“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 28: Hiçbir Şey Göründüğü Gibi Değildi


2 saatlik süre bittikten sonra kargaşa yaratmadan ilizyondan içeri girdik. Öğlen güneşi birden yok oldu. Güneş batmaya yakındı. Bu harabe farklı bir zaman akışına sahipti. Ölümsüzler etrafta kol geziyordu. Bizi gördükleri anda beklemeden saldırıya geçtiler. Herkes saldırmaya başladı. Ölümsüz piyadeler kolayca yere serilmeye başladı. Tek başlarına güçlü değillerdi ama köşede tek yakaladıkları bir kaç maceracıyı ciddi şekilde yaralamış hatta öldürmüşlerdi. Grup düzeninde eksiklik vardı. Güçler dengeliydi ancak her gruptaki maceracı sınıfları aynı değildi. Bu yüzden de çoğu büyücünün kendisini koruması gerekiyordu. Jagos’u serbest bırakmıştım. Tek başına onlarca ölümsüzü paramparça etmeye başlamıştı bile.

 

Üstüme sıçrayan 2 ölümsüzü tekmemle paramparça ettim. 100 metre kadar ilerideki bir çukurdan düşman gelmeye devam ediyordu. Sayıları çok fazlaydı. Çoğu ölümsüz gruplara yaklaşamadan paramparça oldu. Gregor’un diğer gruptan birine bağırdını gördüm. Uzun pelerinli bir kadın gruptan uzaklaştı. Sakin bir yere geçti ve ellerini birbirine kenetledi. Yer sallanmaya başladı. Zeminden taş ve mermerler sökülüp birleşti. Devasa bir kayaya dönüştü. Kaya yuvarlanarak ölümsüzlerin geldiği çukura yuvarlandı. Çukurun içine düşen kaya sayesinde ölümsüz akını kesildi. Yeryüzünde kalan son ölümsüzlerin de icabına bakıldı.

 

Gruplarda zaiyat fazlaydı. Her grupta 10 kadar yaralı vardı. Toplam ölen ise ondu. Şehre giremeden 10 kişi kaybetmek sıkıntıydı. Jagos yanıma geldi. Çenesini okşadım. Uzun pelerinli kadın dengesini kaybeder oldu. Gregor hemen onu omzundan tuttu. Gücünün çoğunu kullanmış olmalıydı. Herkes dinlenmeye çekildi. Kendi grubumdakileri tamamen unutmuştum. Bruk, Carlos ve Emy’i aramaya çıktım. Herhangi bir yara almadan dinleniyorlardı. Bruk ağır zırhının kaskını çıkarmış soluklanıyordu. Ölümsüzler hızlıydı. Onun gibi ağır eşyalar kuşananların yorulması normaldi. Carlos’un kolunda bir sargı vardı. Ufak bir yaralanma yaşamıştı.

 

‘İyi olmanıza sevindim.’

 

‘Evet bir şekilde başımızın çaresine baktık. Ya sen?’

 

‘Bana pek bir şey bırakmadılar. Bütün işi şuradaki pelerinli kadın yaptı.’ Gregor’un yanında oturan kadını işaret ettim.

 

‘O mu? O Hibiki. Toprak büyüsü kullanıyor. Gregor’un takımındaki diğer Elmas seviyelerden biri.’

 

Dinlenme fazla uzun sürmedi. Gruplar tekrar toplandı. Şehrin yeraltına inen merdivenlerinden indik. İçeriye girdiğimizde meşaleler birbiri ardına yanmaya başladı. Bu durum hoşuma gitmedi. Doğrudan kucaklarına gidiyorduk. O an dönmek istedim ama artık içeri çoktan girmiştik. Acele etmeden yürümeyi sürdürdük. Tuzak var mı diye etraf kontrol edildi. Geniş mahzende bizi bekleyen bir şey yoktu. Aşağı inen merdivenler bulduk. Ne kadar aşağıya inecektik bilmiyordum. İnmeye devam ettik. 2. kata ulaştığımızda sıralı odalarla karşılaştık. 10 kapı vardı. Gregor hızlıca her kapının kontrol edilmesi için küçük gruplara ayrılmamızı istedi. Kapıların hepsi birbirinin aynıydı.  Kendi grubumla beraber bir grup daha bize katıldı. Üçüncü sıradaki kapıdan içeri girdik. İçeri girdikten sonra kapı arkamızdan şiddetle kapandı ve yok oldu.

 

‘Kahretsin, tuzağa düştük.’ dedi diğer gruptan bir adam.

 

‘Sakin ol.’ Arkadaşı onu yatıştırdı.

 

Geldiğimiz kata göre burada ışık yoktu. Emy bize ışık tutması için 4 küçük ateş topu yarattı ve havada süzülmelerini sağladı. Odanın uzak ucunda kırmızı gözler belirdi.

 

‘Ölümsüzler!’

 

İskelet sürüsü üzerimize koşmaya başladı. Aralarında goblinler de vardı. Zümrüt hançerimi çağırdım. Hançerimi fırlattım ve tekrar çağırdım. Goblinler yaklaşana kadar beşini indirmiştim bile. Emy’nin ateş topları yaklaşan düşmanı küle çevirdi. Goblinleri viyaklamaları ve yanan etin iğrenç kokusu odayı doldurdu. Diğerleride saldırmaya geçti. Goblinlerden biri bacağıma yapıştı ve dişlerini geçirdi. Tepki vermediğimi görünce gözlerini bana çevirdi. Zalimce sırıttım ve hançeri kafasına geçirdim. Bacağımdan aşağı kanlar aktı ama oralı olmadım. Şehirden ayrılmadan keşke yanıma biraz zehir alsaydım. Beni iyileştirecek tek yeteneğim oydu.

 

İskeletlerin hepsi yere yığıldı. Goblinlerse kaçmaya başladı. Peşlerinden koşmaya başladık. Son kalan goblini köşeye sıkıştırdık. Jagos minik bir ziyafet çekti.  Dinlenmek için herkes yere oturdu. Şanslıydık kimse yaralanmamıştı. Bruk kanayan bacağıma baktı.

 

‘Yaralanmışsın. Neden söylemedin?’

 

‘Abartılacak kadar bir şey değil. Acımıyor bile.’

 

‘Saçmalama! Goblinlerin salyaları zehirlidir. Hemen panzehire ihtiyacımız var.’

 

‘Zehirli mi?’ Goblinin ısırdığı bacağıma baktım. Diş izleri bile yok olmuştu. Bacağım sapasağlamdı. Geriye kuruyan kandan başka bir şey kalmamıştı. Bruk eğilip yarama baktığında anlam veremedi.

 

‘Bu benim yeteneğim zehirler bana işlemez, beni iyileştirir.’

 

‘Böyle bir şey mümkün mü?’

 

‘Bu dünyada nelerin mümkün olduğunu bir bilsen.’ Ufak meseleyi de çözdükten sonra kaybolan kapı tekrar belirdi. Kapıyı açtığımda geldiğimiz yere geri dönmedik. Burası başka bir odaydı. Soğuk bir enerji hissettim. Yoğundu ve odayı doldurmuştu. Bu soğuk enerjiden dolayı oda da soğuktu. Karanlığın içinde bir çift mavi göz gördüm. Bu bir buz basiliskiydi. Sürünerek tavana kadar doğruldu. Buz nefesini püskürttü. 2 gruptan toplam 8 kişiydik ve bir de Jagos vardı. Zamanında kaçamayan adamın biri tamamen dondu. Basiliskin kuyruğu buza dönen adamı un ufak etti. Burası hiçte terkedilmiş harap bir şehre benzemiyordu. Önceden düşündüğüm gibi burası bir zindandı. Hançeri basiliskin derisine sapladım. Derisine giren hançerimi itebildiğim kadar ittim ve deriyi boylu boyunca çektim. Mavi kanlar yüzüme fışkırdı. Canavarın çığlığı yüzünden kulaklarımız sağır oldu. Hiçbir şey duyamıyordum. Basiliskin Carlos'u kuyruğuyla yakaladığını gördüm. Jagos ise adamı kurtarmaya çalışıyordu. Uzun boylu adamın kemiklerini kırmaya çalışıyordu. Bruk ve diğerleri canavarın kuyruğuna ve gövdesine saldırıyorlardı. Biraz daha oyalanırsak Carlos ölecekti. Hançerimi basiliskin gözüne fırlattım. Canavar bir kez daha acıyla inledi. Uzun kel adamı tutan kuyruğu gevşedi. Hançerimi geri çağırdım.

 

Carlos zar zor nefes alarak yere yığıldı. Basilisk bir kez daha buz nefesini püskürtmek üzereyken, Emy canavarın açık ağzına ateş topu yolladı. Ateş ağzından boğazına indi ve iç organlarını yaktı. Ağır bedeni yere yığılırken zemin çatırdadı. Herkes derin bir nefes aldı. Buza dönüp parçalanan adamın grubundakilerin morali bozuktu. Morallerini düzeltmek için söyleyecek bir şey bulamadım.

 

‘Sağol Azyl hayatımı kurtardın.’ dedi Carlos.

 

‘Onunkini kurtaramadım ama.’ Buz parçaları her yere saçılmıştı.

 

‘Seviyenden dolayı başta seni küçük görüyordum. Özür dilerim dostum. Demin savaştığımız basilisk kesinlikle Safir seviye bir canavardı.’

 

‘Fırsatın olursa sende benimkini kurtarırsın.’

 

‘Umarım işler oraya gelmez.’

 

Bir sonraki kapı tekrar belirdi. Bu sefer aceleci davranmadık. Herkes dinlendi. Basilisk güçlüydü. Onu tek başıma yenebilecek kadar güçlüydüm ama yanımdakiler beni yavaşlatıyordu. Onları kurtaracağım diye fazladan çaba sarfetmem gerekmişti. Bu mahzende beni zorlayabilecek bir düşman var mı diye merak ediyordum. Diğer kapıyı Bruk açtı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1385

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1159

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 960

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 889

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 780

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 739

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 697

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 594

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 554

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 518

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 214

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 128

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 125

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 121

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Site İstatistikleri

  • 20051 Üye Sayısı
  • 567 Seri Sayısı
  • 28162 Bölüm Sayısı


creator
manga tr