Korku dağları bekler. #Atasözü

Beyond Eternity - Bölüm 59: Cennet Kontratı


Ölükabir şehrinin yakınlarındaki bölgeme gelmiştik. Bayılan 9 kişiyi taşımak için kuklam Dicos'u çağırdım. Onları yüzüğe de doldurabilirdim ama daha önce ona canlı bir varlık sokmamıştım. 

 

İlk seferde sırtıma Kayn'i aldım. Hortlak atıma koca cüsseli Ragor'u yatırdım. Frimold ise Akira'yı sırtlamıştı. Bayılanları kampıma yerleştirdik. Ayılmalarına yardımcı olsun diye keskin aromalı bir bitkiyi ateşin içine attım. Ne olduğunu bilmiyordum. Bu bölgede tek bu bitki yetişiyordu.

 

Uyandıklarında içmeleri için suyum vardı. Aslında o suyu banyo yaparken kullanıyordum. Ne yemeğe ne suya ihtiyacım vardı. Onlara verebilecek yiyeceğim yoktu. Yanlarında getirdikleriyle idare etmeleri gerekiyordu.

 

Frimold'a kampta kalmasını söyledim. Hortlak ata atlayıp hızla diğer bayılanların başında bekleyen Dicos'a gittim. Eleel ve Hibiki'yi ata yasladım. İkisini ata sıkıca bağladım. Arkamı döndüğümde geri kalan Gregor ve iki adamını sırtlamış Dicos beni bekliyordu. Geriye tek Rochel kalmıştı. Specta'nın kızını kucağıma aldım ve kampa yöneldik. Dicos'a uzun, manalı bir bakış attım.

 

'Zaman geçtikçe daha bir yufka yürekli oluyorsun koca oğlan.' Kukla her zamanki gibi cevap vermedi. 3 yıl gibi bir sürede yüzünüze hırlanmadan konuşabileceğiniz tek kişinin öldürdüğünüz bir adamın kukla hali olunca pekte güzel zaman geçirmiş olmuyordunuz.

 

Kampım kayalık araziyi rahatça görebileceğim yüksek bir tepenin zirvesindeydi. Kuklaya bayılanları kaymadan yaslamasını söyledim. Bende Topladığım yağmur suyundan içme suyu yapmak için büyük bir kova arıyordum. Yıkandığım küvet büyüklüğündeki fıçıyı kullanmak isterdim fakat yıkandığım kaptan su içmemeleri daha iyiydi.

 

Frimold yağmur suyunu ateşin üzerine koyduğumu görünce yanıma geldi.

 

'Buna gerek yok bana bırak.' Beyaz pürüzsüz elini suya daldırdı. Su anlık parlamayla aydınlandı. 'Tamamen temizlendi.'

 

'Doğru sen Doğa Tanrısı'nın seçilmişiydin. Marifetli olduğu kadar akıllı kızım benim.'

 

'Anne ben çocuk değilim.'

 

'Kaç yaşındasın?' diyerek tersledim. Yukarı bulutlara bakarak cevap verdi.

 

'289 hayır 290.'

 

'Ömrünün 50 katından daha fazla yaşadım. Gözümde çocuktan farkın yok.'

 

'Tamam tamam haklısın ben hala bir çocuğum. Tanrıçan burada kalmana kızmıyor mu?' Aklımı kurcalayan burada kalmama kızması değildi. Ortadan kaybolmasıydı.

 

'O gün garip bir şey oldu. Ne olduğunu bilmiyorum ama Extia'ya o günden sonra ulaşamadım ve bedenim artık acıyı hissedebiliyor.'

 

'Acıyı hissedebiliyorsan Extia'ya bir şey olmuş olabilir. Belkide…'

 

'Belkide ne?'

 

'Bunun olabileceğini sanmıyorum ama ölmüş olabilir.' Extia ölmüş müydü? Saçmalık. Auron ustamı yenecek kadar güçlü değildi. Yoksa ona bir tür mühür yapıp hapsetmiş miydi?

 

'Eğer ustam ölseydi bunu hissederdim. Acıyı hissedebilsem de bedenim ne acıkıyor ne de susuyor. Ustamın verdiği maskeyi uzatır mısın?' Sol tarafı çatlak siyah maskeyi yokladım. Ona dokunmamın etkisi olmadı. Oysa çok ümitliydim. Maskeyi yanıma bıraktım. Konuyu değiştirdim.

 

'Beni bulmak için Ölümsüz bölgesine girerek gözünü karartmışsın. Seni endişelendiren bir şey olmalı. Beraberinde getirdiğin maceraları tanıyorum. Seni bulmam da Eleel adındaki elfe çok şey borçluyum.' Akira ile yan yana dayanmış elfi işaret ettim.

 

'Banada yardımı dokundu diyebilirim. Aleif'in nerede olduğunu artık biliyorum.' Oturduğum yerden fırladım.

 

'Aleif mi? Neredeymiş?'

 

'Buz Diyarın'da'

 

'Buz Diyarın'da barbarlar vardı. Geçmiş hayatımdan bu yana değişmeyen bir şey varsa o da orada yaşayan barbar halkın hala orada yaşıyor olmasıdır. O toprakları kimse istemez. Toprak demeye bile bin şahit ister.'

 

'Kardeşimle konuştum… orada esir tutuluyor. Onu kurtarmak için seni bulmam gerektiğini düşündüm.'

 

Kızımın esir edilmesi işleri zorlaştırırdı. Karşımızda güçlü kimseler var demekti. Kardeşleri arasında en güçlüleri her zaman Aleif olmuştu. Tabii onları Grim Konağın'da bıraktığımda durum böyleydi. Birbirlerinden ayrılıp farklı amaçlarla kıtayı dolaşmaya başlamışlardı.

 

'Üzerimdeki lanetin canı cehenneme! Kızımı kurtarmaya gideceğim.'

 

'Avaros kalesine girmemiz gerekiyor. Toplayabildiğim işe yarar herkesi yanımda getirdim.'

 

Ekip yavaş yavaş kendine geliyordu. Kazandaki temiz suyu ayılanlara içirmek için birkaç temiz bardak çıkardım. Göremedikleri başımdan korkmasınlar diye kaskımı taktım. Frimold, Kayn ve Gregor'un ekibine su verirken bende Akira, Ragor ve Eleel'e su götürdüm.



Akira ağrıdan çatlayan başını tuttu. Gözlerini açtığında kısa bir süre bulanık gördü. Elini başına götürdü. Boğuk bir kadının sesini duydu. Önünde çömelmiş bekleyen birisi vardı.

 

'Su içmelisin.' Kadın elindeki bardağı Akira'ya uzattı. Hala üzerindeki sersemliği atamayan Kaplanadam kız bardağı kafasına diktiği gibi bitirdi. Suyu içtikten sonra kendini daha iyi hissetmeye başlamıştı. Bardağı geri uzatırken karşısındaki kişinin onlara yaydığı ölüm enerjisiyle bayıltan Başsız Süvari olduğunu gördü. İstemsiz korku sonucu yaslandığı kayadan ayağa fırladı.

 

Başsız Süvari Kaplanadam kızı kuyruğundan yakaladı.

 

'Sakin ol Aki- neysen artık. Frimold'un arkadaşıyım. Adım Deana.' Akira'ya adıyla seslenmek üzereyken kendimi durdurdum. Dikkatli olmalıydım.

 

Sakinleşmesi 10 dakikasını aldı. Uzattığım sudan bolca içti. Kendine biraz daha gelince diğerlerine su uzatma işini ona bıraktım. Sessizce köşeme çekildim. Bu sırada maskeyi bıraktığım yere döndüm ve çatlak maskeyi taktım. Suratımın yarısını açık bırakan maske diğerlerinin gözünde havada duruyor hissiyatı verecekti.

 

Maskeyi taktığımda tanıdık bir ses zihnimde yankılandı.

 

'Sonunda…' Extia'nın sesini duymam içimi huzurlu doldurdu. Son 3 yılım endişe, korku ve huzursuzlukla geçmişti. 

 

'Yokluğunda fark ettim ki aslında o kadar da yalnız birisi değilmişim. Bu 3 yılda gerçek yalnızlığı öğrendim.'

 

Ufak bir kıkırdama duydum.

 

'Beni özlediğini söyle!' Her zamanki gibi kibirliydi ama bu yönünü seviyordum.

 

'Seni özledim Extia.'

 

'Merakını hissedebiliyorum. Endişenide.'

 

'Beni aydınlatmak ister misin?'

 

'Biz Tanrılar'ın kendimize has kutsamaları vardır. Kızınınkini görmüştün. Bazılarımızın birden fazla kutsaması var. Ben onlardan biriyim. İlk kutsamam bedenlerimizi birbirine bağlar. Bu yüzden acı hissetmiyorsun. Bütün acıya benim bedenim katlanıyor.'

 

Duyduklarım kalbime ağır bir yük kondurdu. Bu zamana kadar yaptığım sorumsuzca davranışları düşündüm. Zümrüt kılıcımla kendimi sayısız defa yaralamıştım.

 

Buz Cadısı Vampir Serena ile dövüşürken kılıcımı kendi karnıma saplamıştım. Akira ile dövüşümde kollarım haricindeki bütün bedenim kayaların arasında ezilmişti. Peri ayininde bedenimin verdiği ters tepki sonucu hissettiğim acı ve son olarakta Auron'un kılıcı göğsümü delmişti.

 

Ufak bir kesiğin bile tatlı canınızı ne kadar yaktığını düşünecek olursak. Bu yaralar normal birinin katlanabileceği türde acılar değildi.

 

'Diğeri ise birçok Tanrı'yı kıskandıracak türde bir kutsama. Bu dünyaya fiziksel bir temas uygulayamıyoruz ancak benim kutsamam bunu mümkün kılıyor.'

 

Sadece sesini duyabilsem de ensemden kulaklarıma doğru sıcak bir nefesin verilişini hissettim. Arkamı dönsem de orada kimse yoktu.

 

'Seni yattığın kan gölünden çıkarıp taşıdım. Auron'u ortadan kaldırmak için saldırmak üzereydim ki bir başka Tanrı'nın saldırısına uğradım ama kimin saldırdığından emin değilim.

 

Hikayeyi ne kadar soğukkanlı anlattığına hayret ettim. Birinin ona saldırdığını duyunca sinirlenmiştim. Extia'ya kimse dokunmaya cüret edemezdi...

 

'Güçlerim zayıfladı ve kapandı. Bedenine geri döndüm ve tüm yaralarını aldım. Gücümü geri kazanmak için kendi cennetime çekildim.'

 

'Anlıyorum. Kendini hala toparlayamamışsın. Bedenlerimiz birleşemiyor.'

 

'Güçlerimi geri kazanmamı sağlayacak bir yol var.'

 

Merakla başımı kaldırdım. Uzaklarda kara bulutlar toplanmıştı.

 

'Nedir?'

 

'Aramızdaki bağı kuvvetlendireceğiz. Seninle Cennet Kontratı yapacağız.'

 

'Bir kontrat yaptığımızı hatırlıyorum.'

 

'İlk tanışmamızda yaptığımız Kan Kontratı'ydı. Yan etkisi yoktu.'

 

'Öyleyse diğerinin var…'

 

'Evet bizler bu yönteme başvurmamayı tercih ederiz ama başka çare yok.'




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1320

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1120

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 668

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 439

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 84

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 72

Site İstatistikleri

  • 17135 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 23125 Bölüm Sayısı


creator
manga tr