"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Beyond Eternity - Bölüm 56: Umutsuz Arayış


Atlı arabalardan inenlerin karşılandığı saray girişinde kapkara paslı zırh kuşanmış bir adam duruyordu. Kimse adamın saray duvarlardan içeri nasıl girdiğini bilmiyordu. Görevliler adama davetiyesini sorduklarında adam başını iki yana sallamakla yetinmişti. Görevlileri umursamadan saray medivenlerini tırmanmaya başlamıştı.

 

'İçeri giremezsiniz. Zorluk çıkarmayın yoksa askerleri çağırmam gerekecek.'

 

Kara zırhlı adam hiçbir şey demedi. Görevliye baktı. Miğferinden soluk bir ışık yayıldı. Görevlinin gözlerini mavi bir halka sardı. Yüzüne uykulu bir ifade yayıldı. 'Buyrun devam edebilirsiniz efendim. İyi eğlenceler.' 

 

Saray kapısından geçen adam konukların bulunduğu salona yöneldi. Merdivenlerin başında duran 2 kişiye uzunca baktı. 2 güzel elbiseler içindek kadın kendi aralarında konuşuyorlardı. Zırhlı adamın eli belindeki kılıcına gitti. 

 

'Olduğun yerde dur!' Adam sesin geldiği arka tarafa döndü. Karşısında bir elf, bir ork ve daha önce ne olduğunu bilmediği tüylü uzun kulaklara ve kuyruğa sahip farklı ırktan birisi vardı. Adamın eli kılıcının kabzasında hazır bekliyordu.

 

'Buraya izinsiz giremezsin. Sorun çıkarmadan bizimle gel.' Adam elfin söylediklerine kulak asmadı. Kabzayı tutan eli boşlukta sallandı. Arkasını döndü ve tarikat liderlerine yöneldi.

 

'Seni adi herif! Kim olduğunu sanıyorsun sen nya-' Akira topraktan oluşturduğu sivri okları adama yolladı. Oklar havada tozlara dönüşürken Akira şaşkın şaşkın adama bakıyordu. Arkasını dönüp ne zaman kılıcını çektiğini anlamamıştı. Tamamen pas içindeki kılıç kınına geri girdi. Adam onları rakibi olarak görmüyordu.

 

Sağ ayağının bataklığa gömüldüğünü adam fark edememişti. Eleel, Akira ile bir kombine büyü gerçekleştirmişti. Elf adamın dikkati başka yerdeyken ayağının altına bir su birikintisi yerleştirmiş, Akira'nın suyla birleştirdiği toprak büyüsü bir bataklık yaratmıştı.

 

Hareketsiz kalan hedefe Ragor tüm gücüyle yüklendi. Baltası hedefin kılıcıyla buluştuğunda silah rakibinin elinden fırladı. Ork miğferin içinden yayılan soluk mavi ışığa baktı.

 

Zihninde ona emir veren bir ses duydu. Sesin tonu onu yumuşattı ve baltasını tutan eli gevşedi. Ses ona saldırmamasını söylüyordu. Ragor sakinleşti ve kılıcını sırtına geri astı. Gözleri mavi bir halkayla çevrelenmişti.

 

'Ragor neyin var?' diye sordu elf. Su kamçısı yanı başında gerilmiş bekliyordu. 

 

'Ona saldırmayın. O bir tehdit değil. Bırakın içeri girsin.' Sesi tane tane ve düzgün çıkıyordu.

 

'Benim tanıdığım Ragor hiç böyle sakin konuşmaz. Bir cümlesinin sonunda tükürmediğini görmedim nya~' dedi Akira ellerini toprakla birleştirerek. Ragor tekrar konuştu.

 

'Anlamıyorsunuz. Onun çok önemli bir görevi var.'

 

'Neymiş o görev?' Saldırmaya hazır bir şekilde Akira ve Eleel beklemedeydi.

 

'Sırf bu görev için çok uzaklardan haber getirdiğini söyledi. 50 yıldır bu mesajı iletmek için yol alıyormuş. Bu mesaj Frimold Karagüneş'e ulaşana kadar tekrar gönderilmeye devam edecekmiş.'

 

'Tekrar gönderilmek mi? Yani bu şeyden daha fazlası mı var?'

 

'Hayır öyle değil. Bu mesajı oluşturan kişinin ruhunun yarısını bağladığı bir büyü. Mesaj ulaşana kadar yenilenecek.'

 

Eleel'in kaşları çatıldı. Frimold ismi ona yabancı gelmiyordu. Bir yerde bu ismi duyduğuna emindi. O Grim Konağı'nda karşılaştığı 3 kız kardeşten biriydi. Akira'nın omzuna dokundu.

 

'Sana inanıyorum. Ona saldırma Akira.'

 

'Ama neden nya~'

 

'Birazdan olacakları izlemek istiyorum. Onu serbest bırakalım.'

 

Akira isteksizce Eleel'in dediğini yaptı. Saplandığı yerden kurtulan adam Eleel'e minnetle eğildi. Arkasını döndü ve Frimold'a emin adımlarla yürümeye başladı. Maceracılarda zırhlı adamın hemen arkasındaydı.

 

Frimold, Rochel ile konuşuyordu. Rochel 3 yıl önce Deana'nın nasıl ortadan kaybolduğunu merak ediyordu.

 

'Onu Şövalye'yi yenerken gördüm. Ona dokunduğunda yaratık acı çekmeye başladı. Bütün bedeni çürüyüp paslandı. Deana'nın böyle bir yeteneği olduğunu bilmiyordum.' Frimold babasının onları bırakıp gitmesinin nedenini bilmiyordu. 'Ama yaratık öldükten sonra onu arasam da bulamadım. Sana bir şey söylemedi mi?'

 

'Üzgünüm, babamın öğrencisi olsada onu babam kadar tanımıyorum. Görevi bittiğinde gitmiş olabilir.' Kukla ile kuleden ayrılırken onu görsede yalan söylemeyi tercih etti.

 

'Bir veda bile etmeden mi? Ondan gerçekten hoşlanıyordum. Bana ailesini bile anlatmıştı.' Frimold korkudan gözleri kocaman açılmıştı.

 

'Ailesi mi? Ne anlattı?'

 

'Bilirsin işte. Annesini ve babasını küçükken kaybetmiş. Biraz daha detaylı anlatmıştı ama sanırım o kısımları anlatmasam daha iyi olur.' Korkusu geçen Frimold arkasından gelen metal seslerine dikkatini verdi.

 

Zırhı pas ve kir içinde bir adam, beraberinde boyunlarındaki kolyelerden maceracı oldukları anlaşılan 3 kişi vardı. Frimold maceracılardan birini tanıdı ama adını hatırlayamadı.

 

'Afedersiniz Hanımım, siz Kutsal Düzen tarikatı lideri Frimold Karagüneş misiniz?' diye sordu elf.

 

'Evet benim. Siz kimsiniz?'

 

'Ben Sho ailesinden Eleel Sho. Bugün buraya Cevherözü loncası adına gönderilen maceracılarız.'

 

'Şeref verdiniz. Umarım kutlamaları beğenirsiniz. Sizinle daha önce bir yerde karşılaştık mı acaba? Yüzünüz hiç yabancı gelmiyor.'

 

'Uzun zaman önce Grim Konağın'da tanışmıştık. Siz ve kardeşlerinizle.' Frimold elfi nerden tanıdığını hatırladı.

 

'Tekrar karşılaşmak için güzel bir gün. Kutlama sonrasında sizinle özel görüşmek isterim.' Frimold'un yaşı normal bir insana göre farklı işliyordu. Bir Kaida'nın vücudu geç yaşlanırdı. Rochel'in şüphelenmemesi için elfle özel görüşmek istiyordu.

 

'Nasıl arzu buyurursanız hanımım. Aslında sizinle görüşme yapmak isteyen bizler değiliz. Bu adam size ulaşmak için çok uzun bir yoldan gelmiş.'

 

'Öyle mi? O zaman mesajı da önemli olmalı. Evet dinliyorum.' Adam Frimold'a yaklaştı. Tek dizinin üzerine çöktü ve avucunu kadına açtı. Konuşmuyordu. Sadece bekliyordu.

 

Ragor hala gözlerinde parlayan mavi halka ile büyünün etkisindeydi. Adam adına konuşmaya başladı.

 

'Zırhın içinde kimse yok efendim. Ruhunun yarısı zırha bağlanmış durumda bu yüzden konuşamıyor. Elini tutmanızı istiyor.'

 

Frimold paslı zırhı tuttu. Zırhın içinde parlamaya başlayan soluk mavi ışık yoğunlaştı. Kask havaya fırladı ve daireler çizerek Frimold'a ilerledi. Kadının etrafını saran enerji ona tanıdık bir his verdi. Çevresindeki hava soğudu. Kendini buzdan bir zindanın içinde buldu.

 

Zindanın tamamı buzdan yapılmıştı. Tam karşısındaki hücrede birisi duvara zincirlerle bağlanmıştı. Mahkumun ruhsuz sesi zihninde yankılandı.

 

'Abla?'

 

Frimold koşarak hücrenin buzul parmaklıklarına tutundu. Bedeni parmaklıkların içinden geçti. Ruhu bu tarafa yansıtılmıştı. Zincirlere bağlı duran Aleif'ten başkası değildi. Paramparça olmuş giysilerle zincire vurulmuştu. Vücudu yaralar ve çürüklerle kaplıydı. Tek gözü kör edilmişti.

 

'Kardeşim!' Onu kurtarmak için eli zincirlere gitsede boşunaydı. Eli zincirlerin içinden geçip gitti. Aleif zorlukla başını kaldırdı. Ablasına gülümsedi.

 

'Sonunda seni buldum. Çok güzel olmuşsun ve bir o kadar güçlü. Abla... Öhö öhö…' Girdiği öksürük krizi cümlesine devam etmesini engelledi. Acılar içindeki Aleif'in yüzü yinede gülüyordu. Frimold bedeninin ruhtan ibaret olduğunu bildiği halde kardeşinin yanaklarından akan gözyaşlarını silmeye çalıştı. Kendisi de ağlıyordu.

 

'Biricik kardeşim seni kurtaracağım. Seni bu duruma kim soktuysa onu cezalandıracağım.'

 

'50 yıldır seni arıyordum abla. Avorosa beni yakalamadan önce ruhumu ikiye bölüp o paslı zırha kendimi bağladım. Öhö öhö… Çok uzun zamandır böyleyim ve vücudum neredeyse sınırına ulaştı.'

 

'Sadece nerede olduğunu söyle biricik kardeşim. Seni kurtarmaya geleceğim.'

 

'Buz Diyarı'nın merkezi Glacial'deyim. Avaros Sarayı'nın zindanındayım.'

 

'Babamla beraber seni kurtaracağız. Hiç merak etme. Ruhunun kalan yarısını geri çağır ve gelmemizi bekle canım.'

 

'Babam mı? O seninle mi? Tanrım onu o kadar özledim ki.' Frimold istemeye istemeye yalan söyleyerek başını evet anlamında salladı.

 

'Evet tatlım babam benimle.' Zindanın derinlerinden çığlık sesleri yükseldi. 

 

'Gitmelisin abla. Sizi bekliyor olacağım. Öhö öhö…'

 

'Sana söz veriyorum kardeşim gelip seni kurtaracağız.' Aleif tekrar gülümsedi. Kör gözünün etrafı kurumuş kanlarla çevriliydi.

 

'Biliyorum abla, biliyorum.' Frimold'un ruhu silinirken yüzünde kararlı bir ifade vardı.






Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 891

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 660

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15565 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr