"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 41: Kayıp Orman Cenneti


Kahvaltımı bitirdikten sonra hekimin rutin kontrolünü yapmasını bekliyordum. İçeri girdiğinde nasıl olduğumu sordu. Bende ona buradan ne zaman çıkabileceğim sorusunu yönelttim. 1 aydan fazladır sohbetimize böyle başlıyorduk. Hekime iyi olduğumu söylesem de beni bırakmaya yanaşmıyordu. Bende uslu bir çocuk gibi sadece sözlü olarak direnişte bulunuyordum. Bugününde diğer günler gibi sıradan geçeceğini düşünmüştüm. Kapının tekrardan açılması en son bekleyeceğim şeydi. Odaya pencereden yavru bir kartalın girip hekimi kaçırması daha olasıydı. Hekim içeri kimin girdiğine bakmak için döndüğünde nutku tutuldu.

 

'Yü-Yüce Peri!' Hekim efendisi önünde saygıyla eğildi. Neredeyse belini kıracaktı. Frimold'u karşımda görünce yüzümde bir gülümseme oluştu. Mutluluktan ağlayabilirdim ama ağlamadım tabikide. Hangi çocuk ebeveyninin karşısında ağlamasını görmek isterdi ki? Frimold bana belli belirsiz bir bakış attı ve hekime döndü.

 

'Baş Peri bana isteğini bildirdi. Bundan sonrasını bana bırakabilirsin.' Hekim tekrar saygıyla eğildi ve kapıyı arkasından kapayarak çıktı. Odada Kayn dahil üçümüz kalmıştık. Frimold tam karşımda durdu ve bana baktı. 'Görünüşün değişse bile bakışların hiç değişmiyor baba.' Yatağa tam üzerime atladı ve sımsıkı bana sarıldı. Nefesim kesildi. Bende ona sımsıkı sarıldım.

 

'Sonunda buldum seni.' Sözler ağzımdan çatallanarak çıktı. Daha fazla konuşmadık. Frimold başını göğsüme yaslamış ağlıyordu. İpek kadar yumuşak saçlarını okşadım. Gül kokuyordu. Dakikalarca birbirimizden ayrılmadık. Frimold doğrulduğunda gözlerinin altı kızarmıştı.

 

'Bizi bırakıp gittiğinde arkandan aylarca ağladık. Seni bir daha göremeyeceğimizi sandık. En çok Aleif üzüldü. Gözlerinden akacak yaş kalmayana kadar ağladı.' Gözlerindeki yaşları elimle sildim.

 

'Biliyorum tatlım. Üzgünüm. Babanın yapması gereken işleri vardı. Sizden haber alır almaz yola koyuldum. Grim size umarım iyi bakmıştır.' Elimi iki eliyle birden kavradı ve sıkı sıkı tuttu. Sanki avucundaki bir bülbüldüm ve parmaklarını araladığında camdan dışarı kaçacakmışım gibi tutuyordu elimi.

 

'Grim Amca bize çok iyi baktı. Konağından habersiz ayrılmamız onu üzmüştür.' Grim'in üzüntüsünün ne boyutta olduğunu Frimold'a anlatmamak en iyisiydi. Dikkatimi çeken başka bir konu vardı.

 

'Amca mı? Hahaha, Grim'i o kadar seveceğinizi düşünmemiştim. Peki ben olduğumu nasıl anladın?'

 

'Varisim Kayn beni bilgilendirdi. Ayin sırada yaşadığın kazayı ve bunun olası ırklar arasında mümkün olamayacağından, senin bir şekil değiştiren olabileceğinden şüpheleniyordu. Tahmininde de haklıydı. Seni gökte ararken yerde buldum.'

 

'Sanırım ona ayrıca teşekkür etmem gerekecek.' Kayn'e dönüp memnuniyetle gülümsedim. Peri saygıyla başını eğdi.

 

'Efendim mutluysa bende mutluyumdur.'

 

'Kendine sadık kişiler seçmişsin. O hekimin beni burada 1 yıl tuttuğuna hala inanamıyorum.' Frimold ufak bir kahkaha attı.

 

'Güçlü bir tarikatın temelinde sadık hizmetkarlar bulunur.'

 

'Evet o konuya gelecek olursak, ikimizde seçilmiş olduğumuza göre Tanrılarımızın tanışma vakti geldi.' Frimold'un gözleri merakla açıldı. Bu sırada Extia'nın ruhsal bedeni dışarı çıktı. Onu İdarr takip etti. İki Tanrı karşılaşmışken konuşmamayı tercih ettim. Konuşmaya başlayan Extia oldu.

 

'Acının Tanrıçası Extia ve Azyl Karagüneş'in ustası. Yeryüzündeki acının şekil almış haliyim.' Son söz kesinlikle abartılmıştı. Bana mı öyle gelmişti yoksa hava atmaya mı çalışıyordu?

 

'Bende Doğa ve Beşeriyetin Tanrısı İdarr. Frimold Karagüneş'in yani Azyl Karagüneş'in kızının ustasıyım.' Başını bir Tanrıya yakışır şekilde eğerek Extia'yı selamladı. Extia biraz kibirli davranarak gülümsemekle yetindi. İdarr'ın hangi aşamada olduğunu bilmiyordum ama Extia'nın hareketlerine bakacak olursam kesinlikle Extia daha üst bir seviyedeydi. Aralarındaki güç farkını sezmiş olmalılardı ya da ben öyle yorumlamıştım. Konu Extia ve kibri olduğunda bunun üzerine bir kitap yazılabilirdi.

