Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 18: Sonraki Kademe


Kızları burada kalmaya ikna etmem zor oldu. Başta benimle gelmek istediler ama gideceğim yerin çok tehlikeli olacağını söyledim. Onları yanımda götüremezdim. Grim Konağından hemen ayrılmadım. Ailem ile son anlarımı beraber geçirmek istedim. Üç gün boyunca hiç eğitim yapmadım. Bütün günü beraber geçirdik ve artık yolculuğa çıkmanın zamanı geldi. Uzun uzun sarıldıktan sonra elf diyarından ayrıldım.

 

İs kademesine geçmeden Yılanadam ülkesine gitmemelisin. Ölüme yürümüş olursun.’

 

‘Anladım Usta. Beni İs kademesine çıkaracak bir yol biliyor musun?’ Zihnimde bir süre ses belirmedi.

 

‘Bir yolu var ama pek hoş değil... Kan ayini yapman gerekiyor.’

 

‘Kan ayini mi?’

 

‘Bir çeşit su yerine kan kullandığın bir banyo. Yılanadam kanı güçlüdür ve her türlü zehre karşı dirençlidir. Kemiklerine işleyen yeşil kan onları güçlendirir ama bunu yaparken zehirlenirsin. Ölme ihtimalin yüksek.’

 

‘Ben 10,000 yıl önce öldüm, deneyeceğim.’ Yılanadam ülkesine girdiğimde hali hazırda süren istiladan dolayı çok sayıda asker sınırda harekete geçmeyi bekliyordu. Binlerce düşman savaşmak için can atıyordu. Bir kaçını yakalayıp öldürmem zor olmadı. Cesetleri ıssız bir yere sürükledim.

 

Pekala şimdi ne yapıyorum.’ Extia’nın ruhu bedenimden çıktı.

 

Gerisini bana bırak. Bir küvet hazırla ve kanlarını içine boşalt. Bende içine cennetten bazı bitkiler ekleyeceğim.’ Etrafıma bakındım  küvet niyetine kullanabileceğim bir şey göremedim ama daha iyisini buldum. Ufak bir gölet işimizi rahatlıkla görürdü. Yılanadam kanlarını suya akıttım. Taşıdığım 3 bedenin kanının akması 1 saatten fazla sürdü. Sonra Extia’ya seslendim.

 

Güzel. Soyun ve içine gir. Bitkileri ekleyeceğim.’ Kaftanımı çıkardım ve bir dalın üzerine astım. Yeşil renkteki gölete girdim. Kanın kokusu çok kötüydü. Extia iki elinde armut büyüklüğünde bitkilerle geldi. Sağ elindeki bitki ateş kadar sıcaktı. Öteki elindeki ise buz kadar soğuktu.

 

Onlar da ne öyle?’

 

‘Bunlar cennetin kutsal meyveleri Kaosun Kivisi ve Donuk Ruh Şeftalisi.’ Meyveleri avuçlarıyla ezdi ve göletin içine attı. Göletin yeşil rengi önce kırmızı sonra maviye çaldı. Kaynayan sudan dumanlar yükseldi. Derim kızarmaya başladı. Meyvelerle kaynaşan yılan kanı bedenime karıştı. Damarlarım buz kesti. Kollarımın ve bacaklarımın kontrolünü kaybettim. Zehir etkisini gösterdi. Suyun hareket ettiğini gördüm. Bütün bedenimi sardı ve kurudu. Bir kabuğa dönüştü. Bilincimi kaybettim ve uykuya daldım. Ne kadar zaman geçtiğini değiştirdiğim bedenimden tahmin edebiliyordum. Tam 80 yıl geçti yani 16 kez beden değiştirdim. Uyandığımda kollarım ve bacaklarımı kontrol edebiliyordum. Beni saran kabuğun rengi mora dönüşmüştü. Gücümün arttığını ve İs kademesine geçtiğimi hissedebiliyordum. Artık dışarı çıkmak için hazırdım. Kabuğun duvarlarını yumruklamaya başladım. O kadar sertti ki attığım yumruk duvarda iz dahi bırakmadı. Tekmelemeye başladım. Sürekli aynı noktaya vurmaya devam ettim. Sonunda ufak bir parça koptu ve kabuktan içeri ışık girdi. Tekmelemeye devam ettim. Kabuk parçalandı ve temiz hava ciğerlerimi doldurdu. Kendimi bir sarayda buldum. Kırdığım yumurtaya benzer düzinelerce yumurta vardı. Extia’nın sesini duydum.

 

Uyanman uzun sürdü. Seni beklerken çok sıkılmıştım.’

 

‘Özür dilerim Usta. Sonunda İs kademesine geçtim.’

 

‘Evet enerjini sezebiliyorum. Bende 4. aşamaya yükseldim. Kendimi kudretli hissediyorum.’

 

‘Sana sormam gereken bir mesele var?’ Sadece sesini duyuyordum ama soracağım şeyi merak ettiğinden ruhu bedenimden çıktı. Karşımda tanıştığım küçük kız yoktu artık. Büyüleyici güzelliğe sahip uzun altın sarısı parlayan saçlı, okyanus mavisi gözlerinden masumluk akan bir tanrıça vardı. Bedenindeki yaralar geçmiş ve giydiği yırtık elbisenin yerini tek parça siyah bir elbise almıştı. Elbise vücudunun hatlarını öne çıkarıyordu.

 

Evet ne soracaktın?’ Gözlerimi bedeninden çektim ve gözlerinin içine baktım.

 

Üzerimde bir lanet var biliyorsun. Kendi yeteneklerim ile bunu kaldırmam mümkün değil. Bana bir Tanrının yardımı lazım. Bunu benim için yapabilir misin?’

 

‘Üzgünüm. O laneti kaldırmak için henüz yeterince güçlü değilim. 3. aşamaya ulaştığım vakit bir başka Tanrının yaptığı laneti kaldırabilirim.’ Duyduklarıma üzülmüştüm. Şu an nasıl göründüğümü bilmiyordum ama tekrardan erkek olmuştum. Bu iğrenç lanetten kurtulmak istiyorsam bir an önce Köz kademesine çıkmalıydım. Yılanadamların kraliçesine ulaşmalıydım ve bir şekilde Extia’nın bahsettiği tekniği ele geçirmeliydim. Uyurken bir yerlere taşınmaktan usanmaya başladım. Yine kendimi bilmediğim bir yerde ve zamanda bulmak iğrençti. Gittiğim her yere yabancıydım. Yokluğumda dünya çok değişmişti. Bildiğim yerlerden çok uzaklardaydım. Bildiğim bir yeri de tanıyabileceğimden şüpheliydim.

 

Sorun değil. Elbet bundan da kurtulacağım. Giyecek bir şeyler olsam iyi olur.’

 

‘O işi bana bırak.’ Extia parmaklarını şıklattı. Üzerimde ince ışık hüzmesi gezindi ve yerini şık gömleğe ve pantalona bıraktı.

 

Zevkin güzelmiş.’ İltifatına karşılık verdi.

 

Tanrıçanı hafife alıyorsun.’ Sohbetimizi bölen sesler duydum. Diğer yumurtaların arkasına saklandım. İçeriye 3 yılanadam girdi. İçinden çıktığım yumurtanın yanına geldiler.

 

Kraliçeye haber yolla. Yumurtalardan biri sonunda çatlamış. Yavru kayıp ama bulmamız zaman almaz.’ Konuşurken ince yılan dili ağzından çıkıp havayı tadıyordu.

 

Hala burada.’ Kraliçeye haber vermelerine izin veremezdim. Saklandığım yerden fırladım. Yılan hızıma tepki vermede geç kaldı. Elindeki mızrağını alıp karnına sapladım. Sertleştirmenin 5. seviyesine geçtim. Diğer iki yılan üzerime yürürken buz bakışlarım yılanın birini dondurdu. İs kademesine geçmemin bir etkisi olsa gerek bakışlarım yılanı buza çevirmişti. Mızrağı ona doğru fırlattım ve yılan paramparça oldu. Son yılan kaçmaya çalışırken kuyruğundan yakaladım. Kafasını tüm gücümle çevirdim. Kırılan boynundan sesler yükseldi. Cansız bedenini bıraktım ve çul gibi yere yığıldı.

 

Kraliçeyi bu halimle yenebilir miyim?’

 

‘Şu anki gücünle onu yenebilirsin ama dikkat et sandığından çok daha kurnazdır o yılan. Güzelliğiyle düşmanlarını hareketsiz kıldığını söylüyorlar ve zehrini solursan dakikalar içinde ölebilirsin.’

 

‘Kemiklerimin onun zehrine dayanacağını düşünüyorum. Onu öldürmek gibi bir planım yok ama tahminimden daha tehlikeliyse onu öldürmekten başka şansım olmaz.’ Yumurtaların muhafaza edildiği kuluçka odasından dışarı çıktım. Önüme çıkan yılanadamları öldürerek Kraliçeye doğru ilerlemeye başladım.





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1456

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1199

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 986

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 799

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 778

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 593

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 593

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14993 Üye Sayısı
    • 714 Seri Sayısı
    • 33208 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr