Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Beyond Eternity - Bölüm 19: Kraliçe Medusa


Taht odasına gürültü hakimdi. Kraliçe’nin nazırları salonun her yerinde konuşuyorlardı. Kraliçe ise yüksekte duran tahtını örten tüllerin arkasında sıkılmış oturuyordu. Tahtta o olduğu sürece diğer bütün yılanadamların gücü artmaya devam edecekti. Bu onun asil kanından gelen yeteneğiydi. Kendinden önceki Kraliçe olan annesi bu gücü kullanmada yeterince becerikli değildi bu yüzden onun egemenliğinde geçen 400 yıllık sürede yılanadamlar çöküşe girmişti. Bu duruma son vermek ve tekrar ihtişamlı günlere dönmek için şu anki Kraliçe öz annesini kendi elleri ile öldürmüştü. Yeni Kraliçe’nin tahta çıkmasıyla doğan yeni yılanadamlar çok daha güçlü olmuştu. O bu koloninin bel kemiğiydi. Eğer o olmazsa kendisinden sonra gelecek olan henüz başka bir Kraliçe yoktu. Bir veliaht için uygun bir eş bulamadan geçirdiği 300 yılın ardından beklemeye devam ediyordu. Annesinin bütün fiziksel özelliklerine sahipti. Parlak kızıl yakut pullar. Pembeye çalan krem rengi zarif derisi. Turuncu kehribar gözleri, dolgun hatları ve ateş kırmızı saçları. Kendi soyu, yılanadamlar arasındaki en safa yakın olandı ve diğerleriyle göz göze gelmesi bile herkesin aşk hastalığına yakalanmasına sebep oluyordu. Ona bakıpta aşık olmayan erkek yoktu. Ona aşık olanlarda kalplerinin dayanamamasından hayatlarını kaybediyorlardı. En uzun yaşayabilen erkek 3 gün yaşabilmişti. Bu yüzdendir ki her zaman tüllerin arkasında yaşamış ve yüzünü örten bir peçesi bulunmaktaydı. Değerli nazır ve askerlerinin ölmesini istemiyordu. Efsanelerde geçen bakışlarına maruz kalındığında taşa dönüştüren kadının adı ona verilmişti. O yılanadamların Kraliçesi Medusa’ydı. Medusa, aynı zamanda ilk yılanadam Kraliçesi’ninde kendisidir. Şu anki güçleri ilk Kraliçe kadar kuvvetli olduğundan kendisine bu ismi takdim etmişlerdi. Yılanadamların dişileri erkeklerin yarısı boyunda olurlar ama bu onların güçsüz oldukları anlamına gelmez. Dişilerin içindeki büyü enerjisi erkeklerden daha fazladır. Güçlerini daha kontrollü kullanabilirler.

 

Kraliçe sıkkın bir vaziyette tahtında otururken salonun kapısı gümbürtüyle açıldı. İçeriye fırlatılan ölü iki askerin cesetlerinden akan kan parlak taşlarla döşeli salonun zeminine saçıldı. İçeri girdim ve tahtın arkasında oturan Kraliçeyi gördüm. Salonda bulunan 10 muhafız ve nazılrlar üzerime atladı. Hepsini tek bir bakışımla buza çevirdim. Bana uzanmaya çalışan el ve mızrakların arasından geçtim. Kraliçe’nin tam karşısındaydım. Tahtta bir hareketlenme olmadı. Yerde duran mızrağı kavradım. Var gücümle tahta fırlattım. Mızrak Medusa’ya ilerledi. Mızrağın ucu bedenine 30 santim kala Kraliçe çevik bir hareketle silahtan sıyrıldı. Tıslayan dilinin sesini duydum.

 

Seni küstah! Bir Kraliçeye mızrak fırlatmak ha. Sana ölümün en acı halini tattıracağım.’ Omuz silkerek sırıttım.

 

Ben, Tanrıları dize getirecek adamım. Senin gibi bir yılanın lafları beni korkutamaz.’ Medusa tahtın tüylerinin arasından kendini gösterdi.

 

Benim güzelliğim karşısında Tanrıları bile unutursun.’ Yüzünü gizleyen peçesini açtı. Turuncu kehribar gözleri ihtirasla benimkilere kilitlendi. Nefes alamaz oldum. Kalbimin hızı arttı. Ta ki göğsümün titrediğini hissedene kadar. Ayaklarım beni taşımaz oldu. Dizlerimin üzerine çöktüm. Ellerimle yerden destek aldım. Her zamanki gibi acım yoktu ama vücudum uyuşmuşa benziyordu. Medusa yavaş yavaş yanıma yaklaştı. Yüzünde bir Kraliçeye yakışır gülümseme vardı. ‘Az önceki kibirli laflarına ne oldu? Seni canlı canlı yiyeceğim.’ Vahşi kahkahası salonda yankılandı. Buraya kadar olaylar planladığım gibi gitmişti. Sertleştirmenin 6. seviyesine geçtim. Altın sarısı gözlerim Medusa’nın kehribar gözleriyle buluştu. Gözlerinin derinliklerinde yatan laneti gördüm. Nesilden nesile aktarılmış çirkin bir lanet. Lanetin çekirdeğine ulaştım ve onu paramparça ettim. Medusa’nın turuncu kehribar gözleri asıl rengi yeşile dönüştü. Acıyla gözlerini bastırdı ve göz yuvalarından kanlı gözyaşları akmaya başladı. Üzerimdeki lanet kalktı. Yerimden fırladım. Medusa’yı boynundan yakaladığım gibi yere yapıştırdım. Darbenin etkisiyle acıyla inledi. Kuyruğunu karnıma sarmaya yeltendi. Bacağımı kuyruğuna bastım. Faydasızca debelendi, ciyakladı. ‘Ne yaptın bana? Seni öldüreceğim. Kanında yıkanacağım. Kemiklerinden kendime kolye yapacağım!’ 1 saat boyunca o pozisyonda kaldık. Kraliçe’nin savurduğu tehditlerin ve hakaretlerin ardı arkası kesilmedi. Sonunda konuşmaktan yoruldu. Sesinin tonu çaresiz ve acınasıydı. ‘Öldürme beni. Sana yalvarıyorum. Ben ölürsem krallığımın sonu gelir.’

 

Hayatını kurtaran adamın seni öldüreceğini mi sandın? Binlerce yıldır soyundan bugüne gelen lanetini yok ettim. Artık seni gören kimse büyüne kapılmayacak. Huzur içinde kendini gizlediğin tüllerin ve peçelerinden kurtulabilirsin.’ Gözlerim yeşile döndü. Ayağımı kuyruğundan çektim. Boynunu sıkan elim gevşedi. Ellerimi kurumuş kanlı gözlerine götürdüm. Şifa büyüm parmak uçlarımdan gözlerine doğru aktı. Bütün bunlar olurken Medusa hiç kıpırdamadı ve kendini bana teslim etti. Ona istediğimi yapabilirdim. O kadar güzeldi ki. Gözlerini iyileştirmeye odaklandım. Dakikalar içinde gözleri iyileşti. Ayağa kalktım ve bir adım uzaklaştım. Kendine gelir gelmez sürünerek ışık hızından tahtına doğru kaçtı. Tül perdelerin arkasına sığındı. ‘Sana söyledim. Laneti kaldırdım. Artık o tüllere-’ Medusa’nın öfkeli sesi beni şaşırttı.

 

Laneti kaldırmak mı? Hayır! Sen benim soyumun mirasını yok ettin. Pis ellerini bana sürdün! Masumiyetimi aldın!’ Haksızlığa uğramıştım. Ben onu bitmek bilmez ızdırabından kurtarmıştım. Bana teşekkür etmesi gereken yerde hakaretler yağdırıyordu. Öfkeyle patladım.

 

Miras ha. O aptal miras seni, bir Kraliçe’yi tüller arkasında yaşamaya zorluyordu. Senden önceki Kraliçe olan annen de aynı ızdırabı çekti. Ondan öncekilerde. Asırlardır yaşıyorsun ama dışarıya bir adım dahi atmamışsındır.’

 

‘Kapa çeneni! Ne için savaştığımızı sanıyorsun? Tüm yeryüzünü ele geçireceğiz. Böylece huzur içinde dolaşabilecektim. Senin yüzünden artık hem kirliyim hem de acınası bir Kraliçeyim.’ Öfkemi kontrol edemedim. Salonun ortasındaki taş sütuna yumruğumu geçirdim. Sütun paramparça oldu. Tahtının merdivenleri koşarak tırmandım. Tahtı örten tüyleri söküp fırlattım. Medusa korkuyla geri çekildi. Yüzünü yine peçesiyle örtmüştü. Peçesini yırttım. Elleriyle beni itmeye çalıştı. ‘Hayır dur! Yapma!’ Ensesinden kavradım ve alnımı alnına dayadım. Gözlerimiz birbirine çok yakındı. Göz bebekleri benimkilerle buluşmamak için direndi.

 

Gözlerimin içine bak!’ Emrime itaat etti. Yeşil gözleri sulanmıştı. ‘Anlamıyorsun. Artık savaşmana gerek yok. İstediğin gibi özgürsün. Asırlarca beklemeyeceksin.’ Sonunda dediklerimi anlamışa benziyordu. ‘Seni kirlettiğim falan yok. Ben seni kurtardım.’ Bana korkmadan baktı ve lanetin etkisini göstermediğini gördü. Gözlerinden mutluluk gözyaşları süzüldü.

 

Yalan söylemiyormuşsun. Gerçekten de lanetten kurtuldum.’ Kollarını bana doladı ve sımsıkı sarıldı. ‘Hehe seni öldürmeyeceğim. Kraliçen sana minnettar.’

 

‘Demin hayatın için yalvarmıyor muydun sen?’ Yüzü kıpkırmızı kesildi. Utancını gizlemek için eli peçesine gitti. Peçeyi almadan elinden tuttum. ‘Onu artık kullanma. Güzelliğini gizlememelisin. O kadar güzelsin ki şurada benim dediğimi söylesen 3 kişi daha olsaydı eğer onları oracıkta öldürürdüm.’ Yüzünün kızarıklığı giderek arttı. Başta sadece yanakları kızarmıştı ancak artık bütün yüzü kırmızıya çalmıştı. Yeterince iyi iltifat edemesemde bu kadar utanmasını beklemiyordum. ‘Ateşin mi çıktı?’ diyerek elimi yanaklarına ve alnına bastırdım. Pürüzsüz cildi yumuşacık ve sıcaktı.

 

Ha..ha..hayır iyi...iyiyim ben.’

 

‘Emin misin? Çok sıcaksın ve kekeliyorsun.’ Kabalık ettiğimi fark ederek cümlemin sonuna ekleme yaptım. ‘Majesteleri?’ Bir elimle elini tutuyor diğer elim ise Medusa’nın belinde duruyordu. Üzerindeki incecik ipekten elbisenin altındaki sıcak tenini hissedebiliyordum. Kalbinin hızlı atışlarını ta belinden dinliyordum. Bedeninin alt yılan kısmı kucağımda duruyor. Kuyruğu heyecanını belli ederek bir inip bir kalkıyordu. Kuyruk sallayışı mutlu bir kediyi andırıyordu. Yüzünü yavaşça benimkine yaklaştırdım. Beline koyduğum elimi yukarı kaldırdım ki Medusa’yı kendime yaklaştırabileyim. Elinden tuttuğum elimi koluna kadar çıkardım. Üzerinde lanet olmadan bile büyüleyiciydi. Pembe dudaklarını öpmek için karşı konulmaz bir arzu içindeydim. Medusa’nın utanmış yüzünün sıcaklığını yaklaştıkça daha çok hissettim. 300 yıldan fazladır Kraliçe idi ve bir o kadar da yaşlıydı ama erkekler konusunda  tecrübesiz bir kızdan fazlası değildi. Çekinse de karşı koyacak bir harekette bulunmadı. Dudaklarını tattım. O kadar güzellerdi ki. Kollarını boynuma doladı. Taht minderinde sırasıyla birbirimizin üzerine çıkıp uzun uzun öpüştük. Büyülerimiz birbirine aktı. Yataktaki hünerini görmeden önce ona tecrübesiz demiştim. Bu söylediğimi geri alıyorum. Yatakta da bir o kadar şehvetliydi. Hiçbir eksiği yoktu. Kusursuzdu. Aklıma Extia geldi. Acaba şu anda beni izliyor muydu? Kendimi suçlu hissettim. Beni buraya getiren oydu ve bende gidip Yılanadamlar’ın Kraliçesi ile yatmıştım. Kızlarıma neler olmuştu? Mirana, Aleif ve Frimoldum. Muhtemelen hala yaşıyorlardı ama onları bulabilecek miydim? Ya bana sinirlilerse ne olacaktı? Düşüncelerimi toparlamak adına yatakta doğruldum. Medusa derin bir uykudaydı. Yorulmuştu ve dinlenmeye ihtiyacı vardı. Kıyafetlerimi giyindim.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1244

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1069

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 819

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 631

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 550

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 521

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 186

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15212 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20150 Bölüm Sayısı


creator
manga tr