Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Ben Alice Phida Faley - Zeradith...



Alice üzgünlük hissinden kurtulmuş ve tüm doğum günü gecesi yetimhanedeki kardeşleriyle eğlenerek ve oynayarak vakit geçirdi. Yatma vakti geldiğinde herkes gibi Alice'de çok yorgundu. Uyumak istedi. Kafasını yastığa koyar koymaz uyudu.
-----

''Alice''


''Alice''


''Beni duyuyor musun Alice?'


Alice yorgun hissediyordu ve birisinin, bir kadının adını seslendiğini duysada gözlerini açmak istemedi. Çünkü sesin sahibini tanımıyordu. O yüzden önemsemeyip uyumaya devam etmek istedi. Fakat sonra aniden farkına vardı. Tanımadığı biri adını biliyordu ve ona sesleniyordu. Gözlerini açıp bir anda kendisi doğruldu ve korkusuzca sordu.


''Kimsin sen? Adımı nerden biliyorsun?''


Alice soruları o kadar ani sormuştu ki etrafını ancak soruları sorduktan sonra farkedebildi. Odasında ya da yatağında değildi. Bembeyaz bir yerdeydi. O kadar büyük ve garip bir beyazlıktı ki aklında ve hayalinde böyle bir yer bulamadı. Etrafta hiç birşey yoktu. Kendisine seslenen kadın sustuktan sonra kendi sesi dışında hiç ses yoktu. Ne rüzgar ne kuş sesleri. Ne de geceleri bahçeden gelen garip böcek sesleri.

''Neredeyim ben?''. Üçüncü sorusunu kendisine sormuştu ve korkmaya başladığını hissetti Alice. Diğer sorularını haykıran küçük kız bu sefer fısıldamıştı. Elinde olmadan sesi çok çok kısık çıkmıştı.


''Alice korkma sana zarar verecek biri değilim. Ben istesem de sana zarar veremem. Burası da korkmanı gerektiren bir yer değil. Şuan sadece bir rüyadasın.''


''Rüyada mıyım?''


Alice hem şaşırmış hemde bir nebze korkusundan kurtulmuştu. Birazda garip bir heyecan hissetti

.
'' Alice beni dinle. Fazla vaktim yok. Senin ruh gücünü baskılamadan ancak çok kısa kalabilirim. Beni iyi dinle tatlı Alice'im. Uyanış seramonisinden sonra herşeyi açıklayacağım o yüzden o zamana kadar sabret. Benim adım Zeradith. Faley'e yemin ederim doğruyu söylüyorum. Seramoni de ruh gücünü kullanabilmen için uyandıracak ve yatkın olduğun alanı belirleyecekler. Uyanış seramonisinde senin ruh gücün uyandıktan sonra zihninde renkli küreler görücek ve onlar tarafından çekilmeye çalışacaksın. Sakın bu çekimlere kapılma. Adım üzerine Faley'e yemin ediyorum. Mor olan en kuytu köşede kalmış bir küre olucak. Hatta belki üzeri tozlu bile olabilir. Seçmen gereken o. Sakın unutma olur mu küçük tatlı Alice.''


Alice kendisine Zeradith diyen kadını görmüyordu. Sadece sesini duyuyordu. Ve nerde olduğunu anlamaya çalışır gibi o konuşurken etrafına bakınıp durdu.

''Anladım ama neden tozlu bir renk seçmek zorundayım?''


Alice onun sesinde Rahibe Angelica'da hissettiği sıcaklığı hissetti. Belki bu yüzden ona güvendi ve dediğini yapmaya karar verdi. Ama hala neticede bir çocuktu. ''Kırmızı varsa neden mor seçeyim ki?'' diye düşündü.

''Alice beni şuan anlatsamda anlayamazsın. O yüzden lütfen dediğimi yap. Tanrı Faley'e yemin ederim senin için en iyisini istiyorum.''


''Alice beni dinle. Gitmek zorundayım. Dediğimi yaparsan seramoniden sonra tekrar konuşabileceğiz. O zamana kadar kendine iyi bak. Ve seni çok özlemişim tatlı Alice.''


''Özlemek mi bu da ne demek ?''


Alice yine bağırmıştı. Zeradith veda ederken etrafında dönen bir rüzgarı hissetti. Sanki uzaklaşan rüzgarla beraber Zeradith'de gidiyormuş gibi hissetmişti Alice. Bu yüzden sesini ona duyurabilmek için bağırmıştı. Ancak bir süre bekleyince cevap alamayacağını anladı. Ve rüzgarla gerçekten Zeradith'in gittiğini de anladı.


