"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 40: İyileşme Süreci


İçeri Baş Peri Kayn girdi. Tahtında yüce periyi yorgun gördü. Yüzü endişeliydi. Karşısında durdu ve dizlerinin üzerine çöktü.

 

'Hanımım neyiniz var? Gün kadar parlak cildiniz solmuş. Merhametli gözleriniz dalgın bakıyor.' Savaşa hazırlanırken Kayn Yüce Peri'nin gözünü kırpmadan gece gündüz  çalıştığına şahit olmuştu. Kaç gündür uyumuyordu? Yoksa henüz uyumamış mıydı? Frimold tahtına yaslandı.

 

'Halledilmesi gereken çok mesele  ve onlara ayıracak çok az zaman var. Rahatsız edilmek istemediğimi söylemiştim. Bir sorun mu oldu?' Kayn doğruldu.

 

'Kudretli gücünüze ihtiyacımız olan bir sorun teşkil etti efendim. Ayin sırasında bir kaza yaşandı. Kişi periye dönüşürken bütün kemikleri kırıldı. Buna neyin sebep olduğuna dair şüphelerim var ancak elimde bunu kanıtlayacak bilgiden yoksunum. Aylardır revirde iyileşmeye çalışıyor ancak bacağını eskisi gibi kullanamayacak. Hekime Yüce olanın bu meseleyle ilgilenmeyeceğini söylesemde ısrar etti efendim. Sakatlanan adamın potansiyeli yüksek. Bu yüzden onu iyileştirmenizi istemek için gelmiştim.' Konuşması bittikten sonra başını eğip bekledi.

 

Frimold bu meseleyle ilgilenmek istemiyordu. Bu dünyanın bir düzeni vardı. Ona müdahale ettiği her seferde terazi üzerindeki ağırlıklar yer değiştiriyordu. Sahip olduğu güç beraberinde sorumluluk getiriyordu ama savaş kapıdayken elindeki her durumu avantajına çevirmeliydi. Ustası İdarr'ın da ona hak vereceğinden emindi.

 

'Peki kazaya dair şüphelerin neler? Daha önce böyle bir olay yaşanmamıştı.'

 

'Haklısınız efendim. Yaptığımız deneylerde ölümsüzler dahil hiçbir ırkta sorun yaşamadık. Benim şüphelerim bu adamın mevcut 7 ırktan olmadığı doğrultusunda. Çok çok eski zamanlarda ortadan yok olan bir ırkın soyundan geliyor olabileceği.'

 

'Mevcut 7 ırkın dışında bir ırk mı? Yok edilen Azatlar gibi mi?' Kayn şiddetle başını salladı.

 

'Azatlar sadece sürgün edilen insanlardı efendim. Onlar insan ırkındandılar. Bu kadim ırklar sadece Kutsal Lügat'ta bahsedilmiştir. Onun dışındaki bütün kaynaklar günümüze bir şekilde ulaşamamıştır. Bunun bilerek mi yapıldığı gizemini koruyor.' Kutsal Lügat tanrılar tarafından yazılmış bir kitaptı. İçinde ilk tanrıdan başlayarak devam eden tarih yazar. 'Kutsal Lügat'ta dünyayı yıkıma götürdüğü için tanrıların gazabına uğramış 2 ırktan bahsedilir. Bunlardan ilki korkusuz Ademler idi. Ademler gri tene ve yeşil gözlere sahipti bu yüzden bir Adem olamaz ve son Adem Huş Tapınağı'nda zincirlere vurularak ölüme bırakalı 300.000 yıldan fazla oldu.' Boğazını temizledi. Asıl değinmek istediği konuya geçti. 'Kitapta bahsedilen ikinci lanetlenmiş ırk Şekil Değiştiriciler'dir. Bu adamın bir şekil değiştiren olduğundan şüpheleniyorum.' Yüce Peri'nin yüzünde nasıl bir ifade oluştuğunu merak ederek baktı ama kadının yüzünde bir gülümseme vardı. Kayn şaşkınlıkla bakakaldı. Anlattıkları gülünebilecek meseleler değildi. Şekil değiştirenler kutsal kitapta dünyayı kaosa sürükleyecek olan günahkarlar olarak bahsedilirdi. Herkesin nefret ettiği ve onları öldürenlerin ne kadar günah işlerse işlesin cennetlik olacağı tanrılar tarafından beyan edilmişti.

 

Frimold'un yüzü hiç olmadığı kadar gülüyordu. Kayn efendisinin yanında 40 yıldır hizmet ediyordu ama onu ilk kez böyle gülümserken görmüştü. Yüce olanın büyük bir sorumluluğun altında olduğunun farkındaydı. Bu ağır yük bir asrın sonunda efendisi için taşınamayacak noktaya mı ulaşmıştı? Kutsal Düzen tarikatının sonraki lideri kendisi olacaktı ama Yüce olan Doğa Tanrısınca seçilmişti ve kendisinin de seçileceğinin garantisi yoktu. Mutlak olanın yokluğunda tarikatın çöküşe geçmesi kaçınılmazdı. Baş Peri Kayn'in gözleri yaşla doldu. Tarikattan önce efendisinin onu terk etmesinden çok korkuyordu. Kendisi onun kadar yüce asla olamazdı. Efendisinin yaptıkları tanrılarla yarışıyordu. Kendisinin önderliğinde tarikat sadece yok oluşunu görecekti. Bu düşünceler gözyaşlarını tutamaması sebep oldu. Hıçkırıkları geniş taht odasında yankılandı. Hüngür hüngür başını eğip ağlamaya başladı. Cümle dahi kuramıyor sadece 'Efendim… hanımım…' diyebiliyordu.

 

'Neye ağlıyorsun varisim?' Kayn başını kaldırdığında Frimold'u tam karşısında eğilmiş tek elini ona doğru uzatmış olduğunu gördü. Yüzünde binbir çiçek açmıştı. Solgun teni canlanmış bir bahar gibi ışıldıyordu. Kapkara gözlerinden merhamet ve bilgelik akıyordu. Beline kadar inen altın sarısı saçları ipekten bir çarşaftı. Güzelliği dillere destan Frimold onunla aynı hizada diz çökmüştü. Kayn gözyaşlarına engel olmaya çalıştı.

 

'Lütfen hanımım. Bizi yalnız bırakmayın. Biz sizsiz bir hiçiz. Çöldeki sahipsiz kum taneleriyiz. Lütfen bizi bırakmayın.' Yalvarırken gözyaşları sel olup aktı. Kendini tutamıyordu. Frimold varisinin neden ağladığını anlayamamıştı. Elini omzuna koydu.

 

'Sizleri bıraktığım falan yok Kayn. Yapmamız gereken çok iş var ve onları halletmeden bu dünyadan ayrılmak gibi bir planım yok. Hem kim demiş çöldeki kum tanelerinin sahipsiz olduğunu? Onların sahibi çöldür ve ben sizin çölünüzüm. Haydi ayağa kalk varisim. Bu yolda beraber yürüyeceğiz.' Kayn Frimold'dan destek alarak ayağa kalktı. Gözyaşları sonunda durdu. Kayn tekrar konuşabileceğinden emin olunca af diledi.

 

'Beni bağışlayın. Aylardır sizin için endişeleniyordum. Bizden ayrılacağınızı sandım. Özürlerimi sunarım. Ne için gülüyordunuz?' Frimold'un güzel gülümsemesi tekrar belirdi.

 

'Bahsettiğin hastanın bir şekil değiştiren olduğuna inanıyorum ve onu büyük ihtimalle tanıyorum.' Kayn'in şaşkınlığı geçmemişti.

 

'Bir şekil değiştiren mi tanıyorsunuz? Onlar gerçekten günümüzde de varlar mıymış?' Frimold Kayn'in sorularını heyecandan duymadı bile.

 

'Beni ona götür. Babamı görmenin zamanı geldi.'

 

.

.

.

 

Gecenin ilerleyen saatlerinde vücut çalışıyordum. Kaslarım çoktan güçlerine kavuşmuşlardı ancak odadan çıkmama izin verilmediği için vakit geçirmek adına egzersizlere devam ettim. Neredeyse 1 yıldır bu odada yaşıyordum. Kafese kapatılmış kuştan farksızdım. Bacağım haricindeki bütün kemiklerim iyileşmişti. Yürüyüşüm biraz bozulmuş olsada rahat hareket edebiliyordum. Kılıcımla etrafa kan lekesi bulaştırmamaya özen göstererek bacağımda yaralar açtım ama faydası olmadı. Yeni bedenime geçiş yapmama sayılı günler kalmıştı. Hangi gün olacağını bilemiyordum fakat yaklaştığı kesindi.

 

Gün ağarmaya başlarken ter içindeki vücudumu duruladım. Ter kokusunun dağılması için camı araladım. Sabahın serin esintisi nemli tenimde dans etti. Üşüsemde esintinin tadını çıkardım. Sabahın ilk ışıklarında altın yaprakların görüntüsü çok güzel oluyordu. Bu manzara görülmeye değerdi. Süzülen kartallardan birine atlamayı ve uçsuz bucaksız bu cennet vadiyi dolaşmayı düşündüm. Bunu kızımla yapmayı daha çok istiyordum. Öncelikle bu odadan çıkana kadar sabretmem gerekiyordu. Elbet onunla karşılaşacaktım.

 

Üzerimdeki lanet yüzünden asıl güçlerimi kullanamıyordum. İnsanken ki güçlerim elimde olsaydı kendimi tamamen iyileştirmem 1 günümü alırdı. Üzerimdeki laneti ustam kaldırdığında güçlerimi geri kazanabilecek miydim? Kazanacak olursam şu anki güçlerime ne olacaktı? Cam kenarından ayrıldım ve yatağıma uzandım. Ellerimi başımın arkasında birleştirdim.

 

Bu soruların cevaplarını almam için beklemem gerekiyordu. Extia eskiye nazaran beni daha çok ziyaret ediyordu. Bütün bir günü konuşarak geçirdiğimiz bile oluyordu. Onu daha yakından tanımaya başlamıştım. Eskiden sadece sesini duyabiliyorken artık kendini bana daha fazla gösteriyordu. Siyah dantel nakışlarla bezeli ince bir elbise giyiyordu. Boynunda aynı nakışlarla bezeli sıkı bir kolye vardı. Okyanus koyusu mavi gözleri buyurgandı. Beni davet ediyordu. Sarı saçları çıplak omuzlarına düşüyordu. Draris'le yarışır bir güzelliğe sahipti. Hayatımın büyük çoğunluğunda yalnızdım. Zaman zaman asabi de olsa birinin benimle konuşması hoşuma gidiyordu. Bana yaşadığımı hatırlatıyordu.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1393

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 532

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20563 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28850 Bölüm Sayısı


creator
manga tr