Korku dağları bekler. #Atasözü

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 10: Işık Tarikatı


İnsanların Azat evini yağmalarından sonrasını pek hatırlamıyorum. Amacımı yitirmiştim. Bütün bu olanların tek sorumlusu bendim başkası değil. Koca bir medeniyeti ortadan kaldırtmıştım. Kendi evimi. Başıboş ormanlarda dolandım. İnsanlardan uzağa hiç bir ırkın bulunmadığı terk edilmiş kırlarda yürüdüm. Yürüdüm ve yürüdüm. Ne yemek yedim ne içtim. Bedenim güçsüzleşmedi. Hiçbir şey olmadı. Günlerce haftalarca bir mağara bulana kadar yürüdüm. Mağara kendi içinde dallanarak derinlere kök salmıştı. En derin olduğunu düşündüğüm tünele girdim. Sonuna kadar yürüdüm. Daha da ilerleyemeceğim yere vardığımda oturdum ve meditasyon yapmaya başladım. Öfkem gölgem gibi peşimden ayrılmadı. Hüzün ise tanıdığım, sevdiklerimin isimlerini kulaklarıma fısıldadı. Gözlerimi kapadım.

 

Tam olarak kaç yıl geçti bilmiyorum. 24 kez şekil değiştirdim. Bu da en azından 120 yıl geçmiş demekti. Değiştirdiğim şekillerin hepsini hatırlamıyorum. Bir tanesinde çok yaşlı bir adama dönüşmüştüm. Bir tanesinde ise 10 yaşlarında çocuğa. Acı hissetmiyorum sanmıştım. Ancak kalbimin attığını değil sızısını dinliyordum. Dinmeyen incecik bir sızı. Geçen zamanda insan olmanında bende kalan son kırıntılarını da kaybettim. İnsanlığımı yitirdiğimde öfkem ve hüznüm azaldı. Yok olmasalar bile. İnsan ömründen daha uzun süre meditasyon yapmam sertleştirme tekniğimi muazzam seviyelere çıkardı. Bilinç altımda geçirdiğim bu uzun zamanda mağarada neler olduğunu, dışarıda neler olduğunu hiç umursamadım. Zaman her şeyin ilacıdır derler. Bu söz hem doğru hem yanlıştır. Evet, zaman geçtikçe öfkem neredeyse dindi. Hayır, hüznüm peşimi bırakmadı.

 

Derin uykumdan uyanmama sebep olan güçlü bir varlık sezdim. Gücü hafife alınamazdı. Gözlerimi açtığımda mağaranın meşalelerle aydınlatılmış olduğunu gördüm. Gözlerim odağını tekrar kazanana kadar oturduğum yerden kalkmadım. Görüşüm netleştiğinde mağara duvarlarının yontulduğunu ve oda gibi bir mekanda olduğumu gördüm. Odadan çok bir hücre olduğunu ise demir parmakları farketmem sebep oldu. Uzaktan açılan kapı meşalelerdeki alevlerin titreşip duvarlarda dalgalanmalar yaratmasına sebep oldu. Beyaz cüppeli yüzünü göremediğim bir adam demir parmaklıkların karşısına kadar geldi.

 

‘Beni fark edeceğini biliyordum.’ Karşılık vermediğimden devam etti. ‘Seni o mağaradan buraya getirmek çok zahmetli oldu. Sana yaklaşmaya çalışan adamlarım küle dönüştüler.’ Yine cevap vermedim. ‘Öyleyse seni buraya nasıl getirdim? Merak etmiyor musun?’

 

‘Ne olmuş ya da ne olacağı umrumda değil.’ Kalın sesim baskıcıydı. Ayağa kalktım. Beyaz cüppeli adamın yanına yürüdüm. Ona ulaşmamı engelleyen tek şey aramızdaki demir parmaklıktı. O da sıkıntıymış gibi durmadı gözüme. ‘Kapıyı açacak mısın yoksa ben kendim mi açayım?’ Cüppeli adam güldü. Halinden memnun gibiydi.

 

‘Tabi. Zindanımı yıkmana gerek yok. Sen. Kapıyı aç.’ Muhafız elinde anahtarla gelip kapıyı açtı. Kapıyı açmasıyla geldiği yere geri dönmesi bir oldu. ‘Onlar benim kontrolümdeki köleler merak etme. Artık bir benlikleri yok.’

 

‘Benliği olup olmaması umrumda bile değil. Hepsinden nefret ediyorum.’ Üzerinden bir asırdan fazla zaman geçse bile öfkemin dinmediğini farkettim. Ellerimi yumruk yaptım. Parmak eklemlerim bembeyaz kesildi. ‘Sende kimsin?’ Beyaz cüppeli adam benden korkmuşa benzemiyordu. Anlattıklarına bakılırsa derin uykum sırasında bana yaklaşmaya çalışan hizmetkarlarının canını almıştım. Çokta umrumda da değildi açıkcası.

 

‘Ben Auron’um. Bir yarı ilahım. Işık Tarikatının kurucusuyum. Dünya üzerindeki her varlığın Işığın yolunda ilerlemesini sağlamakla yükümlü ölümsüzüm.’

 

‘Bir yarı ilah mı? O zaman seni öldürmem için bir sebebim daha oldu.’ Gözlerim sertleştirmenin 2. seviyeyesine geçti. Kan kırmızı gözlerimle Auron’a atıldım. Belimde asılı duran kılıcımı kınından hışımla çektim ve cübbeli ölümsüze savurdum. Kılıç beyaz cübbeyi yırtıp ilahın bedenine saplandı. Auron’un kahkahaları zindanı doldurdu.

 

‘O dandik kılıcının bana zarar verebileceğini mi düşündün? Öfken yersiz. Ben sana Işığı getirdim.’ Cüppesini bir çırpıda üzerinden fırlattı. Kül kadar solgun beyaz teni ve bembeyaz dağınık kısa saçları vardı. Gözleri ise altın sarısı parlıyordu. Rakibimin gücünü ölçmek için bunlar yeterliydi. Sertleştirmenin daha üst seviyelerine çıktım. 5. seviyeye ulaştığımda gözlerimin soğuduğunu hissettim. Derin uyku meditasyonum da 5. seviyeyi de kırıp geçmiştim ancak ilk kez şimdi kullanıyordum. Bedenimin sarsılmasıyla dizlerimin üzerine çöktüm.

 

Auron meraklı bakışlarla beni izlerken karnına saplı duran kılıcımı çıkardı. Kılıcımı iki ucundan tuttu ve çok az bir kuvvet uygulayarak kılıç büküldü. Sırtımdan başlayıp kafama ilerleyen yumruların büyüyüşünü tenimde hissedebiliyordum. Yumrular alnımda ve iki omzumun uç hizalarında durdular. Acı hissetmediğimden daha çok karıncalanma ile gıdıklanma arası sinir bozucu bir histeydim. Omuz ve alnımdan sivrilen kara boynuzlar derimi yırtıp geçti. Etrafa saçılan kanlar bir kaç meşalenin sönmesine sebep oldu. Zindandaki ışıkta bir değişim olmadı. Auron’un deminki kahkahası kesildi. Yüzündeki kendinden emin bakış yerini endişeye aldı.

 

‘Sanırım sana kim olduğunu sorma sırası bende.’

 

‘Son nefesini verirken öğreneceksin merak etme lanet tanrı seni.’ Buz mavisi gözlerimden yaydığım enerji muazzamdı. Auron’un altın sarısı gözlerine baktığımda bazı anıya benzer kesitler gördüm. Bir tanesinde beyaz kanatlarının tek tek sökülüşünü, bir diğerinde cennetten atılışını gördüm. Acı üzerine acı gördüm. Cennetten kovulan bir melekti o. Güzelliğini biraz kaybetse dahi yaydığı büyüleyici enerjisi hala aynıydı. O benim düşmanım değildi. Sakinleştim ve yumruklarımı gevşettim. Auron şaşırır gibi oldu.

 

‘Ne oldu? Beni öldürmeyecek miydin?’

 

‘Hayır. Sen benim düşmanım değilsin.’ Sakince yanına gittim ve kılıcımı saplamış olduğum karnındaki derin yaraya ellerimle dokundum. Sertleştirmenin 4. seviyesine indim. Gözlerim açık yeşile kaydı ve alt kirpiklerimin altlarından aşağıya 2 uzun kalın yeşil çizgi indi. Yarasına dokunduğum yeri sarı bir ışık sardı. Derin yara saniyeler içinde kapandı. ‘Bununla hatamı telafi ettim. Seni öldürebilir miyim bilmiyorum ama düşmanım olmayan birini öldürmenin bir anlamı yok.’

 

‘Anlıyorum. Bir insana göre hayli beceriklisin. O mağarada sende bir şeyler olduğunu hissetmiştim.’ İğrenmiş bakışlarımı gözlerine diktim.

 

‘İnsan mı? O iğrenç varlıklarla beni karıştırma sakın. Önce onları sonra Tanrıları yok edeceğim.’

 

‘Tanrıları yok etmek mi? Buna gücünün yeteceğinden şüpheliyim doğrusu.’ Yüzüne önceki çok bilmiş ifadesi geri geldi.

 

‘Öyleyse ortak bir amacımız var gibi.’ En içten gülümsememi takınırak. Auron’un ne demek istediğinden tam emin değildim ancak bana aynı şekilde karşılık verdi. Onu takip etmemi söyledi ve tek kelime daha etmeden zindandan çıktık. Bolca merdiven ve koridordan geçtik. Tarikatın içi çok genişti. Her tarafta tablolar asılıydı. Bu tablolarda çoğunlukla kutsal kabul edilen motifler resmedilmişti. Çıplak bakireler, beyaz kanatlar, 1000 yılda bir açan çiçekler… Koca kapılarla dolu koridorun birinde durduk.

 

‘Gir. Önce güzelce yıkan seni kabul salonunda bekliyor olacağız.’ Arkasına bakmadan yürümeye devam etti. Dev kapıları ardına kadar ittim ve beni içeride koca bir hamamın beklediğini gördüm. Üç hizmetçi yanıma geldi. Kadınların üzerlerinde sadece havlu vardı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1456

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1199

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 986

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 799

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 778

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 593

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 593

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14993 Üye Sayısı
    • 714 Seri Sayısı
    • 33208 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr