Korku dağları bekler. #Atasözü

Barrock: Yeni Dünya - 44. Bölüm - BÜYÜK SAVAŞ 3 - Sezon finaline 2


 

Adel ve birlikleri, goblin devriyesinin mağlup edilmesiyle köprüye kadar dayanmıştı. Okçular köprüde nöbet tutan 5 goblini indirdikleri gibi karşı tarafa geçtiler. Ellerindeki kütükleri ve varilleri hazırladıktan sonra Adel kendisine gelecek işareti bekliyordu..

Bu dağların çevirdiği bölgenin bir başka köşesinde de binlerce yaratık belli bir yöne hareket ediyordu. En önden en arkaya kadar koşarak geçmeye çalışsanız birkaç dakikadan fazla sürebilirdi. Yeşil yaratıklardan oluşan bu ordunun en arkasında dev gibi çirkin bir goblin elindeki devasa sopasıyla duruyordu.

Yarım saat kadar önce ulaşan bir ulağın verdiği habere göre ileri üslerinden birine baskın yapılmış ve zaptedilmişti. Hemen ordusunu hazırlayıp yola çıktı, onun gibi heybetli bir krala kimin karşı çıktığını görmek ve ağzının payını vermek istiyordu.

------------------

Aynı zamanda goblin kralı uzun zamandır gerçek bir savaşa girmiş değildi, o da savaşmak için sabırsızlanıyordu. Savaşına hazırlıklı da gelmişti, göğsünü örten metal bir zırh ve kafasına derme çatma bir miğfer geçirmişti. Yakınlardaki yiyecek kaynakları olan tarlaya geldiklerinde yol daralmıştı, bu yüzden binlerce goblin düzenlerini daraltıp uzun ince bir düzene büründüler.

Dağın dibinden yollarına devam ederken ikinci evleri olan goblin mağarasına varmışlardı, goblin krala söylendiği gibi gerçekten de buraya saldırı olmuştu. İçeriye girmeye çalışan goblin kral, hala hışımla yanan ateş tarafından geriye itiliyordu.

Burada yapabileceği bir şey olmadığını anlayınca devam emri verdi. Biraz sonra yollarının üzerindeki 4 - 5 metrelik tepeye varmışlardı, burası gerçekten de sıkıntılıydı. Bu kadar kalabalık bir ordu bu yüksekliğe tırmanmak ya da esnek toprağı olan tarladan geçmek gibi zahmetli yolları kullanmazdı.

Dağa bitişik olan koca tepe ve yanlarındaki tarla arasında en fazla 4 - 5 adamın yanyana geçebileceği bir aralık bulunuyordu, bu da goblin ordusunun daha da bölünüp geçmesi demekti. Öncü goblinler tepeyi görünce düzenlerini daha da daraltıp yürümeye başladığı anda kısık birkaç ses duyuldu.

Vıstt..

Vıstt..

Vıstt..

Goblin ordusunun öncüleri bir anda yere kapaklandılar, ölen goblinlerin arkasındakiler ne olduğunu anlamaya çalışırken bu kez kurban onlar olmuştu. İki üç dört derken birkaç ön birlik ne olduğunu anlamadan toprağa düşmüştü, sonunda ön birliklerin arasında olan bir komutan goblin tepedeki okçuları fark edince kükredi.

- Gruuuuuuuuuuu.!

Goblinler saldırıya uğradıklarını fark etmiştiler, hızlıca yukarıdaki düşmana doğru atıldılar. Bu sırada büyük goblin ordusunun önündeki tepede, okçuları organize eden Kazuya bağırıyordu.

"Fırlat.! Değiş.!"

"Fırlat.! Değiş.!"

10'ar kişiden oluşan iki okçu birliği, önlerinde onları koruyan kalkanlıların arkasından sırayla goblinleri indiriyorlardı. İlk birlik oklarını atıp geri çekiliyor ve yaylarına yeni okları takıyorken önlerindeki ikinci birlik oklarını fırlatıyor ve geri çekiliyordu.

Bu döngüyle kısa zaman aralıkları içerisinde onlarca ok fırlatılıyordu ve bu sayede henüz goblinler bir adım ilerleyebilmiş değildi. Kazuya arkasına dönüp tepenin arkasında mevzilenen Mertens'in beklediği işareti verdi.

'Sonunda iş başa düştü..' Mertens emir verip tepenin arkasında saklanan koca aleti açığa doğru ittirtti. O kadar ağırdı ki onlarca kişi ancak itebiliyordu. Mertens olabildiğince erken bu haberi vermek zorundaydı, bir omuz atıp aleti çıkarttıklarında bağırdı.

"Yak.! .. Fırlaat.!"

Onlarca gözün önünde göğe yükselen büyük bir varil, yüzlerce goblinin gözlerinin önünde aralarına doğru süzülüyordu. Onlar bunun ne olduğunu anlamaya çalışırken görebildikleri sadece kırmızı alevlerdi.

- GÜÜÜÜÜÜM

--------------------------

Adel'in birlikleri goblin köyünün yakınında hala hazır olda beklerken, Adel de gelecek olan sinyali bekliyordu. Son kez birliklerin önünde onları teftiş ederken zangır zangır titreyen bir genci gördü, onun titreyen ellerini tutup gözlerine baktı. "Merak etme.. önceki kadar zor olmayacak."

Adel askerlere güven aşılarken uzaklardan boğuk bir ses duyuldu. "Güüm." Sesin duyulmasıyla birlikte ormanda birkaç kez yankılamıştı bile, bu sesin ardından ormandaki kuşlar da gökyüzüne fırlayıp bağırışlarını insanların kulaklarına ulaştırıyordu.

"Sinyal geldi, yak.!" dedi Adel. İki kişi gelip ellerindeki meşalelerle ilkel mancınıkların üzerindeki varilleri tutuşturdu.

"Ateeş.!"

İki büyük varil gökyüzüne yükselirken yüzlerce asker iliklerine kadar gerilmişti, gerçekten de bu kadar uzaktan isabet edecek miydi? Etse bile ne kadar işe yarayacaktı ve bu savaşı kazanabilecekler miydi?

Onların gergin bekleyişinin yanında Adel de gerilmişti, bu kadar kısa zamanda hazırlanıp ürettiklerini doğru düzgün deneme şansı bile bulamamıştı. Bir hata olma ihtimali çok çok yüksekti..

Onların birkaç saat gibi hissettiği bu birkaç saniyenin ardından hala patlama sesleri gelmemişti, Adel bile şüpheye düşmeye başlamışken..

"GÜÜM"

"GÜÜM"

"Huuh" Adel derin bir nefes verdi, iki varil ardı ardına patlayıp goblin köyünün yüzünü aydınlatıyordu. Gerçekten de işe yaramıştı ama savaş henüz yeni başlıyordu.

----------------------


Goblin mağarasının biraz ilerisinde pusuya düşen goblin ordusu ilerlemekten acizdi, bir anda kendilerini dar alanda sıkışmış ve üzerlerine onlarca ok yağarken bulmuşlardı. Ön saflarda bunlar olurken arka saflarda ilerleyişin neden bozulduğu merak ediliyordu. Goblin kral emir kullarından birini azarlerken kulaklarını yırtarcasına bir ses duymuşlardı.

Kıpkırmızı bir ışık ve onlarca goblin parçasının etrafa saçılmasıyla saldırı olduğu anlaşılıyordu ama ön saflarda olmadığından emir verebilecek pozisyonda değildi. Ayrıca bu dar yolda ilerleyemiyordu da..
Tam böyle boktan bir anda bu sefer arkasından gelen iki ses daha duydu.

"Güüm"

"Güüm"

Bu daha şimdi duyduğu ve askerlerini darma duman eden şeydi, arkasına dönüp baktığında goblin köyünün olduğu taraflardan gelen ışıltıyı fark etti. Gözleri delirirmişçesine açılmış ve şok içindeydi.
Kendi köyleri saldırı altındaydı.!!!

İsyancıları gebertmek için çıktığı yolda asıl saldırılanın kendi köyü olduğunu fark etmişti, iki üssü talan edilen goblinlerin sahip olabildiği tek yer burasıydı. Hemen geri dönmeyi düşündü, önlerinde kimin olduğu ya da saldırılarını boş vermişti.

- GRUUU--

Orduyu çevirmek için niyetlenmişti ki yanında uğursuz bir şey olduğunu fark etti.

"PATT."

Şef Gert dev baltasını goblin kralına savurdu ama goblin kral dev sopasıyla onu engellemeyi başarmıştı. Birkaç metre geriye uçan goblin kral gözlerindeki nefretle ayağa kalktı. Bunlar olurken onların arkasında da Emila ve birlikleri goblin ordusunu arkadan kapatmıştı.

Kalkanlı birlikler goblinleri arkadan sıkıştırıyor, mızraklı birlikler de mızraklarıyla kalkanların arasından goblinleri delik deşik ediyordu.

----------------------

BİRKAÇ DAKİKA ÖNCE

Nehir kenarı..

Adel'in ordusunu ikiye bölüp Emila'nın komutasını verdiği birlikler burada2 kamp kuruyordu. Herkes gergin bir bekleyiş içindeyken Emila, Şef Gert'in fırlamak için hazır olduğunu fark etmişti. Kısa süre sonra ilk bomba önlerinde patladığında bağırdı, "Hazırlayın.!"

Onun emriyle onlarca kişi buraya kadar taşıdıkları salları kıyıya indirmeye başladı, onlarca salı nehire indirdikten sonra birbirlerine bağlayıp birlikleri üzerinden geçireceklerdi. Daha önce hazırlandıkları için çok da zorlanmadan köprü tamamlanmış, askerler de karşı kıyıya geçmişti.

Hızla goblin ordusunun arka saflarına ilerleyen ordunun önünde Şef Gert çoktan saldırıya geçmişti. Bu gördüğü onun evini talan eden goblin kraldı ve onu gördüğü gibi mantıklı düşünme kabiliyetini kaybetmişti.
Dev baltasını kaldırıp hışımla savurdu..

Not: 1 Kazuya'nın pusu birliği.    2 Emila ve Şef Gert'in birliği.   3- Adel'in baskın birliği

---------------------

Goblin köyü..

İlk varillerin atılmasının ardından mancınıklar yeniden yüklenebilmişti.

"Atış serbest.!" dedi Adel, yanında getirdiği 10 varili de goblin köyünü yakıp yıkmak için kullanacaktı. Kalan variller tek tek atıldıktan sonra iki varil kaldığında mancınıkların birinin yüksekliğini değiştirdi, "Ateş.!"

Atılan varil goblin köyünün heybetli duvarına çarptığı gibi patlayıp, sanki kağıdı yırtarmışçasına suru yarmıştı. Yarılan surun parçaları buraya kadar fırlıyordu, bu Adel'in niye bu denli uzağa konumlandırdığının sebebiydi ama o bile varillerin bu kadar güçlü olacağını beklememişti..

"İlerii.!" dedi Adel. Hızlıca birlikler surun dibine vardığında kalkanlı birlik yarılan surdan içeriye dalmıştı. Onların arkasına saklanan okçu birliği duvarlarda nöbet tutan goblinleri indirmeye başladılar.

Küçük bir yuvarlak düzeni alan kalkanlıların arkasında okçular gizleniyordu, Adel de onların arasında kendini gizliyordu. İçeriye girdiğinde goblin köyünün tam bir harabeye döndüğünü görmüştü, birbirine yakın yüzlerce evin çoğu harap haldeydi.

İki birliğin düzeni arasında ilerlerken ölen goblinleri de görebiliyordu, vücutlarında çok sayıda yara vardı. 'Beklediğimden çok daha yıkıcı oldu..'

 

Daha da içlere ilerlerken birkaç düzine silahlı goblinin büyük bir binadan çıkıp üzerlerine koştuğunu fark etti. Okçular birkaç atıştan sonra onları yere serse de garip bir şey vardı..

"O binayı koruyun.! Diğer birlikler de köyün içine girsin." demesiyle bir kişi dışarıdaki orduyu harekete geçirdi, kalanlarıysa bu binanın önüne mevzilendi.

Dakikalar boyu yüzlerce goblin silahsız şekilde üzerlerine koşmaya devam etti, öleceklerini bilmelerine rağmen koşmaya devam ediyorlardı. 'Tam da düşündüğüm gibi..'

Dakikalar boyu olanlar değişmeyip ölüme atlayan goblinleri öldüren okçuların kafaları karışmıştı, 'Neden ölmek için koşuyorlar?' Bıkmadan ölmeye gelen goblinler yüzünden küçük ceset tepeleri oluşmuştu. Bu sıralarda kalan birlikler goblin köyünün sokaklarına dağılmış, yaralı haldeki ya da kaçışan goblinleri avlıyorlardı.

-----------------------

Bir başka yerde olan savaş da devam ediyordu, goblin kral ve şef Gert birbirlerine duyduğu büyük nefretle hala silahlarını savuruyorlardı. O kadar birbirlerine odaklanmışlardı ki iki ordunun çarpıştığı yerden 50 metre kadar uzağa gitmişlerdi.

Buradaki savaşın ön cephesinde durumlar önceki gibiydi, ilerleyen goblinler okçular tarafından anında indiriliyordu. Arka taraftan sıkıştırılan goblinler hep birlikte öne doğru yığılmaya başladılar.

- PAAT

Sonunda tepeye yaklaşan goblin sürüsü başka bir sürpriz daha yaşamıştı. Onlarcası bastıkları toprağın çökmesiyle düşüp çukurun içinde saplı olan mızraklara oturdu. Çukur birkaç metre uzunluğunda ve oldukça genişti, çok sayıda goblini alabilecek boyuttaydı.

Ön saftaki goblinler bunu gördüklerinde yürekleri ağızlarından çıkacak gibiydi. Aşağıda onlarca goblin mızraklara saplı halde can vermişti ve hala arkalardan yığılan goblinler öne doğru itiliyordu.

Kaçabilenler yanlarındaki tarlaya kendilerini atıyor, kaçamayanlarsa çığlıklar içerisinde çukurda can veriyordu. Daha kötüsü tarlaya kaçabilen goblinlerin yankılanan çığlıkları da duyulmaya başlandı, goblin ordusunun korkusu gitgide büyüyordu.

Tarladaki bitki her neyse goblinlerin boyuna yetişiyordu, bu yüzden bitkilerin arkasında ne olduğunu bilemiyorlardı. O anda tepelerine inen bir varille daha orta bölgedeki goblinler parçalara ayrılmıştı. Onları gören diğerleri de artık hareket etmek ümidiyle öne doğru itmeye başladılar.

Önlerinde bitmek bilmeyen ok saldırıları ve mızraklı çukur, arkalarında onların kaçmasını engelleyen başka bir ordu ve tarladan gelen çığlıklar.. Bu tarlada ne oluyordu? Neden girenlerin çığlıkları yükseliyordu?

Tüm bu düşünceler içinde ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Oklar tarafından vurulmak ya da çukurda can vermek mi? Yoksa tehlikenin ne olduğunu bilmedikleri tarlaya girip umutlarını sürdürmek mi? Yapabilenler bu izdihamda tarlaya atlamaya, kalabalıkta önlerini göremeyenler ya da itilenler de çukura yem olmaya devam ediyordu.

..

------------------------


TAARRUZDAN 5 GÜN ÖNCE

KOBOLD KÖYÜ

Şefin konağındaki toplantı odası..

Adel haritanın başında konuşuyordu ".. Planın sıradaki aşaması goblin kralını oyalamak ama sadece oyalamayacağız, aynı zamanda ordularını azar azar eritip yıpratacağız. Bu goblin mağarasının olduğu yol muhtemel geçecekleri yol.. yardımcı şefin dediğine göre oldukça darmış ve başındaki bir tepe yolu daha da daraltıyormuş.

Tam da ihtiyacımız olan şey.. eğitilen okçu birliklerinden biri bu tepede konuşlanacak, bu yolu kullanmak için küçülecek goblin birlikleri okçularımız için sorun bile değil. 3'e böldüğümüz ordunun bir parçası burada kalacak. Birinci ordunun komutası Kazuya'da, ikinci ordu Emila ve sonuncu da benim."

Emila, "Ya başka yol kullanırlarsa?"

Adel "Düşün ki sen kendini çok güçlü olarak görüyorsun ve aşırı sinirli haldesin.. Birini dövmek için yola çıkıyorken fazladan önlem alır mısın ve yolunu uzatır mısın?"

"eeh, sanırım yapmam olabildiğince hızlı gitmeye çalışırım." dedi Emila.

Adel, "Evet.. Neyse Kazuya, sen ve okçularının konuşlandığı tepeden sürpriz saldırı yapacaksınız, goblinlerin size ulaşmasını engellemek için de yol üzerine geniş bir tuzak hazırlayacağız, ben bizzat gidip bunu planlayacağım.

İlk varili attığınızda ordunun diğer iki parçası için sinyal olacak. Ben çevreden dolanıp goblin köyünü basacağım, bu olduğunda nehrin karşısında olan Emila ve şef Gert arkadan kuşatıp goblin kralın köye geri dönmediğinden emin olacak. Bu salları bunun için yaptırdım."

"Höğm, peki şef Adel küçük sürüyle köyü nasıl alacak?" dedi şef Gert, onun aklında birçok boşluk vardı.

Adel "Aslında en kolay kısım bu olacak." yüzündeki emin ifadeyle konuştu.

"Nasıl en kolay kısım? En azından goblin ordunun yarısı köyde kalır, dahası köyün surları çok güçlü nasıl aşacaksın?" dedi yardımcı şef, Adel'in dediklerine bir türlü anlam veremiyordu.

Adel "Sen bana lazım olan materyalleri hazırladığında surlar artık sorun olmayacak. Onun dışında bilmem farkında mısın yardımcı şef siz sürekli diken üstünde korku içinde yaşayan bir topluluksunuz."

Yardımcı şef bunu duyduğuna sinirlenmişti, dudakları seğirdi. "Ee.."

"Yanisi siz bile evinizde silahlarınızı yanınızda taşımıyorsunuz. Eğer goblinler dağların arasındaki en güçlü topluluksa ve uzun zamandır tehdit edilmiyorlarsa silah taşımak gibi bir işe girişmezler. Kısaca bir gece baskınında onlar daha silahlarına ulaşamadan işlerini bitireceğiz." Adel kafasında dönenleri açıkça anlattı.

"O zaman eski kobold köyünde de böyle mi olacak?" dedi Emila.

"Hımm, bilmiyorum ama onlar sürekli buraya birlik yolluyor ve gelen birlikleri öldürdüğümüzden geri dönmeyenlerden haberdarlar. Yani biraz temkinli olabilirler.. özellikle alfa goblini öldürdüğümüzden dolayı." dedi Adel.

"Hıım. Peki ben bu yolu tutacağım orasını anladım ama ya tarladan kaçarlarsa ya da tarladan çevremizi kapatırlarsa nasıl tutacağız?" dedi Kazuya, elleri çenesinde düşünceli görünüyordu.

Adel, "Bunun için güzel bir planım var, tarlaya .."

..

 

44. BÖLÜM SONU

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1182

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1032

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 856

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 799

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 680

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 629

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 622

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 594

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 538

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 514

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 323

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 188

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 175

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 94

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14105 Üye Sayısı
  • 420 Seri Sayısı
  • 18857 Bölüm Sayısı


creator
manga tr