Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Beyond Eternity - Bölüm 60: Yeni Güzargah


Lanetlenmeye alışmıştım. Bir tanesini daha kaldırabilirdim.

 

'Bu yan etki neymiş?'

 

'Şeytanlar' dedi sesi huzursuzca. 'Cennet Kontratı yapanın kanını kutsar. Bu da şeytanların ilgisini çeker.'

 

'Sadece bu kadar mı? Daha kötü lanetler görmüştüm.' derken mevcut 2 lanetime vurgu yapıyordum. 'Ölümsüzler şeytan kanı taşıyor. Yaydığım ölüm enerjisi onları cezbediyor. Az'goth dedikleri şeytanla savaştım. Demin yok ettiğim ufak grubu o yollamıştı. Enerjimi kullanarak kıtayı feth etmeyi planlıyor.'

 

'Az'goth'tan korkmana gerek yok. Ölümsüz bölgesindeki düşük nüfuzlu şeytan lordlarından biri.'

 

'3 kafasından birini çoktan kestim. Beni yenemeyeceğinin farkında. Bu yüzden bir anlaşma yapmaya çalışıyor. Cennet Kontratı için ne yapmam gerekiyor?'

 

'Bir kontratta olması gereken tipik şeyler. Kan, yazıtlar, birkaç bitki ve cennete sunulacak bir kurban…'

 

Kurban dışındakiler bir şekilde halledilirdi. Bitkileri burada bulamayabilirdim. Cennete sunmak için bir kurban ise... Onları şereflendirecek bir şey. Sanırım kurbanımı da bulmuştum.

 

'Hazırlıkları tamamladığımda sana nasıl ulaşacağım?'

 

'Maskeyi takman yeterli ama sakın onu kaybetme. Bizi birbirimize bağlayan tek şey o.'

 

'Anladım usta.'

 

'...' 

 

Cevap gelmedi. Gittiğini düşünerek elim maskeyi çıkarmaya gitti.

 

'Beni usta diye çağırma demiştim.'

 

'Üzgünüm unutmuşum.'

 

'Bir daha unutma!' Bu sefer gittiğinden emindim.

 

.

.

.

 

Akira ve ekibinin gelmesine biraz şaşırşamda beni en çok şaşırtan Gregor ve ekibi olmuştu. Buraya beni bulmak için onca yolu gelmiş olmasına anlam veremedim. 

 

Frimold herkes kendine geldiğinde durumu anlattı. Kendisi yüzünden lanetlendiğimi söyleyerek tekrar özür diledi. Rolüme uygun olarak arkadaşça karşılık verdim.

 

Frimold ile Gregor uzakta konuşuyorlardı. Kampta herkes bir şey ile meşguldü. Rochel yanıma gelip oturdu.

 

'Ölüm Şövalyesi'ni yenip ortadan kaybolduğunu bilmiyordum. Savaş sonunda seni her yerde aradım ama bulamadım. Bir haber bile vermeden gittiğini düşünmek istemedim. Sen öyle birisi değilsin Deana.'

 

Bu kadını hiçbir zaman anlayamamıştım. Hayatını kurtardığım Cevherözü ovalarında bile sanki onu kurtardığım için öfkelenmiş gibiydi. Şimdiyse bana gereksiz bir önem veriyordu.

 

'Bunca yolu benim için gelmen çok dokunaklı. Buna mecbur değildin.' 

 

'Sende bizim bir yoldaşımızdın. Bu 3 yılda Frimold ile çok yakınlaştık. Kaybolduğundan beri yüzü eskisi kadar gülmez oldu. Dostumun iyiliği için bende geldim.'

 

'Teşekkür ederim.' Elimi dizine koydum. O da elini elimin üzerine koydu. Yüzüme görememesine rağmen adeta gözlerimin içine bakıyordu.

 

Durumumdan haberi olan ordakilerden kızım dışındaki tek kişi Kayn'di. Kimsenin bize dikkat etmediği bir anda ufak bir konuşma yaptık. Beni tekrar gördüğüne sevindiğini söyledi. 

 

Tanıdığınız insanlarla tekrar tanışmak gerçekten garip bir duyguydu. Özellikle kötü başlangıç yaptıklarınıza karşı.

 

Akira, Ragor ve Eleel'e tekrardan kim olduğumu takdim etmem gerekiyordu. Rahatsız olmasınlar diye bu sefer maskeyi taktım. Eleel her zamanki gibi kibardı.

 

'Maskenizi çıkarabilirsiniz Süvari.'

 

'Rahatsız olmanızı istemem. Deana demeniz yeterli.'

 

'Memnun oldum Deana. Bende Eleel. Hizmetinizdeyiz.' Hep böyle kibar mıydı?

 

Bakışlarımı Akira'ya çevirdim. Küçük bir kız çocuğundan farkı yoktu. Hızla salladığı kuyruğundan heyecanlı olduğunu görebiliyordum. Ona döndüğümü anlayınca gözleri daha da büyüdü. Ne kadar da parlak büyük gözleri vardı.

 

'Çok güçlüsün Deana abla nya~'

 

"Abla mı demişti o?" Şaşkınlık ve utanç duygularını aynı anda yaşadım. Tanrım Extia'ya şükürler olsun ki utançtan kızaran ve yanan yüzümü kimse göremiyordu.

 

'He- Evet teşekkür ederim…'

 

Hayran bakışları tüm bedenimde gezindi. Karşımda bir Mithril maceracı yoktu. Hayalini kurduğu kahramanla karşılaşan bir çocuktu. Ne kahraman ama kafası olmayanından…

 

'Adım Akira. Bende bir gün senin kadar güçlü olmak istiyorum nya~'

 

'Öyleyse ustam Azyl'den eğitim almalısın. Bu hale gelmemi o sağladı. Tabi o benim kadar dikkatsiz değildir…'

 

Azyl adını duyunca kim olduğunu hatırladı. Hayran ifadesinin yerini kendini beğenmiş olanı aldı.

 

'Zamanında neredeyse Biçici'yi yeniyordum. Artık Mithril Seviye bir maceracıyım. Onunla boy ölçüşebilirim.' Biraz sinirlendim desem yalan olmaz. Saatler önce tek bir hareketimle hepsini diğer tarafa yollamak üzereydim. 

 

'Biçici ile ustamı kast ediyor olmalısın. Karşılaşmanızı dört gözle bekliyorum.' Ragor'a döndüm. 'Bir orku memleketinden uzaklarda görmek nadirdir.' Sırtına bir kayaya yaslayan ork doğruldu.

 

'Bende lanetlenip kafasız gezen birini pek beklemiyordum. Kendine güzel bir isim yapmışsın. Kabilemi terk edeli 20 yıl oldu. Adım Ragor.'

 

'Kendine yeni bir kabile bulmuşsun.'

 

'Haha. Kabile değil ama bir yuva olabilir.'

 

O günün çoğunluğunu konuşarak geçirdik. Hiç olmadığım kadar konuşkandım. Gözüm ara sıra ekipten bazılarının Dicos ile konuşmaya çalışırken yakaladı. Kukla yabancılara baksada cevap vermedi. Dicos'un bir kukla olduğunu anlatmam çok zamanımı aldı.

 

Akira'nın yüksek sesini kampın öbür ucundan duyabiliyordum.

 

'Çok havalı nya~'

 

Gregor'u isim olarak tanıyorken şahsen tanımıyordum. Yıllar önce giydiği kırmızı zırhı hala üzerindeydi. Diğer maceracılarda olduğu gibi boynunda asılı sarı ve beyazın karışımı Mithril Maceracı kolyesi vardı.

 

Kendisinden başlayarak grubundakileri tanıttı. Hibiki'yi kadim harabelerden hatırlıyordum. Diğer iki yüze tamamen yabancıydım. 

 

Yüzünde yara izi olan adama Syont, kel olanada Hog diyorlardı.

 

Kendimi Azyl'in öğrencisi Deana olarak tanıttım. Gregor'un babacan tavırları vardı. 

 

'Bizi neredeyse öldürecektin. Haha, karşımızda olmadığın için şanslıyız dostum.

 

Herkesle tanışma faslını geçtikten sonra kızımın yanına döndüm. Burada hala yapmam gereken bir iş olduğunu, maceracılara görevlerini bitirdiklerini söyleyelim diye bir öneride bulundum. 

 

Amaçları Başsız Süvari'yi bulmaktı. Bundan sonra bize sadece yük olurlardı. 

 

Frimold'da benimle aynı fikirdeydi. Herkesin toplanmasını istedi. 2 aydır beraber yolculuk yaptığı kişilere seslenirken gayet rahattı. Görevlerinin tamamlandığını ve evlerine dönebileceklerini söyledi.

 

Akira onlarla beraber neden dönmediğimizi sordu. 

 

'Buradan da uzaklara yol alacağız. Kız kardeşimin başı belada.'

 

'Aleif'i kurtarmanıza yardım etmek istiyoruz.' dedi Eleel. Ragor'da başıyla onayladı. Gregor dinlemeye devam etti.

 

'Buz Diyar'ı çok tehlikeli bir yer. Hayatlarınızı tehlikeye atmanıza gerek yok.'

 

'Buna karar vermesi gerekenler bizleriz.' dedi Gregor oturduğu kayadan. Kısa sarı saçları rüzgarda dalgalanıyordu.

 

'Buz Diyarı'na gitmeden evvel Ölükabir'e uğramam gerekiyor.'

 

Kampı ölüm sessizliği aldı. Orası insanların ağızlarına bile almaktan çekindikleri bir yerdi. Yüzünde yara olan Syont adındaki adam:

 

'Oraya gitme sebebimiz nedir?'

 

Uzun zümrüt kılıcım elimde belirdi.

 

'Az'goth'u öldüreceğim.'

 

.

.

.

 

Gecenin karanlığında Ölümsüzler'in parlayan kırmızı gözleri ilerleyişimizi kolaylaştırıyordu. Şehir duvarlarına yaklaştığımızda hala fark edilmemiştik.

 

Cevherözü'nden küçük olan şehir düz bir alana inşaa edilmişti. 3 katmandan oluşuyordu. İlk kısım Hortlak sürülerinin dolandığı boş arsalarla doluydu. 2. katmanda insanlara benzeyen ve onlar gibi yaşayan Ölümsüz halkı vardı. Son katman ise kaleydi.

 

Şehrin kapısında dikilen insansı muhafızlara görünmeden içeriye sızmak için demir parmaklıklarla örtülü kanalizasyon kısmını kullandık. En az kendileri kadar berbat kokan kanalizasyonları vardı.

 

İlk katmanı geçtikten sonra şehirden ışıklar gelmeye başladı. Yol kenarındaki bir kapağın hemen altındaydık. Dışarıya bir göz attım.

 

Gördüklerim benim için sürpriz oldu. Bakımsız toprakların ortasında canlı bir şehir hayatı vardı. Kalabalık sokak apaydınlıktı. Dışarıda gezen insansı Ölümsüzler normal bir hayat yaşıyordu.

 

Şehirde şenlik havası vardı. Tüccarlar ve çeşit çeşit yemek satan tezgahlar hala açıktı. Ölümsüzlere baktığımda görünüşleri Azatlar'dan farklı değildi.

 

Onlara bakmak beni hiç rahatsız etmedi. Vücutlarının rengi farklılık gösteren ve boynuzları olan insanlardı bunlar. 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 891

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 660

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15565 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20945 Bölüm Sayısı


creator
manga tr