"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 22: Cevherözü


Yılanadam Krallığının sınırlarından çıkalı 4 günden fazla oluyordu. Uzun yolculuğumu tamamlamış ve amacıma biraz daha yaklaşmıştım. İçimdeki kızlarımı görme arzusu beni yiyip bitiriyordu. Bir asıra yakın zaman geçmişti. Ölmediklerinden ya da öldürülmediklerinden emindim. Onlar benim çocuklarımdı, bu inatçı ve acımasız dünyada hayatta kalmayı bilirlerdi. Grim Konağı’na doğru yol almaya başladım. Ustam Extia’nın sesini duydum.

 

‘Kızlarını orada bulamayacaksın. Çoktan oradan ayrıldılar.’ Grim bana söz vermişti. Kızlarıma göz kulak olacaktı. Önüme gelen ağaçları yumruklamaya başladım. Öfkelenmiştim. Ağaçlar köklerinden sökülüp devrildiler. ‘Onları Grim göndermedi. Kendileri kaçtılar.’ Bir diğer ağaca yumruğumu geçirmek üzereyken durdum. Yumruğumdan çıkan rüzgarlar ağacın kuru yapraklarını her tarafa döktü. Kış yaklaşıyordu. Yerler çamurdu.

 

Ortadan kaybolan kızlarımı nasıl bulabileceğimi bilmiyordum. Extia sadece orada olmadıklarını söylemişti. Yolumu güneye, cüce diyarına çevirdim. Eski hayatımda cücelerle sık görüşürdüm. Ahbaplıkları çok iyidir. En önemli tarafıysa işinize yarayabilecek fazla fazla bilgileri olmasıydı. Extia’dan yolculuk sırasında rahat hareket edebilmem ve dikkat çekmemem için yeni kıyafetler yaratmasını istedim. Hizmetçim olmadığını birkaç kez tekrarladıktan sonra isteğimi yerine getirdi. Eski şık giysilerimi yüzüğüme koydum. Sıradan ama dayanıklı yeni kıfayetlerim üzerime tam oldu. Sonuçta onları Ustam yapmıştı. Kendisi bir Tanrıçaydı ve kusursuzluk onların işiydi. Yolda köylere, hayvanlarını otlatan çiftçilere ve tarla süren insanlara rastladım. Köylerine ya da evlerine uğramadığım sürece kısa süreli şüpheli bakışlara maruz kaldım. Gördüklerimin hepsi insan ağırlıklıydı. İçimde kabaran öfkeye direndim. Bunlar masum insanlardı. Onları öldürmenin faydası yoktu ama ya benim insanlarım? Onlarda masum değiller miydi? Tarlasının yanından geçtiğim bir çiftçi bana ilgisizce baktı. İğrenç bakışı midemi bulandırdı. Zümrüt hançerim elimde belirdi. Pelerinimin altında görünmemesi için gizledim. Hızımı kesmeden çitleri yol boyunca takip ettim. Çiftlik kapısına varmak üzereydimki beni yapmak istediğim şeyden alıkoyan bir sahne gördüm. Tarlayı süren adamın yanına koşarak iki minik kız gelmişti. Babalarının etrafında ebelemece oynuyorlardı. Adamsa onlara gülüyordu. Mutlu aile tablosunu kucağında duran küçük bebeği taşıyan bir kadın tamamladı. Bu insanlar masumdu. Masum. Hançerimi elimden bıraktım ve kayboldu. Kapının önünde daha fazla dikilmedim.

 

Birkaç günlük yolculuğun sonunda cüce şehrine ulaştım. Yüksek duvarlar görmeyi bekliyordum ama ortada ne duvar ne de bir yapı vardı. Yol üzerinde bolca tabela asılıydı ancak tarif ettiği yönde herhangi bir yapı bile yoktu. Yol ayrımına kadar böyle devam ettim. Ne yöne gideceğim konusunda kararsızdım. Arkamdan gelen nal ve tekerlek seslerine umutlandım. 10 kişilik bir kafile bana doğru geliyordu. Hepsi cüceydi. İki midillinin çektiği tek bir yük vagonu vardı. Vagonun üzerinde 6 cüce oturuyor, kalanlar ise yaya devam ediyordu. Beni gördüklerinde yavaşladılar. Yanlarına doğru yürüdüm ve selam verdim.

 

‘İyi yolculuklar cüce efendiler. Kış varmadan Cevherözü’ne varmayı mı planlıyorsunuz?’ Midilliyi süren uzun kır sakallı yaşlıca cüce cevap verdi. Kaşları biraz çatılmıştı.

 

‘Sanada iyi yolculuklar genç efendi. Buralara yabancı olmalısın. Cevherözü’ne yıllardır bu yoldan gidilmiyor. Yılanadam istilası yüzünden bir çok yol değiştirildi.’ Bunu söylerken bir yandan da iç çekiyordu. ‘Yeni yol buradan biraz daha güneyde, İkizgeyik dağlarının eteklerinde.’ Eli güney tarafındaki 2 küçük tepeyi işaret etti.

 

‘Teşekkürler. Yılanadamların geri çekildiğini duydum. Kraliçeleri bir daha savaş olmayacağını söylemiş.’ Homurdanmaya devam eden cüce:

 

‘Hah! Baltamın üzerine bahse girerim 1 yıla kalmaz tekrar istilaya başlarlar. Onların tek bildikleri nasıl savaşacaklarıdır.’ Ona katıldıklarını gösteren homurtular ve ufak konuşmalar oldu. Cücelerin ağır kayıplar verdikleri belli oluyordu. Bir ülkede savaş yüzünden yollar dahi değişiyorsa kritik bir duruma gelindiği anlamına gelirdi. Umarım Draris beni yanıltmazdı. Lafı dolandırmadım ve cücelere veda edip güneye, İkizgeyik dağlarına ilerledim. Haberler yayıldığından cücenin baltasını birine kaptırmamasını diledim.

 

Cücenin dediği gibi buradaki yolu kullanan cüce sayısı daha fazlaydı. Bu ufak ırkın yanında kendimi dev gibi hissetmeden edemedim. Tombul el ve ayaklar, şişkin gövdeleri onların tipik özellikleriydi. Erkekleri kıllıcaydı, kadınları ise onlara nazaran daha az kıllıydılar. Hatta bazılarının az da olsa sakalı vardı ya da onları ben kadın zannetmiştim. Kafileler halinde Cevherözü’ne yolculuk eden kervan ve yayaları takip ettim. Yolculuk sırasında dikkatsiz bir cüce bana çarpıp yere düştü. Önüne bakmadan koşarsa olacağı buydu. Uzun pelerinin kapşonunu üzerine çekmiş olan cüceyi yerden kaldırmak için elimi uzattım. Kıvırcık koyu saçları ve açık mavi gözleri vardı. Aklı başka yerde gibiydi. Ayağa kalktığında üzerindeki tozları silkelemekle uğraştı. Yolun arkasında bağıran birinin sesini duydum. Önümdeki cüceye benzer bir pelerin giyiyordu ve tombik yanakları koşmaktan kızarmıştı.

 

‘Bay Frodo, size kaç kere diyeceğim. Sizin kadar hızlı değilim.’

 

‘Acelemiz var. Bir an önce yol almalıyız. Yılanadamların ne zaman saldıracağı belli olmaz. Arkamda kalmamaya çalış Sam. Özür dilerim efendi. Size çarpmak gibi bir amacım yoktu.’ Karşılık vermemi beklemeden ikili geldiğim yolun tersi istikametinde koşmaya devam ettiler. Ne peşindelerse mühim bir mesele olmalıydı. Cüce şehrinin taş duvarlarını sonunda gördüm. Cücelerin işçiliği her zaman en iyisi olmuştur. Şehrin kapısından geçtim. Cevherözün'de bir canlılık vardı. Şehre sürekli girip çıkan cücelerle beraber vagonlar vardı. Bütün demir ocakları harıl harıl yanıyordu. Evlerin hepsi taşlardan muntazam oyulmuştu. Bir nevi burayı Azat evime benzettim, oradaki evlerde taşlardan böyle yontulurdu. Sert esen rüzgarları kırmanın başka yolu yoktu. Sanki Azatlar gitmişte şehre cüceler yerleşmiş gibiydi. İşlek sokaklarda etrafı gezdim. Herkesin bir acelesi vardı. Bir hana gitmeyi düşündüm ama hiç param yoktu. O an aklıma geldiki yeryüzüne indiğimden bu yana asırlar geçmişti ve tek bir metal parçası dahi kullanmamıştım. Azat evimde para kullanılmıyordu. Her şeyi birbirimizle paylaşırdık. Oradan kızlarımı Işık tarikatından alıp uzak elf kutsal ormanına gitmiştim ve son olarakta Medusa’nın sarayına dalmıştım. Anlaşılan para kullanmaya bile fırsatım olmamıştı. Böyle bir gereksinimin varlığına yeni yeni ihtiyaç duymuştum. Bana para kazandıracak bir şeye ihtiyacım vardı ama buralara yabancıydım. Bana öylece iş verebilecek neresi olabilirdi ki? Sokaktaki dükkan tabelaların göz atmaya başladım. Çoğunda çekiç işareti vardı. Bu onların demirci olduklarını gösteriyordu. 10 kadar demirci dükkanını geride bıraktıktan sonra ilginç bir tabelayla karşılaştım. Tahta tabelanın üzerine bir gül resmedilmiş ve bu gülün önünde çaprazlama yerleştirilmiş bir çift kılıç motifi vardı. Merak edip içeri girdim.

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1451

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1198

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 986

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 799

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 778

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 592

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 157

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 150

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 149

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14940 Üye Sayısı
    • 709 Seri Sayısı
    • 33161 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr