“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Ashia - Bölüm 23: Ganf Adası (8)


Arsay Huthia

 

Küçük çocuk havada asılı kalmışken Minjir yavaş adımlarla onun yanına gidip vücudunu inceledi. Çocuk onu görmesiyle bayılmıştı. Korkudan olduğunu düşündü genç prens.

Genç prensin aklını kurcalayan bir şey vardı; Minjir neden buraya gelip onu kurtarmıştı? Yoksa görev için verilen süre dolmuş ve başarısızlığından dolayı Minjir onu cezalandırmaya mı gelmişti?

Minjir baygın çocuğu inceledikten sonra Arsay’ın başına gelip durdu. Hızla yere eğilen genç prens sonunun geldiğini düşünüp gözlerini kaparken Minjir elini şıklattı. Hiçbir şey olmamıştı. Genç prens boynunda hafif bir acı hissetti. Elini boynuna atıp geri çektiğinde ellerinin kara kanla kaplı olmamasından dolayı dövmesinin silindiğini düşündü. Bunun iyi bir şey olduğunu tahmin ediyordu.

Ormanın derinliklerinden, tam Arsay’ın arkasından Ved’in sesi duyuldu.

“Muhteşem olan! Söz verdiğimiz gibi sizin için yüz zavallıyı topladık.”

Başını sesin geldiği yöne çeviren Arsay yüzü gözü kan içinde kalmış Ved’i görünce kalkıp ürkek adımlarla yanına gitti.

Genç prens heyecanla “Gerçekten mi?” diye sordu. “Eve dönebilecek miyiz?”

Kendini beğenmiş gibi gülen Ved, “Benim içerisinde bulunduğum bir görevde başarısızlık söz konusu bile değildir,” dedi.

“Ama bu nasıl olur? Yamuk ağızlı adamı kampa bile getiremedim. Yüz kişiyi bir araya getiremedik.”

Kıs kıs gülen Ved, “Senin vaktinde kampa geri dönemeyeceğini anlayıp kamptaki morukları buraya getirdim,” dedi. Eliyle havada asılı duran baygın çocuğu gösterdi. “Şu velet ile sayımız yüz oldu ve görevimizi başarıyla yerine getirdik.”

Genç prens, ortağı Ved’in görevlerini tamamlamalarındaki rolünden ve başarısından dolayı oldukça etkilenmişti. Gözleri hayranlıkla dolunca “Bu kadar kişiyi bir arada tutarak buraya getirebilmen inanılmaz bir şey,” dedi. “Bunu nasıl başardın?”

Ved tekrar kendini beğenmiş bir şekilde sırıtıp “Her zaman terazide benim olduğum taraf ağır basar,” dedi. “Nasıl başardığıma gelirsek, aslında o kadar önemli değil. Kolay geçen bir dövüş sonucunda onları esirim olarak buraya getirdim diyelim.”

Ved elini Arsay’ın omzuna attığında ikili gülümsedi. Genç prens ortağı sayesinde evine dönebileceğinin farkındaydı. Ona hayatı boyunca unutamayacağı bir şekilde borçlanmıştı. Ailesini düşününce gözleri yaşardı. Onları tekrar görebilecekti.

Sislerin içerisinden havada birbirine bağlanmış süzülen insanlar çıktı. Bunlar kamptaki insanlardı. Her biri bağırıp çağırıyor ve ağlıyordu. O insanların yanında havada asılı duran Alfir tüm gücüyle Ved’e bakarak “Korkak herif!” diye bağırdı. “Beni yenemeyeceğini anlayınca annemi rehin olarak alıp bizi buraya çekmeye nasıl cüret edersin? İndirin beni! Hepinizi öldüreceğim!”

Adam havada kurtulmak için çırpınıp bağırırken Arsay yanındaki Ved’e gülümseyerek ters bir bakış attı. Adam bu kadar çok kişiyi gücüyle değil şeytani zekasıyla buraya çekmişti.

Ved omuz silkerek genç prense “Onları nasıl çektiğimin bir önemi yok, değil mi?” diye sordu.

Minjir yavaş adımlarla ikilinin başına gelince Arsay ve Ved hızla yere eğildiler.

Minjir, “Başarılı oldunuz diye kendinizi bir şey sanmayın,” dedi. “Maymun, kral olsa bile maymundur.”

Minjir konuşmasını bitirdikten kısa bir süre sonra sislerin içerisinden birisi koşarak geldi.

Bu günler önce Arsay’ı kandırarak esir alan bordolar içerisindeki güzel kadındı. Kadın havada süzülen topluluğa iyice yaklaşınca umutsuzca kaşlarını çattı. Başını çevirip Minjir’i görmesiyle vücudu buz kesti. Kadın karşısındaki Minjir’in gücünü hissetmiş olacak ki hemen dizlerinin üzerine çökerek “Efendim!” dedi. “Şu aciz kulunuzun yalvarışına kulak vermeniz için size yalvarıyorum. Ben Bavirya Zigul kocamdan miras kalan küçük bir haydut çetesinin lideriyim.”

Kadın eliyle havada asılı duran, az önce Arsay ile dövüşmüş olan küçük çocuğu gösterdikten sonra konuşmasına devam etti.

“Şu havada tuttuğunuz çocuk benim oğlum Wil’dir. Size bu güçsüz bedenimle ve tüm samimiyetimle yalvarıyorum. İstediğiniz her şeyi yaparım. Onu bırakın ve onun yerine benim canımı alın!”

Hıçkırarak ağlayan kadın konuşmasını bitirdikten sonra gözyaşlarını elleriyle sildi.

Arsay yanındaki Ved’e baktı. Sakallı adam kadınla ve çocuğuyla ilgilenmiyordu. Kanlar içerisindeki gözlerini kapamış, dinlenmekle meşgul gibi duruyordu.

Minjir ağlayan kadının başına giderek ona kalkmasını işaret etti. Uzun tırnaklara sahip eliyle kadının çenesinden tutup yavaşça yüzünü kaldırdı. Kadının yüzünü inceledikten sonra çocuğa baktı ve tekrar kadına döndü.

“Kuhaha. Siz maymunlar çok garip canlılarsınız ve beni eğlendirmeyi biliyorsunuz. Bana canını kendi rızasıyla sunan birisini reddedemem.”

Minjir elini şaklatınca havada asılı duran çocuk yere yüzüstü düştü. Birkaç kalp atışı kadar vakit geçtikten sonra kendisine geldi. Ayağa kalkan çocuk hem titriyor hem de ağlıyordu. Gözleri yaşlı olan kadın ise büyük bir minnettarlık ile gülümseyip Minjir’e bakıyordu.

Çocuk boğuk sesle “Hayır!” diye yürekten bağırdı.

Minjir elini şaklatınca karşısındaki kadın tuzla buz oldu.

Gördüklerine inanamayan çocuk dizlerinin bağı çözülmüş gibi çöküp kaldı.

Havada asılı duran Alfir Aldora öfkeyle “Bunu kim yaptı?” diye bağırdı. Başını biraz ilerideki yamuk ağızlı adama çevirdi. Onu işaret ediyordu. “Lanet olsun, şuradan bir kurtulabilsem!”

Minjir elini şaklatınca o toplulukta anında tuzla buz olarak gözden kayboldu. Ardından yavaş adımlarla tekrardan Ved ve Arsay ikilisinin başına geldi.

“Görevi başarıyla tamamladığınız için sizi buradan çok uzaklara yolluyorum. Bana hizmet etmeye devam edin ve lütuflarımı sizinle paylaşmaya devam edeyim, maymunlar.”

Arsay gözlerinin önünde yaşlıların ve kırmızılı kadının öldürülmesinden dolayı çok garip hissediyordu ancak evine geri dönebileceği için mutluydu ve asıl önemli olanın da bu olduğunu düşünüyordu.

Genç prens karşısına bakınca Wil’i gördü. Küçük çocuk sanki kaşları ortada birleşmiş gibi bir öfkeyle ona bakıyordu. Arsay, Artık bu adada tek başına hayatta kalmaya çalışacak, diye düşündü. Yazık oldu…

Minjir parmağını şaklattı ve etraf kararmaya başladı. Arsay aslında gözlerinin kararmaya başladığını, çünkü az önce ruhgezer gücünü kullandığını hatırladı. Gözleri kapanırken çok önemli bir şeyi hatırladı ancak bunu söyleyecek gücü kendisinde bulamadı. Yutkundu…




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1361

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1140

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 951

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 774

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 726

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 506

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 94

Site İstatistikleri

  • 18912 Üye Sayısı
  • 545 Seri Sayısı
  • 26496 Bölüm Sayısı


creator
manga tr