''Peki ben burdan nasıl uyanacağım?'' diye bağırdı Alice. Çünkü gerçekten bilmiyordu. Oturdu ve bir süre uyanmayı bekledi. Uyanacağına olan inancını kaybedip kafasını dizlerine koydu ve kollarıyla dizlerini sardı. Gözlerini yumdu ve uyanmayı bekledi.

---------


Alice'i uyandıran hizmetlilerden biri olmuştu. Normalde hiç geç kalkmayan Alice bu sefer uyuyakalmıştı. Hizmetli de hasta olup olmadığını görmek için yanına gelmişti. Onu çağırınca uyanmaması üzerine omzuna dokunup uyandırmak istemiş ancak daha tek parmağı ile dokununca Alice tüm gece hiç nefes almamış gibi nefes almış ve hizmetlinin korkup yere düşmesine sebep olmuştu.


Alice olanları hatırlıyordu. Garip bir rüya mıydı yoksa başka birşey miydi bilemediği için üstünde durmamaya karar verdi.


Kahvaltıda Rahibe Angelica Alice ile konuşmuş ve gideceğini de herkese duyurmuştu. Yarın yola çıkacağı için eşyalarını toplamasını ve diğer çocuklarla vedalaşmasını istedi.


Daha sonra yolculuk ile ilgili konuştu.Alice'i yandaki kasabaya değil Krallığın öteki ucuna göndereceğini söyleyince Alice bir an dehşete düştü.


Çünkü orası şeytanların en yoğun olduğu yerde. Alice bunu söyleyince Rahibe durumu açıklamaya ve bilgi vermeye devam etti. Kendisini bir okula gönderdiğini ve okulun aynı zamanda sınır güvenliğinden sorumlu olduğunu anlattı. Okulun müdürünün yakın bir arkadaşı olduğunu ve eğer yeterli düzeyde ruh gücü varsa onu kabul edeceklerini anlattı. Şans demesinin sebebi de tam olarak bu. Eğer yeterli ruh gücü yoksa yine Rahip Frenson ile beraber geri dönebilicekti Alice.


''Alice sana güveniyorum. Güçlü bir kızsın. Ve bunu yapabilicek birisin. Ruh gücünün yeterli düzeyin çok üstünde olacağına inanıyorum. Ve eğer inandığım gibi olursa lütfen bu şansı iyi değerlendir. Ve sakın pişman olacağın şeyler yapma. Ordaki çocukların hepsi asil aileden o yüzden anlaşmakta zorluk çekebilirsin. Lütfen sabret ve öğrenmeye odaklan. Ruh gücün ne kadar düşük olsa da okula girdikten sonra azim herşeyden daha önemli.''

Rahibe Angelica derin bir nefes aldı. Sanki onu göndermek bir hata gibi gelmeye başlamıştı. Onun yapamayacağından korkmuyordu. Alice güçlüydü. İsterse en iyisini yapabilirdi. Korktuğu Alice olmadan o yapabilir miydi.


'' Beni dinle tatlı Alice. Ruh gücü herşey değildir. Yatkınlığın ne olursa olsun geliştirebilir ve güçlendirebilirsin. Tek yapman gereken sıkı çalışmak. Güçlü olmalı ve derslerini iyi öğrenmelisin.''


Verdiği öğütlerin bir anlamının olmadığını çok iyi biliyordu Rahibe Angelica. Alice herşeyde en iyisini yapmak için uğraşırdı. Ona hayatının şansını vermişken ziyan etmeyeceğini çok iyi biliyordu.
Yolculuk ve seramoni ile ilgili bir kaç şey daha anlattıktan sonra sıkıca sarıldı Rahibe Alice'e.


''Faley hep seninle olsun kızım.''

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Arkadaşlar yorum yaparsanız sevinirim. Ne tarz bir gücü olmasını istersiniz belirtirseniz sevinirim çünkü daha tam netleştiremedim. Yavaş ilerlemesinin sebebi de biraz belirsizliklerimin olması. Yardımlarınız ve okuduğunuz için şimdiden teşekkür ederim.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1069

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 972

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 814

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 770

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 579

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 571

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 513

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 483

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 274

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 78

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11610 Üye Sayısı
  • 315 Seri Sayısı
  • 16408 Bölüm Sayısı


creator
manga tr