Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Angoria - Angoria Bölüm 145: Üç Dalga Şehrine Varış


 

Yazan: Aydehan

Düzenleyen: Ichigollum


Karlı toprağın üstünde iki farklı ayak izi ve bir çift sopanın izleri belirgin bir şekilde ilerliyordu.

Üstlerinde bulunan ince kıyafetlerden ötürü ikili son derece titriyordu, dişlerinin birbirlerine vurması rahatlıkla duyulabilirdi.

İkiliden birisi kızdı, dudakları morarmıştı ve düşünceli bir surat ifadesine sahipti. Elleri tüm kuvvetiyle bir sopayı çekiyordu. Bu esnada oluşan yaralanmaları ise mümkün mertebe önemsememeyi düşünüyordu.

Yanında bulunan erkekte aşağı yukarı aynı durumdaydı. Tek farkı güçlü bedeninin sayesinde daha kararlı adım atabilmesiydi.

"Sence söylediği son şey ne?" kadın bunları söylediğinde erkek düşünceli bir şekilde ilerlemeye devam etti. Elleriyle taşımış olduğu sopanın karda çıkardığı sesten başka bir şeyin çıkmasına müsade etmedi.

Çok değil sadece bir altmış nefeslik sürenin ardından ilk kez ağzını açmıştı. Dudakları mor bir şekildeydi ve suratındaki hissizliğin bir miktar artmasına engel olamamıştı.

"Söyleyebileceğim tek şey söylediğinin bir çeşit isime benziyor olmasıdır. Onun dışında tek bir şey hakkında bile emin değilim."

Kız bu kelimeler karşısında sadece kafasını salladı ve çekmeye devam etti. İkilinin amacı en kısa sürede Üç Dalga Şehrine ulaşmaktı.

Bu insanlar elbette ki Zeng Log ve dikeni iade ettiği kızdan başkası değildi ve bir çift tahtanın üstünde bulunan bir kaç kumaş parçasına tutunmuş kişinin ise Kung Lao'dan başkası olması imkansızdı.

"Yaraları neredeyse iyileşmeye başladı. Ancak halen daha kendine gelemedi, kaç yemek süresi sürdü?"

"Şimdiye kadar çoktan uyanmış olması gerekirdi. Dövüşüp yendiği boynuzlu solucan neredeyse kök kaynak aleminin ortalarında olan yetişkinlik dönemine ulaşmış gibi görünüyordu. Kung Lao'nun da ondan aşağıda bir seviyede olması neredeyse imkansız!"

Kız kafasını salladı, gerçekten de taşıdıkları Kung Lao adlı çocuk kök kaynak aleminde olan bir yetiştiriciydi. Tüm hayatı boyunca çalışsada belki de bu raddeye gelemeyecekti. İstemeden de olsa bu çocuğu kıskandı, onun gibi bir dahi olabilmek için feda etmeyeceği hiçbir şey yoktu.

Bu bir anlık düşünce kızın zihninde belirdiği anda yok oldu. Annesinin kendisine vermiş olduğu dikeni asla feda etmezdi. Sonuçta o olgun bir kişiliğe sahipti.

Yürüyüşlerinin ardından çoktan 20 yemek süresi ortadan kaybolmuştu. Bu sırada kendileri de yorulmuşlardı ve dinlenmek ve kaynak güçlerini yenilemek için durdular.

İkiside bir yaprak çıkardı, hiç vakit laybetmeden bu kaynak ağacı yaprağını çiğnemeye koyuldular. Sonuçta ellerinde bulunan kaynaklar kısıtlıydı ve önlerindeki devasa turnuva için maksimum kaynağı ellerinde bulundurmak istiyorlardı.

İkili dinlenmeye başlamıştı ve ayın yükselişiyle beraber daha da keskin olan soğuğa karşı yan yana durmuş ve bu soğuğun yavaşça kesilmesini beklemeye koyulmuştular.

Bu esnada Kung Lao'nun uyuyan bedeni Aziz Yordan'ın Taş Bitkisi sayesinde hızla yenilenmişti. Ancak zihni bu yenilenmeden nasibini alamadı...

Bir başka soğuk sabah kendilerini karşıladığında ikili ellerindeki tahtayı kaynak güçlerini döndürerek ilerletmeye devam etti. Bu esnada bazen yanlarından geçen ölümlüler neler olduğunu fark ettiğinde ağızları açık bir şekilde baktılar.

