Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Angoria - Angoria Bölüm 149: 750 Sarı Kaynak Altınlık Ürün!


 

Yazan: Aydehan

Düzenleyen: İchigollum


Herkezin gözü açılmış kutudaydı, kutunun içinde sadece minik bir bilezik görüniyordu ve son derece hoş bir parıltıyla ışık saçıyordu.

"Gördüğünüz eşya derin denizlerde bin döngü boyunca bekledikten sonra ortaya çıkan siyah inci ile işlenmiş bir bileziktir. Bileziğin orta kısmında bulunan siyah inci ve kenarlarını saran elmas parçalı kordonuyla birlikte son derece eşsiz bir görünüme sahiptir. Yoğun isteğiniz üzerine bir tane daha bulduk ve bunu da sizin huzurunuza çıkardık."

"Bilezik üstünde bulunan siyah incinin hoş aromalı kokusuyla birlikte burnunuza eşsiz bir koku verecektir. Aynı zamanda yayılmış olan koku her meditasyonunuzda sizin yetişimizi güçlendirecek ve hızla ilerlemenize olanak sağlayacaktır. En azından yüzde onluk hızda ilerlemenizi garanti edebilmekteyiz. "

"Bu eşsiz hazinenin son derece lüks olduğunu unutmayınız. Üzülerek belirtmek isteriz ki yaptığımız onca çakışmadan sonra elde ettiğimiz bu bileziğin başkangıç fiyatı 2 sarı kaynak altınından düşük olmayacaktır. Lütfen yapacapınız tekliflerde de birli sistemde teklif veriniz. "

Kung Lao bu bileziğe baktığı anda önrmsiz olduğunu fark etti ve hemen hızla kendisini çekti. Bileziğe başka bir bakış atmak için son derece tembeldi.

"3 Altın!"

"4 Altın!"

İki kız birbirlerine düşmanca bir tavır takınmıştı. İkisinin de üstünden ölümcül auraları çok net bir şekilde okunabiliyordu.

"6 Altın!"

Kung Lao bu sözü söyleyen insana hafif bir göz attı. Bu bir erkeğin fiziğine sahip kadından başkası değildi. Kasları son derece belirgindi ve suratında büyük bir gülümseme vardı. "Genç hanımlar bu bileziğin sahibi çoktan belirlendi o yüzden şimdiden çekilin." kadının bu sesi ile birlikte ilk teklif veren kızlardan birisi çekilmeyi seçmiş diğeri ise son derece hırslı bir şekilde "10 Altın! Bu benim gibi bir güzellik için yapılmış adeta! Senin gibi erkek vücutluya gideceğini düşünmüyorum..."

Suratında ki çirkin gülümseme ile birlikte tekrar sessizliğe boğuldu. Erkek vücutlu kadın ise dişlerini biledi ve dudaklarını yaladıktan sonra "15 Altın!" diye bağırdı.

Bunun üstüne kimi insanlar çoktan bayılmıştı. Suratlarının kirece dönmesiyle birlikte buz gibi bakan insalar ise bu paranın israf olduğunu düşünüyordu ve iki genç kıza acıyorlardı.

"25 altın demek istiyorum..." son derece titrek ve kısık bir ses ortaya çıkmıştı. Bu sesi duyan insanlar dönmüş ve gördükleri kişi ile birlikte neredeyse ağızları açık bir halde kalmışlardı.

"Bu... Bu Göksel Anka Okulunun prensesi!"

" Evet ta kendisi Göksel Anka Prensesi Lu Lu!"

" Üç Yonca Krallığından buraya ne için gelmiş olabilir ki! Duyduğuma göre o halen daha derin bir yetiştirme meditasyonu içerisindedir ve bu turnuva ilgisini çekmemiştir!"

Herkesin ilgi oladığı olan Lu Lu gözlerini hızlıca kapattı. Yanakları şimdiden kızarmıştı, kafasını hızla aşağıya indirdi ve ardından da suskunluğunu korudu.

Kung Lao görmüş olduğu karakter ile birlikte kafasını istemeden de olsa salladı. Suratında bir tebessüm de oluşmadan edememişti. Bu sırada erkek fizikli kız hemen yumruğunu önündeki adamın koltuğuna geçirmiş ardından da " Nerenin prensesi olduğu umurumda değil lan! Eflatun Krallığımızın bir numaralı okulundan olan ben Long Hai bunu ne olursa olsun alacağım!"

Bu ismi duyan herkes doğrudan kıkırdamalar içine girdi. Kung Lao bile istemeden de olsa gülmüştü, erkek isimli bir kız elbette ki komikti.

Müzayede de bulunan erkeklerden birisi istemeden de olsa kıkırdamış, ardından da "Ne kadar tasadüf böyle, benim isminde Long Hai" demişti.

Bunun üstüne erkek fiziğine sahip Long Hai istemeden de olsa kızardı. Bu söz onu son derece utandırmıştı.

Müzayede salonunda başka teklif olmadığını fark eden kadın görevli hemen dudaklarını hareket ettirmiş ve "Başka teklif vermek isteyen var mı? Yoksa eğer bu eşsiz bileziği Göksel Anka Mezhebinden Lu Lu ya bırakacağım."

"40 Altın!"

Bunu söyleyen elbette ki Long Hai'den başkası değildi. İnsanlar bu fahiş fiyatta ki bileziği duyduğunda kulaklarından kanlar gelmeye başlamıştı. Kung Lao bile istemeden de olsa kanlı bir öksürükle bu paraya karşılık vermişti.

"Ye-yetmiş beş Altın vermek istiyorum..."

Bu sözler ile birlikte yaşlı bir adam daha fazla dayanamadı ve ağzından köpürcükler çıkardı.

İnsanların hepsi bu para karşısında şaşkına dönmüştü. Hatta Kung Lao bile bu para karşısında şaşkına dönmüştü. Daha öncesinde hiç toplu bir şekilde 75 sarı kaynak altını görmemişti. Buda gözlerinden birer damla kanın akmasına neden oldu. "Hayat çok acımasız çok! Göksel prens olsam bende bunları yapabilirdim ancak halen daha ağzım kokuyor!"

Bunları düşünürken aynı zamanda Long Hai de dudaklarını büzdü. "100 Altın!" diye bağırdı. Elbette ki bağırması pek fazla kişiye ulaşmadı. Bu para miktarına dayanabilen insanlar dışında herkes ya bayılmış yada ölmeye yarım adım yaklaşmıştı.

Esasında bu para Long Hai için zaten çok uçuk bir paraydı, ancak bileziği kendisine değil de kraliçesi Kanlı Emily için istemekteydi.

Dışarıda ki insanlar için kraliçesi sadece "Soysuz" olarak anılsa da onun gözünde zaten bir yıldızdı.

"Lütfen 150 altın teklif etmeme izin verin..." bunu söyleyen elbette ki Göksel Anka Mezhebinden Prenses Lu Lu'dan başkası değildi.

Yüzü tamamen mora dönmüş olan Long Hai en sonunda patladı. "Sen bittin! Turnuvada ve turnuvadan sonrasında senin yedi sülaleni geberteceğim! Kimse kraliçemin hediyesini elinden alamaz!"

Bu teklif ile yerine oturdu ve ardından da burnundan çıkan buhar ile birlikte bir sonraki eşyayı görmek için beklemeye başladı. Prenses Lu Lu ise yanındaki takipçilerinin arkasına sinmiş, gözleri ağlamaklı bir şekilde erkeğe benzeyen kıza baktı.

"Siyah İnci Bileziğin yeni sahibi Göksel Anka Tarikatından Lu Lu'dur. Lütfen bir sonraki ürünlerimiz için beklemede kalın!"

Bunun üstüne bir köle hızlıca kutuyu kapattı ve eşyayı yeni sahibine doğru götürdü.

Aynı anda bir başka köle de yeni ürünü hızlıca tanıtıma sundu. Bu ürün bir avuçtan da fazla bembeyaz kıldan başkası değildi.

"Görmüş olduğunuz nesne son derece nadir bulunan Kaynak Keçisine ait kürktür. Bu kürkün sahibi olan keçi en azından dört metreden fazladır ve parlaklığından da anlayacağınız üzere son derece sağlıklıdır. Üstelik kelliğin ilacınında ana malzemesidir. "

" Sizleri gücendirmek istemem ama kadınların çoğu kel erkekleri sevmemektedir. Bu yüzden de bu ürünün başkangıç fiyatını 500 beyaz kaynak altını olarak açıyoruz."

Kalabalıkta bulunan keller bir anda elmas görmüş gibi oldu hemen birisi elini kaldırdı. "1 Sarı Kaynak Altını!"

Bu anlık teklif abartı değildi, normalden de çok ucuzdu. Kung Lao en azından on sarı kaynak altını edeceğini çoktan biliyordu.

"3 Altın!"

"7 Altın!"

"15 Altın!"

Birbiri ardına gelen tekliflerle birlikte Kung Lao'nun suratı çoktan gülümsemeye başlamıştı. Bu onun için son derece sevindirici bir haberdi.

"30 Altın!"

"50 Altın!"

Bunu duyduğu anda Kung Lao'nun ağzı neredeyse ayrılacaktı. Gülümsemesi o kadar derindi ki içine güneş dahi sığabilirdi. Böylesine bir gülümsemeye daha öncesinde Kung Lao'nun suratında ne şimdi ki hayatında ne de geçmiş hayatında raslanmamıştı.

"100 Altın! O ilaç benim olacak karım ile tekrardan gerdeğe girebileceğim!"

Bu sözler üzerine kızlar son derece çirkin bir görünüm almış erkekler ise adama acımayla bakmıştı. Kung Lao'da bakmıştı elbette ki, ancak o para verecek olan kazın yolunmuş kafasına bakmıştı.

"150 Altın!"

Bununla birlikte insanlar tekrardan kan dökmeye başladı. Kung Lao'da sevinç göz yaşları döküyordu. Böylesine bir durumu nasıl olurda sevinçle karşılamazdı ki?

"300 Altın!"

Bunu söyleyen kişi bir kadındı. Kadının kafasına takmış olduğu bir baş örtüsü vardı, suratı son derece güzel olan bir kadın şanssız bir şekilde keldi.

"Eh! Bu kadında mı kel?"

"Şu güzelliğe bakın cennet hiç adil değil bunun gibi güzel bir kadının kel olması ne büyük bir talihsizlik!"

İnsanlar düşüncelerini söylerken Kung Lao'da gülümsemeye devam etti. Ona göre bu para çok güzeldi!

"Klack"

Ses Kung Lao'nun çenesinden çıktığında yakındaki insanların hepsi Kung Lao'ya doğru döndü. Kung Lao o kadar fazla gülümsemişti ki çenesi daha fazla dayanamamış ve yerinden çıkmak zorunda kalmıştı.

Ancak bu bile Kung Lao'nun gülümsemesini bozamadı. Çenesini tek seferde yerine oturttu ve hemen ardından da meditasyon yapmaya başladı.

"400 Altın!"

İnsanlar bu söylenen teklifle birlikte neredeyse kuduruyordu.

"500 Altın!"

"750 Altın!"

Bunun üstüne insanlar bir anda durgunlaştı. Kimsede bu kadar para kalmamıştı. Ondan ötürü de en son arttırma yapan adam muzaffer bir şekilde gülümsüyordu. "Sonunda tekrar saçlarıma kavuşacağım!"

"Daha fazla teklif vermek isteyen yoksa Hayalet Şehri Lordu Bai Xiaochun'a bu ürünü satıyorum."

İki nefes süresi daha bekleyen kadın ardından "Ürün satılmıştır. " dedi.

Hemen ürün yeni sahibine devredildi ve ardından da yeni bir ürüne geçildi. Kutu açıldığı anda görenler ise hayrete düştü. İçinde altı tane çakıl taşı büyüklüğünde bilye vardı. Herkes bunların ne olduğunu çabucak anladı.

Bunlar kaynak canavarlarının çekirdeklerinden başkası değildi. Üatelik hepsi de son derece iyi ve düzgün duruyordu buda seviyesinin son derece yüksek olduğunu gösteriyordu.

" Görmüş olduğunuz çekirdeklerin hepsi bilge kaynak aleminde bulunan altı eşsiz canavardan elde edildi. Bu canavarlar: Sekiz Burun Köstebeği, Kral Gökyüzü Kobrası, Azure Ejder, Mavi Pençeli İlkel Kurt, Sabba Çölü Timsahı ve Derin Deniz Kral Alabalığıdır."

"Hepsinin eşsiz olduğunu sizlerde görüyorsunuz. Bu yüzden böylesine eşsiz parça için bir miktar yüksek fiyat istemek kafidir. 5 Sarı Kaynak Altınından satışa sunmuş bulunmaktayız!"

"7 Altın!"

"15 Altın!"

Bu esnada Kung Lao meditasyonunu bitirmiş ve ardından da teklifi incelemeye koymuştu. Onun için bu işe yaramaz bir üründü ancak bir anda aklına Zeng Log geldi. Onu iki kez kurtarmaya çalışmış olan bu can yoldaşı için böylesi bir hediyeyi almak elbette ki son derece özeldi.

"50 Altın!"

Kung Lao bu teklifi verirken ilk kez kan ağlamadı. Bu onun can borcunu ödemesiydi. Nasıl olurdu da böylesi bir şeyden kaçabilirdi ki?

"100 Altın!"

Bunu söyleyen kişi Aziz Yordan'ın taş bitkisine de teklif veren Mermer Prens Dong Xiao'dan başkası değildi.

Kung Lao bir anda bu kadar yükselten kişiyr lanet okudu. Dudakları son derece keskin bir şekilde "200 Altın!" dedi.

Bunun üstüne Mermer Prens bir anda suskunlaştı. Zaten diğer insanlarda bu ögeye bu kadar fazla para ayırmayı düşünmüyorlardı. Kung Lao gözlerinden akan altı çift kanlı yaş ile birlikte teklif vermişti.

"Başka teklif veren olmayacaksa bu ürün doğrudan Maskeli Çocuğa gidiyor!"

Kung Lao ismini vermediğinden son derece şanslıydı. İsmini kimse duymamıştı buda onun işine gelmişti. Köle ona doğru eşyayı getirdiğinde ifadesiz suratını korudu ve gözlerinden buz gibi soğukluğu da yaymayı ihmal etmedi.

Hemen bir başka ürün çıkmıştı ve bu ürün Kung Lao'nun heyecanlanmasına neden oldu. İyi şansı bu sefer ona neler getirecekti merak ediyordu.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 919

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 684

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 662

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16670 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22410 Bölüm Sayısı


creator
manga tr