Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Beyond Eternity - Bölüm 21: Medusa'dan Ayrılış


   Öğreneceğim tekniğin adı Zehrin Dokuz Karanlık Lorduydu. Temelinde zehir yer alan ve 9 seviyeden oluşan bir yetenekti. Tekniği öğrenmenin tek yolu Kraliçe Medusa’nın zehrini içmekten geliyordu. Buna İlk Lord yani 1. seviye deniyordu. Yılanadamların tüm zehirlere karşı bağışıklığı bulunan dayanıklı dolaşım sistemleri olur. Bu yüzden de kanlarının rengi yeşildir. Bu yetenek sahip olunan bütün yetenekleri yutup kendi bünyesinde şekillendirmeye yarıyordu. Sertleştirme tekniğime gelecek olursak, neredeyse hiç kullanmadığım 3 seviyesi vardı. Düşük seviyede kaldıklarından etkileri fazla değildi. 4’ten 6’ya olan seviyeleri ağırlıklı kullanıyordum. Yılanadam Kraliçesi Medusa’yı bile 3. seviye mor aşk gözlerimi kullanmadan elde edebilmiştim. Bu onları gereksiz beceri sınıfına sokuyordu. 2. kızıl korku gözlerimde önemini yitirmişti. Onun yerini bir çok yönden etkili 5. seviye buz gözlerim almıştı. 1. seviyeyi dile getirmek bile istemiyordum. Gri gözler, sadece dikkatini yoğunlaştırmaya yarayan çöp bir beceriydi. Ona çöp deyip geçmek üzücüydü. Çünkü Sertleştirmenin temelini oluşturuyordu. Geri kalan asıl 3 beceriminde yeniden evrimleşeceğini düşündüğümde tereddüt ettim. 5. seviyenin mavi buz ve saçtığı korku muazzamdı. 4. seviye yeşil şifa büyüsü bütün yaralanmaları tedavi edebiliyordu. En önemlisi 6. seviye altın sarısı mutlak görüş gözlerinin sağladığı cennetsel görüş lütfunu kaybedecek olmamın korkusunu yaşıyordum. Draris endişemi rahatlatmak için bana sarıldı.

Bu benim 2. nihai tekniğimdi. 1. tekniğim Sertleştirmeyi yutsa dahi yerine vereceği beceriler en az ilkler kadar etkili ve güç olacaklardı. Korkuyordum ama korkmakta haklıydım. Güçlenmek için kumar oynuyordum fakat bu şekilde güçlenmem binlerce yıl sürecekti. Daha hızlı güçlenmeli ve Extia’yı da 1. Tanrı aşamasına yükseltmeliydim. Böylece benimde bir Tanrı olabilme yolundaki kapıyı aralamış olacaktım.  Zehri içtiğimde 1. seviyeye ulaşacak ve sahip olduğum bütün 6 seviye reenkarne olacaktı. Doğrudan Zehirlerin Dokuz Lordu tekniğinde 6. seviyeye yükselecektim. Geri kalan 3 seviyeye nasıl ulaşacağımı Extia’ya sormam lazımdı. Bunun sebebi ise Draris’in bile bu tekniğin barındırdığı güçten habersiz olmasıydı. Zehirlerin Dokuz Lordu tekniğinin sadece ilk 2 seviyesini kullanabildiğini bu seviyelerinde onu Al kademesinin 3. dalına çıkardığını söyledi. İlk yeteneğinin doğduğunda nesilden nesile aktarılan aşk laneti olduğunu, ikincisinin ise ona bu mükemmel güzelliğini verdiğini söyledi. Söylediği 2 yetenekten sadece birisi savaşmaya uygundu diğeri ise tamamen fiziksel görünüşü ile alakalıydı. Tabikide gücünün arttığını ve doğrudan Al’ın 3. dalına çıkışını unutmamak gerek. Becerilerim birer hiçe dönüşse bile Köz kademesine ulaşma ihtimalim vardı. Böylece üzerimdeki iğrenç laneti Extia’ya kırdırabilirdim. Nereden bakarsam bakayım güçlenmiş olacaktım. İçindeki korku kayboldu. Hayatın kendisi bir kumardı. Kumarı başlatacak olan zarlarsa benim elimdeydi.

 

Draris’in parlak yakut kızılı pullarından dumanlar yükseldi. Bu dumanlar krem tenine nüfuz etti. Bütün bedeni terlemeye başladı. Salgıladığı zehrin kokusu gülü andırıyordu. Hoş aromatik bir kokusu vardı. Ufak bir tabakta topladığı terini bana uzaktı. Tabağı tutan eli hafiften titriyordu. Kendimden emin gülümsememi takındım. Tabaktaki zehri tek dikişte dudaklarıma sürdüm. Gül kokusuna nazaran tadı acıydı. Zehir boğazımı yakarak mideme indi. Bir kaç damladan ibaret olan zehir etkisini anında gösterdi. Gözlerimden kanlı yaşalr süzüldü. Kollarım ve bacaklarımdaki damarların kırmızılığı ürkmeme neden oldu. Becerilerimin ve tekniğimin benden ayrılarak akışını hissettim. Hala içimde ufak bir parça bunu yapmamamı söylüyordu. Tereddüte yer yoktu. Kararımı çoktan vermiştim. Uzun bir süre hiçbir göremedim.

 

Gözlerimin iyileşmesi bir kaç gün sürdü. Artık kendimi iyileştirebileceğim beceriden yoksundum. Tekrar görebilmeye başladığımdan dünya gözüme sıradan görüntü. Eskiden görebildiğim akıcılık ve netlikten eser yoktu. Yoğun öksürük krizine girdim. Dakikalarca öksürdü. Elime yeşil kanlar bulaştı.

 

‘Henüz bedenin Zehrin Dokuz Lordu tekniğiyle bütünleşmedi.’ Extia’nın sesi zihnimde yankılandı. Bütün bu zaman boyunca nerede olduğunu merak ettim.

 

‘Nerelerdeydin? Seni merak etmeye başlamıştım.’ Kahkahası zihnimde yankılandı.

 

‘Bana pek öyle gözükmedi. Halinden memnuna benziyordun.’ Sesinde gizli bir sitem vardı. Yaşananlardan haberdardı. ‘Ruhsal bağlantımız tam kurulmuş değil. Bu yüzden yanında olsam dahi seninle konuşamayabiliyorum. Sen güçlendikçe bu bağ kuvvetlenecek.’

 

‘Bunu duymak güzel.’ Extia’nın sesi kayboldu. Bende dinlenmeye devam ettim.

 

Tamamen iyileştikten sonra yeni tekniğimi denemeye karar verdim. Draris de yanımda beni yakından izlemekteydi.

 

‘Zihnini yoğunlaştır ve akıp gitmesine izin ver.’ Dediğini yaptım. Zihnimde eski 6 becerim belirdi. İlk 3 seviyenin küle dönüştüğünü geri kalan 3’ünün ise daha parlak hale geldiklerini gördüm. Küle dönüşen ilk üçlü, gücümün artmasına yardımcı oldu. İs kademesini hızla tırmandım ve 3. dala yükseldim. Köz’e 2 dal kalana kadar yaklaştım. Ellerimde kazandığım kudreti sezebiliyordum. Zihnimde parlamaya devam eden mavi, yeşil ve sarı tonlar belirginleşti. Yoğunlaştılar ve tek bir maddeye dönüştüler. Bu madde zümrüt kadar koyu bir yeşil oldu. Lordlar’ın Zümrüdü. Gözlerimi açtığımda zihnimdeki zümrüdün tam karşımda havada süzüldüğünü gördüm. Onu aldım. Kusursuz işçiliği ve parlaklığı vardı. Draris’e baktım.’Onu yut. Yeni güçler eldenedeceksin.’ Zümrüdün tadı yoktu. Başparmağım kadardı bu yüzden yutarken zorlanmadım. Gözlerim zümrüdün rengini aldı.

 

Zehirlerin Dokuz Lordu tekniğinin sadece 3. seviyesine çıkabildim. 6 becerimin 3’ü evrimleşmeye uygun değildi. Orman Zehri Lordu’nun Gözleri’ni almışsın. Zehre maruz kalmak seni iyileştiricek. Hiçbir zehirden etkilenmeyeceksin ve her türlü zehrin tarifine artık sahipsin.’ Kendimi tedavi edebileceğim bir yeteneğe sahip olmak güzeldi. Umarım zehirlerin tatlarında da değişimler olmuştur. Ayağa kalktım ve ikinci becerime odaklandım. Elimde zümrütten bir hançer belirdi. Hançer adeta yoktan var olmuştu. Draris’in gözleri kocaman açıldı. ‘Bunu daha önce görmemiştim. Sanırım Dağ Zehri Lordu’nun Kılıcı olmalı. Düşmanlarının kanıyla beslenen canlı bir silah. Ne kadar çok kan içerse o kadar hızlı gelişir.’ Hançeri elimde tarttım. Tamamen zümrüttendi ve kaba bir görünüşü vardı. Kanla beslenip gelişecekse son halinin neye benzeyeceğini merak ediyordum. Son becerime yoğunlaştım. Parmağımda zümrüt bir yüzük belirdi. Göz alıcı büyük bir zümrüdü vardı. ‘Okyanus Zehri Lordu’nun Yüzüğü. İçine okyanusları sığdırabileceğin bir uzay zaman yüzüğü.’ Hayatım boyunca böyle bir hazineye sahip olmayı dilemiştim. Öncesinde sahip olduklarım ile şu andakiler arasında bir uçurum vardı. Kendimi iyileştirebileceğim gözlerim, düşmanımın kanıyla beslenen bir kılıcım ve sahip olacağım her şeyi koyabileceğim bir yüzüğüm vardı. Extia haklıydı. Yeni nihai teknik beni zirveye götürecek olan yarışta, beni bir sonraki tepeye çıkarmıştı. Artık Yılanadam Krallığından ayrılabilirdim. Bu demek oluyordu ki Medusa’dan yani Draris’ten ayrılmanın vakti gelmişti. Ellerini tuttum.

 

‘Şimdi gideceğim ve ölmeden sana geri döneceğim.’ Güzel pembe dudaklarını son kez öptüm. Dudaklarımız ayrılmak istemedi. Elleri yakama yapıştı. Bırakmak istemedi. Karşı koymadım. Gözlerinden süzülen yaşlar yanaklarıma temas etti. Elleri yavaşça gevşedi. Son kez ona sarıldım. Lavanta kokan saçlarını son kez kokladım. Elimden tuttu ve sarayın dışına kadar bırakmadı. Muhafızlar görkemli sarayın etrafında devriye geziyorlardı. Bizi gördüklerinde esas duruşa geçtiler. Sarayın aşağı inen merdivenlerinde durdum. Yüzüne son kez gülümsedim ve elini bıraktım. Arkama bakmadan yüzlerce merdiveni inmeye başladım.

 

Medusa’nın arkasında toplanan nazırları Kraliçelerinin mutsuzluğunu hissettiler.

 

‘Majesteleri sizi bu kadar üzen şey nedir? Ne olur söyleyin?’ Medusa gözyaşlarını sildi.

 

‘Onu tekrar görebilmeye ömrüm yetmeyebilir. Bu beni çok korkutuyor.’




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1217

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 689

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 546

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14781 Üye Sayısı
  • 450 Seri Sayısı
  • 19444 Bölüm Sayısı


creator
manga tr