"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Ashia - Bölüm 46: Maskeli Balo


Durian Vesongor

Aosfer Sönüşü’nün 846. Yılı’nın 20. Şiay’ı

 

Üzerinde yıldız desenleri bulunan kahverengi kumaş elbisesinin içerisinde Durian kendisini çok rahatsız hissediyordu. Sanki onun bu halini gören herkes ona bakacak, onunla gizlice alay edeceklerdi.

Daha önce de balolarda bulunmuştu ancak onlar daha küçük, sıradan soyluların sıradan balolarıydı. Bu ise kıtanın belki de en büyük ve en önemli şehrinde, en yüksek soyluların içerisinde bulunacağı özel bir balo olacaktı. Kendisini ve ailesini küçük düşürmemek için her hareketini yapmadan önce iki kez düşünmesi gerekecekti.

Herkesin günlerdir hevesle beklediği ve servetlerini hiç düşünmeden üzerinde bahis yaparak harcadığı Büyük Estendil Turnuvası az önce bitmişti. At üzerinde ucu köreltilmiş mızraklarla yapılan ve rakibini atından düşürenin turu geçebildiği turnuvayı kazanan, Tensar’ın söylediğine göre Niziel Jaweik olmuştu. Bir çizik bile almadan herkesi rahatça yenmiş olan genç adamın üst düzey yeteneğe sahip olduğu Ak Lonca’nın yeni nesildeki lideri olmasından bile belliydi. Adam sırasıyla Jufio Difky’i, Şehir Muhafızları Başı Medo Skall’ı, Jalek Kipto’yu, Ejdar Van Tauis’i, Vidanir Vesongor’u ve finalde Arkins Tengir’i yenmişti.

Aynadan kendi yansımasına bakarken içi garip duygularla dolan Durian, Kusmadan önce gitsem iyi olacak, diye düşündü. Böyle şık giyinmek ona göre değildi. O daha düşük seviyedeki soylular gibi giyinmeyi, hatta köylüler gibi giyinmeyi bile böyle süslü kadınlar gibi giyinmeye tercih ederdi.

Durian kapısını açıp sarayın koridorlarında ilerlerken karşısına kız kardeşi Niary çıktı. Kız nedense yüzüne üzgün bir kedi kabartması olan üzeri siyah çizgili beyaz bir maske giymişti. Yüzünü kaplayan maskenin sadece göz, burun delikleri ve dudak kısımları açıktaydı. Durian’ı gören kız maskesini çıkarıp kendi etrafında bir tur dönerek “Nasıl olmuşum?” dedi. Kız zeytin yeşili şık bir elbise ve kahverengi ayakkabılar giymişti.

Gülümseyen Durian, “Prensesler gibisin,” diye yanıtladı.

“Sen de çok iyi duruyorsun.”

“Hiç öyle hissetmiyorum.”

Maskesini yeniden yüzüne geçiren Niary, “Masken nerede?” diye sordu.

“Maskem mi?”

“Yoksa masken yok mu?”

Durian başını eğip mahcup bir şekilde gülümseyerek “Bu balo ve ziyafet için maske şart mıydı?” diye sordu.

Başını iki yana sallayan Niary, “Masken yok öyle değil mi?” dedi. “Ben yanıma fazladan iki tane almıştım. Hemen birisini sana seçelim.”

İkili yan yana Niary’nin odasına geldiler. Geniş bir yatağı, mor perdeleri, bir düzine dolabı ve birden fazla boy aynası olan oda Durian’ın odasından en az iki kat daha büyüktü. Niary çekmeceleri karıştırıp bulduğu iki maskeyi birden Durian’a uzattı.

Durian’ın eline ilk alıp denediği maske bembeyaz bir kirpi maskesiydi. Yüzüne tam oturmuştu ve aynada kendisini görünce bu maskenin yüzünde fena durmadığını düşündü. Diğer maske uzun gagalı ufak bir kuş maskesiydi fakat o boyut olarak Durian’a uygun değildi. Maskeyi giymeye bile çalışmadan Niary’e geri verdi. Kirpi maskesiyle aynaya bakmaya devam ederken “Sanırım şimdi balo için hazırım,” dedi.

“Öyleyse geç kalmadan gidelim.”

Başıyla kardeşini onaylayan Durian kolunu uzattı. Niary onun koluna girince ikili balonun yapılacağı büyük salona doğru merdivenlerden indiler. Lacivert renkli şık perdeleriyle ve üzerinde yüzlerce çeşit yemek bulunan onlarca uzun masasıyla ev sahiplerinin ziyafet için iyi hazırlandıkları belliydi.

Birisini gören Niary gülümseyip Durian’ı yalnız başına bırakarak insanların içerisinde kayboldu.

Salon öyle kalabalıktı ki Durian bir süre sağda solda insanlara çarpmamaya çalışarak kendisine oturabileceği boş bir masa aradı. En sonunda bulduğu boş ve sakin köşeye geçip etrafı incelemeye koyuldu.

Herkes farklı farklı maskeler takmış, daha başlamamış olan balonun keyfini çıkarıyor gibi görünüyordu. Ayaktaki insanlar çember oluşturmuş, sohbet ve dedikodunun tadını çıkarıyorlardı. Masalardaki içen insanlar ise ziyafete erken başlamışlardı.

Durian’ın yanına gelip oturan köpek maskeli kel bir adam “Baloları sevmiyorsun galiba,” dedi.

Tensar’ı sesinden tanıyan Durian, “Neden hep etrafımda gezip benimle bu kadar çok konuşuyorsun?” diye sordu.

“Kötü bir amacım yoktu,” dedi Tensar. “Sadece konuklarımızın akıllarındaki soruları yok ederek onları memnun etmeye çalışıyordum. Benim görevim bu.”

Yoksa babamın bana verdiği görevden ve yapmayı planladığım araştırmadan haberdar mı?

“Git başkasını memnun et,” dedi Durian. Tensar’ın gizemli kişiliği ve tavırları kendisini aşırı derecede rahatsız ediyordu.

Adam bir eliyle yavaşça Durian’ın omzuna bastırarak “Baloda eğlenmeniz dileğiyle,” diyerek salonun öbür ucuna doğru ilerledi.

Salona yanındaki iki maskeli korumasıyla birlikte Kral Kadric Di Jilus girdiğinde yüksek sesle yapılan konuşmalar, çatal bıçak sesleri ve derinlerden gelen kahkahalar yerlerini sessizliğe bıraktılar. Kralın yüzünde gümüş bir Anka Kuşu maskesi bulunuyordu. Çok ince işçiliği olan maske göz alıcı bir şekilde yaldızlarıyla parlıyordu. Kral, ayakkabıları da dahil olmak üzere baştan sona gümüş renkte kumaşlar içerisindeydi.

“Herkes eğlenmeye devam etsin,” diyen kralın emirlerine uyan misafirler tekrardan yüksek sesle konuşup eğlenmeye başladılar.

Durian etrafına bakınırken yanındaki sandalyeyi oturmak için geri çeken birisi “Burası boş muydu?” diye sordu. Başını kaldıran Durian yanına gelenin karga maskesi takan Jufio Difky olduğunu sesinden anladı. “Evet, otursana.”

“Sıkıcı bir ziyafet değil mi?”

“Benimle aynı görüşe sahip birisiyle denk gelmeyeli uzun zaman olmuştu.”

İkili gülüştüler.

Merdivenlerin başındaki bir grup müzisyen ellerindeki basit müzik aletlerini coşkulu bir şekilde uyumla çalmaya başladılar. Güzel elbiseler içerisindeki maskeli insanların çoğunluğu mor taç işlemesi olan gümüş zeminli geniş salonun ortasında sarılarak romantik bir şekilde dans etmeye başladılar.

Durian birbirlerine sarılmış halde dans eden ve eğlenen insanları izlerken birden önüne geçen güvercin maskeli bir kadın tarafından görüşü kapatıldı. Ona doğru bakan beyazlar içerisindeki kadın kollarını birbirine bağlayarak masanın başına geldi.

“Orada öylece kütük gibi oturup beni dansa kaldırmayacak mısın?”

Durian hemen önündeki uzun siyah saçlara sahip kadının neden kendisine böyle dediğini anlayamadı. Onu tanımıyordu bile. Yoksa tanıyor muydu? Belki de kadın kendisini başka birisiyle karıştırmıştı.

“Dans konusundaki beceriksizliğimi biliyorsun hayatım,” dedi Jufio Difky.

Durian, karşısındakinin Jufio Difky’nin kals eşi Syunara Vissindia olduğunu fark etti. Ne aptalım, az kalsın ağzımı açıp ona cevap vererek kendimi rezil edecektim!

Kadın öfleyip pöfleyerek kolları bağlı bir şekilde arkasına dönerek dans edenleri izlemeye koyuldu.

Salonun bir köşesinde dikilen kral el işaretiyle Jufio’ya hareketler yaparak onu yanına çağırdı. Jufio hızla yerinden kalkıp kralın yanına hareketlendiğinde masada oturan Durian ve hemen masanın öbür tarafında ayakta dikilen Syunara yalnız başlarına kalmışlardı.

Müzisyenler daha farklı ve ilahi tınılı bir şeyler çalmaya geçtiler.

Syunara olduğu yerde bir sağa bir sola sallanıp kendi kendine “Bu en sevdiğim, kalsların en özel parçalarından birisi,” dedi. “Aşktır Bizim Işığımız.” Etrafına bakındıktan sonra Durian’a dönerek “Benimle dans etmek ister misin?” diye sordu.

Durian bu defa teklifin kendisine geldiğinden emin olmuştu. Acaba kadın kendisini rastgele biri olarak görüp mü dansa kaldırmak istiyordu yoksa onun Durian olduğundan haberi var mıydı?

“Leydim, korkarım ki bunu istesem de sizinle dans edemem çünkü dans etmeyi bilmiyorum.”

Kadın gülümseyince bembeyaz inci gibi bembeyaz olan dişleri parladı. “Sakın bir yere kaybolma.”

Durian kalabalığın arasında kaybolan kadının nereye gittiğini salonun öteki ucundaki Kral Kadric ile Jufio Difky’nin konuşmasından daha çok merak etti. Gözleri masalarda ve dans eden insanlarda gezmeye başladı.

Elinde bir kadehle gelen Syunara elindekini Durian’a uzattı. “Bunu içmek daha iyi hissetmeni sağlayacak.”

“Bunu içmek bana dans etmeyi öğretmeyecek.”

Kadın gülümsedi. “Mızmızlanma da iç.”

“Dediğim gibi, ben dans etmekten anlamam.”

Kadın cevap vermedi.

Durian baskı sonucu kadehi kafaya dikti. Hiçte fena olmayan mavi bir şaraptı bu. Boğazından geçerken sanki boğazını karıncalar gıdıklıyor gibi hissediyordu ancak bundan şikayetçi değildi. Şarabı lıkır lıkır içmeye devam ederken kadın bir hamle yaparak kadehi elinden kaptı. “Buna benim de ihtiyacım olduğunu unutma.”

Kadın kadehin geri kalanını içip bitirdikten sonra elini Durian’a uzattı. “Şarkı bitmeden kalksan nasıl olur?”

Kısa sürede şarap etkisini Durian üzerinde göstermeye başlamış gibiydi. Syunara’nın elini tutan Durian yerinden kalktı. İkili el ele salonun ortasındaki onlarca çiftin arasında yerlerini aldılar. Durian bir elini kadının omzuna koymuştu ancak elini yanlış yere koyduğunu kadının düzeltmesi sayesinde anladı. Elini kadının bel tarafına koyması gerekiyormuş. Diğer eli ise kadının elini tutmaya devam ediyordu.

Şarkı boyunca ikili sarılmış bir halde diğer insanlar gibi dans ederek dönendiler. Durian bunu çok romantik ve hoş bir his olarak değerlendirdi. Aslında dans etmek sandığı kadar kötü ve zor bir şey değilmiş.

Dansa devam ederken kralın olduğu yöne bakınca oldukça şaşırdı; kardeşi Niary, Jufio Difky, Janfur Dizias ve kral en köşede bir şeyler konuşuyorlardı. Konuşmaları sırasında başlarını başka bir yöne bile çevirmiyorlar hepsi dikkatlice bir şeyler anlatan kralın yüzüne bakıyorlardı. Balodan sonra Niary ile konuşup kralın onlara ne anlattığını öğrenmem gerek.

Uzun süren şarkı tam bitmek üzereyken Syunara dengesini kaybeder gibi oldu. Durian onu sıkıca tutarak düşmesini engellediğinde kadın ona sıkıca sarıldı. Kadın hıçkırırken Durian’ın kulağına “Beni odama götürebilir misin?” dedi.

Durian, “Odan nerede onu bile bilmiyorum ki,” dedi.

Kadının sesi fısıltıyla çıkmıştı. “Kardeşinin odasının karşısında.”

Benim kim olduğumun farkında!

Kadının kolunun altına girerek ona destek olan Durian, “Tamam,” dedi. “Sana yardım edeceğim.”

İkili yavaşça dans eden insanların aralarından yavaş adımlarla geçtiler.

Büyük salon arkalarında kaldığında sesler azalmıştı. İkilinin merdivenlerden üst kata çıkması gerekiyordu ve bu ayakta bile durmakta zorlanan kadın için gerçek bir problemdi. Kadın birkaç basamağı çıktıktan sonra yamuk basıp olduğu yere düşer gibi oldu. Durian sıkıca tuttuğu kadına “Böyle olmayacak,” dedi. “Seni odana kadar taşımama izin ver.”

Kadından cevap gelmemişti. Kendinden geçmiş olmalıydı.

Durian, kadını iki hamlede zar zor kaldırdıktan sonra kucağında götürürken Evli bir kadını böyle taşıyarak ne yapıyorum ben böyle? diye kendini sorguladı. Birileri görürse yanlış anlayabilir!

Kadının odasının önüne geldiğinde kapıyı ayağıyla ittirerek açtı. Oda baştan aşağı düzenli, güzel kokulu ve tertemizdi. Kals kadınları evlenilmesi gereken kadınlar derken yalan söylemiyorlarmış, diye düşündü. Kadını yavaşça yatağına bırakıp üzerini örttükten sonra odadan geri adımlar atarak çıktı. Kapıyı kapayıp arkasını dönmesiyle Jufio Difky ile yüz yüze geldi.

Ağzı açık bir şekilde hızla soluklanan Jufio maskesini çıkartıp bir kenara fırlatarak “Eşimi sahipsiz mi sandın Vesongor!” diye bağırdı.

Durian açıklama yapmak için ağzını açtı fakat buna fırsat bulamadan yüzüne Jufio’dan çok sert bir yumruk yedi. Gözleri kararıyor ve ayakları yerden kesiliyordu. En son duyduğu şey bir çatırtı sesiydi. Sert bir şey kırılmış olmalıydı. Maskem mi? diye düşündü. Yoksa burnum mu? Belki de ikisi birden…

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1364

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1142

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 952

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 775

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 727

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 508

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 100

Site İstatistikleri

  • 18986 Üye Sayısı
  • 547 Seri Sayısı
  • 26587 Bölüm Sayısı


creator
manga tr