Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Angoria - Angoria Bölüm 153: Turnuvanın İlk Günü


 

Yazan: Aydehan

Düzenleyen: Ichigollum


Daha kapıdan geçerken nefessiz kalan Kung Lao, ciğerlerinin kendisine karşı isyan ettiğini düşündü. İlk yüz kişide olması onun için büyük bir fayda sağlıyordu, “İlk yüzde olmam çok iyi, bu sayede benim olduğum yere kimlerin geldiğini görebilecek ve en azından benden ne kadar güçlü olduklarını fark edebileceğim.” diye düşündü.

Yeşil ve mavinin tonlarının dans etmiş olduğu bu esrarengiz boşluğun adeta bir sonu yoktu, her saniye sürüklenmeye devam eden Kung Lao yer yer kırmızıya sahip olan bu ahengin sürekli dans etmesinden büyük bir zevk alıyordu.

Ciğerleri Kung Lao’nun Temel Kaynak Aleminde olmasından ötürü daha gelişmiş bir haldeydi, içinde bulunan kaynak gücünü döndürmeye başladığında ise nefes almama süresini bir miktar daha arttırabiliyordu. Şu anki gücü ile Kung Lao en azından bir iki dakika boyunca nefes almadan durabileceğini düşünüyordu.

“Güçlü olmak her şeyi yapabilmeyi sağlıyor. Daha güçlü olmam gerekli…”

Ahenk içinde dans eden yeşil ve mavi tonlarındaki bulutsu yapılar Kung Lao’nun bedenini sarmalıyordu, hemen ardından ise Kung Lao kendisini çorak bir arazinin üstünde bulmuştu.

Kung Lao sadece kuru ağaçları ve aynı zamanda cansız toprağı fark ettiğinde içinden dışarıya derin bir nefes verdi, neredeyse bozulmuş bir et gibi kokan bu diyarın havasını içini çektiğinde ise kusacağını düşünmüştü.

Elbette ki bu sadece bir iki nefes sürdü, ardından kendisini alışmış gibi hissetti ve daha rahat nefes alabilmeye başladı. Gungu en sonunda Kung Lao’nun  cebinden dışarıya çıktı, Kung Lao’nun kendisini sevmesine izin verdi, kafasını ve karnını okşayarak ilerlemeye devam eden Kung Lao önemli bir bölgeyi araştırıyormuş gibi görünüyordu.

“Şimdilik yapmam gereken tek şey, yüksek bir noktada ve zorlukla görünecek bir bölge bulmak. Ardından da [Su Damlası] tekniğini anlamaya ve çalışmaya başlamak, bana oldukça faydalı olan bu tekniğin neler yapabileceğini merak ediyorum. Belki de gelişmemde önemli ölçüde katkı sağlar.”

Kung Lao’nun kafasında kurgulamış olduğu hayal, tekniğe yatırmış olduğu yüksek miktardaki paranın getirmiş olduğu bir umuttu. Vermiş olduğu paranın en azından bir işe yaraması gerektiğini düşünüyordu, aksi takdirde kendisini dolandırılmış gibi hissetmemek için hiçbir şey yapamazdı.

Kung Lao çevresini iyice gözlemlediğinde bir çeşit vadinin içinde olduğunu fark etti, vadinin iki yanı dağlar ile çevriliydi ve bu dağlar aşılamaz ebedi duvarlar gibi görünüyordu.

“Bana en uygun yer kesinlikle bir dağ olacaktır, eğer burada bir mağara bulabilirsem kesinlikle bana muazzam bir avantaj sağlar.” diye düşündü.

En yakınındaki köşeye doğru ilerleyen Kung Lao kendisini, kendine özgü tırmanma biçimiyle tırmanmaya zorladı: Nekid Dağlarından edinmiş olduğu bu deneyim sayesinde bir zıplamasıyla on adımdan daha fazla ilerleyebiliyordu. Tek sorunu ise dengede olan kayaları daha da dikkatle aramak zorunda kalmasıydı.

“Gökyüzü kaynak alemine ulaşmayı heyecanla bekliyorum! Bu lanet olasıca dağları tırmanmama bile gerek kalmayacak!”

En sonunda Kung Lao kendisine bir mağara keşfettiğinde çoktan iki yemek süresi kadar tırmanmıştı. Mağarasından aşağıya bakan Kung Lao, ilk görmüş olduğu ağacın bile neredeyse güçlükle fark edildiğini görerek üzüldü, inceleme fırsatı fazla olmayacaktı.

“Abi, karnım acıktı…”

Hafif duygulu bir ses Gungu’nun zihninden fırladığında Kung Lao istemeden de olsa kafasını salladı, Gungu’nun muazzam iştahını çok iyi biliyordu ve Kung Lao yüzüğünde bulunan tüm kaynak canavarlarını verse bile doyuramayacağının da farkındaydı. Ondan ötürü hemen bir canavar çıkardı ve hızla derisini yüzüp daha sonrasında ise şişe takarak belirli soslandırılmış yağlar ile kızartmaya koyuldu.

Yapmış olduğu eşsiz yemek Gungu’nun iştahını daha da arttırmıştı. Kung Lao yemeğin olduğunu söylediğinde hızlıca yemeğe doğru atıldı. Minik ağzıyla ufak ancak seri ısırıklar almaya ve bunları hızlıca çiğnemeye koyuldu. Yanaklarının yemiş olduğu yemekten ötürü şişmiş olması onu daha da tatlı göstermişti.

Kung Lao canavardan bir parça eti kendisine ayırdı ve yavaşça yedi, etin lezzetinin son derece güzel olması onu daha canlı hale getirdi, bu yüzden de Kung Lao istemeden de olsa meditasyonunun daha iyi geçeceğini düşünerek hemen gözlerini kapattı.

“Meditasyon yapacağım, bizim geldiğimiz bölgeye birisi geldiğinde veyahut buraya birisi yaklaştığında bana haber et. Onun dışında lütfen rahatsız etme” dedi ve ardından da düşüncelerini tek tek zihninden koparmaya başladı.

Kung Lao ilk kez meditasyona girdiği zamandan bu yana bu tekniği son derece geliştirmişti. Artık dışarıdaki Qi’yi emmeden önce bir noktada sabitliyordu ve tıpkı barajdan çıkan kontrollü bir su gibi yavaş yavaş bedenine girmesine izin veriyordu.

Kaynak damarlarında dolaşan Qi tüm bedenini besliyor ve ardından da doğruca Philamna doğru iletiliyordu. Bu döngü her seferinde devam ediyor ve Kung Lao rahatlamanın doruk noktasına çıkıyordu.

Aradan geçen üç yemek sürelik zamandan sonra gözlerini açan Kung Lao, Gungu’nun tıpkı kendisinin söylediği gibi davrandığını fark etti. Dışarıdan bakıldığında minik bir sincap gibi görünüyordu ancak, şuan ki görevi Kung Lao’yu korumaktı ve bunun son derece farkındaydı.

“Ah! Abi uyandın mı! Karnım aç benim!” diye seslendi Gungu.

Kung Lao umutsuz vakaya bir kez baktı ve kaşlarını çattı. “Erkek adam, sürekli yemek için mızırdanmaz! Ne çabuk unuttun bunları yoksa sen bir erkek değilmisin?”

Bunu duyan Gungu yanaklarını şiddetle şişirdi ve kararlı bir surat ifadesini ortaya koydu, “Ben bir erkeğim ondan ötürü sürekli sızlanmam!” diye ciddi bir sesle yanıt verdi. Kung Lao ise bu cümleye tatminkar bir şekilde kafasını salladı ve ardından da Gungu’yu eline alarak sevmeye başladı.

İkisinin arasındaki eğlence bu şekilde iki tütsü süresi boyunca devam etti, ardından da Kung Lao, Gungu’ya doğru bakıp “Almış olduğum tekniği okumaya başlayacağım. Birisi bu bölgeye gelirse bana haber vermene bile gerek yok. Doğrudan onun yakınına git ve onu gözlemle eğer fark edebilirsen de gücünü de bana söyle.” dedi.

Gungu bunu duyunca kafasını salladı, elinde tutmuş olduğu taşı hafifçe kemirmeye başladı. Taş kemirmek onun bedenine son derece faydalıydı ve Gungu bunu artık anlamaya başlamıştı.

Kürkünün seyrekliği de kaybolmaya başlamıştı. Kürkü artık daha gür ve şekilliydi, yumuşacıktı ve insanın aşık olması dahi içten değildi.

Kung Lao hızla kitabı okumaya başladı, kitabın ilk sayfasını zaten çoktan okumuştu, ancak daha sonraki sayfalarında ne yazdığını nasıl bilebilirdi ki?

“Su Damlası tekniğin ilk kısmında sadece savurma teknikleri yazılı, kılıcın nasıl savurulacağı ile ilgili dokuz farklı hareket yazılmış durumda. Bu tekniklerin hepsi de içimde bulunan su kaynak damarının kullanımını istiyor. İlk kullandığımda bu damarı neredeyse ölüyor gibi hissetmiştim. Bu bayağı zor olacak…”

Su damlasının ilk tekniğinde bulunan savurma tekniklerini okumayı sürdüren Kung Lao genelde bu savurma tekniklerinin su altında yaşayan canlılara ait olduğunu fark etmişti.

“Kaplan Köpek Balığı Savuruşu”

“Dokuz Renkli Mavi Balina Savuruşu”

“Ölümsüz Yeşim Yılan Balığı Savuruşu”

“Altı Kollu Deniz Yıldızı Savuruşu”

“Mobian Pullu Deniz Atı Savuruşu”

“Toprak Yiyen Kalamar Savuruşu”

Kung Lao bu isimlerin hepsinin anlamsız olduğunu düşünüyordu, çünkü bunların hepsi savuruş tekniği olsa da hayvanın en ufak bir kısmını bile çağırmıyordu. Savuruşların nasıl yapılacağı ile ilgili birkaç çizime bakan Kung Lao nedenini şimdi kavramıştı.

