Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Ben Alice Phida Faley - Yarım Kalmış Uyanış


Alice Rahibe'nin sözleriyle şok oldu. Çünkü ilk defa böyle bir şeye şahit oluyordu. Rahibe Nefti'nin Başrahip Andre'nin yüz ifadeleri onlarında ilk defa böyle birşey yaşadıklarına dair bariz ifadelerle doluydu.

''Küre parlıyor. Üç renk ahenkli bir şekilde dans ediyor. Bahşedilmişini uyandırdı ve hala uyanışı bitmedi mi?''

Bu soru kalabalığın önüne gelen Rahip Frenson'dan gelmişti. Sesindeki şaşkınlık bir miktarda korku vardı. Alice ondaki endişeyi görünce daha da panik olmaya başladı.

Başrahip Andre Alice'e yaklaşıp konuşmaya başladı.

''Alice lütfen gözlerini kapat ve hissetmeye çalış. İçinden gelen sese kulak ver. Sanırım uyanışın henüz bitmedi.''

Alice söylenenleri duyduktan sonra yapması gerekeni bildiği için bir nebze de olsa rahat hissetti. Gözlerini kapatıp Zeradith'e sormak ona herşeyden daha mantıklı geldi.

Gözlerini kapattı ve kendini bir boşlukta düşüyor gibi hissederek aynı boş beyaz odaya geldi. Zeradith orda sessizce oturuyordu.  Arkası dönüktü. Yüzü görünmüyordu ancak beline kadar uzun kızıl saçları alev parçası gibi parlıyordu. Odadaki bembeyaz ışık bu kızıllıkla aciz bir mutluluk yaşıyordu adeta. Kırılmaya başlamış gibiydi odadaki herşey kızıllıkda bu kırılmanın başlangıcı gibiydi.

Alice Zeradith olduğunu nasıl bildiğini bilmeden biliyordu. Sanki ruhunun bir parçasıymış gibi onu hissediyordu. Odayı dolduran beyazlıkda Zeradiht'in ona dönmesiyle  daha bir parlak hale geldi. Gözleri beyazdı. Teni gibi tatlı bir beyaz değil. Kar gibi soğuk bir beyazdı. Adeta kırmızıya meydan okur gibi parlayan çok canlı bir beyazdı.

Yüzünde ki sıcacık tebessüm ondaki güç aurasını yok saydıracak kadar tatlıydı. Renkler her zerresine kadar güç ile doluyor ve taşıyor olmasına rağmen Alice'te zerre kadar da olsa bir korku yaratmıyordu. Çünkü sanki içinin her bir parçası Zeradith'in ona zarar vermeyeceğini biliyor gibi hissediyordu.

Alice ona yavaş yavaş yaklaştı  ve tebessümüne karşılık verdi.  Zeradith'in yanına dizlerini büküp oturdu. Zeradith direk olarak Alice'e sarıldı. Ve büyük bir özlemle yapılan bir sarılmaydı bu. Sanki uzun zamandır görmediği kızına sarılır gibi sarılıyordu Zeradith.

Alice bu sıcacık sarılmaya bir anlam veremese de karşılık vermek istedi ve oda sarıldı. Daha sorması gereken tonla soruya rağmen Alice bu tanımadığı güçle dolup taşan yabancı kadına hasretle sarıldı sebebini bile bilmeden.

Kimdi Zeradith? Nerden geldi? Bu ortamda Alice ile beraber ne işi var? Bu sorular en çok merak ettiği şeylerdi. Ama sanki bunlardan önce sormak istediği şey ''Nerde kaldın ? '' sorusuydu. Sanki Zeradith'i çok uzun zamandır tanıyor gibi hissediyordu. Daha da önemlisi ona güveniyordu.

Küreyi kabul ettikten sonra Zeradith sanki bir parçası olmuştu ve onun hep parçasıymış gibi hissetmişti. Alice sarılmasını bitirmeden bunları düşünürken Zeradith konuşmaya başladı.

'' Sevgili Alice bu kadar geç kaldığım için özür dilerim. Ancak uyanıştan önce yanında olsaydım muhtemelen bu sana sadece zarar verirdi. Kim olduğumu ve neden burda olduğumu bilmiyorsun. Ama aslında seni en iyi tanıyan benim.''

Alice bu sözlerden sonra kendi kendine ''Zihnimi mi okudu acaba ? '' diye düşündü. Ancak böyle olmadığını biliyordu. Bu sözler samimi ve içinden gelen sözler olmalıydı yoksa başka şekilde olsa Alice anlayacağını hissediyordu. Sanki Zeradith ne yaparsa yapsın hissedebilir anlayabilir gibi geliyordu Alice'e.

''Benim güzel Alice'im uyanışın henüz bitmedi. Bu seçmen gereken küre benim sana bağlı kalabilmem için gereken güçtü. Şimdi ise atalarından kalan uyanışını seçmen gerekiyor. Ancak beni ve benim için seçtiğin gücü kimseye anlatamazsın. Ayrıca bana ihtiyacın olduğunda yanında olucağıma emin olabilirsin. Tek yapman gereken adımı hatırlamak. ''

Alice tam olarak nasıl bir gücü olduğunu bile bilmiyordu ancak Zeradith'e güvenebileceğini biliyordu. O yüzden sadece sessizce başıyla onayladı ve gülümsemeye devam etti.

''O zaman şimdi ailenin gücünü secme zamanı. '' diyerek gülümsedi Zeradith. Adeta gülümsemesi bile huzur sebebiydi Alice için. Yorgun ve halsizmiş ancak ona rağmen mutluymuş gibi hissetti Alice. Zeradith'in ne yaşadığını daha çok merak etmeye başladı. Ve sormak istese de ağzını açamadı. Anlatmasını beklemek daha doğru diye düşündü Alice.

Zeradith Alice'in tebessüm eşliğindeki onayını gördükten sonra sevinçli bir şekilde ayağa kalktı ve elini Alice'e uzatıp ona da kalkmasında yardım etti. Ardından  Odadaki kürelere doğru yürüdü. Odada ilk gözlerini açtığında olandan çok daha az küre vardı. Hatta yarısından bile az küre kalmıştı. Alice sebebini anlamasa bile sormak istemedi çünkü zaten bu küreler yeterince parlak geliyordu Alice'e. Mel ve William'ın kürelerinden aşağı bir parlaklıkları yok gibi geliyordu. Hatta belki onlardan daha parlak diye düşündü Alice.

Zeradith Alice'in muzip gülümsemesini görünce bir kahkaha attı ve ardından konuşmaya başladı, kendisine şaşkın şaşkın bakan Alice'e doğru.

''Alice sana insanlar ne söyledi bilmiyorum ama kürelerin ne kadar parladığı onların gücünü göstermez. Gücüne dair ipucu verebilir ama sadece parlamasına bakarsan emin ol çok yanlış olur. Benim için seçtiğin küre tozlar içindeydi hatırlatırım.'' diyerek tebessüm etmeye devam etti.

Alice ne yapması gerektiğini şaşırmıştı. En parlak olanı seçmek en basit yoldu onun için.

''Peki hangisini seçmeliyim?'' diye sordu Zeradith'e ve adeta yalvarır gibi bir soruydu bu.

''Bence sana en yakışacak küreyi seçmelisin Alice.'' diyerek muzip bir gülümseme takındı Zeradith. Rahibe Angelica'nın muzip gülümsemelerine çok benzeyen bu gülümseme Alice'e çok şey anlatıyordu.

''Ne yaparsan yap pişman olmayacağın sürece hiç bir sorun yok tatlı Alice'im.''  Rahibe Angelica'nın sözleri zihninde yankılanan Alice kürelere daha dikkatli bakmaya karar verdi.

Hemen sol ilerde olan Mavi bir küre dikkatini çekti. Rengi aşırı açık bir maviydi. Ve adeta içinde sular çağlıyor, denizler dalgalanıp köpürüyordu. Alice'in çok hoşuna gitti bu. Ancak ona uygun gibi gelmemişti.

Onun biraz ilerisinde sağında ise yeşil renkler yayıp sürekli olarak ton değiştiren bir küre gözüne takıldı Alice'in. Rengi her ne kadar hoşuna gitse de ona yakın olmaktan çok uzak hissettiriyordu.

Odanın en ilerisinde gözüne takılan bir küreye kadar tek tek inceledi küreleri. Odanın sonundaki küre beyaz bir ışık yayıyordu. Parıltısı sarıya kayıyor olsada beyaza geri dönüyor ve sürekli hareket ediyor gibiydi. Alice küreye yaklaştıkça daha çok merak etti. '' Bu olabilir mi ?'' diye düşünmekten alamadı kendini. Küreye yaklaştığında ''Acaba bu mu ?'' sorusu yerine ''Bence bu!'' demeye başladığını küreye dokunana kadar farketmemişti. Küre önce titreşti ve sonra yükseldi. Odada bir kaç tur attıktan sonra rengi maviye kahverengiye ve biraz da yeşile çalan renklerde parladıktan sonra tekrar beyaza döndü. Ardından da Alice'in göğsüne doğru hızla uçup tam kalbinin üzerinden girdi.

Alice küre kendine süzülmeye başlarken hissedeceğine emin olduğu acı için gözlerini sımsıkı yumup avuçlarını sıktı. Ancak beklediğinin aksine hiç bir acı hissi yaşamadı. Ve gözlerini ancak bir süre sonra kendini kötü hissedince açabildi. Zeradith kollarını göğsünde birleştirmiş tebessüm eder şekilde bekliyordu Alice'i. Kendisine şaşkın şaşkın bakan Alice'i görünce daha fazla dayanamadı ve konuşmaya başladı.

'' Sana en uygunu seçersen canın hiç acımaz. İnsanlar en güçlüyü istedikleri için hep canları yanıyor.'' diyerek açıkladı ve tebessüm etmeye devam ederken ellerini göğsünden çözüp Alice'in saçlarını okşadı.

'' Beni seçerken canının yanmasının tek sebebi ise bana en uygun kişinin sen olması.'' diyerek hüzünlü bir şekilde söyledi Zeradith.

Zeradith'in anlatması gereken çok fazla şey olduğunu anlayan Alice sessizce tebessüm edip başıyla onaylayarak cevap verdi ve daha fazla acı hissetmeyeceğine sevindi.

''Alice istediğin zaman beni görebilirsin. O yüzden şimdi seni bekleyen insanları bekletmemelisin. Daha sonra herşeyi açıklayacağım.  Ve gücün sana çok uygun tatlı kızım. Sadece nasıl kullanacağını anlaman gerekiyor.''

''Tamam Zeradith. Seni nasıl görebilicem tekrar?.

'' Sadece küreye odaklandığın gibi yapman yeterli sevgili Alice.''

Bu sözleri söyledikten sonra Zeradith Alice'e sarıldı ve arkasını dönüp gözden kayboldu. Zeradith'in gözden kaybolmasıyla Alice geri dönmesi gerektiği için gözlerini açtı ve odada onu izleyen 9 kişilik gruba sadece bakıp kaldı.

Odadaki misafirler gitmiş ve Başrahip Andre, Rahibe Nefti, Mel ve Rahip Frenson dışında odada 5 rahip cüppesi giymiş insan daha kalmış ve onlarda Alice'in etrafında daire oluşturmuş şekilde bekliyorlardı. Alice şaşırmış bir şekilde sordu.

''Neler oluyor burda?'

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1245

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1069

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 651

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 629

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 185

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15204 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20131 Bölüm Sayısı


creator
manga tr