Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 53: Ölüm


Takviye kuvvetlerin gelmesiyle tekrar harekete geçtik. Bütün seçilmişlerin icabına baktığımızı düşünüyordum. 8 kat daha aşağı indik. Burayı hatırlıyordum. Hemen ilerideki geniş kapılı oda hamamdı. Ana salona az kalmıştı. Salonun kapısı açıktı. Auron tahtından hiçbir şey olmamış gibi oturmaktaydı. Tahtın arkasında daha önce orada olmayan büyük bir heykel vardı. Ellerini semaya kaldırmış bir kadın heykeli, Vulheda.

 

Elini kaldırıp durmamızı söyleyene kadar yavaşça ona ilerledik.

 

'Kimleri görüyorum. 6 tarikatın hepsi burada.'

 

'Seni durdurmak için buradayız Auron. Diğer 4 tarikata yaptıklarının bedelini ödemelisin.' Frimold'un sesi salonda çınladı. Tek hançerini Auron'a doğrultmuştu.

 

Auron'un yüzünde korkudan eser yoktu.

 

'Senden korkmuyorum Kutsal Düzen lideri. Seni kaçıran adamla ilgileniyorum.' Parmaklarını şıklatmasıyla yanında iki ışık hüzmesi belirdi. Işıkların içinden dışarıya iki siluet çıktı. Bunlar Auron'un diğer oğullarıydı. 'Onca yılda özenle seçtiğim seçilmişlerimin hepsini öldürdünüz.' Sinirlenmesi gerektiği halde gülümsemesini korudu. 'Neyse bunun bir önemi yok. Değersiz çöplerden başka bir şey değillerdi.'

 

'Kendi tarikatındakilere çöp demek bu kadar kolay mı? O insanlar hayatlarını seni korumak için ortaya attılar!' Asamı yere çarptım. Tanrılar kadar melekler de kibirliydi. En tepedekiler yoldan saptığında onları takip eden astlarının da yoldan çıkması bu kısır döngünün sıralı taşlarını sarsıyordu. Zayıfların koruyucusu ve adaletin şekil almış hali olması gerekenler zulmedenlere dönüşmüştü.

 

Sarı gözleri sıkkın sıkkın bana çevrildi.

 

'Ve artık yoklar. Sayenizde, teşekkür ederim. Zaten onlardan yakın zaman içinde kurtulacaktım. Ama…' Bakışlara kuklama kaydı. 'En küçük oğlumun şu halini görmek beni bir nebze üzdü. Bunu ona sen yapmış olmalısın gizemli büyücü.'

 

'Evet, seni öldürdüğümde oğlunun yerine geçeceksin.' Auron'un iki oğlu aynı anda yerlerinden fırladı. Kardeşleri Dicos gibi onlarda ışıktan birer kılıç kullanıyorlardı. Kukla beni korumak için öne geçti. Bedeninden yayılan soğuk mavi alevler harlandı. Kendisi de Auron'un oğullarından biri olsa bile ikiye karşı bir durumda yeterince dayanamazdı.

 

Çarpışan kılıçlardan etrafa alevler sıçradı. Kukla direniyordu.

 

'Beni öldürmek mi? Asla ulaşamayacağın bir hayalin peşinde koşuyorsun. Hepiniz burada toplanmışken benim öylece oturacağımı mı sandınız? 4 tarikatı yeniden şekillendirdim. Şeytanla yaptığım anlaşma ile yeniden doğdular.' Salonun karanlığında bir bükülme oldu. Yüzlerce kırmızı göz salonu doldurdu. Sivri diş ve pençeler ışıkta parlıyordu. İnsanlıklarını kaybetmiş Ölümsüz ucubelerine dönüşmüşlerdi.

 

Bir melek nasıl olur da Şeytan ile anlaşma yapardı? Bu meleğin hizmet ettiği bir tanrı vardı. Tanrı ve Şeytan birbirlerinin ezeli düşmanı olan ikili birlik mi olmuştu? Bu işte bir terslik vardı.

 

Ölümsüzler saldırıya geçti. Ezici güçlerine karşı koyamıyorduk. Etrafımdaki insanlar ölüyordu. Geri çekilmeye başladık. Auron'a bu kadar yaklaşmışken geri dönemezdik. Asamdan zihnimdeki 2 ışık büyüsüne yoğunlaştım. Ölümsüzleri durdurmanın en iyi yollarında biri ışık büyüsüydü. Kutsal büyü bilmemem işleri zorlaştırıyordu. Frimold'a ışık elementini kullanması için bağırdım.

 

Zihnimde yerleşen ilk ışık büyüsünü yaptım. Koca salona ışık yağmuru yağmaya başladı. Bu yağmur ölümsüzleri kavururken bizleri iyileştiriyordu. İkinci büyüyü yaparken gözlerim kapanır gibi oldu. Dengemi bir saniyeliğine kaybettim. Asamdan destek alarak tekrar dikeldim. Herkesin bedeni ışığın kutsamasıyla, yürekleri cesaretle doldu. Geri çekilmeye başlayan kuvvetler karşı saldırıya geçti.

 

Frimold parlayan beyaz bedenini inceledi. 'Usta, senin kutsamana ihtiyacım var.' İdarr'ın bilge sesi zihninde yankılandı.

 

'10 yılda bir kullanabileceğin bir kutsamayı şimdi kullanmak istediğine emin misin öğrencim? Gelecekteki rakiplerine sakladığın kozun o senin.'

 

'Burada kaybedersek o rakipleri hiç göremeyebilirim.'

 

'Anladım öğrencim. Sana kutsamamı bahşediyorum ama kendi adaletini başkasınınkinden üstün görmeyeceksin.' Kemiklerine yayılan güç dışarıya sızıyordu. Gözbebekleri tamamen sarıya dönüştü. Dev mavi peri kanatları boy gösterdi. Hançerlerini alevler sardı. Onlarca Ölümsüz savurduğu kılıcıyla can verdi.

 

Kızımın onlarca düşmanı yok edişini hayretler içinde izledim. Bunun sebebi verdiğim kutsama olamazdı. Tanrısından aldığı bir gücü kullanıyordu. Benimde ustamdan böyle bir güç alabiliyor olmam gerekebilirdi ama Extia'ya seslensem de cevap alamadım. Oğullardan biri Frimold'u durdurmak için kuklayı diğer kardeşiyle yalnız bıraktı.

 

Kuklaya yardım etmeyip doğruca Auron'a ilerledim. Tahtından yavaşça indi. Belinde duran beyaz kılıcını çekti. Asamı boştaki elime aldım ve kılıcımı çağırdım.

 

'Hedeflerimiz aynı ancak gidiş yollarımız farklı.'

 

'O hedefe ulaşmada her yol mübahtır.' Kılıcını savurdu.

 

Gücü düşündüğümden daha fazlaydı. Darbeyi karşılayamadım ve geriye savruldum. Vuruşunda özel bir şey yoktu. Sadece saf güçle vurmuştu. Verdiğim kutsamadan tam gücümü kullanamıyordum.

 

'Sen mi beni öldürmeyi planlıyordun?' Sesini arkamda duydum. Hemen geriye çekildim. Kılıç saçlarımın uçlarını kesti. Bana bir strateji lazımdı. Kafa kafaya mücadelede onu yenemezdim.

 

Parlak bir ışık üzerimde geziniyordu. Vulheda heykelinin gözlerinden çıkan ışıklar beni takip ediyordu. Işığa maruz kaldıkça yorulduğumu hissediyordum. Auron'da hemen arkamda beni kovalıyordu.

 

Heykele doğru koştum. Kafasına bir lav topu fırlattım. Işıklar kesildi. Biraz rahatladım. Vulheda'nın heykeli eriyordu. Arkamı dönmem ile beraber sırtım buz kesti. Korkutucu bir enerji Auron'dan yayılıyordu. Bedeni mor alevlerle yanıyordu. Onu yavaşlatmak için saf karanlık mızrağımı kullandım. 4 metrelik kara mızrak önündeki Ölümsüzleri delik deşik ederek Auron'a uçtu.

 

Mor alevler mızrağı karşıladı. Silahı sarmaladı ve yuttu. Karanlık büyü ona etki etmedi.

 

'Asıl Ahiret Mızrağı'nın gücünü sana göstereyim.' Mor alevler yoğunlaştı ve mızrak şeklini aldı. Benim yaptığım mızraktan daha büyük bir mızraktı. Bana çarptığında bütün bedenim alevlerle kavrulmuş gibiydi. Dizlerimin üzerine çöktüm. İç organlarım zarar görmüştü. Kustuğum kanın rengi siyahtı.

 

Zor nefes alıyordum. Gözlerim bulanıklaşmaya başlıyordu. Bedenimi saran kutsama etkisini kaybetti. Ölümsüzler tekrar baskı kurmaya başladı. Suratıma yediğim tekmeyle geriye uçtum. Sırt üstü uzandığım zeminde doğrulmaya çalıştım. Bütün bedenim uyuşuyordu. Kendimi ayağa kalkmaya zorladım. Zihnim bulanıktı. Etrafımda olanları net göremiyordum. Her yerden bağırışmalar ve metal sesleri geliyordu. Havada çarpışan 2 parıltı görür gibi oldum. Sonrasında göğsüme giren soğuk metali hissettim.

 

'Yolun buraya kadarmış. Aradığım kişi olabilirsin sanmıştım ama sen o değilsin.' Beyaz kılıcını hızla geri çekti. Bedenimden kanlar akmaya başladı. Ellerimi göğsüme götürdüm. Kanın rengi hep bu kadar siyah mıydı? Önce parmaklarım ardından kollarım ve bacaklarım soğumaya başladı. Görüşüm kayarken zaman yavaşladı. Düşünmek için o kadar zamanım vardı ki.

 

Her zaman kibirli ve kendini beğenmişin tekiydim. Kendimi en güçlü olarak nitelendiriyordum. Yanımdakiler ise benim için ayak bağından başka bir şey değildi. Bir kez daha etrafımdakilerin sonunu getiriyordum. Evimi kendi ellerimle yok etmiştim. Şimdi ise içlerinde kızımında bulunduğu bütün tarikatların sonunu getiriyordum. Öfke, hüzün, hayal kırıklığı…

 

Biri bedenimi siyah kan gölünden çıkardı. Sadece nefes alacak gücüm vardı. Gözlerimin açılması için kendime küfürler savurdum ama açılmadılar. Bedenim sadece yüzümden ibaretti. Çok ağır ve yorgundum. Soğuk bedenim bir duvara dayandı. Dudaklarımı araladım. Siyah kan dudaklarımdan süzüldü. Beni taşıyanın sıcak elleri çenemi tuttu. Dudaklarımdan akan kanı temizledi.

 

'Her şey yoluna girecek. Seni geride bırakmayacağım.'




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1369

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1143

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 952

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 777

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 728

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 588

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 507

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 104

Site İstatistikleri

  • 19098 Üye Sayısı
  • 552 Seri Sayısı
  • 26793 Bölüm Sayısı


creator
manga tr