Taşıdıkları yük ile birlikte o kadar hızlı ilerliyorlardı ki ölümlüler onları kıskanmadan edemedi.

Bu esnada Kung Lao yavaşça gözlerini aralamaya başladı. Tüm bedenini titreten Döneyan yüzünden ruhu ufak çaplı bir hasar görmüş kendisini toparlayabilmek içinde böylesi uzun süreler boyunca uyumak zorunda kalmıştı.

"Döneyan'ın bana karşı ters tepmesini hiç beklemiyordum. Ruhumun bir anda alev aldığını hissettim..."

Kendisini muayene eden Kung Lao kafasını sallamakla yetinmişti. "Şimdilik bedenimin sadece yüzde yetmişlik kısmı iyileşti. Yürüyebilir hatta dövüşebilirim ancak bu ilerledikçe güçten düşeceğim kesin."

Daha sonrasında etrafına bakan Kung Lao hemen göğsünde meraklı bir çift gözün ona baktığını hissetti, bu kişi elbette ki Gungu'dan başkası değildi.

"Sonunda uyandın abi!"

Gungu, Kung Lao'ya doğru hızla atlamış ve suratını okşamaya başlamıştı. İri gözlerinden iki damla yaş süzülmüş kürkünü ıslatmıştı. Kung Lao, Gungu'nun bu haline dayanamadığı içi istemeden de olsa burkulmuştu.

"Son savaşından sonra bağlantımızın kısacık bir sürede olsa bozulduğunu hissettim. Hatta kendimde ufak bir rahatsızlıkta hissettim ancak o kadar da büyük değildi. Söylesene ne oldu orada abi?"

Kung Lao kafasını iyice karıştırdı, düşüncelerini bir kazanın içinde iyice harmanladı.

"Çok tanıdık bir ortamdaydım. Orman içerisinde bir kampın ucunda, sanki bir hayalet gibiydim zaman çok yavaş geçiyordu. O gün siyah tavşanın öldürüldüğü günde, kimin bunu yapabileceğini düşünüyordum ancak şimdi onu buldum!"

"Yüzü peçe ile kaplıydı ancak yanındaki kadın ona sürekli "Meng Xiaochun" diyordu. Bir şeyi avlamaya çalışıyorlar gibi hali vardı..."

Bundan sonra Kung Lao daha fazla konuşmadı, gözleri dolmuştu ve istemeden de olsa damlalar gözlerinden akmaya başladı. Siyah Tavşanın ölümü onu çok derinden etkilemişti.

Soğuk gün içinde Kung Lao'nun ufak hıçkırıkları öndekilerin duyması için yeterli olmuştu, hızla kafalarını çevirdiler.

"Sonunda uyandın!"

"Gerçekten de en sonunda uyanmayı başarabildin küçük kardeş..."

İkilinin hem sevinçli hemde homurtulu konuşması Kung Lao'nun suratını güldürdü. Bu iki kişiye karşı çok sıcak hissetti. "Evet uyandım."

İkili artık odun parçalarını tutmayı bıraktı. Kung Lao'nun yanına hemen ilerlediler ve meraklı gözlerle nasıl olduğunu sordular.

"Şimdilik bedenimin sadece yüzde yetmişini kullanabilirim. Son savaş yüzünden bedenim neredeyse çürüyordu bundan ötürü de hâla daha dinlenmeye ihtiyacım var."

Bu sözleri ikisi de mantıklı buldu Zeng Log hemen utanmış gibi göründü ve eli ile önünde ki kızı işaret etti.

"Kung Lao tanıştırayım bu sana bahsetmiş olduğum iğnesi zorla elinden alınan kız adı Shi Lan."

"İğneni haksız yere ele geçirmeye çalışan Hua Tung'dan kurtaran kişi Kung Lao."

İkili göz göze geldi ve ikisinde de sıcak gülümsemeler ortaya çıktı. "Tanıştığıma sevindim büyük kız kardeş Shi Lan. Siz olmasaydınız belki de orada çoktan ölmüş olacaktım."

Shi Lan kızarmış yanaklarıyla ufak bir tebessüm gösterdi. Söylenen sözlerin son derece sıcak ve içten oluşu onda istemeden de olsa hoşnutluk izleri ortaya çıkardı.

"Siz olmasaydınız dikenim o ahlaksız Hua Tung tarafından gasp edilmiş olacaktı. Ondan ötürü teşekkür etmenize gerek yok. Bunu seve seve taşıdım."

Üçlü bir miktar daha sohbet etti. Genel olarak sorular Kung Lao üstündeydi. En klasik soru ise ne kadar güçlü olduğuydu.

"Küçük kardeşim şuan ki mevcut kaynak gücünüz nedir?"

Kung Lao bu konu hakkında fazla düşünmedi. Kendisini defalarca ölümden kurtaran Zeng Log'un zararsız olduğunu biliyordu. Gülümseyerek "Şuan için Temel Kaynak Aleminin 8. noktasındayım, kısa süre önce bir atılım yaparak 8. düzeye çıktım ancak şuan derin bir dar boğazdayım."

Kung Lao'nun ağzından çıkan kelimeler ile birlikte ikili şaşkın bakışlarını bir kenara koymadan edemedi.

Shi Lan derin bir nefes almadan edemedi. Nefesini bırakırken ise "Temel Kaynak alemi..." diye mırıldandı.

Aynı şekilde Zeng Log da istemeden de olsa şaşkındı. Kung Lao'nun bu kadar güçlü olduğunu biliyordu ancak söylendiği zaman nefesini tutmadan edemedi.

"Nasıl bu kadar güçlü oldun küçük kardeş Lao?"

Zeng Log'un bu sorusu üstüne Kung Lao istemeden de olsa yanaklarının kızardığını hissetti. Elinden mütevazılığı asla bırakmadan " Ah sadece çok şanslıydım." diyebildi.

İkili elbette ki bunun sadece şans olmadığını çok iyi biliyordu. Kung klanı her ne kadar çok güçsüz olsa da halen daha en büyük klanlar arasındaydı ve ulaştıkları kaynak güçlendirici ilaçların sınırı yok gibi bir şeydi. Ancak elbette ki ikisi bunu dile getirmedi. Sadece bahtlarına küfürler ettiler ve daha sonrada bunları unutmaya çalıştılar.

Karşılarındaki Kung Lao'nun soylu bir aileden gelip onları tıpkı bir böcek gibi görmemesi onlar için yeterliydi.

Üçlü bir miktar daha muhabbet etti. Bu esnada da Gungu öldürülmüş olan Kaynak Canavarlarını iştahla yedi. Onun minicik bedenine karşın yemiş olduğu yiyecek miktarını gördükleri zaman Üçlü istemeden de olsa kan kustu.

Kung Lao'nun Gungu için harcamış olduğu paranın haddi hesabının olmadığını üçü de çok iyi biliyordu.

"O halde yola kayulma vakti! Çok az bir zaman kaldı ve yolumuz halen daha uzun!"

Kung Lao'nun bu sözlerine karşılık üçü de hızla ilerlemeye başladı. Zeng Log ve Shi Lan tekrardan kıyafetlerine kavuştukları için hava son derece sıcaktı. Buda onların hızını arttırdı.

Kung Lao ise ikilinin yetişebilmesi için [Sismik Adımları] kullanmaktan vaz geçmişti.

Saatler saatleri kovaladığında Kung Lao ve diğer ikisi hızlarını hiç kesmedi. İkiliye göre daha güçlü olduğu için Kung Lao ikiliden bir miktar daha hızlı ilerlemişti.

Bunu hepsi son derece normal karşılıyordu. Yaklaşık olarak 9 saat aralıksız koştuklarında ise Kung Lao en sonunda yavaşladı. Ardından gelen Zeng Log ve Shi Lan da Kung Lao'nun bulunduğu alana geldikleri anda durdu. Üçü de çoktan hayretler içerisinde kalmıştı.

Okyanusun dalgalarını andıran devasa mimarisi ile Üç Dalga Şehri son derece büyüleyiciydi.

Kung Lao gülümsedi, derin bir nefesi içine doğru çekti. "Sonunda..." diye mırıldandı.

Üçünün de benzer ancak farklı hayalleri vardı. Bundan ötürüde hepsinin gözleri ışıldıyordu.

***

Bölüm normalden bir miktar kısa ancak elimden şuan için bu kadar yazmak geliyor. Bayan Aydehan'ın işlerinden ve birazda tatilden ötürü bir miktar yavaşım. Anlayışınız için teşekkürler...

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1338

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 706

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 577

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17755 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 24013 Bölüm Sayısı


creator
manga tr