Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Ashia - Bölüm 30: Büyük Kaptanlar


Viaer

 

Kayıkla geldikleri yere geri dönen dörtlü kısa süre önce yemek yemiş oldukları yanan ateşin başına geldiler. Rott denize açılmadan önce ateşin ortasına saplamış olduğu koca baltasını iki eliyle çekip kolayca kaldırdı. Baltasını omzuna geçiren adam karadaki kayığı iki hamlede ortadan ikiye bölerek parçaladı. Az önce denizde yüzüp sırılsıklam olmuş olan Viaer ateşin başında ısınıp kurulanmaya çalışıyordu. Rott etrafını süzüp gemidekilere el salladıktan sonra başıyla gidebileceklerini işaret etti.

Rott gemiden üzerine hiçbir şey almamıştı. Altında eskimiş siyah ayakkabıları ve kurumuş kan lekeleri bulunan pantolonu vardı. Sanki soğuktan etkilenmediğini kanıtlamak istermiş gibi üzerine yine bir şey giymemişti. Belki de gerçekten de soğuktan etkilenmiyordur, diye düşündü Viaer.

Küçük kızın elinden tutan Ric yanına gemiden bir çanta almıştı. Üzerine koyu yeşil kırışık bir palto giymişti. Kırış kırış olan dökük pantolonu muhtemelen daha iyi zamanlar görmüştü yine de hâlâ iş görebilirdi. Siyah ayakkabılarından sağ ayakkabısında su ve kire izin veren küçük bir delik vardı.

Küçük kızın üzerine ise basit bir yelek geçirilmişti. Kırmızı yelek kıza ufak gelmesine rağmen rüzgâra karşı korunmasına yardımcı oluyordu. Ayrıca kızın boynunun etrafına beyaz bir eşarp takılmıştı.

Viaer ise kayıktayken Ric’in çantasında gördüğü siyah bandanayı alıp boynuna geçirmişti. Bunun kendi üzerinde iyi durduğunu düşünüyordu.

Baltasını omzunda tutan Rott önde giderken Ric hemen onun arkasında, küçük kızın elinden tutarak yürüyordu. En arkada ise dikkatle etrafını kolaçan eden Viaer vardı.

Dörtlü uzun bir süre ormanın içerisinde ilerledi. Korsanlar ve genç adam kıza sıkça yeni ismiyle sesleniyorlardı. Kız bu isme çabucak alışmış ve gülümseyerek sevdiğini belli etmişti.

Ormanın içerisinde ilerlemeye devam ederlerken küçük kız Ashia’nın adımları bir an için yavaşlar gibi oldu. Viaer küçük kızın yorulmaya başladığını düşündü. Rott eğilerek kızı omzuna bindirdi. Genç adam, Rott’un doğru bir hamle yaptığını düşündü. Grup ilerlemeye devam ederken Ashia adamın omzunda dinlenecek, böylece mola vererek zaman kaybetmeyeceklerdi.

Viaer, iri korsan Rott’un yanına gelip adımlarını uydurmaya çalışırken “Şu Dalls Crain denen herif,” dedi. “Neden Ashia’nın peşindeydi?”

“O denizlerde imparatorun tasmasını tuttuğu en sevdiği köpeği olarak bilinir. Neden kızın peşinde olduğunun bir önemi yok. Önemli olan kızın onun eline geçmemesi.”

Genç adam bu kadar insanın o kızın peşinde olmasına anlam veremiyordu. Neden o kızı istiyorlardı? Onu ele geçirirlerse ne yapacaklardı? Kafasında cevaplandıramadığı onlarca soru vardı.

Genç adam düşünceli bir şekilde “İmparator denen herif nasıl birisi?” diye sordu.

Omuz silken Rott, “Kendisiyle hiç yüz yüze gelmedim,” dedi. “Onunla sadece Dalls Crain ve dört Büyük Kaptan yüz yüze görüşebiliyor,” diye ekledi.

Viaer yanındaki iri adamla konuştukça aklına daha fazla soru geliyordu.

“Dört Büyük Kaptan da ne oluyor?”

Sövmek istermiş gibi ağzını açan Rott başını iki yana salladıktan sonra sakince anlatmaya başladı. “Korsanlar asırlardır varlar ancak son on yılda büyük balığın küçük balığı yemesi gibi güçlü korsan birlikleri güçsüz olanları ezip geçtiler. Bir süredir dört denizin her birini farklı bir korsan birliği ele geçirmiş bir halde yönetiyor. Kaptan Hadwin önderliğindeki biz, Yeni Ufuk Korsanları olarak şu anda Derin Deniz’in hakimiyiz. Yani anlayacağın Kaptan Hadwin, Büyük Kaptan dediğimiz unvana sahip dört kişiden birisi olarak imparatorla görüşebilen tanınmış kişilerden birisi.”

Viaer yanındaki dev gibi olan adamın yanında ufacık kalmış bir şekilde ilerlemeye devam ediyordu. Genç adam korsanlar hakkındaki öğrendiklerini düşünürken aklına haydutlar gelmişti. Dört Büyük Kaptan gibi haydutlar arasında da tanınan yirmi Haydut Şefi vardı. Kabasakal içlerinden en ünlüsüydü. Genç adam yumruğunu sıktı. Ah Kabasakal…

Genç adam öfkeyle haydutlar hakkında düşüncelere dalmışken Rott, “Sana birkaç şey daha öğretmem gerekiyor,” dedi. “Peşimize düşecek olan tüm korsanlar ve onlardan beter olan kiralık katiller Korsan İmparatoru Vale’ye bağlılar. Düşmanlarımızı tanıman senin için iyi olur.”

Peşimize düşecek olanlar… Viaer bunları düşündükçe içini kara bir sıkıntı kaplıyordu. Ya kızı koruyamayıp ölürlerse? Ya kızı güçsüzlüğünden dolayı elinden kaptırırsa? Öbür dünyada Tives’in yüzüne nasıl bakabilirdi? Kızı koruyacaktı. Bunun için ne gerekiyorsa yapacaktı. Ucunda ölüm olsa bile!

Genç adam düşüncelere dalmak üzereyken Rott yine konuşarak onun dikkatini dağıttı.

“Biraz kafan şişecek ama bu cahilliğinin ortadan kalkmasına değer. Büyük Kaptan unvanına sahip kişilerden birinin Kaptan Hadwin olduğunu biliyorsun. Diğerlerini de en azından isim olarak da olsa bilmen gerekir. İlk olarak Estyn Di Jilus ile başlayalım. Kendisi Adalet Denizi’ni yöneten Kayıp İzciler denen korsan tayfasının kaptanı olan genç bir kız ama aynı bizim kaptanımız gibi müthiş güçlü olduğunu duydum. Denir ki onun güzelliğini görenler kör olurmuş.”

Rott konuşmasına devam edecekken ikilinin yanına gelen Ric aptalca gülümsemesiyle “Sence bana bakar mı?” diye sordu.

Rott arkadaşının ensesine yavaşça vurdu. “Onun gibi gerçek bir soylu senin gibi çakma bir soyluya bakmaz.”

Bozulan Ric kendi kendine söylenerek hızlı adımlarla önde ilerlemeye başladı.

“Bir diğer Büyük Kaptan ise Tarduk. Kendisi bir cüce ve sanıyorum ki kullandığı isim gerçek ismi değil. Diğer korsanların aksine o, denizlerde savaşmak yerine cüce tayfasıyla adalara gidip hazineler peşinde koşuyor.”

Viaer cüce kelimesini duyunca aklına kısa zaman önce handa karşılaştığı cüce arkadaşı Zad geldi. Heyecanla “Yakın zamanda bir handa eski cüce dostlarımdan birisiyle karşılaşmıştım,” dedi. “Beni tayfasına çağırıp birlikte zengin olabileceğimizi söylüyordu. Onu tanıyor musun? O da dediğin tayfanın içerisinde olabilir mi?”

Başını yavaşça sallayan Rott, “Onu tanımıyorum ancak bu mümkündür,” dedi. “Tarduk ve adamları kendilerine Gölge Yağmacılar derler. Köpüren Deniz’in hâkimi olan bu tayfa yağmalarıyla ve acımasızlıklarıyla bilinirler. Vale başımıza iyi bir ödül koyarsa şüphesiz ensemizde biteceklerdir.”

Rott omzunda yatan Ashia’ya baktı. Kız gözlerini kapatmış, mışıl mışıl uyuyordu. Adam genzini temizledikten sonra daha kısık sesle “Son olarak Tsarro Dzarik,” dedi. “Kendisi yıllar önce içinde bulunduğu tayfanın miçosuydu. Gözümüzün önünde büyüyüp koca tayfanın başına geçmesini bildi. Şimdi Büyük Kaptan unvanını taşıyan bir fian olarak Deniz Melekleri denilen tayfasını Buz Denizi’nde yönetiyor. Söylenilenlere göre bu genç fian canı sıkıldıkça savunmasız köyleri basıyor, zavallı köylülere işkence çektiriyormuş.”

Köylülerin yaşadıkları zulümleri düşünen Viaer dişlerini sıkarak yerde duran bir taşa sertçe geçirdi. “Lanet korsanlar.”

En önde ilerlemekte olan Ric arkasına dönerek “Unutma yol arkadaşlarında birer korsan!” diye bağırdı.

Viaer sert bakışlarıyla “Sizden bahsetmediğimi biliyorsun,” diye karşılık verdi.

Rott ikilinin arasına girerek eliyle omuzlarında uyuyan kızı işaret etti. Grup, kız uyanmasın diye ay ışığı altındaki ormanın derinliklerinde bir süre sessizce ilerledi.

Üçlü yan yana ilerlemeye devam ederken Rott kaslı kollarını iki yana açıp Viaer ve Ric’i aniden durdurdu. İki ufak adam Rott’un niye bunu yaptığını anlamaya çalışırken Rott parmağıyla ormanın derinliklerinde parlayan bir ışığı gösterdi. Gözlerini kısarak o yöne bakan Viaer manzara karşısında şaşırmıştı; arkaları beyaz pelerinlerle gizlenmiş, kalan her tarafı çıplak olan insanlar ormanın içerisinde bulunan bir adamın heykelinin etrafına mumlar dikmiş, bu mumların etrafında dizlerinin üzerine çökmüş halde ellerini açarak dua ediyorlardı. Heykel, sanki kutsal bir varlıkmış gibi parlayıp her tarafından ışıklar saçıyordu.

Viaer gördüklerinden etkilenerek donup kalmıştı. Birden omzuna dokunan elle irkildi. Rott yanındaki genç adama bakarak “Büyük bir tarikatın özel bir gününe denk gelmiş olmalıyız,” dedi. “Vakit kaybetmeden ilerlemeye devam edelim.”

Viaer yanındaki iri adamın söylediğini başıyla onayladı. O sırada Rott’un omzundaki Ashia birden uyanıp başını kaldırdı. Bir şey dikkatini çekmişti ve başını hızlıca çevirip her yöne parlak sarı gözleriyle bakıyordu. Işığın geldiği yönü fark edince Rott’un omzundan yere atladı ve oraya doğru koşmaya başladı. Ric koşmakta olan Ashia’yı zar zor yakalayıp hemen kolundan tuttu.

Kız tüm gücüyle debelenip kurtulmaya çalışsa da gülümseyen Ric buna izin vermeyerek “Oraya gidemezsin ufaklık,” dedi.

Rott gelip Ric’in tuttuğu kızı omzuna aldı ve kendi yolunda ilerlemeye devam etti. Kız hâlâ o insanların ve ışığın geldiği yöne doğru büyümüş gözleriyle etkilenmiş gibi bakıyordu. Viaer kızın niye birdenbire böyle yaptığını anlayamamıştı.

Dörtlü uzun bir süre daha ormanın içerisinde ilerledikten sonra ormandan çıkmış, Lucor denen küçük köye varmıştı.

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1362

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1140

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 951

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 774

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 726

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 506

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 94

Site İstatistikleri

  • 18912 Üye Sayısı
  • 545 Seri Sayısı
  • 26496 Bölüm Sayısı


creator
manga tr