"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Beyond Eternity - Kitap 1, Bölüm 4: İlk Tekniğim


Yüzüme vuran güneş ışığıyla uyandım. Yüzümü ovuşturdum ve yatağımdan doğruldum. Var gücümle gerindim. Uyku sersemliğimi üzerimden atmaya çalıştım. Pencereyi açtım ve güzel meltemin odaya dolmasına izin verdim. Camın dış tarafındaki sarmaşık yabani çiçeklerin kokusu beni mest etti. Kaldığım binadan şehrin geri kalanını görebiliyordum. Surları ve ardını bile. Sarıya çalan tarlaları, besili hayvanların minik kara silüetlerini.

 

Bu cennet yukarıdakinden çok daha güzel. Gözlerimin tekrar dolduğunu hissettim. Ağlamanın ne anlamı vardı ki. Güzel meltem havasından derin bir nefes aldım. Çizmelerimi giyip odamdan çıktım. Koridorda çocukların koşturduğunu gördüm. En son ne zaman çocuk görmüştüm? Doğru o sarışın güzel çocuğu görmüştüm. Peki ya ona ne oldu? Orasını hatırlayamadım. Arkamdan gelen ayak seslerine döndüm. Üç küçük çocuk bana bakıyorlardı. Asıl baktıkları şeyin yüzüm değil saçlarım olduğunu gördüm. Dizimin üzerine çöküp çocuklarla aynı hizaya geldim. Bana en yakın duran çocuğa döndüm.

 

‘Dokunmak ister misin?’ Çocuk başta çekindiyse de merakına karşı koyamadı. Ellerini uzun kızıl saçlarımda gezdirdi. Diğer çocuklarda onu takip etti.

 

‘Bakıyorum çoktan çocuklarla kaynaşmışsın.’ Lex’in sesini arkamda duydum. Çocuklarda ellerini saçlarımdan çektiler. Onlara gülümsedim ve Lex’in yanına gittim.

 

‘Rahat uyuyabildin mi?’

 

‘Evet, asırlardır uyumamış gibiydim.’

 

‘Haha, güzel tabir.’ Lex’te dikkatimi çeken bir değişiklik vardı. Gözlerinin griği tamamen gitmiş onun yerine koyu kahveye dönmüştü. Yüzüne garip baktığımı fark ettiğinde durumu açıkladı.

 

‘Biz askerlerin görev sırasında zihinlerimizi açık tutmak için kullandığı bir yetenekten dolayı gözlerimiz griye çalıyor. Bugün izin günüm olduğundan gözlerim asıl renklerindeler.’

 

‘Bu… inanılmaz. Başka yetenekleriniz de var mı?’ Merakım giderek arttı.

 

‘Elbette ancak onları öğrenmek için daha üst rütbelere ulaşman gerek. Ben sadece 10 kapı komutanından biriyim.’

 

‘Ama senin konumundan sadece 10 tane var. Yeterince yüksek bir rütbeye benziyor.’

 

‘Yo hayır, böyle düşünmemelisin. Ben sadece buraya asla ulaşamayacak olan düşmanı gözlüyorum.’

 

‘Anlamıyorum düşman buraya asla ulaşamıyorsa neden onları gözlüyorsun?’

 

‘Çünkü gelmeyeceklerini varsayıp tedbirini almazsan, bir gün hepimiz ölürüz.’ Bu sözleri bütün soğukkanlılığı ile söylemişti. Konuyu daha fazla uzatmamak için başımı eğdim, yürüyerek binadan çıktık.

 

.

.

.



‘Baksana Lex, bende dövüş eğitimi almak istiyorum. Bu konuda bana kim yardımcı olabilir?’ Dinlenmek için oturduğumuz taş bir bankta asıl niyetimi dile getirdim.

 

Dövüş demek. Sadece asker olanlar o eğitimi alır. Onun dışındaki halk bunun gibi bir eğitimi almak istemez. Sen neden dövüşçü olmak istiyorsun?’

 

‘Burayı korumak istiyorum. Düşmanların kirli ellerinin buradaki tek bir çakıl taşına bile değmesini istemiyorum.’ Sözlerim hoşuna gitmişe benziyordu.

 

‘Beni takip et.’ Taş döşeli yollardan uzun bir tepeyi tırmandık. Bir sürü kişinin ellerinde tahta sopalarla talim yaptığını gördüm. Talim yapanları kontrol eden uzun, yapılı bir adamın yanına gittik. Lex dövüşçü olmak istediğimi adama anlattı. Adam göz ucuyla beni süzdü sonrasında kafasını salladı. Lex oradan uzaklaştıktan sonra diğerleri gibi bende sopa talimine başladım. Sopa sallamak başta kolay gelsede kollarımdaki kasların kasılmalarına sebep oluyordu. Herhangi bir ağrım yoktu. Ne de olsa acı hissetmiyordum. Sanırım acı hissetmemem o çocuk sayesinde olmuştu.

 

Saatlerce sopa salladım. Diğerleri yorulup bir kez mola verselerde ben durmadım. Hiç ağrının olmaması mükemmel bir şeydi. Sırılsıklam ter içindeydim ama sopamı sallamaya devam ettim. Mola verenler beni gördüklerinde molalarını yarıda kesip tekrar sopa sallamaya başladırlar. Hava kararana kadar sopa sallamaya devam ettik.

 

.

.

.

 

‘Sana söylüyorum o kadında bir şey var. Taitus kapı sorumlusu Lex onu öğle vakti idadiye getirdi. Önder onu süzdükten sonra talime katılabileceğini söyledi. Sana yemin ediyorum oradadaydım. Kadın 5 dakika bile dinlenmeden akşama kadar sopa salladı.’

 

‘Akşama kadar sopa sallamakta ne var ki? Bir kadın senden daha dayanıklı diye kıskandın mı yoksa?’

 

‘Hayır hayır, olay o değil. Bir düşün sabahtan akşama kadar aynı pozisyonda sopa sallarsan ne olur?’

 

‘Hımm, heralde kollarıma kramp girer ve yanmaya başlarlardı.’

 

‘Evet öyle olurdu ama bu kadında öyle bir şey görmedim. Sadece ter içindeydi.’

 

‘Belki de bunu çocukluğundan beri yapıyordur, yinede bunda abartılacak bir şey yok. Yemeğini ye hadi.’

 

‘....’

 

Yemekhanenin uzak bir köşesinde tek başıma yemeğimi yiyordum. Kollarım kaskastı olmuş açarken geriliyorlardı. Galiba çok ağır şekilde ağrıyorlardı. Onları böyle zorlamaya devam edersem sakatlanır mıydım yoksa gerçekten de bir soruna yol açarlar mıydı? Bunu bilmenin tek yolu denemekti. Yeni odama erkenden gittim ve yatağıma uzandım. Açık penceremden içeri serin rüzgar esiyordu. Kollarımı başımın arkasında topladım, düşünceler eşliğinde uykuya daldım.

 

.

.

.

 

3 ay boyunca aralıksız sopa talimi yaptım. Kollarımdaki kasların özellikle bileklerimin kuvvetlendiğini hissettim. Gücümü test etmek için tahta sopayı tek elimle ortasından tuttum ve var gücümle sıktım. Sopadan çatırtılar yükseldi ve kuvveti en çok uyguladığım noktadan kırıldı. Önderin yanına gidip sopa talimini tamamladığımı bildirdim. Bana ilk zamanlarda gösterdiği ilgisiz bakışlarının yerini gururlu bir babanın tebessümü almıştı. Gür kahkahası idadi salonunu doldurdu.

 

‘En iyi öğrencimden de bu beklenirdi. Gördüğünüz mü sizi tembel tenekeler. Sadece 3 ayda sopa talimini tamamladı. Azyl’i örnek almanız gerek.’

 

‘Evet efendim.’ Salondan toplu sesler yükseldi.

 

‘Benimle gel sonraki aşamaya geçiyorsun.’ Önderin hemen arkasından salondan çıktım. Küçük boş bir odada yere çömeldik.

 

‘Sana asıl hazinemizin temellerini göstereceğim. Dikkatle izle. Bu mirası almaya hak kazandın.’ Gözlerini kapadı ve derin bir nefes aldı. Vücudunun kasıldığını gördüm ve gözlerini açtığında renkleri griye kaydı.

 

‘Biz buna Sertleşme diyoruz. Zihnini diri tutmaya ve her an tetikte olmana yardımcı oluyor. Sertleşmeyi anlayabilmen için zihnini duygularından bir anlığına ayırmalı ve o boşluğu kabullenmelisin. Hadi sen dene.’

 

Gözlerimi kapadım. Dipsiz bir kuyunun hayalini kurdum. Hiçbir duygunun var olmadığı, sadece sonsuzluktan ibaret bir yer. Soğuk içimi kapladı, derinlerine süzüldüm ve gözlerimdeki yoğun sıcaklığı hissettim. Gözlerimi açtım.

 

‘Güzel, nasıl hissediyorsun?’

 

‘Dünya çok basit ve düz geliyor.’ Önder gülmesine bir kez daha hakim olamadı.

 

‘Haha, ilk seferini yaşayan herkes öyle der.’ Çömeldiği yerden kalktı. Ona meraklı gözlerle baktığımı gördü.

 

‘Sor bakalım ne soracaksan.’

 

‘Bu tekniği öğrenmekle sopa taliminin nasıl bir bağlantısı var bunu anlayamadım sadece.’

 

‘Sopa taliminin bununla hiçbir ilgisi yok. Bu tekniği geldiğin günde öğrenebilirdin ama buradaki asıl nokta senin bu tekniğe değerli olup olmadığını ispatlamak. O salonda neredeyse 2 yıldır sopa talimi yapanlar var. Bir çoğu da kollarının ağrısından bırakıyorlar.’ Önderin dediklerini düşündüm. 3 ay boyunca sopa sallayarak ve sonunda onu tek elimle parçalayacak konuma ulaşmam ile kendimi sertleştirme için hazır olduğumu göstermiş oluyordu. Önderin önünde saygıyla eğildim.

 

‘Beni aydınlattınız efendim.’

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1369

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1143

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 952

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 777

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 728

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 588

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 508

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 104

Site İstatistikleri

  • 19068 Üye Sayısı
  • 552 Seri Sayısı
  • 26760 Bölüm Sayısı


creator
manga tr