 

'Yeryüzüne cennet tohumlarını ekmek diğer tanrıların dikkatini çekecektir. Gördüğüm kadarıyla o vakit geldiğinde buna hazır olamayabilirsin.' İdarr Extia'nın kibirli sözlerinden hiç etkilenmemiş gibiydi. Uzun bir burna ve parlak sarı gözlere sahipti. Uzun siyah saçları havada süzülüyordu. Gür kirli bir sakalı vardı.

 

'Bu cennet bahçeyi yaparken çoktan düşündüğüm bir konuydu. O gün geldiğinde onlara neyin çarptığını bile anlamayacaklar.' Yüzünde kendinden aşırı emin bir hava akıyordu. Extia'nın gülümsemesi büyüdü.

 

'O gün geldiğinde umuyorum ki benimde biraz eğlenmeme hayır demezsin, sonuçta öğrencimin kızını eğitiyorsun.' Gülümseme sırası İdarr'daydı. Extia'nın elini nazikçe kavradı ve öptü.

 

'Memnuniyetle.' Konu daha tuhaf yerlere kaymadan araya girdim.

 

'1 yıldır buradayım ve dışarıdaki cennetini görmek istiyorum. Hadi biz gidelim. Tanrılarımız kendi aralarında konuşmaya devam etsinler.' Yatağımdan doğruldum. Frimold rahat yürümem için bana destek oldu. Odadan çıktığımızda bile ikisinin konuşmalarını duyabiliyordum.

 

'Dışarıyı görmeden önce izin ver bacağını iyileştireyim baba.' Beni bir banka oturttu. Bacağıma sıcak elleriyle dokundu ve gözlerini kapadı. Elinin sıcaklığı bacağıma geçti. Sıcaklık dindiğinde rahatlıkla yürüyebiliyordum. 'Daha iyi misin?' Kızıma sarıldım.

 

'Hiç olmadığım kadar.' Ulu ağacın dallarına çıktık ve kartal yuvalarına doğru ilerledik. Frimold altın sarmaşıklarla kaplı elbisesini giymişti. 'Onlar gerçek mi?' Elbisesini işaret ettim.

 

'Evet gerçekler. Bedenim yaşamın kaynağı haline geldi. Bana uzun süre dokunan her şey altın gibi parlamaya başlıyor. Bu elbise ise ustamın bana hediyesi. Nasıl buldun? Güzel, değil mi?' Elbiseyi sergilemek için bir tur etrafında döndü.

 

'Gerçekten çok güzel tatlım, seni bir prenses gibi gösteriyor.' Yüzünde güller açtı. 'Ama şu parlama mevzusu biraz sıkıntılı, sevdiğin adama uzun süre dokunduğunu düşünecek olursak, kocanın hiç olmadık yerleri parlayabilir.' Yaptığımın kötü bir espri olduğunun farkındaydım ama yapmasam olmazdı. Frimold yapmacık bir kahkaha attı.

 

'Aman ne kadar komik. Aradığım adamın senin gibi biri olmasını istiyorum. Şansa bak ki 100 yıldır karşıma böyle biri çıkmadı. Benim gibi yaşlı bir kadınla kim evlenmek ister ki?'

 

'Tatlım aradan geçen zaman güzelliğine güzellik katmış. Sadece boyun biraz uzamış o kadar. Bu da büyütülecek bir şey değil. Erkekler uzun boylu kadınlarıda sever.'

 

'Uzuyan benim boyum değil seninki baba. Boyum ne uzadı ne kısaldı.' Frimold'un dediğini tekrar düşündüm. En son kızlarımla beraberkenki bedenimin boyu uzundu. Kızım haklıydı. Geçen zamanda kısalan ve daha az yakışıklı olan bendim. Kahretsin.

 

Baba kız kartal yuvalarının en büyüğünün önünde durduk. Frimold uzun bir ıslık çaldı. Yuvanın içinde devasa kanatlar belirdi. Buraya gelirken bindiğim kartalın 2 katı boyutundaydı. Kartalın tüyleri altın sarısı parlıyordu.

 

'Seni Kartallar Kralıyla tanıştırayım baba.' Elimi gagasında ve tüylerinde gezdirdim. Heybetli ve kudretliydi. Aklıma Jagos geldi. Umarım oğlumun durumu iyidir. Buz panterim aklıma geldiğinde kızlarımında birer panteri olduğunu hatırladım. Frimold'unkinin adı Oaf olmalıydı.

 

'Oaf'a ne oldu?' Frimold'un yüzü kederlendi.

 

'Yol sırasında onu koruyamadım. Beni kurtarmak kendini feda etti.' Ellerini avuçlarımın içine aldım.

 

'O gün orada olmasaydı bugün benimle olamayacaktın. Bu kadar üzülme. Ölümü bir hiç uğruna olmadı.'

 

'Ya seninki? Jagos'a ne oldu?'

 

'Şımarık oğlan hala yaşıyor. Onu Ulu Elf Konağı'nda bıraktım. Dönmemi bekliyor.' Kartallar Kralının sırtına bindik. Görkemli Kral kızımın emriyle havalandı. Altın yapraklı ağaçların tepesinden ormanın görüntüsü mükemmeldi. Altımıza sarı bir halı serilmişti. Rüzgar saçlarımızda geziniyordu. Önümüzde bir savaş bizi bekliyordu ama şimdilik kızımla anın tadını çıkarıyordum.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1362

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1144

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 951

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 775

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 727

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 507

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 96

Site İstatistikleri

  • 18950 Üye Sayısı
  • 545 Seri Sayısı
  • 26534 Bölüm Sayısı


creator
manga tr