Korku dağları bekler. #Atasözü

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 16: Ustam


Ormana girdiğimde hışırtılar kesildi. Yılanadamlar pusuda bekliyordu. Daha fazla oyunlarını oynamaktan istemiyordum. Sertleştirmenin 6. seviyesine çıktım ve parlak sarı gözlerimi ormanda gezdirdim. Çalıların arasında ve ağaçların gövdelerine saklanmış yılandamları gördüm. Kızlara işaret ettim.

 

‘On beşi çalıların arasına saklanmış. Geri kalan yirmisi ağaçların tepesinde. Yay kullanmıyorlar. Frimold sen benimle gel. Çalılardakileri halledelim. Siz ikinizde ağaç tepelerindekileri aşağı indirmeye çalışın.’ Hızla ayrıldık, düşman harekete geçmemizle saklandıkları yerden fırladı. Nerede saklandıklarını önceden tarif ettiğimden herhangi bir sürprizle karşılaşmadık. İri cüsseli yılanadamlar ormanı iyi kullanıyorlardı ancak bu yeterli değildi. Silahım olmadığından düşmanın zayıf noktaları olan kol ve gözlerine saldırıyordum. Frimold ise hançerleriyle düşmanı doğramaya başladı. Yılanlar parlayan kızıl gözleri gördüklerinde korkuyla geri çekilmeye başladılar. Bende kaçan düşmanın nerede olduğunu sarı gözlerimle söylüyordum. Yılanadamlar karşılık vermeye çalıştı ama bunda başarısız oldular. Ağaçların tepelerinden atlasalar da tek kaybettikleri kendi kelleleri oldu. Dikkatimi dağıtan şey devrilen koca bir ağacın 5 yılanadamın üzerine düşmesiydi. Ağaç 1 metre kadar önüme düşmüştü. Arkamı döndüm. Mirana ve Aleif pis pis sırıtıyordu. Gözlerimi devirdim.

 

‘Aşağı indirmeyi biraz yanlış anlamışsınız.’

 

‘Tatlı dile yanaşmadılar.’ dedi Aleif yüzündeki gülümsemeye engel olamadan. Son kalan düşmanıda kılıçtan geçirdik. Eve üstümüze bulaşan yeşil kanlar içinde geri döndük. Kreya’yı kilitlediğim odanın kapısını açtım. Panterler içeride sıkılmış olmalılar ki koşturarak dışarı çıkıp oyun oynamaya başladı.

 

‘Seni yerler diye ummuştum ama görünüşe bize fazla alışmışlar.’ Kollarındaki halatı çözdüm. Ellerini ovuşturdu. Merakla yüzüme baktı. ‘Yılanadamlar mı? Hepsinin icabına baktık. Şimdi seninle ufak bir konuşma yapalım Kreya.’ Bileğinden sımsıkı tuttum ve çevirdim. Acıyla inledi.

 

‘Adımı nasıl biliyorsun?’

 

‘O güzel adını nasıl unutabilirim ki. Sen beni kandırıp evimi kirleten elfsin. Efendin Grim'i de unutmam mümkün değil. Sizi orada öldüremediğim için ne kadar vicdan azabı çektiğimin farkında değilsin. Önce parmak kemiklerinden başlayacağım. Sonra bileğin ve kolun gelecek. Bedeninde kırılmadık yer kalmayana kadar kıracağım. Ama hiç merak etme ölmene izin vermeyeceğim. Kırılan kemiklerini iyileştireceğim ve onları tekrar kıracağım.’ İçimde bir ses yükseldi.

 

‘Dur!’ Binlerce yıldır hissetmediğim acı hissiyatı başıma cereyan etti. Bu his o kadar yabancıydı ki. Kafam patlayacakmış gibi ağrımaya başladı. Damarlarım yırtılacakmış gibi oldu. Acıyla yere kapandım. Ellerimi başıma götürdüm. Tırnaklarım kafa derime saplandı. Amacım acımı dindirmekti ama ne yaptıysam faydasızdı. Kızlar koşarak odaya geldiler. Daha önce beni hiç acı içinde kıvranırken görmemişlerdi. Mirana yanıma çöktü. Neler olup bittiğini anlamaya çalışıyordu. Aleif’in gözlerinden yaşlar akıyordu. Frimold ise iyileştirme yeteneğini kullanıyordu. Kreya olduğu yerde donakalmış yaşananları izliyordu. Zihnimde anılarım gözlerimin önüne geldi. Tanrılar tarafından aldığım cezanın sözlerini duyuyordum. ‘Sana ölümün kıyısına gelene kadar işkence edeceğiz. Sonra seni iyileştirip devam edeceğiz.’

 

‘Hayır!’ diyerek haykırdım. Bedenimin her yeri acımaya başladı. Yaşadığım bütün o işkenceler sanki tekrar ediyordu. Nefesim düzensizleşti. Gözlerim karardı. Sonra bütün acı gitti. Rüyadan uyanmıştım sanki. Kapkaranlık bir odadaydım. Her şey bu odada başlamıştı. Karanlığın ortasında bir çocuk gördüm. Yara bere içindeki sırtını görebiliyordum. Sarı saçları omuzlarına kadar iniyordu. Çocuk ayağa kalktı ve yanıma geldi. Mavi gözleri çok güzeldi.

 

‘Uzun zaman oldu değil mi?’ Avuç içini bana doğru uzattı.

 

‘Evet. Hem de çok uzun zaman.’ Parmaklarımı parmaklarına doladım.

 

‘Demin neler olduğunu anladın mı?’

 

‘Evet. Nefret ettiğim Tanrılar gibi davranmaya başladım.’

 

‘Ve?’

 

‘Ve beni cezalandırdın.’ Kaşlarını çattı.

 

‘Seni cezalandıran ben değildim. Kendi benliğin seni cezalandırdı. Ben senin içinde yaşayan bir ruhum o kadar. Sana yalnız yürümen gereken bu yolda olacak rehberim.’

 

‘Benim ustam mı olacaksın?’

 

‘Evet. Bütün bu zaman boyunca tek yaptığın kaçmaktı. Dünya hakkında hiçbir şey bilmiyorsun. Hatta böyle devam edersen kızlarında öyle olacaklar. Kendinin ve onların iyiliğini istiyorsan eğer, beni ustan olarak görecek misin?’ Düşünmeme bile gerek yoktu.

 

‘Evet Usta. O kadar güçsüzüm ki. Hala Tanrı lafını duyduğumda geceleri bacaklarımın titrediğini hissedebiliyorum. Bana ne dersen onu yapmaya hazırım. Beni öğrencin olarak alacak mısın?’

 

‘Beni uyandırman için ne kadar beklediğimi bilsen bu soruyu sormazdın. Ben senin için buradayım benim Tanrı katilim.’

 

‘Tanrı katili mi? Ben hiçbir Tanrıyı öldürmedim.’ Küçük kız başını iki yana salladı.

 

‘Hayır bir tane öldürdün ve ruhunu aldın. O benim. Ben, Acının Tanrıçası Extia’yım.  Beni öldürdün, gök ve yer arasındaki hiçbir acıyı hissetmez oldun. Bunun kontrolü tamamen sana ait ama henüz onu nasıl idare edeceğini bilmiyorsun.’ Kafam karışmıştı. Karşımda duran çocuk bir Tanrıça mıydı? Ve ben onu öldürmüştüm. Olayları idrak etmede giderek zorlandım. Söylediği şeyler mantıklıydı ama bunları hazmetmek zordu.

 

‘Bir Tanrıça neden öldürülmesine izin verir ki?’ Sorumu bekliyormuşcasına gülümsedi.

 

‘Hayır aslında ölmedim. Sadece sana benden bir parça verdim. Böylece birbirimize bağlandık. Sen benim seçilmişimsin. Biz Tanrılar kusursuzuzdur ancak bu kusursuzluğumuz birbirlerimizle çelişir ve ters düşeriz. Kendi aramızda savaşmamız düzenin sonunu getireceğinden hepimiz kendi adımıza savaşacak savaşçılar seçeriz.’

 

‘Ve sende beni seçtin.’ Kendimi kullanılmış gibi hissetmekten alıkoyamadım. Hayal kırıklığımı sezmiş olmalı ki elini koluma koydu.

 

‘Sen benim kutsalımsın. Ben diğer Tanrılar arasında fazla itibara ve güce sahip değilim ama kendime birini seçip onun gelişiminde yardımcı olursam eğer, diğerlerine diz çöktürebilirim ve dünyada benim sözüm daha çok geçer.’

 

‘Yani diğer Tanrılar’ın da seçtikleri var öyle mi?’

 

‘Hepsinin değil. Sadece 4. ve 5. aşamadaki Tanrılar bu yarışa girer. Ben 5. aşama Tanrıça’yım.’

 

‘Tanrı aşamaları mı? Bunu daha önce duymamıştım.’

 

‘Hepimizin güçleri bir değil. Bu yüzden kendi aramızda bir sıralama sistemimiz var. Eğer benimle ilerlersen muhakkak sende bir Tanrı olabilirsin. Hatta ben yitip gittiğimde yerimi alacak varisim bile olabilirsin.’

 

‘Sen yitip gittiğinde mi? Siz Tanrıların belli bir yaşam süreniz mi var?’

 

‘Bizim süremiz sizin ellerinizde, eğer kimse sana dua etmezse er ya da geç unutulucaksındır ve unutulduğunda da yitip gidersin.’

 

‘Peki sen Acının Tanrıçaysan, sana kim dua ediyor?’

 

‘Bana çektiği ızdıraplardan kurtulmak isteyenler dua eder. Bana kaybettiği sevgilisinin kalbinde bıraktığı yangını durdurmak isteyenler dua eder. Bana ölüm döşeğinde bir an önce ölmek isteyenler dua eder. Onların acılarını alırım ve huzur içinde uyumalarını sağlarım. Hadi buradan çıkalım. Önümüzde uzun bir yol var.’ Karanlık odadan çıktık. Kendimi yatağımda uzanırken buldum. Jagos karnımın üzerinde yatıyordu. Kızlar yatağımın etrafında endişeli gözlerle beni izliyorlardı. Yataktan kalktım ve iyi olduğumu söyledim. Israr ettiler ama karşı çıktım.

 

‘Hazırlanın yolculuğa çıkıyoruz.’

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1456

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1199

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 986

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 799

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 778

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 593

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 593

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14992 Üye Sayısı
    • 714 Seri Sayısı
    • 33205 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr