz bilgi toplayalım.'

 

Gruplara ayrılıp Ölümsüzler'in arasına karıştık. Frimold Kayn ile beraber gideceğini söylemişti. Dicos’a onlarla gitmesini söyledim. Akira ve Gregor kendi takımlarıyla etrafı dolanacaktı. Bende Rochel ile beraberdim.

 

Tuhaf maskeler takan bir dükkandan kendimize maske satın aldım. Halkın kutlamalara süslü kıyafetler giydiğini gördüm. Rochel ile üzerimizdeki tozlu giysileri değiştirdik.

 

Omuzları siyah tüylerle kaplı bir elbise aldım. Maskemde de benzer tüylerden vardı. Uzun siyah bir peruk almayı ihmal etmedim. Rochel da kırmızı parlak pullarla kaplı bir elbise aldı. Sadece gözlerini kapatan bir maske giyiyordu.

 

Dükkan sahibi Ölümsüz'ün insandan farkı yoktu. Arkasındaki tezgaha döndüğünde sırtından çıkan dikenleri görmemiştim.

 

Ağzından laf almak için tezgaha doğru eğildim. İlgisini çekecek kadar eğildiğimden emin oldum.

 

'Şehirde yabancıyız. Bizi davet eden haysiyetsiz beyefendiler tarafından ekildik. Bize burası hakkında bir şeyler anlatabilir misiniz?'

 

Bize sattığı yeni elbise ve maskelerden neşeli bir ruh halinde olan dükkan sahibi birazda içtiği içkiden konuşmaya başladı.

 

'Sizin gibi hoş hanımefendileri bırakıp gidenlere beyefendi dememelisiniz.' Rochel adama en içten gülümsemesini göstererek.

 

'Çok naziksiniz. Keşke tüm beyefendiler sizin gibi olsa.'

 

'Zamane gençlerinde saygı diye bir şey kalmamış. Size yardımcı olmaktan şeref duyarım.' Minik bir referans yaptı. Elimi tutup dudaklarına götürdü. Boğazını sıkmamak için kendimi zor tuttum. 'Ölükabir şehrinde Şeytan Kralın Doğuşu kutlamaları başlayalı 2 gün oluyor. Bu önemli günü asırlardır kutlarız. Kutlamalar 3 gün daha sürecek.'

 

Ölümsüzler hakkında bir bilgim yoktu. Şeytan Kral'ın kim olduğunu da bilmiyordum.

 

'Tarihinizi unutmayıp yaşatmanız harika. Bu 3 gün boyunca kalabileceğimiz bir yer var mı?'

 

'Şehrin en iyi hanları kale yolu üzerinde bulunuyor. Buradaki hangi yolu takip ederseniz edin kale yoluna ulaşırsınız.'

 

'Teşekkür ederiz bize çok yardımcı oldunuz. Sizin gibi beyefendilerin hala var olduğunu bilmek içimi rahatlattı.'

 

'Rica ederim hanımım.' Elimi ikinci defa öptüğünde az daha kellesini uçuracaktım.

 

.

.

.

 

'Bu yanını hiç görmemiştim.' diye itiraf etti Rochel.

 

'Tatlı bir kaç söz dövüşmemi engelleyecekse seve seve.'

 

Binaların arasından kale yoluna ilerliyorduk. Yollar kalabalık ve gürültülüydü. 

 

'Neden hep siyah giyiyorsun?' Bu soru karşısında afalladım.

 

'Ustamdan edindiğim bir alışkanlık. O da hep siyah giyinirdi. Tanrısı'nın tek siyah giydiğini söylerdi.' Kalabalığın arasına karışıp kutlama meydanına doğru ilerledik. Kale yolu maske ve kostüm giyen Ölümsüzlerle doluydu.

 

'Acı Tanrıçasına inanan bazı kişilerle tanışmıştım. Onlarda siyah giyiniyordu. Kendisi hayatımı kurtarmış olsada ustan hakkında çok az şey biliyorum.'

 

'Öyle demek. Sende ona olan borcunu ödemek için Frimold ile berabersin.'

 

'Evet kimseye borçlu kalmayı sevmem.'

 

4 kolunda da birer küçük sepet taşıyan minik bir Ölümsüz kız çocuğu yanımıza yaklaştı. Sepetlerin içinde ne olduklarını düşünmek dahi istemediğim yiyecekler vardı. Yolumuzu kestiği için durmak zorunda kaldık. 

 

‘Ay ışığı çöreği almak ister misiniz?’ Ateş kırmızısı derisiyle aynı renkte gözleri vardı. Korkutucu bir görünüşü olmasına rağmen çocuk çocuktur. 

 

‘Hay-...’

 

‘Ben alırım.’ Rochel’dan beklemediğim başka bir hareket daha gelmişti. Etrafımız Ölümsüz kaynıyorken hangi insanoğlu yemek yiyebilirdi ki? 

 

Minik çocuk 4 sepetin hepsini yukarı kaldırdı. Her sepette farklı renkte çörekler vardı. Sıkkın bir şekilde Rochel’ın çörek seçmesini bekledim. Sırayla bütün sepetlerdekilerin neyli olduğunu sormaya başladı.

 

‘Bunlar neyli peki?’

 

‘Mavi olanların içinde kar üzümü var. Turuncularda etli.’

 

‘Etli mi? Daha önce etli çörek yemedim. Hangi hayvanın etinden yapılıyor?’ Satıcı kız Rochel’a boş gözlerle baktı.

 

‘Hayvandan yapılmıyor. İçinde insan eti var.’ Canice olduğunu biliyorum ama Rochel’ın yüzündeki korkmuş ifadeyi görmek keyfimi yerine getirdi. Kahkahalarım yanımdan geçenlerinki ile karışıp gitti. Sempati beslemediğim insanların bir yemeğin içine konulması içimde garip bir haz duygusu yarattı.

 

‘Belki bende etli çörekten denemeliyim.’ Kocaman açtığı gözleriyle ‘’Ciddi misin?’’ diyordu. Gerçekten denemek istiyordum fakat maskemi çıkarmamam gerektiği için onu yiyemezdim. Yinede satın aldım.

 

Satıcı kız yanımızdan uzaklaşırken çöreğin kokusunu içime çektim. Gerçekten de güzel kokuyordu.

 

‘İğrençsin. Onu cidden yemeyeceksin değil mi?’ Çöreği ona doğru uzatırken eliyle ağzını ve burnunu kapadı. Çörekle daha fazla canını sıkabilirdim. Fazla uzatmamaya karar vererek çöreği yüzüğüme kaldırdım.

 

Kalabalık meydanda toplaşan halkın arasındaydık. Meydanın ortasında Şeytan Kral'ın bir heykeli vardı. Heykel 4 metre boyundaydı. Görkemli duruşuna ek olarak ayaklarının altında ezilen insan figürleri vardı. Tek eli gökyüzünü pençesi içine alacak biçimde yukarı kalkmıştı. Heykelin etrafında koca bir sahne kurulmuştu.

 

Sahnede ellerinden ateş çıkaran kumpanyacı grubu gösteri yapıyordu. Halk sahnenin gerisindeki çalgıcıların şarkılarına eşlik ediyordu. Kalabalığın yol verdiği rahip görünümlü bir grup sahneye çıktı. Müziğin ve gösterinin ritmi yavaşladı. Heyecanla neler olacağını bekliyordum.

 

Rahipler üzerlerindeki cübbeleri havaya fırlattı. Dansöz kıyafetleriyle ortaya çıkan Succubuslar hünerlerini sergilemeye koyuldu. Griden maviye her ten renginde Succubuslar çok güzeldi. Giydikleri dansöz elbisesi bütün vücutlarını öne çıkarıyordu.

 

Coşan kalabalıkla beraber meydanın yanındaki yüksek bir binanın terasında oturan asiller kutlamanın tadını çıkarıyordu. Teras Ölükabir'in ileri gelenlerine ayrılmıştı. Büyük bir masa ise tek bir kişi için hazırlanmıştı. Şehrin lordu bu masada oturuyordu. Yüzünde beyaz bir maske vardı. Maskenin kenarları sivrilerek yok oluyordu. 

 

'Lordum misafirleriniz gelmek üzere. Kaleye geçmek için hazırlıkları başlatayım mı?'

 

Az'goth kadehini havaya kaldırdı. Uzun siyah saçları kahve ceketinin sonuna kadar iniyordu. Diğer asillerde kadehlerini kaldırdı.

 

'Evet.' Sarı gözleri meydanda dans eden dansözlere son kez baktı. Bu gece önemli meseleler konuşulacaktı. Ayağa kalkarken dengesini kaybeder gibi oldu. Yaveri hemen koluna girdi.

 

'Kendinizi zorlamayın lordum. Yaralarınız hala çok derin.'

 

Başsız Süvari ile savaştığında 3 başından birini kaybeden Az'goth hala iyileşememişti. Şehir halkına yaşanan olaylar bildirilmemişti.

 

Ölümsüzler asıl güçlerini ortaya çıkarmak için şekil değiştiren varlıklardı. Savaşmadıkları zaman insana benzeyen formlarına dönüp dinlenirlerdi. Bu yüzden kimse Lord'un yaralandığını bilmiyordu.

 

'Dün yolladığımız birlikten haber yok mu?'



'Bir haberci geldi lordum. Mesajı verdikten kısa süre sonra öldü.'

 

'Öldü demek. Mesajın ne olduğunu tahmin edebiliyorum.'

 

'Tahmin ettiğiniz gibi. Teklifi reddetmiş.' 

 

'Bugünkü toplantıda olsaydı her şey çok farklı olacaktı. Gidelim.'

 

'Emredersiniz lordum.'

 

Lord terastan indi. Binanın ön kapısında bekleyen at arabasına ilerledi. Hemen arkasında yaverleri ve korumaları vardı. Halkın neşe içinde olması onu mutlu ediyordu.

 

Kalabalık at arabasının olduğu yere kadar gelmişti. Ölümsüzler sevinçle lordlarını selamlıyordu. O hengamede kalabalığın arasından bir kadın fırladı. Dengesini kaybedip düşmek üzereyken lord kadını belinden yakaladı. Kalabalıktan lordlarını yoğun tezahürat geldi.

 

'T-Teşekkür ederim.'

 

Lord kadını nazikçe kaldırdı. Ayağını burkmuş olan kadın sendeledi ve lorda yaslanmak zorunda kaldı. Vücudu ateş kadar sıcaktı.

 

'İyi misiniz?' Lord kadını omzundan ve elinde tutup ayakta durmasına yardımcı oldu.

 

'Ayağım biraz acıyor. Size yaslandığım için özürlerimi kabul edin lordum.' Hafif bir referans yapmaya çalışsa da burkulmuş ayağı yüzünden yarım bir kavis çizmek ile yetindi. 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 891

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 660

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15565 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr