"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Ashia - Bölüm 25: Hadwin - Davetsiz Misafir


Yüzü gözü dağılmış sarhoşun yanında az önce beraber dayak yediği iki arkadaşı duruyordu. Üçünün de elinde meşale vardı. Hadwin adamların üzerine doğru yürümeye başlayınca Ena’nın üvey babası yüzündeki pis gülümsemeyle elindeki meşaleyi havaya kaldırıp bağırdı.

“Yaklaşma, yoksa kızarırsın!”

“Karından ve kızından özür dileyeceğini söyledin ama yapmadın. Bana yalan söylemenden dolayı değil, onlara olan saygısızlığından dolayı içimdeki korkunç öfkeyi tadacaksın.”

Hadwin avuç içiyle yere vurdu. Elini yerden kaldırmasıyla sanki deprem oluyormuş gibi yer sarsılmaya başladı. Biraz ilerideki Ena’nın ve ailesinin evi anında tuzla buz oldu.

Sarhoş adamın yanındaki iki arkadaşı ellerindeki meşalelerini atıp korkuyla kaçmaya başladılar. Sarhoş adamın altındaki toprak zemin titremeye başladı. Adam korkuyla elindeki meşaleyi Hadwin’e doğru fırlattı ama kaptan başını eğip bundan kolayca sıyrıldı.

Hadwin iki elini birleştirince sarhoş adamın üzerinde durduğu toprak yere doğru çökmeye başladı. Zemin her saniye alçalıyordu. Birkaç saniye sonra adamın olduğu yerin derin bir çukurdan farkı kalmamıştı. Sarhoş adam merhamet için kaptana yalvarmaya başlasa bile Hadwin onun söylediklerine kulak asmayıp ellerini birbirine tekrardan vurdu. Sarhoş adam çukurun içinde kapana kısılmış bir halde ağlarken etrafındaki topraklar çukuru doldurmaya başladı. Birkaç saniyede çukur tamamen toprakla kapatılmıştı, adam canlı canlı gömülmüştü.

“O kıza yaptıklarının yanında sana az bile yaptım. Bunun için müteşekkir olmalısın.”

Kaptan arkasını döndüğünde hanın girişindeki kutuların yandığını gördü. Az önce üzerine fırlatılmış olan meşaleden sıyrıldığında meşale kutuların yanına düşmüştü ve yanmaya başlayan kutulardaki ateş büyümeye devam ederse han yanıp kül olacaktı.

Hanın içerisinden han sahibi kadın ile elinde kitap tutan şehir yöneticisi telaşla dışarı çıktılar.

Yaşlı adam karşısındaki adamın üzüntüden gözlerinin yaşardığını görünce onu teselli etmek için elini kaptanın omzuna koydu. Kaptan Hadwin bir eliyle omzundaki eli indirirken diğer eliyle gözünden düşen yaşı havada kaptı.

Derin bir nefes aldıktan sonra elindeki gözyaşını havaya fırlattı ve havadaki gözyaşına üfledi. Küçücük gözyaşı ateşin olduğu yere ilerlemeye, ilerlerken büyümeye başladı. Gözle görülemeyecek gözyaşı havada ilerleyip kocaman bir su baloncuğuna dönüşerek ateşin üzerine düşerek ateşi söndürdü.

Bu güce şahitlik eden yaşlı adam Karpo şaşkınlıkla Hadwin’e sordu.

“Kimin nesisin sen?”

Hadwin elini yaşlı adamın omzuna attı.

“Bunu bilmemek senin için daha iyi olur.”

Hadwin elini yaşlı adamın omzundan çektikten sonra denizin olduğu yönden bir patlama sesi geldi. Kaptan kafasını oraya çevirince o taraflarda gökyüzünün renginin kırmızıya çaldığını gördü. Gemidekiler acil durum olunca kullanılması gereken işaret fişeğini ateşlemişlerdi.

Bunu gören kaptan denize doğru koştu.

Kıyıya geldiğinde kendi büyük gemisinin yanında ondan bile daha büyük bir geminin durduğunu gördü. Kayığına atlayan kaptan gemisine doğru tüm gücüyle kürek çekmeye başladı.

Havada ateşlenmiş olan kızıl fişek aşağıya doğru süzülürken kaptan kayığında ilerliyordu.

Çok kısa sürede küçücük kayığıyla inanılmaz bir hızla gemisine dönen kaptan denize sarkıtılmış halata tutunup gemiye tırmandı.

Yukarı çıktığında tayfasının toplanıp bir yuvarlak oluşturduğunu ve merkezde kendi tayfasından olmayan bir davetsiz misafirin durduğunu gördü.

Adamın saçları kırmızı kapüşonlu giysisinin altında saklanıyordu. Dik bakışları ve parlak burnuyla kolayca unutulmayacak bir yüze sahipti. Alnını kapayan tacın ortasında mavi bir taş vardı ve adamın hem kulaklarında hem de kısa sakallarının iki ucunda küpeler vardı. Adam kaptanın geldiğini hissedince başını kaldırıp o yöne çevirdi.

“Sonunda gelebildin.” dedi davetsiz misafir.

“Burada ne işin var çabuk söyle, Dalls Crain.” dedi kollarını birbirine bağlayan Kaptan Hadwin.

“İmparator hazinesinin nerede kaldığını merak ediyor. Senin hazineyi daha hızlı bulmanı sağlamak için beni yardımcı olarak gönderdi.”

“İmparatora istediği hazineyi bulması için adamlarımı yolladığımı söyleyebilirsin. Şimdi gemimden defol.”

“Defol mu? Bir misafire böyle mi davranılır? Hele de senin gibi bir beyefendiye hiç yakıştıramadım.”

Dalls Crain geminin bir köşesine gidip ellerini havaya kaldırmaya başladı. Elleri yükseldikçe etraftaki suyun seviyesi de yükselmeye başladı. Göz açıp kapayıncaya kadar yan tarafta duran kendi gemisi içerisindeki adamlarla birlikte denizin dibini boyladı.

Hadwin adama ters bir bakış atıp konuştu.

“Yıllar geçse bile imparatorun köpeği asla değişmiyor.”

Dalls Crain pis bir gülümsemeyle Hadwin’e baktı.

“Aynı şeyi senin için de söylemek isterdim ama yılların en büyük ödül avcısının imparatorun hazinesini aylardır bulamaması herkes gibi imparatoru da kuşkulandırdı. Ya bu hazineyi bulmuş olup kendine saklıyorsan? Son zamanlarda herkes bunu konuşuyor.”

Hadwin yumruğunu sıkıp geminin direğine sertçe vurdu.

“Şu koca karılardan farkı olmayan dedikoducular! Bilmedikleri konularda bok atmaktan başka bir şey bilmezler.”

Dalls Crain gülümseyip imalı bakışlarıyla Hadwin’in bir şeyler karıştırdığını anladığını göstermeye çalışıyordu. Hadwin bu bakışların ne anlama geldiğini biliyordu.

“Eğer onu bulduğumu ve sakladığımı düşünüyorsan gemim senindir, ara hadi. Arayıp bulamadıktan sonra da sahibinin yanına geri dön.”

Dalls Crain sesli gülüp geminin içerisinde gezinmeye başladı.

“Onu sakladığını kim söyledi ki? Belki de onu imparatora vermemek için bilerek bulmuyor ve oyalanıyorsundur.”

“Ne dediğini sanıyorsun sen?”

“Senin gibi iz ve yön bulma konusunda rakipsiz birisi neden hazineyi aramaya çıkmayıp basit adamlarını yollar? Açıkla da bilelim.”

“Daha önemli işlerim vardı.”

“Ohoho, daha önemli işlerin mi vardı? İmparatorun verdiği emirden daha önemli işlerin var demek, bunu imparatora ileteceğimden emin olabilirsin.”

Hadwin bu adamdan nefret ediyordu. Bu siyah saçlı adam imparatorun adamlarından birisi olabilmek için kendi tayfasını, ailesini hatta sevdiği kadını bile gözünü kırpmadan öldürmüştü. Adam hem bir büyücüydü hem bir suikastçıydı hem de yetenekli bir diplomattı. İmparator çok yetenekli bir köpeğin tasmasını eline almıştı.

Dalls Crain kollarını birbirine bağlamış bir halde Hadwin’in yanında duruyordu.

“Başımda dikilip benden ne istiyorsun?”

“Bir şey mi istiyormuşum? Sadece yanında kalıp yaptıklarını gözetleyeceğim.”

“Gemimde sana yer yok.”

Dalls Crain kafasını yan tarafa çevirdiğinde tayfaki adamlardan birisinin halatları topladığını gördü. Sessizce adama yaklaşıp tekme atarak adamı gemiden denize düşürdü. Ardından kaptana dönüp gülümsedi.

“İşte şimdi bana yer açıldı, kaptan.”

Hadwin halatlardan birisini alıp denize attı. Denizdeki çırpınan adam halata tutunduktan sonra tırmanmaya başladı.

Hadwin sinirle yanında duran kırmızılı adama döndü.

“Gemimde bir daha birisine dokunursan sonuçlarına katlanırsın. İmparatorun köpeği olsan bile dokunulmaz değilsin, bunu unutma.”

Dalls Crain şeytani bir gülümseyişle Hadwin’e küçümser bir bakış attı.

“Aynı şey keşke senin içinde geçerli olsaydı Kaptan Hadwin. Yine de imparatorun güvendiği Büyük Kaptan unvanına sahip dört kişiden birisisin diye kendini bir şey sanma. İmparatorun senden beklentileri olduğu için şanslısın, yoksa gerçekten beni eğlendirebilirdin.”

Kırmızılı adam ellerini iki kenara açıp esnedi.

“Her neyse, uzun yolculuklar uykumu getiriyor. Biraz dinlensem iyi olur.”

Dalls Crain yatmaya gittikten sonra Hadwin kendi odasına girip masasına yumruğunu vurdu. Masa darbenin etkisiyle büyük bir gürültüyle ortadan ikiye yarıldı.

“Bu oyunun sonunda gülen ben olacağım, köpek.”




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1180

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1032

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 855

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 799

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 678

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 628

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 593

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 537

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 514

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 323

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 187

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 171

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 93

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14060 Üye Sayısı
  • 418 Seri Sayısı
  • 18790 Bölüm Sayısı


creator
manga tr