Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Angoria - Angoria Bölüm 148: Müzayedenin Başlangıcı


 

Yazan: Aydehan

Düzenleyen: İchigollum


Kung Lao yaklaşık bir yemek süresi kadar yürüdükten sonra en sonunda Yüzen Lah ve Macın evinin önüne gelebildi.

Turnuvanın yapılacağı zaman yaklaşırken bir çok yetiştirici zaten müzayede evlerinin yolunu tutmuştu. Bu gençler için büyük bir fırsattı ve kendilerini kanıtlamak için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorlardı.

"Yavaş olun ve sıraya girin lütfen giriş ücreti olarak ödemeniz gereken 1 beyaz kaynak altınını elinizde hazır tutun! Açık arttırma her an başlamak üzere!" 

Böylesi bir durumu ilk kez görmüş olan Kung Lao ne yapacağını bilemediğinden hemen hızlıca bu sözleri söyleyen adamın yanına doğru ilerledi.

"Hey kaynak yapmaya çalışma seni bücür!"

Kung Lao bu söze fazla takılmadı ve boğazını temizledi. "Merhaba buradan çok uzak bir yerden geliyorum. Ustamın izniyle mallarımı satmak istiyorum nereye gitmeliyim?"

Adam onu iyice süzdü, Kung Lao'nun kapalı suratından ötürü net bir şey göremese de suratında büyük bir tiksinti vardı. "Neymiş o malların?! Unutma burası son derece önemli bir günde ve bundan ötürü de her malı kabul edemeyiz."

Kung Lao sadece kafasını sallamakla yetindi. Daha sonrasında yüzüğünü tokatladı ve çantasından bir tutam kıl çıkardı. "Bunlar ustamın bana vermiş olduğu keçi yünü merak ediyorum bunlar uygun mudur?"

Adam bunları gördüğü anda eline aldı ve inceledi. Gözleri en sonunda bir elmas gibi parıldadı. Kılları geri uzatıp hızla bir başka yol gösterdi ve "Buradan lütfen genç efendi!" diyerek nezaketini de sunmuş oldu.

Bunun üstüne Kung Lao sadece kafasını sallamakla yetindi. Ardından da hızla içeriye doğru yürüdü, içeriye girdiğinde kendisini orta yaşlı çekici bir kadın karşılamıştı.

"Hoş geldiniz, Yüzen Lah ve Macın'ı tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bu gün satmak istedikleriniz nelerdir?" kadının sesi kadifeyi andırıyordu. Küçük göğüsleri ve dolgun kalçasıyla birlikte bedenindeki orantısızlık kendisine farklı bir hava katıyordu.

Kung Lao kafasını salladı ve ardından da keçi kıllarını, keçinin kanını, keçinin sütünü ve ardından da yaklaşık 100 tane de kan donduran hapı ortaya koydu. "Bunları satmak istiyorum" dedi.
Kadın büyük bir tüccardı küçüklükten beridir bu işteydi ve ürünleri hızlıca anlamıştı. Sütün yanına geldiğinde ise kafasını Kung Lao'ya doğru çevirdi ve "Genç efendi müsadeniz olursa sütü koklamak isterim izin veriyorsunuz değil mi?" dedi.

Kung Lao ise sadece kafasını salladı. Bu durum onun için hiç bir problem oluşturmuyordu.

Kadın burnu ile sadece bir nefes çektikten sonra kafasını salladı ve "Genel olarak satılan ürünlerimizin hepsinden %5 komisyon almaktayız, elbette ki bu sizin içinde geçerli olacaktır. Yüzen Lah ve Macın Müzayede evini tercih ettiğiniz için tekrardan teşekkür ederiz."

Kung Lao kafasını salladı ve ardından da sorusunu yöneltti. "Söyler misiniz müzayede evinizin adı neden Lah ve Macın?"

Kadın bunun üstüne sadece gülümsedi ve "Efsanelere göre Lah yüzen en devasa balıkmış. Balığın sadece bir yüzgecinin Üç Dalga krallığı kadar olduğu bile söylenirmiş. Balığın en büyük hayali ise gökyüzünde uçmakmış." 

"Lah hedefine ulaşabilmek için büyük bir kanun yoluna ilerlemiş ve zor uğraşlarıyla yasaya dönüştürmüş. Yasası da gökyüzünde uçabilmekmiş. Ancak sizinde bildiğiniz gibi uçan balıkların soyu tükenmiştir."

(https://tr.wikipedia.org/wiki/Uçan_balık tam olarak uçuyor sayılmasada dünyada uçabilen balıklar var)

"Lah daha sonrasında ne yapacağını düşünmüş. Bu sırada şansına, karşısına bir kuş çıkmış. Gökyüzündeki en büyük kuş olan bu kuşun adı Macın’mış ve neredeyse yenilmezmiş. Ancak tek bir zaafı varmış oda yüzmeyi bilmezmiş. "

"Lah, Macın'a tatlı dili ile düzinelerce övgü söylemiş ancak kendisini bir türlü gökyüzüne çıkarmaya ikna edememiş. Yüzmeyi bilmeyen Macın sudan çok ama çok korkarmış. Lah ne yaptıysa bir türlü başarılı olamamış ve bir anda aklına bir fikir gelmiş. Macın'ı kandırmak için yepyeni bir kanun oluşturması gerektiğini düşünmüş."

"Bu yeni kanunla Lah bir Macın'ın görüntüsüne bürünebilecekmiş. Sayısız yıllardan sonra bu yaşlı balık kendisini Macın görüntüsüne dönüştürmeyi başarmış."

"Suda boğuluyormuşçasına çırpınmaya başlayan Lah, Macın'ın dikkatini çekebilmek için can havliyle bağırmış. Macın bunu duyduktan ve gördükten sonra dayanamamış ve bu yeni Macın'ı kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapmış."

" Lah, Macın'ın yardımıyla gökyüzüne çıktığında son derece sevinçliymiş. Buda onun Macın formunu kaybetmesine yol açmış. Fakat bunu fark etmeyen Macın Lah'ı halen daha yuvasına götürmeyi amaçlıyormuş. "

" Gökler elbette ki adaletliymiş. Lah bir deniz canlısı olduğu halde gökyüzünü istiyormuş ve buda kendisiyle birlikte gökyüzünün gazabını getirmiş. "

"Gökler aynı zamanda bu kadar özgür olduğu halde yinede birisini kurtarmaya çalışan Macın'a da öfkelenmiş. Bunun üstüne inen devasa yıldırım ikisine birden çarpmış."

"Normalde ikisininde kül olması gerekirken bu iki yaşlı hayvan sayısız yılların vermiş olduğu güçle bu yıldırımlara dayanmış. İkisi de son derece yaralı bir halde kurtulabilmiş. Yaşamaları bile neredeyse imkansızmış."

"Ancak gökler bu davranışlarından ve birlikte çalışmalarından çok etkilenmiş ve bu iki canlıya adaletsiz davrandıklarını hissetmiş. İlahi bir güçle birlikte bu canlılar iki farklı vücuttan tek bir vücuda birleşmiş."

"Böylelikle bu yeni yaşam formu, Lah'ın kafasına ve kuyruğuna; Macın'ın ise kanatlarına ve pençelerine sahip olmuş."

"Amacına ulaşan Lah ise yeni bedeniyle birlikte gökyüzüne doğru yükselmiş. Yasaları bile iç içe geçmiş ve gökler bu aç gözlü Lah’a karşı bütün güçlerini kullanmışlar ancak bir türlü uçmasına engel olamamışlar. Lah en sonunda yaşadığı yerden ayrılıp sonsuz gökyüzüne yükseldiğinde ise yapabilecekleri bir şey kalmamış..."

Kung Lao hikayeyi dinlerken bir anda daldığını fark edip ayıldı. Bu hikaye nedense kendisi ile son derece benzer bir özelliğe sahipti.

Kafasında oluşan bir başka soruyla birlikte ağzını açtı. "Buradan bilgi alabilme imkanım var mıdır?"

Kadın bu soru üzerine gülümsedi ve kafasını salladı "Elbette vardır! Para yerine bilgi isterseniz bilginin önemliliğine bağlı olarak kazanacağınız paradan kesinti yapılacaktır."

Kung Lao kafasını salladı ve hemen ardından da "Pekala öyleyse şimdiden size istediğim bilgileri söyleyeyim; öncelikle istediğim ilk bilgi turnuvanın yapılacağı yer ile ilgili derinlemesine bir araştırma." 

Kadın bunu duyduğunda hemen kafasını salladı. Bu günlerde zaten çoğu kişi bu bilgiyi istiyordu.

"İkinci istediğim bilgi ise bir insana ait, en derin araştırma yapılması gereken bir kişi, bu kişinin ismi Mao Yan!"

Kadın bunada kafasını salladı ve gülümsemesini sürdürdü. "Genç efendinin istediği bilgiler son derece pahalıdır. En azından otuz sarı kaynak altınından aşağı olmayacaktır. Bunu ödeyebileceğinizden eminseniz hemen araştırmalara başlayabiliriz."

Kung Lao kafasından bir hesap yaptı, ödeme ile ilgili bir sorun olmadığını gördü ama bu miktar ona çok fazla geldiği için istemeden de olsa gözünün kenarından kan damlası süzüldü.

Kadın Kung Lao'dan süzülen kanlı göz yaşını fark ettiğinde gülse mi ağlasa mı bilmiyordu. Kung Lao daha sonrasında kafasını salladı ve "Pekala araştırmaya başlayınız ödeyebilirim" dedi.

Bunun üstüne kadın daha fazla konuşmadı ve küçük göğüslerine bastırmış olduğu eşyalar ile birlikte hızla ayrıldı. Kung Lao'da müzayedeye katılacak insanlar arasında bir sandalye seçip oturdu. Bu onun ikinci müzayedesiydi ancak bu ilkinden daha gösterişsizdi.

"Başkentte olmasaydı kesinlike bir avuç bok satardı..." diye mırıldanmadan edemedi. Bu paralar onun gözünde devasa bir soygundan başka bir şey değildi.

Kung Lao uygun bir koltuğa oturduktan sonra devasa müzayede evinin içindeki insan kalabalığı çılgınlar gibi büyümeye devam etti. Hatta bu sırada Kung Lao, Zeng Log ve onun yanında daima dolanan Shi Lan'ı bile fark etmişti. İkilinin buraya gelmesini beklemeyen Kung Lao neredeyse seslenecekti ancak son anda kendisini tuttu ve kimliğini gizli tutmaya devam etti.

Bu esnada Kung Lao kalabalık içerisinden iki farklı figürü de fark etmişti. Bunlardan birisi paçavra kıyafetler giyen Hua Tung'dan başkası değildi. Hemen yanında ise Kung Lao'nun dinlerken gözlemlediği Mao Yan vardı.

Mao Yan orta yaşlı bir görünüme sahipti, son derece asil bir duruş sergiliyordu ancak Kung Lao bunlardan başka bilgiye sahip değildi. Kafasında canlandırmış olduğu kadarıyla bu kişi büyük ihtimalle ya soyluydu yada bir okul lideriydi.

Bu arada insanların onun hakkında fısıldadığını fark etti ve hemen kulak kabarttı.

"Duyduğuma göre Ölümsüz Yılan Okulunun iç öğrencilerinden değil mi bu?"

"Evet öyle duymuştum, üstelik Eşsiz Kanat İmparatorluğunda bulunan Kontrolsüz Nilüfer Okulunun yıldızı ile nişanlıymış!”

“Ha siktir lan oradan o kadar da sallama, onun kadar eşsiz bir güzellik bu hıyarla nasıl olurda nişanlı olabilir?”

“Nereden bileyim lan ben?! Öyle duydum işte!”

Kung Lao bundan sonrasını dinlemeye gerek duymadı. Kimi bilgiler doğru kimi bilgiler yanlıştı. “En iyisi raporu beklemek, onun kadar derin kimse bilemez...” diye düşündü. Bu esnada kalabalığın tamamen koltukları doldurduğunu fark eden müzayede salonunun yetkileri başlama kararı almış ve hemen sahnenin perdelerini açmışlardı. Önlerine çıkan son derece çekici orta yaşlı kadın minik göğüsleri ve geniş kalçaları ile hepsini selamlamış ardından da “Müzayedemize katıldığınız için teşekkürler, müzayedemiz içinde bulunan kurallara uyduğunuz içinde ayrıca teşekkür ederiz…” dedi. 

“Hızlıca müzayedemize başlayalım, elimizde bu gün satılmak için çok ürün var!”

Hemen ardından bir kölenin zincirleri birbirine çarpmaya başladı. “Klank, Klank, Klank!” köle son derece hafif gibi görünen kutuyla birlikte kendisini öne çıkarmış ve müzayede salonuna bakmıştı. Gözlerinde derin bir özlem var gibiydi...

Hemen ardından orta yaşlı kadının sert gözlerine maruz kalmıştı ve köle hızlıca geldiği yere geri dönmüştü. Kadında gülümseyerek ilk satılacak ürünün kutusunu hızlıca açtı ve çıkan ilk ürünü herkesin görmesine izin verdi.

“Görmüş olduğunuz ürün, bedenin son derece kuvvetli olmasına hatta kemiklerin neredeyse kırılmaz olmasına izin veren bir bitki, bu bitkiyi hepinizin bildiğini farz ediyorum ancak yine de sizlere açıklayayım. Bu bitkinin adı Aziz Yordan’ın Taş Bitkisi…”

“Sizin gibi değerli misafirlerimiz için 100 beyaz kaynak altınından satışa açılmıştır.”

“115 teklif ediyorum!”

“120 teklif ediyorum!”

“150 teklif ediyorum!”

Tüm insanlar bu anlık parayı kimin yükselttiğine baktı ve karşılarında Mao Yan’ı gördüklerinde sadece sırıtabilirlerdi.

“200 teklif ediyorum!”

Bu teklifi yaptığı anda insanlarda bu yeni teklifçinin suratına baktı.  Tıpkı mermer gibi surata ve sapsarı saçlara sahipti, pembe dudakları ile birlikte yanında bulunan güzellikleri okşamaya devam ediyordu.

“Oh bu mermer prens Dong Xiao!”

“Hıyar zaten mermer gibi bembeyaz ne oldu da halen daha bunları istiyor!”

“Kim bilebilir…”

Kung Lao son teklifçiyi gördüğü anda Aziz Yordan’ın Taş bitkisinin büyük bir kullanımı olduğunu anladı, suratında büyük bir gülümsemeyle birlikte elini kaldırdı. “300 Teklif ediyorum!”

Bu sesle birlikte tüm kafalar Kung Lao’ya dönmüştü. Kung Lao önemsizmişcesine ilgilenmedi ve koltuğunda yayıldı. Aklında halen daha verecek olduğu fazladan 300 beyaz kaynak altını vardı.

“Kim lan bu?”

“Gözlerine bakınca onunda bembeyaz olduğunu fark ettim oda ayn şekilde taş bitkisini kullanmış!”

Bu sırada Mao Yan hemen elini kaldırdı, “500 veriyorum!”

“800 veriyorum!”

Gelen ikinci teklif elbette ki Dong Xiao’ya aitti. Kung Lao bir anda bu kadar yükselen para karşısında ne yapacağını bilemez haldeydi. Ancak aç gözlülüğü o kadar ağır basmıştı ki tekrardan elini kaldırdı.

“1 sarı kaynak altını ve 500 beyaz kaynak altını!” dedi.

Bunu duyan herkes bir anda irkildi, bu nasıl bir açık arttırmaydı! bunu duyan herkes bu yüzü kapalı gencin delirmiş olduğunu düşünüyordu. Bu sırada Kung Lao da kafasını Mao Yan’a doğru çevirdi, “Ah siz Mao Yan olmalısınız, sizin hiç bir iddiadan eli boş çıkmadığınızı duymuştum. Ne dersiniz? Bahsi arttıralım mı?”

“Ha sende kimsin lan! Ayrıca istediğim şeyi daima alırım. Üstelik bu şey bok olsa bile ben göz diktiysem benimdir!”

Mao Yan’ın bu anlık gaza gelmesi Kung Lao’da bir kaç özelliğini gün yüzüne çıkarmıştı. Bu esnada Mao Yan’ın teklifi hemen salonda duyuldu. “2 Sarı kaynak altını!”

Bunun üstüne herkesin gözleri parıldadı, insanlar çoktan çekilmişti. Onlar için iki sarı kaynak altını iki döngü boyunca aralıksız çalışmalarına bedeldi.

Kung Lao’da sadece gülümsedi, satın almasına bilerek izin vermişti…

“Aziz Yordan’ın Taş Bitkisi Ölümsüz Yılan Okulu’ndan Mao Yan’ın oluyor! Tebrikler!” Hemen bir başka köle malzemeyi kutuya koydu ve hızlıca Mao Yan’ın önüne getirdi.

Bu esnada başka bir köle de hemen bambaşka bir eşya getirdi, kadın derhal kapağını açmıştı ve içinden çıkan şeyi insanlara göstermişti.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1316

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 572

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17071 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22917 Bölüm Sayısı


creator
manga tr