“Duruş bu tekniğin isimlendirmesinde önemli değil, önemli olan şey bu savuruş tekniklerini yaptığında ortaya çıkan desen… “

Hemen eline Döneyan’ı alan Kung Lao bedenini de eğitmesi gerektiğini düşünerek hızla kılıcını ağır kılıç haline getirdi, tüm bedenin titreyerek de olsa kılıcı savurmasını sağladı. Bu sırada ise bir yandan gözü sürekli olarak kitaba bakıyordu.

Kitapta okuduğu son satırı fark ettiğinde ise şaşkınlıktan ne yapacağını bilemedi. Satırda şunlar yazıyordu: “Bu seviyeyi mükemmelliğin mükemmelliği aşamasına getirdiğinde etrafında üç farklı “Başaklı Su Civan Perçemi” ortaya çıkar. Başaklı Su Civan Perçemi kılıcı kullanan kişinin savunmasında büyük bir artış meydana getirir ve kullanıcının kaynak gücüne bağlı olarak savunmasının artışını sağlar.”

Kung Lao bunu duyduğu anda ağzının bir köşesinde büyük bir sırıtma meydana geldi. “Bir kılıç tekniği nasıl olurda savunmama yardımcı olabilir ki?” diye düşünmeden edemedi.

Kendisini hızla tekniğin savurma tekniğine odaklayan Kung Lao her hareketi özenle tekrarlamaya koyuldu. Kaynak gücünü özellikle kullanmıyordu, ancak şimdiden etrafına yayılan aurada değişiklikler meydana geliyordu.

Tamı tamına dört yemek süresi boyunca çalışmaya devam eden Kung Lao terini sildi ve en sonunda sızlayan kaslarından ötürü bırakmak zorunda kaldı. Bu esna da kendisini tekrar meditasyona vermişti ve bedeninin içine akan Qi’nin bedenini tazelemesini sağlıyordu.

Meditasyonu sürecinde çoktan ilk gününü bitiren Kung Lao gece olduğunda hiçbir ışığın olmadığını fark edince şaşırdı. Civarda ne ay vardı nede yıldızlar! Ancak yerde bulunan taşlar hafif ışıklar saçarak ortamın aydınlanmasını sağlıyordu.

Kung Lao bu taşların son derece değerli olduğunu düşündü ve hemen yüzüğüne önüne gelen taşları depoladı. En sonunda mağarasının önünde bir tane bile taş kalmamıştı ve hepsi yüzüğüne depolanmıştı.

Ardından mağarasına geri dönen Kung Lao taşlardan birisini çıkardı ve mağarasını aydınlattı. Bu sayede çalışmalarına tekrar başladı, kendisi ne zaman yorulacak gibi olursa hemen bırakır ve bir yemek süresi boyunca meditasyon yapardı.

Meditasyon bedenin uyku ihtiyacını da azaltıyordu, bedeninde bulunan kasları rahatlatıyor ve tekrar kullanmasına yardımcı oluyordu.

Bu sırada Gungu’nun ortalarda görünmediğini fark eden Kung Lao başlangıçta endişelenmiş olsa da halen daha zihnen nerede olduğunu bildiği için rahatladı. Şuan dağdan inmişti ve gelen birisi var mı diye sürekli olarak gözlem yapıyordu. Kung Lao bağlantılarının bu kadar gelişmiş olduğunu fark ettiğinde istemeden de olsa sevindi. Bu ona büyük bir kolaylık sağlayacaktı.

Kung Lao gecenin geri kalan kısmında başka bir şey düşünmedi ve sadece eğitimine odaklandı. Gece boyunca bir kere bile su kaynak damarını aktive etmedi ancak şimdiden Kung Lao’nun bedeninden rahat ancak son derece tehditkar bir aura yükselmekteydi.

“Bu tekniğin geri kalan kısımlarını bulduğumda acaba nasıl bir güce sahip olacak?!”

Bunu hayal ettiğinde Kung Lao çoktan ağzının suyu akıyordu. Elbette ki, bunun için daha çok yolu vardı.

Sabah olduğunda güneş tekrardan yükselmiş ve dayanılmaz bir sıcaklık ortaya koymaya başlamıştı. Kung Lao bu sıcaklığın anlık yükselmesini etraflarında bir tane bile ağaç kalmamasına yoruyordu.

Tam eğitimine başlamak üzereydi ki, Kung Lao’yu bir anda rahatsız eden Gungu “Abi buraya gelen birisi var!” diye seslendi. Kung Lao bunun üstüne hemen eğitimden vazgeçti ve kimin geldiğini görebilmek için Gungu’yu can havliyle dinlemeye koyuldu.


Aydehan Notu: Bu bölümle birlikte bu haftalık kotamızın sadece 1 bölümü kalmış durumda, ancak elbette ki sizler üç bölüm daha sponsor olarak bu kotayı altı bölüme çıkartabilirsiniz. Bizlere destek olduğunuzda yapacak olduğumuz site düzenlemeleri ile daha iyi bir site kalitesine ulaşacağımızın garantisini vermekteyim. Şimdiden bizleri sponsor olarak desteklediğiniz için teşekkürler!


 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1338

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 707

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 577

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17755 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 24023 Bölüm Sayısı


creator
manga tr