"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Angoria - Angoria Bölüm 141: Abi!


 

Yazan: Aydehan

Düzenleyen: Ichigollum(not düşeyim dedim aynı düzenleyiciyim ad değiştirdim)


Kung Lao kitaplarını okumaya başladığı anda kendisini neredeyse dünyadan tamamen soyutlamıştı. Bu durum öyleydi ki, halen daha yanında duran Zeng Log'un mırıltılarını bile fark etmemişti.

Bu öyle kolay bir şey değildi. Her kitap son derece karışıktı, bu karışıklık tamamen ustasının yapmış olduğu şeyden kaynaklıydı. Bazen bir anda zehir tarifi verirken bazen bir anda cilt için en iyi merhemlerin tariflerini veriyordu.

Kung Lao kafasını kitaptan kaldırdığında çoktan kitap bitmişti ve bu zaman zarfında da çoktan iki yemek süresi yok olup gitmişti.

"Manyak usta! Şu kitaplarını listemeleyi neden akıl edemedin ki! Şunlara bir bak birisinin içinden yemek tarifi bile çıktı!"

Kung Lao'nun bu yerinde isyanıyla birlikte Zeng Log da daha fazla uykuda kalamamış ve uyanmıştı. Gözleri son derece titrekti ve bedeni de bin katır tarafından çiğnenmiş gibiydi bir adım dahi atacak gücü kendisinde bulamıyordu.

Yanında duran çocuğu fark ettiğinde Zeng Log şaşırmıştı. Bu dün onun için kavga ettiği çocuktu ve son derece sağlam gibi görünüyordu.

"Sen! Bu nasıl olur, sana nasıl bir şey olmadı Hua Tung nerede? Çabuk saklanmalısın yakında gelir ve..."

Kung Lao yanında duran bu kişinin bir anda uyanıp celallenmesi üzerine kafasını çevirdi ve iyi olduğunu gördüğünde de içi rahatladı. Bu da yüzüne vurmuştu "Merak etme bir şey olmaz bana." diyerek lafı geveledi ve daha sonrasında da "Yaptığım şey işe yaramış baksana daha şimdiden turp gibi olmuşsun. Kendini nasıl hissediyorsun?" dedi.

Bu soru üstüne Zeng Log karşısındaki çocuğa bakışlarını değiştirdi. Önceden bakışlarına bir miktar acıma varken bir anda karşısındaki çocuk bir kahramana dönüşmüş ve kendi hayatını kurtarmıştı. Koluna gelen baltanın ne kadar derine girdiğini hatırlayan Zeng Log'un hayran olmaması içten değildi.

Kafasını koluna doğru götürürken Kung Lao kafasını çevirdi tekrardan "Koluna yararlı bir merhem sürdüm ve iltihaplanmasını önledim ardından da diktim. Şuan için fazla hareket ettirmezsen senin için daha iyi olur. Sanırım 1-2 hafta sonrasında hiç bir şeyin kalmayacak o zaman bana tekrar gel dikişlerini sökelim ve iz kalmaması içinde kapanmış yarayı yakalım."(burdan yazara bir sorum var yara yakılınca iz büyümez mi bu tıp bilgisini nerede aldı? Cevabımı istiyorum not:düzenleyici)

Bu sözlerden sonra Zeng Log'un gözlerindeki hayranlık daha da büyüdü. "Genç kardeşim teşekkür ederim, bu büyüğün sana karşı çok müteşekkir. Bu arada ben Zeng Log ülkenin batı kısmında bulunan minik bir kabileden geliyorum. Peki ya sen küçük kardeşim, ismin nedir?"

Kung Lao kendisini bir anda tanıtan ve bu konuda bir saniye dahi yalan söyleme gereksinimi duymadığından Kung Lao da duymadı. Gülümsedi ve gülümsemesi son derece içtendi. "Adım Kung Lao, büyük Kung klanınından gelmekteyim."

Bunun üstüne çocuğun gözleri daha da büyüdü. "Kim bilebilirdi ki kabilemin korunmasına yardımcı olan Kung Kalanından birisiyle karşılaşacağımı. Ha ha bu harika! Sizin sayenizde haydutlardan ve kaynak canavarlarından korunuyor ve güzel bir yaşam sürebiliyoruz teşekkür ederim."

Bunları söylerken aynı zamanda Kung Lao'nun sırtında bulunan dikeni fark etmiş ve suratında büyük bir düşüş yaşanmıştı. Kung Lao nereye baktığını hemen fark etmiş ve dikeni eline almıştı.

"Bunu Hua Tung bu kervanda bulunan bir kızdan zorla aldı. Mazeret olarak ise tıpkı sende olduğu gibi çaldığını iddia etmişti..."

"Orada bu hareketinden çok rahatsız olmuştum ancak onu yenebilecek bir gücüm olmadığı için gidip koruyamamıştım ve orada sadece safça gülümsemekten başka hiç bir işe yapamadım. Kızı en son gördüğümde göz yaşlarını zorla tutuyordu, yediği darbeler de cabası, umarım onu şehre gitmeden bir kez daha görebilir ve özür dileyebilirim."

Kung Lao elindeki silahın da zorla başkasından alındığını fark ettiğinde üzülmeden edemedi. Silah çok hoşuna gitmişti ancak onun tarzı değildi ve satmaya niyetlenmişti. Ancak şimdi anlatılanlardan sonra satmaktan da vazgeçmişti, dikeni Zeng Log'un yanına koydu ve "Yarına ayağa kalkar hale gelirsin, ayağa kalktığında da dikeni verirsin hem bu sayede dilediğin özür de daha anlamlı olur değil mi?"

Bu sözler Zeng Log'un kulaklarına girdiği anda suratında çok derin bir müteşekkir bakış oluştu. "Çok teşekkür ederim küçük kardeşim çok teşekkür ederim. Senin sayende bir insan daha mutlu olmuş olacak!"

Kung Lao elini salladı ve önemsiz olduğunu belirtti ardından da "Şimdi biraz kitap okumam gerekli, bu sırada sende biraz daha dinlen, dinlen ki yarına özür dileyebilesin değil mi?"

Zeng Log bu sözler karşısında sadece kafasını salladı ve "Haklısın, benim gerçekten de dinlenmem lazım. Bu dikişler sanki baya derin gibi değil mi? İçeriden naklen hissediyorum."

"Daha yeni yeni kendine geldin çok normal ayrıca kullandığım ip de dikiş için pek uygun değildi ancak idare edeceksin. Neyse iyi istirahatler yarın görüşmek üzere."

Kung Lao bu sözlerden sonra arkasını döndü ve ustasının kitaplarını okumaya devam etti. Her sayfa ile birlikte küfür etmeyi de ihmal etmiyordu tabiki. Tüm gece bu şekilde ilerlemeye devam etti. Bir başka kitap bittiğinde kafasını sallayan Kung Lao öğrenmiş olduğu yeni bilgiler arasında bulunmayan bilgi yüzünden bir miktar hayal kırıklığına uğramış olsa da okumaya da devam etmişti.

Zaman birbirini kovaladı ve güneş kendi egemenliğini tekrar elde ettiğinde Kung Lao'nun suratı istemeden de olsa gülümsüyordu. En sonunda aradığı ilacı bulmuştu ve bunun yapımına da çoktan başlamıştı.

"Kitapta ilacı üçgen şeklinde yapmamı söylüyor ancak ne şekilde olduğunu yazmamış. Umarım bu doğru olmuştur..."

İlaç hazır hale geldiğinde rengi mavi renkteydi. Üstünde hafif beyaz damarlar vardı. Son derece sert bir haldeydi ve aynı zamanda kolayca da çözülebilecek düzeydeydi.

"Pekala şimdi bu pis kokulu yerden çıkalım ve kervan liderine ilacı verelim."

Odadan dışarıya çıktığında Kung Lao temiz havanın ciğerlerine dolmasına izin verdi. Temiz hava ile birlikte bedeninin canlandığını ve enerjisinin yerine geldiğini hissetti.

Gözlerini lideri aramak için açan Kung Lao en sonunda lideri fark etmiş ve kendisini kasarak bulunduğu yerde beklemeye devam etmişti. Ayağına geleceğini çok iyi biliyordu ve bunu beklemek ona çok büyük bir keyif veriyordu. Ellerini arkasında bağlamıştı ve bu sayede bir keşiş gibi görünüyordu.

Kung Lao neredeyse bir tütsü süresi kadar beklemişti. Bu sırada ise bazen can sıkıntısından taşları tekmelemiş bazense okumuş olduğu İlaçların ve tedavilerin yapılışlarını tekrar etmişti. Tütsü süresinin sonuna gelindiğinde ise kervan lideri kendisini göstermişti. Hemen arkasında bulunan iki kervan muhafızı ise en ufak bir surat ifadesi göstermeden nizami hızla lideri takip etmekteydi.

Liderin suratında büyük bir gülümseme vardı. Her şekilde kendisini karlı görüyordu, eğer çocuk başaramamışsa para kazanacaktı. Başarırsa da anlaşmanın geri kalan parasını verecekti ancak bu sayede de hastalığından kurtulacaktı.

Kung Lao kendisinden emin bir tavırla yürüdü ve kervan liderinin tam önünde durarak "Günaydın, iyi şans bu gün üstünüzde olsun" dedi.

"İlacım hazır sanırım bu kadar kendinden emin olduğuna göre, kesinlikle hazırlamış olmalısın."

Kung Lao bu konuşma karşısında sadece kafasını salladı ve arkada bulunan ellerini serbest bırakarak yüzüğünü tokatladı. Yüzüğünden çıkan paketi de lidere doğru verdi. "İlaç işte burada, ancak hemen kullanılması gerekli aksi takdirde özelliğini yitirecektir."

Adam hemen paketi aldı ve açtı içinden çıkan üçgen şeklinde ki hapa baktı ve ardından da ağzına doğru götürdü.

Kung Lao tamda bu sırada öksürdü ve ekledi "Ağızdan kullanılan bir ilaç değil bu."

Bunun üstüne adam şaşırmıştı. Ağızdan kullanılmıyorsa nereden kullanılıyordu ki? "Peki ya nereden kullanmam gerekli?" diye meraklı bir ifade ile sordu.

Kung Lao hafif bir tebessüm göstererek "Bu ilaç hastalığın bulunduğu yerden kullanılmalı yani anlayacağın üzere içeriye doğru hafifçe ittirmelisin, ayrıca hemen çıkarmamalı ve erimesini beklemelisin, önerdiğim şey ise dışkılama yaptığın zamanda çıkarman."

Adam önündeki çocuğun söyledikleriyle birlikte bir kaç nefeslik sürede her hale bürünmüştü. Önce merak etti, ardından korktu ve hemen ardından da sinirlendi. "Sen benimle dalga mı geçiyorsun çocuk? Hangi ilacın oradan alındığı görülmüş, yalan söylemeyi bırak ve bu yaşlı adamı daha fazla aşağılamaya çalışmadan hemen doğruları söyle. Aksi takdirde seni öyle bir döverim ki ne olduğunu şaşırırsın!"

Adamın sert sözlerine karşılık Kung Lao'nun surat ifadesinde bir değişiklik olmadı. Aksine daha da mutlu bir tebessüm gösterdi. "Çekinme kullan, kullandıktan bir tütsü süresi sonrasında bana şükretmeye başlayacaksın." dedi.

"Eh madem burada bulunuyorum artık biraz hızlı olmamız lazım değil mi? Sonuçta önünüzde devasa bir turnuva var değil mi?" diyerek ellerini ensesinde birleştirdi ve muzip adımlarla arkasını döndüğü gibi gezinmeye başladı.

Adam Kung Lao'nun bu tavırları üstüne, ilacın etkili olması üstüne daha da doğruluk payı buldu ve buda kendisinde çelişki ortaya çıkardı. Kullanmamak için ne kadar kendisine engel olmaya çalışsa da en sonunda dayanamadı ve kendi dairesine koşturarak dönüp kullanmayı seçti.

Başlangıçta acımış olsa da bir tütsü süresi sonrasında çocuğun söylediği gibi olmuş ve tüm bedeni rahatlamıştı. Şimdi ise sadece ilacı tuvaletini yaparken çıkarması kalmıştı.

Kısacık bir yemek süresi sonrasında kervan tekrar hareket etmiş ve geri dönmeyen gençlerden ötürü her yerde büyük bir boşluk oluşmuştu. İnsanların keyfi yerindeydi ve kendilerini üç dalga krallığının yoğun insan temposuna ve aynı zamanda dolandırıcılarına karşı hazırlamaktaydılar.

Kung Lao'nun da keyfi yerindeydi. Liderden aldığı para ile birlikte insanlarda onun şifacı olduğunu öğrenmiş ve kendisine büyük bir hürmette bulunmuşlardı. İçlerinden bir kısmı hastalıklarından ötürü gelmiş ve Kung Lao her ne kadar içi acısada ölümcül düzeyde olmadığı için onlardan para almamıştı.

Sonuçta Kung Lao anlaşmalara karşı dürüst bir insandı...

Yaklaşık olarak dördüncü yemek süresini geride bıraktıklarında bir anda büyük bir gürültü duyulmuştu. Bu gürültünün sebebini kimse bilmiyordu ve kervan da bu yüzden durmuştu. Kendi güvenlikleri en üst düzey olduğundan ötürü hemen savunmaya geçmişler ve bu gürültünün nedenine karşı duruşlarını sağlamlaştırmışlardı.

İçlerinden birisini bir atla birlikte neler olduğuna bakması için göndermişler ve merakla beklemeye koyulmuşlardı.

Kung Lao'nun meraklı bekleyişi neredeyse bir tütsü süresi kadar sürmüştü. En sonunda kendisini önlere doğru ilerletti. Tamda bu sırada zihninde tanıdık birisinin sesini duymuştu. Ses ise şunu söylemekteydi; "Abi! Lütfen bana yardım et!"

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1340

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1131

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 706

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 620

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 578

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 465

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17770 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 24173 Bölüm Sayısı


creator
manga tr