"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 44: Ahlaksız Teklif


Frimold yanında Kayn ile çadırıma geldiğinde güneş çoktan yükselmişti. Kayn'in gözlerindeki şaşkınlık açık kalan ağzı kadar ilginçti.

 

'Bu kadar şaşırma Kayn. Babamın şekil değiştiren olduğunu zaten biliyordun.'

 

'Teknik olarak şu an babanız değil efendim.'

 

'Ufak ayrıntılara takılma. Diğerlerine bunu açıklamamız zor olacak. Bir süre ortalarda görünmeyeceğini acil bir yan görev ile açıklayabiliriz. Babamı da yanımdaki korumalardan biri olarak saklayabilirim.'

 

'Pratik zekanıza hayranım efendim.' Çadırdaki konuşmalardan uykum bölündü.

 

'Siz ikiniz konuşmak için yanlış yer seçmişsiniz. Kendimi tüy kadar hafif hissediyorum. Hoşuma gitmedi.' Kızımın morali yüksekti.

 

'Gereksiz ağırlıklarından kurtulduğundan olsa gerek.'

 

'Ben o ağırlıklarla gayet mutluydum. Neyse bunu en iyi anlayan kişi benim. Sen kendi tarafınla ilgilen. Dediklerine gelecek olursam. Ortadan kaybolmam tarikat liderleri arasında şüpheye sebep olacaktır. Sıradan bir koruman olmam sorun teşkil eder. Beni babanın öğrencisi olarak tanıtmalısın. En azından yokluğumu dolduracak birisi olmuş olur.'

 

'Mantıklı. Dediğin gibi yapacağız baba… anne…' Anne kelimesine alışması zaman alacaktı.

 

Diğer tarikatların tahmini geliş süresine 1 aydan fazla vardı.  Tam gücümüze ulaşmadan saldırıya uğrama ihtimalimiz vardı. Güvenlik en yüksek seviyeye çıkarılmıştı. Yeni bedenime geçtikten sonra fark ettiğim ilk şey kol ve omuz zırhımın üzerimde olmamasıydı. Yatağımın yanı başında duruyordu. Uzun süre üzerimde taşıdıktan sonra ne kadar ağır olduklarını unutmuştum. Mat metalin üzerinde dağılan ışık yeşil katmanını öne çıkarıyordu. Çadırda yalnızdım. Ustamın ruhsal formu ortaya çıktı.

 

'Yeni görünüşünü beğendim. Tam bir hanımefendi olmuşsun.' Extia iğneleyici laflarını söylemeye devam etti. 'İdarr'ın verdiği altın sarmaşık giysisini giyemeyecek olman çok üzücü. Üzerindeki beyaz elbise sana yakışmamış. Seni daha kadınsı gösterecek giysiler vermeme izin ver.'

 

'Buna gerek yok-'

 

'Rica etmiş olabilirim ama ettiğimi kast etmedim. Ben kibar bir tanrıçayım. Hepsi bu.' Parmaklarını şaklattı. Extia'nın giydiği siyah ince dantellerle kaplı dekolteli elbisenin benzeri üzerimde belirdi. Belimi sıkan dar kesimi nefesimi kesti. Elbise vücuduma yapışmıştı. Hayatımda hiç bu kadar dar bir giysi giymemiştim. Simsiyah giysi her haliyle beni rahatsız ediyordu. En korkunç kısmı ise bir etek giyiyor oluşumdum.

 

'Dalga geçiyor olmalısın.' Duygusuz bakışlarını bana dikti.

 

'Acı Tanrıçası'nın rahibesi olarak ona yaraşır şekilde giyinmelisin. Artık bir kadın olduğuna göre ve kuralları ben koyduğumdan ne istersem onu giyeceksin. Hatta ufak bir ayrıntı daha eklemeliyim.' Göğsümde bir rahatlama hissettim. Bunun sebebi elbisem karnıma kadar inen dekolteden kaynaklanıyordu. Bacaklarıma dokunan rüzgar ince çoraba sürtünüyordu.

 

Boynumda asılı duran Acı Tanrıçası muskamı kavradım.

 

'Yüce Extia sesimi duy ve bu kulunu yaşadığı işkenceden kurtar lütfen.' Extia da buna uygun bir cevap verdi.

 

'Extia duanı duydu ama umursamıyor. Eteğinin boyunu beğenmedim. Biraz daha kısalabilir.'

 

'Hayır durrrr!-' Etek o kadar kısaldı ki etrafımda dönecek olursam her yanımın görüleceğinden emindim. Sinirlerim bozulmuş ve utanmıştım. Yüzümün ve kulaklarımın kızardığını hissedebiliyordum. 'Neden? Neden bunu yapıyorsun?'

 

'Ustanı mı sorguluyorsun? Böyle bir hakkın olduğunu sana kim söyledi? Sana bu gücü bahşedene karşı gelemezsin. Bu elbiseyi çıkarmanı yasaklıyorum. Şu kol zırhını bana ver. Onu elbisene uygun şekilde yeniden şekillendireceğim.' Çaresizce zırhı ustama verdim. Ağır zırhı tek eliyle kavradı. 'Fazla ağır. Gücünü kaybetmeden en kullanışlı hala getireceğim.' Mat zırh toz haline geldi. Tozlar havada uçuştu. Koyu yeşile kayan bir tonu vardı. Tozlar omuzlarıma ve kollarıma kondu. Çıplak kollarım ve omzum mat siyah zırh ile yeniden kaplandı. Hafif metalin rahatlığı ve verdiği güven hissi harikaydı. Elbisenin açıklığını neredeyse unutuyordum. Eski kaba görünüşünden eser kalmamıştı. Kıvrımlı metalin işçiliği harikaydı. Omuz uçlarımda sivrilen kısımları ihtişamlıydı. Bütün kollarımı ve elimi saran zırh bana asalet katıyordu.

 

'Eteğin yanı sıra bunları sevdim diyebilirim.'

 

'Benim elimden olan her şey güzeldir. Onu istediğin zaman çıkarabilirsin.' Aldığım en iyi haber bu olabilirdi. Aylarca bu zırhla yapışık yaşamıştım.

 

'Bana bir pelerin verebilecek misin? Bu incecik çoraplarla bacaklarımın üşümesini istemem.' Yılgın bakışlarını siyah ince çoraplarımda gezdirdikten sonra siyah bir pelerinim oldu. Vücut hatlarımı ortaya çıkaran elbiseyi en azından pelerinle saklayabilecektim. 'Alınmanı istemem ancak bu kıfayetle beni bir süprüntüden ayıran şey ne?'

 

'Bir süprüntü olmayı gururuna yediremedin mi?' Extia'nın lafları her zamankinden acımasızdı. Bir şeyler yanlıştı.

 

'Usta bir sorun mu var? Bütün bu aşağılayıcı hareketler de neyin nesi?'

 

'Tek bir sorun var o da gözlerimin önünde duruyor!' Bana baktı. Kendime tepeden tırnağa baktım. Hiçbir şey anlamamıştım.

 

'Ne yani sorun ben miyim? Mühürle lanetlendiğim için özür falan mı dilemem gerekiyor şimdi?' Sorunun ben olduğumu söylese de hala neyimin sorun olduğunu anlayamamıştım. Extia'yı dikkatle inceledim. İnce siyah dantel elbise bütün hatlarını ortaya çıkarıyordu. Omuzları ve kolları çıplaktı. Sarı uzun saçları omuzlarından aşağı düşüyordu. Saçlar göğsüne kadar uzanıyordu.

 

Extia'ya baktıktan sonra kendime baktım. Aynı ince siyah dantel elbiseyi giyiyor ve elbisenin aşırı dar olması vücudumu öne çıkarıp beni rahatsız ediyordu. Çıplak omuz ve kollarımı zırhımla beraber pelerin saklıyordu. Uzun siyah saçlarım aynı ustamınkiler gibi göğsüme kadar uzanıyordu. Aynı kıyafeti giydiğimizi o zaman fark ettim. Ufak farklılıklar vardı. Benim eteğim daha kısaydı ki bunu Extia yapmıştı. İkinci fark ise sanırım Extia'nın hareketlerine sebep olan konu buydu. Büyük göğüsler…

 

Sesindeki kıskançlığı yeni fark edebilmiştim. Elbise benim üzerimde daha güzel duruyordu. Bu yüzden böyle davranıyordu. Ah şu kadınlar yok mu…

 

'Bunun mühürle alakası yok…'

 

'Fark ettim. Bak sana ne diyeceğim.' Kahkahamı bastırmaya çalışıyordum. Extia'ya o kadar yaklaştım ki ruhsal bedeni ile aramda bir nefeslik mesafe vardı. Gerildiğini ve utandığını görebiliyordum. En çekici sesimle kulağına fısıldadım. 'Dokunmak ister misin? Benim için mahsuru yok…' Yüzü kıpkırmızı kesildi. Okyanus mavisi gözleri kocaman açıldı. Konuşurken kekeliyordu. Kibirli ve kendinden emin kadın profili yok oldu.

 

'S-Sen ne d-diyorsun? Dokunmak mı?' Anladığından emindim sadece salak rolü yapıyordu. İlgisini çekmiştim bile. 'Dokunabilir miyim? Gerçekten mi?' Dalga geçtiğimi anlayamamıştı. Extia'nın bu dünya ile temasa yetecek gücü henüz yoktu. Ellerini göğüslerime götürse bile onlara dokunamayacaktı. Elleri bedenimin içinden geçip gidecekti. Tek istediğim kıskançlığının bitmesiydi.

 

'Evet ciddiyim. Hatta sen onlara rahat dokun diye yatağa oturacağım ve gözlerimi kapatacağım. Söz veriyorum sen ellerini çekene kadar gözlerimi açmayacağım.' Kadından yavaşça uzaklaştım. Yatağın kenarına oturdum. Gözlerimi kapattım ve bekledim. Hiçbir şey olmayacağından o kadar emindim.

 

Extia'nın derin nefes alışverişini duyabiliyordum. Heyecanlıydı. Ne yaptığını göremiyordum sadece nefes alıp vermesini duyuyordum. Göğüslerime dokunan bir çift eli gerçekten beklemiyordum. İrkildim ve tüm vücudum titredi. Ustamın elleri çok sıcaktı. Yinede sözümü tuttum ve gözlerimi açmadım. Beni dehşete düşüren şey Extia'nın bana nasıl dokunabildiğiydi?

 

Sıcak ellerini göğüslerimde narince gezdirmeye devam etti. Burada asıl dalga geçilen bendim. Bana dokunamaması gerekiyordu. Çaresizce yerimde kıpırdamamaya çalıştım. Nefes alışverişi giderek düzensizleşti. Elleri daha hızlı ve haşinleşti. Dokunmuyor adeta avuçluyordu. İstemsizce garip sesler çıkardım. Extia cevap vermedi. Sanki beni duymuyordu. Kendini kaybettiğini düşündüğümden gözlerimi yavaşça açıyordum ki bağırışını duydum.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1206

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 805

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16140 Üye Sayısı
    • 730 Seri Sayısı
    • 34267 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr