Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Ashia - Bölüm 23: Ganf Adası (8)


Arsay Huthia

Aosfer Sönüşü’nün 846. Yılı’nın 23. Şiay’ı

 

Küçük çocuk havada asılı kalmışken Minjir yavaş adımlarla onun yanına gidip vücudunu inceledi. Çocuk onu görmesiyle bayılmıştı. Korkudan olduğunu düşündü genç prens.

Genç prensin aklını kurcalayan bir şey vardı; Minjir neden buraya gelip onu kurtarmıştı? Yoksa görev için verilen süre dolmuş ve başarısızlığından dolayı Minjir onu cezalandırmaya mı gelmişti?

Minjir baygın çocuğu inceledikten sonra Arsay’ın başına gelip durdu. Hızla yere eğilen genç prens sonunun geldiğini düşünüp yaşaran gözlerini kaparken Minjir elini şıklattı. Hiçbir şey olmamıştı. Genç prens boynunda hafif bir acı hissetti. Elini boynuna atıp geri çektiğinde ellerinin kara kanla kaplı olmamasından dolayı dövmesinin silindiğini düşündü. Bunun iyi bir şey olduğunu tahmin ediyordu.

Ormanın derinliklerinden, tam Arsay’ın arkasından Ved’in sesi duyuldu.

“Muhteşem olan! Söz verdiğimiz gibi sizin için yüz zavallıyı topladık.”

Başını sesin geldiği yöne çeviren Arsay yüzü gözü kan içinde kalmış Ved’i görünce kalkıp topallayan adımlarla yanına gitti.

Genç prens heyecanla “Gerçekten mi?” diye sordu. “Eve dönebilecek miyiz?”

Kendini beğenmiş gibi gülen Ved, “Benim içerisinde bulunduğum bir görevde başarısızlık söz konusu bile değildir,” dedi.

“Ama bu nasıl olur? Yamuk ağızlı adamı kampa bile getiremedim. Yüz kişiyi bir araya getiremedik.”

Kıs kıs gülen Ved, “Senin vaktinde kampa geri dönemeyeceğini anlayınca kamptaki morukları buraya getirdim,” dedi. Eliyle havada asılı duran baygın çocuğu gösterdi. “Şu velet ile sayımız yüz oldu ve görevimizi başarıyla yerine getirdik.”

Genç prens, ortağı Ved’in görevlerini tamamlamalarındaki rolünden ve başarısından dolayı oldukça etkilenmişti. Ölmeyeceği için sevinçten gözleri dolmuşken “Bu kadar kişiyi bir arada tutarak buraya getirebilmen inanılmaz bir şey,” dedi. “Bunu nasıl başardın?”

Ved tekrar kendini beğenmiş bir şekilde sırıtıp “Her zaman terazide benim olduğum taraf ağır basar,” dedi. “Nasıl başardığıma gelirsek, aslında o kadar da önemli değil. Kolay geçen bir dövüş sonucunda onları esirim olarak buraya getirdim diyelim.”

Ved elini Arsay’ın omzuna attığında ikili gülümsedi. Genç prens ortağı sayesinde evine dönebileceğinin farkındaydı. Ona hayatı boyunca unutamayacağı bir şekilde borçlanmıştı. Ailesini düşününce gözleri yaşardı. Onları tekrar görebilecekti.

Sislerin içerisinden havada birbirine bağlanmış süzülen insanlar çıktı. Bunlar kamptaki insanlardı. Her biri bağırıp çağırıyor ve ağlıyordu. O insanların yanında havada asılı duran Alfir tüm gücüyle Ved’e bakarak “Korkak herif!” diye bağırdı. “Beni yenemeyeceğini anlayınca annemi rehin olarak alıp bizi buraya çekmeye nasıl cüret edersin? İndirin beni! Hepinizi öldüreceğim!”

Adam havada kurtulmak için çırpınıp bağırırken Arsay yanındaki Ved’e gülümseyerek ters bir bakış attı. Adam bu kadar çok kişiyi gücüyle değil, şeytani zekasıyla buraya çekmişti.

Ved omuz silkerek genç prense “Onları nasıl çektiğimin bir önemi yok, değil mi?” diye sordu.

Minjir yavaş adımlarla ikilinin başına gelince Arsay ve Ved hızla yere eğildiler.

Minjir, “Başarılı oldunuz diye kendinizi bir şey sanmayın,” dedi. “Maymun, kral olsa bile maymundur.”

Minjir konuşmasını bitirdikten kısa bir süre sonra sislerin içerisinden birisi koşarak geldi.

Bu, günler önce Arsay’ı kandırarak esir alan bordo kıyafetler içerisindeki güzel kadındı. Kadın havada süzülen topluluğa iyice yaklaşınca umutsuzca kaşlarını çattı. Başını çevirip Minjir’i görmesiyle yüzü buz kesti. Kadın karşısındaki Minjir’in gücünü hissetmiş olacak ki hemen dizlerinin üzerine çökerek “Efendimiz!” dedi. “Şu aciz kulunuzun yakarışına kulak vermeniz için size yalvarıyorum. Ben Bavirya Zigul, kocamdan miras kalan küçük bir haydut çetesinin lideriyim.”

Kadın eliyle havada asılı duran, az önce Arsay ile dövüşmüş olan küçük çocuğu gösterdikten sonra konuşmasına devam etti.

“Şu havada tuttuğunuz çocuk benim oğlum Wil’dir. Size bu güçsüz bedenimle ve tüm kalbimle yalvarıyorum. İstediğiniz her şeyi yaparım. Onu bırakın ve onun yerine benim canımı alın!”

Hıçkırarak ağlayan kadın konuşmasını bitirdikten sonra gözyaşlarını elleriyle sildi.

Arsay yanındaki Ved’e baktı. Sakallı adam kadınla ve çocuğuyla ilgilenmiyordu. Kanlar içerisindeki gözlerini kapamış, dinlenmekle meşgul gibi duruyordu.

Minjir ağlayan kadının başına giderek ona kalkmasını işaret etti. Uzun tırnaklara sahip eliyle kadının çenesinden tutup yavaşça yüzünü kaldırdı. Kadının yüzünü inceledikten sonra çocuğa baktı ve tekrar kadına döndü.

“Kuhaha. Siz maymunlar çok garip canlılarsınız ve her zaman beni eğlendirmenin bir yolunu buluyorsunuz. Bana canını kendi rızasıyla sunan birisini reddedemem.”

Minjir elini şaklatınca havada asılı duran çocuk yere yüzüstü düştü. Birkaç kalp atışı kadar vakit geçtikten sonra kendisine geldi. Ayağa kalkan çocuk hem titriyor hem de ağlıyordu. Gözleri yaşlı olan kadın ise büyük bir minnettarlık ile gülümseyip Minjir’e bakıyordu.

Çocuk boğuk sesle “Hayır!” diye yürekten bağırdı.

Minjir elini şaklatınca karşısındaki kadın tuzla buz oldu.

Gördüklerine inanamayan çocuk dizlerinin bağı çözülmüş gibi olduğu yere çöküp kaldı.

Havada asılı duran Alfir Aldora öfkeyle “Bunu kim yaptı?” diye bağırdı. Başını biraz ilerideki yamuk ağızlı adama çevirdi. Onu işaret ediyordu. “Lanet olsun, şuradan bir kurtulabilsem!”

Minjir elini şaklatınca o toplulukta anında tuzla buz olarak gözden kayboldu. Ardından yavaş adımlarla tekrardan Ved ve Arsay ikilisinin başına geldi.

“Görevinizi başarıyla tamamladığınız için sizi buradan çok uzaklara yolluyorum. Bana hizmet etmeye devam edin ve lütuflarımdan yararlanmaya devam edin, maymunlar.”

Arsay gözlerinin önünde yaşlıların ve bordolu kadının öldürülmesinden dolayı çok garip duygular içerisindeydi ancak evine geri dönebileceği için mutluydu ve asıl önemli olanın da bu olduğunu düşünüyordu.

Genç prens karşısına bakınca Wil’i gördü. Küçük çocuk sanki kaşları ortada birleşmiş gibi bir öfkeyle ona bakıyordu. Arsay, Artık bu adada tek başına hayatta kalmaya çalışacak, diye düşündü. Umarım ölümü çok acılı olmaz…

Minjir parmağını şaklattı ve etraf kararmaya başladı. Arsay aslında kendi gözlerinin kararmaya başladığını çünkü az önce ruhgezer gücünü kullandığını hatırladı. Gözleri kapanırken çok önemli bir şeyi hatırladı ancak bunu söyleyecek gücü kendisinde bulamadı. Yutkundu…




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1487

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1011

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 812

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 796

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 620

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 620

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17509 Üye Sayısı
    • 783 Seri Sayısı
    • 36097 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr