“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Beyond Eternity - Bölüm 39: Doğa'nın Tanrısı


Hasta olmanın ne demek olduğunu unutmuştum. Oysaki harika bir duyguymuş. Bütün gün yatakta yatıyor ve yemeğimi yedirmek için biri geliyordu. Bacağımı kullanamayacağımı duyduğumdan bu yana 4 ay daha geçmişti. Kırık kemiklerimin çoğu iyileşmiş olsada zor hareket ediyordum. Yatağımda doğrulabilmem bile dakikalarımı aldı. Alçılarla kaplı vücudumdan kurtulalı 1 ay olmuştu. Lanet alçılar beni 6 ay boyunca yatakta hareketsiz kılmıştı.

 

Yüzüğümden çıkardığım bir şişe zehri titreyen ellerimle içtim. Yine acı hissetmiyordum fakat şişeyi ağzıma götürürken elimin ne kadar zorlandığını görmüştüm. Zehrin tadı her zamanki gibi iğrençti. Bir şişe daha içecek durumda değildim. Kendimi gerisin geri yatağa attım. Zehir damarlarımda yayıldıkça etkisini gösteriyordu. Yinede kendimi toparlamam birkaç günümü daha alacaktı.

 

'Vampir cadısını yendiğin gibi neden kılıcını karnına saplamıyorsun?' Extia'nın çok bilmiş ruh hali devam ediyordu. Biraz çemkirerek cevap verdim.

 

'Hatırlatmam gerekir ki ben hala ölümlü bir varlığım. O çapta bir yaraya vücudum dayanamayabilir. Zaten zor hareket ediyorum.'

 

'Siz ölümlüler çok narinsiniz.'

 

'Bunu güçlenmek için kendini bir ölümlüye öldürten tanrı mı söylüyor?' Son sözümün fazla ağır kaçtığını söyledikten sonra anladım. Extia'nın donuk dudakları inceldi. Ağzımın payını vermesini bekledim ama öyle olmadı.

 

'Evet…' Uzun bir sessizlik yaşandı.

 

'Özür dilerim.' Cevap gelmedi…

 

Midemin kaldıracağı müddetçe zehir içmeyi sürdürdüm. Kontrollerimi yapan hekim peri sağlığımın iyiye gitmesini bir türlü açıklayamıyordu. Ona doğduğumda dünyaya sağlam kemiklerle geldiğimi söylesem de bana inanmadı.

 

Artık odamda topallayarak dolanabiliyordum. Tek bir yatak ve sandalyeden ibaret odada bakacak bir şey yoktu. Kaslarımın aylarca hareketsizliğinden yumuşadıklarını hissedebiliyordum. Bundan daha uzun hareketsiz kaldığım olmuştu. Yıllar, asırlar ben hareket etmeden akıp geçtiğinde bile kaslarımın zayıfladığını görmemiştim. Bunun tek bir açıklaması vardı. Yıllarımı sertleştirme tekniğimi geliştirmeye adadığım zamanda vücudum meditasyonun etkisindeyken zarar görmüyordu. Sertleştirmeyi geride bıraktıktan sonra günler daha uzun, zaman daha yavaş akar olmuştu ve hiç bu kadar uzun süre hareketsiz kalmamıştım. 7 ay alçılarla yaşamak beni zayıf düşürmüştü.

 

Hekim yinede odamı terk edemeyeceğimi söylediği için yalnız olduğum vakitte vücudumu tekrardan diri tutmakla uğraşıyordum. Sabah yemeğim gün ağardıktan saatler sonra geliyordu ve akşam yemeğiyse gün batmadan hemen evvel. Bu zaman aralığının ortalarında da hekimin kontrolü oluyordu. Akşam yemeğinden sabah kahvaltısına kadar ki en uzun sürede bütün geceyi şınav çekerek geçiriyor, ayaklarımın diriliği için de yatağımı ayaklarımla tüm gücümle kaldırıp indiriyordum. İki yemek ve hekim kontrolü sırasında dinleniyordum.

 

Bacağım hekimin dediği gibi toparlanamıyordu. İçtiğim zehirler bacağımı iyileştirmeye yetmiyordu. Egzersizlere ve zehir içmeye başlayalım 2 ay olmuştu fakat bacağımda ilerleme olmadı. Neden işe yaramadığını bilmiyordum. Onun dışında kaslarım eski gücüne kavuşmuştu. Bacağımın aksaklığı hariç her şey harikaydı. Sakat bacağıma kafa yormadım. Draris'ten ayrılalı 5 yıl bitmek üzereydi. Yeni bedenime geçtiğimde rahatlıkla yürüyebilecektim.

 

.

.

.

 

Kulenin en tepesinde 100. katta Yüce Peri altın sarmaşıklı tahtında dinleniyordu. Savaş hazırlıkları tamamlanıyor ve diğer tarikatların hazır mesajını beklemekteydi. Frimold taht odasında yalnızdı. İdarr ile konuşuyordu.

 

'Usta İdarr, bu savaşta Auron'u yenmemiz mümkün mü?' Bilge bir adamın sesi zihninde yankılandı.

 

'Işık tanrısı son 200 yılda çok güçlendi. Sürgün melek Auron'un kurduğu ordu ve bağlantıları her yere uzanmış durumda. Eğer bu ittifak Işık tarikatını yok edemezse onları durduracak başka bir gücü bir daha bulamayabiliriz. Bu elimizde olan son şans.' Son cümleyi söylerken sesindeki endişe hissediliyordu.

 

'Işık tanrısını tanır mıydı Usta?' İdarr derin bir iç çekti.

 

'Onunla mazimiz asırlara dayanır. Yarı ilahken bile birbirimizi iyi tanırdık. Vulheda ile o kadar yakındık ki tanrı olduğumuzda bile birbirimizden ayrılamadık. Ben doğanın, beşeriyetin tanrısı oldum. O ise ışığın tanrıçası.' Sözlerinde derin bir keder yatıyordu. 'Biz tanrılar sizler gibi sevebiliriz. Bir zamanlar insan olan biri tanrı olabilir ve olduğunda da insani duygularının hepsini kaybetmez. İlk tanrının sizlerden gelen çocukları bu duygulara sahipti. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için çabaladılar.'

 

'Peki ya sonra?'

 

'Bütün tanrı kanını taşıyan ölümlülerin niyetleri aynı değildi. Kendi bencil emelleri için dengeyi bozdular ve böylece ölümsüzler ortaya çıktı. Büyük fedakarlıklar sayesinde düzen yeniden oturdu ancak bozulan yapı tekrar kırılmaya müsaittir sevgili öğrencim bunu aklından sakın çıkarma.' Sesindeki keder tekrar bilge tona döndü.

 

'Anladım usta unutmam. Müritlerimin hepsi ayin sayesinde bana sadık fakat Auron da böyle bir yöntem kullanıyor. Işığın mührünü üzerlerinde dövme olarak taşıyorlardı.' Frimold'un aklına geçmiş anıları geldi. Bir zamanlar kendisi de Işık tarikatının bir kölesiydi. Bir Kaida idi. Babası onu ebedi eziyetinden kurtarmıştı. 'Ama benim ayinim benliklerine zarar vermiyor.'

 

'Evet güneşin kavuruculuğunu vurgulayan parlak kızıl bir Güneş mührü. Mührü taşıyanlar benliklerini yavaş yavaş kaybederler ve köleye dönüşürler. Bu savaşta kardeşlerinin de yardımına ihtiyacımız var. Onlara hala ulaşamadın mı?' Frimold ümitsizce başını salladı. Kardeşlerine ulaşmak için perileri kartallarla yollayalı 2 ay olmuştu ama hala bir haber alamamıştı.

 

'Hayır henüz haber yok. Gözcülerin çoktan dönmesi gerekirdi. Onlardan da haber alamıyorum.'

 

'Auron harekete geçmiş olabilir.' Bunu ikiside düşünmüştü ama dile getirmek İdarr'a kalmıştı. 'Peki ya baban? Onu bulmaları için cüce başkentine yolladıklarından haber geldi mi?'

 

'Periler geri geldi fakat onu bulamadılar. Aradan asırlar geçti ben bile nasıl göründüğünü bilmiyorum. Onu bulmaları mucize olurdu.' Babasının cüce başkentine gittiğini yılanadam krallığına yolladığı perilerden öğrenmişti. Kraliçe Medusa kendisini bizzat ağırladığını ve işgale son verdiğini bildirmişti. Kendisinden alınan son haber ise yine yılanadam topraklarındaki yılan ırkının lanetli kabul ettiği terk edilmiş zindana cüce loncasının düzenlediği baskında görüldüğü teyit edilmişti. O günden sonra yılanadam gözcüleri babası hakkında başka bilgiye ulaşamamışlardı. 'Bugünün geleceğini biliyor. Ben onu bulamasam bile o beni ya da kardeşlerimi bulacaktır. Ona inanıyorum.'

 

'Babanın çok güçlü olduğunu söylemiştin. Sahip olduğun tekniği sana o öğretmişti değil mi?'

 

'Evet, ben ve iki kız kardeşime sertleştirmeyi öğretti. Grim Konağından ayrılıp seninle Kayıp Ormanda tanışana kadar 5. aşamaya ulaşmıştım. Sen beni seçilmişin olarak aldığında doğanın gücünü bahşettin. O gücü sertleştirme tekniğim ile birleştirdiğimdeyse gücün hepsini bastırdı. Kudretim arttı ve sertleştirmenin 3. aşaması öne çıktı. Ellerimden akan şifa ile artık ölüleri bile diriltebiliyorum.'

 

'Doğanın gücünü sana ne amaçla verdiğimi ve şartlarımızı unutmadığın sürece istediğin gibi kullanabilirsin öğrencim.' Frimold unutmadığını belirtmek için başını hafifçe salladı. Kayıp Orman'a İdarr'ı bulmak için gelmişti. Doğa Tanrısı'nı bulduğunda İdarr onunla bir anlaşma yaptı. Gücünü ona verecekti ve karşılığından kendisini 1. aşama bir tanrı yapacaktı. Bu anlaşma gerçekleşeli 100 yıldan fazla oluyordu ve Frimold şu an Al'ın 3. dalındaydı.

 

'Bana şah damarımdan daha yakınsın usta. İzinden çıkmayacağım.' Taht salonunun kalın kapıları çalındı. Frimold ustasıyla yaptığı konuşmaya ara verdi.





Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1263

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 892

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 662

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 524

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 196

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15596 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21004 Bölüm Sayısı


creator
manga tr