"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 32: Düello


Gümüş seviyeye yükselmemin ardından yarım yıl geçmişti. Altın seviyeye yeni yükselmiştim. Görevi bitirdiğimi söylediğimde Müdür Harlock'un yüz ifadesini unutamıyordum. Okuyamadığım belgelerin çözümlenmesi için loncaya bırakmıştım. Ne yazdığı ortaya çıktığında bilgilendirileceğim söylenmişti. Geçen zamanda yarım düzine daha görev bitirdim. Altın seviyeye çoktan uygun olduğum görüldü ama bilmedikleri mithrilden bile güçlü olduğumdu. Görevlerimi bilmediğim uzak bölgelerden seçiyordum. Böylece daha fazla bölgeye aşina olacaktım. Loncadakiler bana Biçiçi diye seslenmeye başlamışlardı. Bunun sebebi ise aldığım tüm görevlerin üstesinden tek başıma gelmem ve hiçbir düşmanın kaçmasına izin vermememdi.. Temiz ve hızlı çalışıyordum. Altın seviyeler arasında çoktan bir numara olmuştum.

 

Bir gün panodan kendime görev seçmeye çalışıyorken loncaya 3 kişi girdi. Loncadan olmadıkları kesindi. Beyaz kaftanları ve yüzlerini örten beyaz pelerinleri vardı. Ana masaya yaklaştılar ve ortalarında duran adam pelerinini çıkardı. Kızıl kısa saçları vardı. Kendinden emin tavrıyla görevliyle konuşmaya başladı.

 

'Ben Işık taşıyıcılarından Yuura. Bir adamı arıyorum. Nasıl göründüğüne dair elimde bir resim yok ama yanında bunlar gibi 3 kadın olması gerekiyor. Sen, pelerinini çıkar.'

 

Arkasında bekleyenlerden biri emri yerine getirdi. Soluk beyaz ten, zayıf sarı saçlar ve kapkara gözler. O bir Kaida'ydı. Bu adamın 2 Kaidası vardı.

 

'Dediğim gibi, yanında bu görünüşe sahip 3 kadınla dolaşıyordu. Böyle birini gördün mü?'

 

Aradan asırlar geçmişti ancak Auron hala beni arıyordu. Zamanında üzerimdeki ve kızlarımın mühürlerini kırmam hayatımı kurtarmıştı. Elindeki bilgilerle beni bulması imkansızdı. Görevlere bakarak konuşmayı dinlemeyi sürdürdüm.

 

'Üzgünüm efendim ama öyle birini görmedim. Muhafız karakoluna sormayı deneyebilirsiniz. Şehre böyle biri girdiyse eminim onlar bilirler.' Kızıl saçlı adam bıkkınlıkla soluk verdi.

 

'Anladım. Bu ilanı asmanızı isteyeceğim. İyi günler.'

Adam Kaidaları ile beraber loncadan ayrıldı. Elf panoya  adamın verdiği ilanı astı. Kağıt diğer kontratlar arasında hemen göze çarpıyordu. Adamın aradığı kişinin bir ilan versiyonuydu.



Kayıp bir adam aranıyor.

 

Bahsi geçen adamın nasıl göründüğüne dair bir bilgi yok. Tek bilinen yanında 3 kadın ile beraber gezdiğidir. Bu kadınların görünüşleri birbirine çok yakın olup, soluk beyaz tene, zayıf sarı saçlara ve kapkara gözlere sahiptirler. Bu tanıma uygun birini görecek olursanız. Işık Tarikatı rahiplerini bilgilendiriniz. Ödül 10.000 altın…



Başıma ödül bile konmuştu. 10.000 altın ile ölene kadar rahat yaşayabilirdin. Daha dikkatli davranacak bir eylemde bulunmama gerek yoktu. Bu tanıma uymuyordum. Loncadan 3 kişi daha ilanı okudu.

 

'Deminki kadını gördün sende. Ondan 3 tane yanında olduğunu düşünsene. Şanslı piç. Kadınları alıp sırra kadem basmış.'

 

'Kesinlikle, benim yanımda da böyle bir kadın olsa başka derdim olmazdı.' Yanındaki kadına diyor olmalıydı.

 

'Kapa çeneni. Hiçte güzel değildi bir kere.'

 

'Sana göre öyle haha.'

 

Konuştukları kişinin tam yanlarında durduğundan habersiz konuşmalarını sürdürdüler.

 

Yeni kol korumalarımı ne kadar uğraşırsam uğraşayım çıkaramadım. Bunlarla beraber banyo yapmak cidden zordu. Cadı Serena'nın büyüsünü emip 2. aşamaya evrimleştiğinden beri bir ilerleme olmadı. Mat siyah metal zırh kollarımı tamamen kaplıyor ve kollarım sökülüp yerine bunlar takılmış gibi duruyordu. Çok göze battıklarından kendime bir pelerin satın almıştım. Gri pelerinimi kollarımı örtecek kadar kapatıyordum. Altın seviyeye çıkışımdan çok uzun süre geçmemişti ki loncadan bir grup insan beni takımlarına davet etti. Ekipmanları iyiydi. İşlerini iyi yaptıklarına kuşku yoktu ancak tekliflerini reddettim. Onlara yalnız çalıştığımı ve bana sadece ayak bağı olacaklarını söyledim. Son söylediğimde haklıydım ama bunu kendilerine yediremediler. Bu yüzden olacaktır ki 1 haftadır kendime uygun bir görev bulamamıştım. Herifler istediğim bütün görevleri benden önce alıyorlardı. 1 yıla yakındır Cevherözü'ndeydim. Hayatımın bu dönemi çok yoğun geçmişti. Önceki bedenlerimi meditasyon sırada harcamıştım. Artık meditasyon ile vakit kaybetmediğimden zaman benim için daha yavaş geçiyordu.

 

Kısa bir süre görev alamayacağımın farkındaydım. Bu yüzden bende önceki görevlerde elde ettiğim haritaya yöneldim. Haydut görevinden elde ettiğim harita hala elimdeydi. Rochel'i kurtardığım yerde bulmuştum bu haritayı. İşaretli alanda ne olduğunu merak etmiş ama sonrasında diğer görevlerin peşinden koşarken onu unutmuştum. Bu arada okuyamadığım cadı belgeleri çözümlendi. Tahmin ettiğim gibi Serena vampirleri gün ışığından korumanın yollarını arıyormuş. Tipik vampir arzusu.

 

Gözlerimde hala bir gelişme olmadı. Cadı kulesindeyken seviye atlayışımı gözlerimin gelişmesi ile karıştırmıştım. Sanırım sahip olduğum yüzük gibi evrimleşme yeteneğinden yoksundular. Kısa zümrüt kılıcım ve kol korumalığım 2. aşamadalardı. Korumalığın son seviyesinin 3. aşama olduğunu biliyordum ama kılıcımın böyle bir limite sahip olduğundan emin değildim. Draris bana bundan bahsetmemişti. Yaşayan bir silah olması dışında bildiğim başka bir özelliği yoktu. Rahat kullanamayacağım bir silaha dönüşmesinden endişeliydim ancak silahım bana bağlıydı. Elbet bana uygun bir forma girecekti. Umarım girerdi…

 

Halkın gözünde de saygımın arttığını görebiliyordum. Bunun sebeplerinden biri kolyemdeki altın parçasıydı, diğeri ise bitirilen görevlerin kimlerce yapıldığını duyurulmasıydı. Çoğu görev en az 2 kişilik gruplar halinde yapılıyordu. Bunların seviyeleri ise B'den başlıyordu. Ben bütün görevlerimi A ve S seviyelerden seçiyordum ve tek başıma yapıyordum. Bu yüzdende kimsenin bana adımla seslendiğini duymaz oldum. Herkes bana takılan lakap olan Biçici diye sesleniyordu. Korkutucu bir isimdi ama halkın dilinde kahramana yakın bir anlam kazanmıştı. Sokaklarda koşan çocukların dillerinde dolanır oldum. Bu durum benden yüksek seviyedeki maceracıları sinirlendiriyordu. Elmas maceracıların hepsi kibirli değildi. Çoğunun amacı halkı korumaktı. Tabi bunun karşılığında yüksek miktarda altın alıyorlardı. Altın seviye bir maceracının kendilerinden çok konuşulması canlarını sıkmıştı.

 

Geçtiğimiz ay bu kibirli maceracılardan biri bana meydan okudu. Kendisi kaplanadam ırkından bir kadındı. Yakın dövüş üzerine talim yapmış ama asıl sınıfı toprak büyüsü olan bir maceracıydı.

 

'Üstlerinin sana bir ders vermesinin zamanı geldi Biçici nya~. Sana meydan okuyorum.' Kaplan kulakları ve cümlesinin sonunda nya eklemesi bütün ciddiyetini bozuyordu.

 

'Ağır ol kedi. Alacağım bir ders varsa eğer bu senin elinden olmayacağı kesin.' Kaplan kadın bunu duyunca tepesi atmıştı.

 

'Ne dedin sen? Kedi dediğin senin annendir!' Oturduğu masanın üstüne çıktı. Yanındakiler onu zar zor tutuyorlardı.

 

'Sakin ol Akira!'

 

'Öğleden sonra seni bekliyor olacağım kedi. Loncanın arka sahasına gel.' Masamdan kalkıp handaki odama yollandım.

 

Öğleden sonra loncanın arkasında Jagos ile bekliyordum. Akira ve arkadaşları da gelmişlerdi. Biraz daha sakinlemişe benziyordu. Jagos'a beklemesini söyledim. Buz kristalleri ilk karşılaşmamızdan bu yana daha da parlak hala gelmişti.

 

Loncanın arkasında geniş bir alan vardı. Havaların güzel olduğu günler maceracılar vakitlerini burada geçirirlerdi. Anlaşılan başka maceracılara da haber verilmişti. 10 dakika geçmeden ufak bir kalabalık oluşmuştu.

 

'Kime bulaştığını bilmiyorsun kedi.'

 

'Bana bir kere daha kedi diyecek olursan suratını tanınmaz hala getiririm pislik nya~'

 

'Pekala pekala, hazırsan başlayalım. Zehirli olduğundan kılıcımı kullanmayacağım.'

 

Dövüşmemiz için genişçe alan vardı. Herkes kendine oturacak bir yer bulmuştu. Kural belliydi. Öldürmek yoktu.

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1206

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 805

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 720

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 604

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 154

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 16140 Üye Sayısı
    • 730 Seri Sayısı
    • 34267 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr