Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 38: Ayin


Elbisesi altın sarmaşıklarla kaplı bir kadın ansızın tahtta belirdi. Sarı saçları omuzlarından göğüslerine düşüyordu. Bacak bacak üzerine atmış salona bakıyordu. Sarmaşıklardan tacı ona görkemli bir hava katıyordu. Canlı beyaz teni ve kapkara gözleri vardı. Bu Frimold'du. Kalbimin küt küt atışını ağzımda hissedebiliyordum. 2 asırdan fazladır görmediğim kızım karşımdaydı. Ayağa kalkmamı engelleyen tek şey o sırada ben olup olmadığımı anlayamamasıydı. Görünüş olarak kesinlikle oydu. Yinede beklemeye karar verdim. Peri tahtından ihtişamla doğruldu.

 

'Ben Kayıp Orman'ın Perisi, Doğa Tanrısı İdarr'ın seçilmişi, Kutsal Düzen tarikatının kurucusu Frimold Karagüneş'im. Tanrımın bana verdiği lütufla Ateş vadisinin içine cennet tohumlarını ektim. Kartalları ehlileştirdim ve hizmetime soktum. Bunlar 100 yıldır sahip olduklarımdır. Huzur ve barış dolu yılların ardından 10 büyük tarikattan birine önderlik ettim ama önümüzde büyük bir tehlike var. 10 büyük tarikatın üçü çoktan kaderlerine boyun eğdi.' Sözlerine ara verdi. Salona ölüm sessizliği yayıldı. Hareket ederken üzerinden altın sarısı parıltılar saçılıyordu. 'Bu üçü Işık tarikatı tarafından ezildi. Daha küçük bir tarikatken uyarımı görmezden geldiler. Beni hor gördüler, küçümsediler. Bugün ise kalan 6 tarikat Işık tarikatı için birleşmeyi planlıyor. Sizlere güzel günler gösteremeyeceğim ama o güzel günlere beraber ulaşabiliriz. Geri dönmek isteyenlere hoşgörülü davranılacaktır.' Tüm ihtişamıyla tahtına geri oturdu. Bu konuşmadan ben bile etkilenmiştim. Korku normaldi ancak bu korkuyu yenmenin yolu gaza getirmektir. Extia'nın sesini duydum.

 

'Kızlarını fazla güçlü yetiştirmişsin. Bir Tanrı tarafından seçilmiş. O da senin gibi artık. İdarr'ı çok iyi tanımam ancak amacına ulaşmak için biz Tanrılar neler yapılması gerektiğini iyi biliriz. Yoluna çıkacak olursan senden kurtulmayı deneyebilir. Aynı şey benim içinde geçerli. Kızın Frimold Tanrı aşamalarıma engel olmaya çalışırsa ona acımam.' Sesi net ve soğuktu. Mutluluğumu yinede bastıramadı. Gözlerimden süzülen yaşları sildim.

 

Salonda kimse ayrılmak için ayağa kalkmadı. Nazik konuşsa da Frimold'un sözleri emir veriyordu. Cübbeli elflerden biri öne çıktı. Gür sesiyle bağırdı.

 

'Çok yaşa Yüce Peri Frimold!'

 

'Çok yaşa!' Bütün salon hepbir ağızdan bağırıyordu. Frimold elini kaldırdı ve ses kesildi.

 

'Bugünlük dinlenebilirsiniz. Yarın üstatlarım sizlere lütuflarınızı bahşedecekler. Gidebilirsiniz.' Ansızın salonda belirdiği bir parıltılar eşliğinde birden kayboldu. Herkes salonu yavaş yavaş boşaltmaya başladı.

 

Ertesi günün sabahında erkenden kalktık. Yemekhaneye benzer bir yerde sıraya giriyorlardı. Yemeği es geçtim. Doğruca 'lütuf' denilen şeyi almaya gittim. Büyük odanın içinde cübbeli elfler yuvarlak bir düzen oluşturmuşlardı. Üçlü gruplar halinde bu dairenin içine giren kişiler vardı. Bunlar benim gibi yeni katılanlardı. Grup diz çöküp oturdu. Cübbeliler dua etmeye başladı. Gözleri kapalıydı ve ne dedikleri anlaşılmıyordu. Havada bir dalgalanma oldu. Gruptakiler kıpırdamadan bekledi. Uygulama bittiğinde gruptaki en gözle görülen değişiklik kulaklarının sivriliğiydi. O zaman anladım ki ulu elflerin kulakları sivri değildi. Cübbeli elf dediklerimin hepsi birer periydi. Bu uygulama bir ayindi. Onlar periye dönüşüyorlardı. Gözleri daha yuvarlak ve tenleri daha açık renkteydi. Bir periye dönüşmüşlerdi ancak bir peri nasıl hissederdi ki? Masallarda geçen periler gerçekten varlar mıydı?

 

Cübbeli peri sıranın bana geldiğini söyledi. İsteksizce ilerledim. Yanımda 2 kişi daha vardı. Ayinin ortasında durduk ve diz çöktük. Periler ayinlerine başladı. Sözler mırıldanırken göğsümde bir yangın hissettim. Sanki bütün bir gün su içmeden durmuşum gibi bir yanık vardı. Daha önce böyle bir yanık hissetmemiştim. Bedenimin ne suya ne de yemeğe ihtiyacı vardı. Bir şeyler ters gidiyordu. Ayağa kalkmak için doğrulurken içimdeki yangın büyüdü. Peşinden kutsal elf ormanında Kreya'ya işkence yapmaya karar verdiğimde ilk kez yaşadığım acıyı tekrar yaşadım. Bütün bedenim acıyla titredi. Kemiklerimin çatırdayışını duydum. Belim, kollarım ve kaburgalarım paramparça oluyordu adeta. Yere acı içinde yapıştım. Periler ayini sürdürmekte kararsızdılar.

 

'Neler oluyor ona?'

 

'Bilmiyorum ayine başlayınca acıyla yere yattı.'

 

'Devam etmeli miyiz?' 5 peri tek bir periye baktı.

 

'Ayini durduralım.' Ayin kesildiğinde acım yavaşça azaldı ve sonra yok oldu. Bütün kemiklerim kırılmıştı. Hareket edemiyordum. Kollarım ve bacaklarım beni dinlemiyordu. Kum torbası gibi yerde uzanmış yatıyordum.

 

Beni ulu ağacın 50. katındaki hastaneye yatırdılar. 3 ay vücudumda ki hiçbir uzvu oynatamadım. Konuşamıyordum bile. Neden böyle olduğunu düşünmek için bolca zamanım oldu. Tanrılar Tanrısı Lass'ın sözlerini hatırladım.

 

'İnsanlığını elinden alıyorum ve seni bir şekildeğiştirene çeviriyorum. İnsan dışında bir varlığa dönüşmeni de yasaklıyorum.' Üzerimdeki lanet periye dönüşmemi engellemişti bu yüzden de tepki göstermişti. Alçılarla kaplı vücuduma baktım. Alçılar yüzünden mi yoksa hala iyileşemeyen kemiklerimden dolayı mı hareket edemediğim anlayamadım. Acıdan nefret ediyordum. Acının ta kendisinden. Ustam Extia'nın cennetsel görüntüsü karşımda belirdi.

 

'Tanrısı olduğum duyguya hakaretler saydırmayı kes. Unutma ki bu duygudan haz alanlar var.'

 

'Onlar sapıklardan başkaları değil.'

 

'Bu dünyadaki kimse aynı değil. İyileşmen daha ne kadar sürecek?' Konuyu kapatarak.

 

'Sadece ayak parmaklarımı oynatabiliyorum. Kılıcımı çağırabilseydim ya da zehir içebilseydim iyileşmem 1 haftamı alırdı. Yüzüğümdeki zehir şişelerine ulaşamıyorsun değil mi?'

 

'Bu dünyadaki görüntüm yüzeysel. Hiçbir şeye fiziksel olarak müdahil olamam. Beni sadece sen ve diğer seçilmişler görebilir.' Düşündüğüm gibi Extia bu dünyaya henüz temas edemiyordu. Edebilseydi çoktan beni iyileştirmek için yüzüğümdeki zehirleri çıkarırdı. Konuyu değiştirmeye çalıştım.

 

'Banamı öyle geliyor yoksa seviye atladıkça daha da mı güzelleşiyorsun?' Sarı saçlarını omzunun arkasına attı. Yüzünde bir tanrıçaya yakışır gülümseme vardı.

 

'Bunu fark etmen zaman aldı.'

 

'Biliyorsun meşgul birisiyim. Kafam hep başka yerlerdeydi.'

 

'Doğru. Hayatın hep kadınların etrafında geçiyor. Beni görmek aklına gelmiyor.'

 

'Bu da ne demekti şim-' Sözüm kapının açılmasıyla yarım kaldı. Extia'nın sitem dolu bakışları hala üzerimdeydi. Alnımdan aşağı terlerin aktığını hissettim. Cübbeli perilerden biri yanıma geldi. Gözlerimi kapatıp uyuyor numarası yaptım. Elini bileğime ve boynumdaki damarın üzerine koydu. Alnımdan akan ter damlalarını sildi. Hemen arkasında birinin sesi duyuldu.

 

'Durumu nasıl?' Peri arkasını döndü.

 

'Durumu iyiye gidiyor Üstad Kayn ama hala kazaya neyin sebep verdiğini bulamadık. Ayin sırasında bütün kemikleri kırılmıştı.' Kayn diğer perinin elindeki kağıtlara göz attı.

 

'Daha önce böyle bir vakanın yaşandığı olmuş muydu?'

 

'Hayır efendim. Ölümsüzler dahil 6 ırkın üzerinde ayin başarılı olmuştu. En verim alınanlar insanlar ve elflerdi. En ümit beklemediğimiz ölümsüzlerde bile böyle bir sonuca rastlamadık.' Kayn'in gözleri merakla parladı.

 

'Hastanın enerji seviyesi nedir?' Bu önündeki belgelerde de yazıyordu ancak cevabı perinin ağzından duymak istiyordu.

 

'Ölçüm sırasında dedektör asa kuvvetli yeşil parlamış efendim. Son derece nadir biri. Başına böyle bir kaza gelmesi büyük talihsizlik.'

 

'Neden öyle söyledin? Bir sakatlık mı söz konusu?' Peri uyuma numarası yapan bana doğru baktı ve sesini alçalttı.

 

'Sol bacağını bir daha kullanamayacak. Özellikle o bacağındaki kemikler ciddi hasar görmüş. Yüce Peri onu iyileştiremez mi?' Kayn'in kaşları çatıldı.

 

'Yüce olan savaş hazırlıkları yapıyor. Gücünü herkesi iyileştirmek için kullanacak olursa Işık tarikatıyla savaşmaya gücü yetmez!' Peri başını özür dileyerek eğdi.

 

'Affedin efendim. Dedikleriniz doğru ancak potansiyeli yüksek olan bu kişi savaşta çok işi yaramaz mı?' Perinin gözlerinde umut ışığı parıldıyordu. Konuyu diretmekte ısrarcıydı. Kayn pes etti.

 

'Yüce Peri'yi uygun bir zamanda bu konuda aydınlatacağım. Hasta ne zaman toparlanabilir?'

 

'En az 1 yıl daha yatakta kalması gerekebilir.'





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1450

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1198

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 983

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 905

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 798

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 777

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 717

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 630

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 591

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 591

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 157

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 149

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 149

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14878 Üye Sayısı
    • 703 Seri Sayısı
    • 33087 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr