Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Angoria - Angoria Bölüm 99: Tiran Mamutunun Çığlığı


 

Yazan: Aydehan

Düzenleyen: Ichigo


Son derece sivri kesimli kıyafetler giymiş olan birisi son hızda koşuyordu. Bacaklarının gücü neredeyse kaybolmuştu. Bu ani koşuşturma kendisini neredeyse yok etmiş ve dişlerini sıkmasına neden olmuştu.

Yanında oluşan bir patlama ile birlikte bir iki sefer uçmuş ancak hızla toparlanarak görevine doğru ilerlemişti. Böylesi bir mevkide olduğundan ötürü kendisinden ve kaderinden nefret ediyordu, sanki kader ağları sadece onu öldürmek için örülmüş gibiydi.

‘’Genç Hanımım!!’’

Karşısındaki kızın tek başına orada olduğunu görmüştü. Güzel elbisesinde hafifçe kan vardı elinde tuttuğu şişeye sıkıca tutunmuş ve düz bir yere doğru bakışlarını dikmişti. Yanına gelen kişinin farkında bile değildi. Şuan için görmüş olduğu şeyin ne olduğunu merak ettiren bir duyguya kapılan adam hızlıca arkasını dönmüş ve Kung Lao’nun bir kaplan ile birlikte kapıştığını fark etmişti. Kendisine doğru pençelerini savurmuş olan kaplana karşı geniş kılıcı adeta bir kalkan olarak sunmuştu ve bu durumdan zar zor kurtulmasını sağlamıştı.

‘’Genç Hanımım!!’

Tekrar önemsenmediğini fark eden adam en sonunda dayanamamış ve kızın iki omzundan da tutarak sallamıştı. Minicik kızın sallanmasıyla birlikte kızın bakışları ona dönmüştü.

‘’Huh…’’

‘’Genç Hanımım, babanız sizi derhal çağırmakta ve sizin için atınızı hazır etmiş bulunmakta. Lütfen benimle gelin!’’

Kız kısa bir an bakmış ve daha sonrasında ise hızla kafasını sallamıştı. Bu esnada halen daha savaşmaya devam eden Kung Lao’daydı gözleri, ona bakarken her hareketinde hayranlığının arttığını hissediyordu. Sanki her hareketi bir krala ait gibiydi.

Kısa sürede oradan hızla ayrılmışlardı. Babasının yanına geldiğinde hemen bir görevli hızlıca hizmet etmiş ve kendisini atına oturtmuştu.

‘’Düğün iptal edildi! Bunun için başka bir şans olacak mı bilmiyorum… Ancak şuan önemli olan bu konu değil! Elde edebildiğin herhangi bir bilgi var mı?’’

Tengri Mei suskunluğunu korumuştu. Daha sonrasında minik dudakları açılmış ve ‘’Yakın zamanda Kung Lao bir işkenceye kurban edilmiş…’’ demişti. Tek öğrenebildiği buydu. Başka ne söylerse söylesin boşa çıkacaktı.

Tengri Enyum hızlıca kafasını sallamış ve ‘’Araştırması için üç farklı yerden casuslar göndereceğim…’’ demişti. Hızla kızına doğru şimşek gibi gözlerle baktı ve ‘’Bir sonraki hedefiniz Kor Kabuk Klanının ikinci yaşlısının oğlu olacak. O son derece masum ve son derece işimize yarayabilir.’’

Tengri Mei sadece kısa bir bakış atmış ve ‘’Ama… Bunun bana sadece tek seferlik olacağını söylemiştiniz…’’ diye sözlerini bitirmişti. Tengri Enyum ağır adımlar ile atını ilerletmeye başladı ve ‘’Evlenmiş olsaydınız evet… Ancak maalesef ki evlenemediniz… Kaderiniz gerçekten çok karmaşık, evlilik gününde böylesine bir saldırının gelmiş olması…’’ dedi ve daha sonrasında Tengri Mei’nin atına bir şaplak atarak koşmasını sağladı. Ardından kendisi de atını tekmeledi ve hızla ilerlemeye başladı…

Kung Lao önünde bulunan kaplanın saldırısından hızlıca kaçınmış ve vahşi canavarın içinde bulunan öldürme içgüdüsüne karşı kendisini hazırlamıştı. Neden saldırıyorlardı? Bunun hakkında hiçbir fikri yoktu. Önündeki vahşi kaynak canavarının iki uzun kulağı ve her ekleminde bulunan boynuzlar ile birlikte ölümcüllük düzeyinin son derece fazla olduğunun da farkındaydı.

Alnından bir damla ter aşağıya sarkmıştı. Kendisi fark etmemiş olsa da bir çok kral ve korumaları hızla klanı terk etmişti. Bu durum öylesine çabuk olmuştu ki, anlatması bir miktar zaman alacaktı.

Geriye kalan kişiler sadece Kung Klanının sakinleriydi ve birde Emily vardı. Kung Lao kadındaki öldürme aşkını fark etmiş ve içten içe titremeden edememişti. Bunları düşünürken  kendisine doğru fırlamış olan Kaynak Canavarı hızla üstüne doğru çullanmıştı. Kung Lao onu fark ettiğinde hızlıca kılıcını savurmuş ve rakibinin ayaklarından birisinin kemiklerinin bir miktar çatlamasına neden olmuştu.

Ağır kılıcının keskin olmaması bazı konularda çok kötüydü, işte bu anlardan birisindeydi Kung Lao, rakibinin sadece bir kemiğini çatlata bilmişti ve bu sadece yere düşüp yuvarlanmasına neden olmuştu.

Yuvarlanması elbette ki düşündüğü bir şey değildi ve bu anlardan birisinde talihsiz birisi kendisine batan sayısız boynuz tarafından çoktan can vermişti. Boynuzlar rakibin bedenini adeta bir süngere çevirmiş ve daha sonrasında kaplan kalktığında üstünde takılı bir halde kalmasını sağlamıştı.

Sadece bir nefeslik sürede adam hayatını kaybetmişti. Bu minik sahneden kendisini kurtarmayı başaran Kung Lao derhal korumalara bakmıştı. Korumalar halen daha söylemiş olduğu pozisyonda varlıklarını sürdürüyordu. İçlerinden bir kısmı ölmüştü ancak emirler netti, bu yüzden sürekli olarak pozisyonlarını korumaya devam etmişlerdi.

‘’Mızraklılar! İkili pozisyonda ardışık saldırı!’’

Kung Lao emri verdikten sonra hemen rakibine dönmüştü ve bu minicik süreç içerisinde tekrardan kaplan kendisine doğru atlamayı başarmıştı.

Kung Lao ne yapacağını düşünürken ‘’Geri çekil.’’ kelimelerini duydu.

Babasının bir el hareketi ile birlikte kaplana doğru uçan avuç içi öylesine büyük bir güç taşıyordu ki, Kung Lao daha kaplana dokunmadan ne olacağını biliyordu. Bu durum mutlak ölümdü.

‘’Siz benim biricik aşkımı öldürdünüz!!’’

Kung Lao kafasını yukarıya kaldırdığında Dört Kanatlı Tiran Mamutu’nun kükremesiyle karşılaşmıştı. Bu kükreme öylesine kasvetliydi ki, Kung Lao’ya ulaşan kükreme ile birlikte ağzından bir miktar kan tükürmüştü.

‘’Ne demek öldürdük ulan! Kim öldürdü? Kanıtın var mı piç kurusu!’’

Ustasının ağzından dışarıya doğru dökülen bu kelimeler Kung Lao’ya ulaştığında kendisini hem korkmuş hem de gülmek üzere bulmuştu. Bu kelimelerin içeriği son derece değişkendi. Tıpkı ustasının anlık halleri gibiydi.

Bu esnada ikili havada süzülmeye devam ediyordu ve ikilinin çarpışması ile birlikte muazzam bir enerji dışarıya doğru fırlıyordu. Uzaktan gören bir kişi kesinlikle göklerin kızdığını düşünecekti.

Bu esnada Kung Lao kendisine doğru gelen bir başka kaynak canavarının varlığını hissetti. Bu gelen bir maymuna benziyordu, ancak normal maymunlardan birkaç kat büyüktü. İçerisinde biriktirdiği güç göz önüne alındığında Kung Lao son derece çetin bir savaş olacağının farkındaydı.

Kılıcını hazırlayan Kung Lao ‘’Gel bakalım!’’ diye bağırdı.

Maymun sanki bunu bekliyordu. Bir anda dört ayağı üstünde bir fırtına gibi koştu ve Kung Lao’ya elinde bulunan bir ağaç kütüğüyle vurmaya hazırladı. Kung Lao bu saldırının son derece basit olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden basit bir hareket ile kolayca sıyrıldı.

Ancak kütük yere değdiğinde muazzam bir gürültü ortaya çıkarmış ve daha sonrasında hiç vakit kaybetmeden gardını düşürmüş Kung Lao’ya doğru ilerlemişti.

Kung Lao kendisine doğru gelen kütüğü fark ettiğinde zaten çok geçti, sadece gelen kütüğü öperek karşılayabilmiş ve darbenin kendisine doğru son güçle vurmasına izin vermişti.

Karnına doğru gele darbeyle birlikte hemen kavanoza kapatılan bir arının kavanoz açıldığında fırlaması gibi fırlamış ve havada en azından üç nefes durarak kendi rekoruna bir yenisini eklemeyi ihmal etmemişti. Daha sonrasında ise ağzından bir avuç dolusu kan fırlamış ve Kung Lao kendisini halsiz hissetmişti.

Kısa bir analiz yapan Kung Lao ‘’Bu maymunun düşünceleri son derece zayıf ancak… Normalde olandan son derece hızlı… Üstelik gücü benim gücümden fazla, son derece zorlu…’’ diye düşündü.

‘’Siz benim biricik aşkımı öldürdünüz!!’’

Tiran Mamutunun hortumu tüm gücüyle kükrüyordu. Bu kükreme daha da derin hale gelmişti. Bu durum öylesine anlık olmuştu ki, yanında bulunan herkes etkilenmiş ve kimisinin kulaklarından kan dışarıya çıkmıştı.

Maymunda bunlardan birisiydi.

Maymun kendisine yapılan ani baskı ile birlikte hemen elindeki sopayı bırakmış ve kulaklarını tutmak zorunda kalmıştı.

‘’Benim aşkım kendi halinde bir yetişim mağarasında ne güzel duruyordu! Onu öldürdünüz!’’

‘’Biricik aşkımı öldürdünüz!’’

Etrafa fırlatmış olduğu acısı o kadar derindi ki, Kung Lao bile en sonunda kulaklarının kanamasının önüne geçememişti. Kulaklarını kapatsa bile artık bu mümkün değildi. Sanki bu zihninde yankılanıyordu. Konuşmanın kuvveti bile Kung Lao’yu öldürmeye yeter gibi görünüyordu.

Maymun en sonunda kendisine gelmiş ve Kung Lao’ya doğru çığlık atmıştı. Daha sonrasında yere atmış olduğu sopayı almış ve Kung Lao’ya doğru koşmaya başlamıştı. Bu süreç içerisinde Kung Lao ise sadece kulaklarını kapatmış ve kendisine gelmeye çalışmıştı.

Maymun o kadar hızlı bir şekilde atılmıştı ki, Kung Lao’nun kendisine gelmesine neredeyse imkan yok gibi görünüyordu. Elbette ki bu onu son derece kötü bir duruma düşürmüştü. Sanki kader onu kötü olan her şeyin içine iter gibiydi.

Maymun üç metre içerisine girmişti. Bedeni son derece şiddetli görünüyordu, kılı olmayan göğüs bölgesinde mavi damarlar bile belirgindi.

İki metre!

Bir metre!

Koca kütük son gücüyle gerilmiş ve hemen ardından da Kung Lao’ya doğru tıpkı bir mermi gibi ilerlemişti. Kütüğün kendisi hızlıca geriye kalan boşlukları doldurmuştu.

Yarım metre!

Kung Lao halen daha kendisine gelememişti. Kafasında sürekli olarak dönen ses ile birlikte can çekişmeye devam ediyordu. Bu esnada Gungu bir anda gözlerini açmıştı, hemen Kung Lao’nun kıyafetinden dışarıya çıkmış ve Kung Lao’nun perişan omuzlarına gelmişti. Bedeni vakur bir edayla yükselmişti, bedenindeki seyrek tüyü tıpkı bir mızrak gibi dikilmişti. Dişlerinin arasından bir hırlama ileriye doğru dökülmüş ve hemen ardından ise ileriye doğru atılarak önündeki maymuna doğru uçmuştu.

Bunların hepsini anlatmak gerçekten zor olsa da bunların hepsi bir anda gerçekleşti ve Gungu maymunun üstüne atladığı sırada dengesini kaybeden maymunun kütüğü havaya doğru yükseldi.

Gungu’nun iki jilet kadar keskin dişi hızla harekete geçmiş ve rakibinin suratını hızla ısırmaya başlamıştı.

Zavallı maymun ne olduğundan habersiz ellerini Gungu’ya doğru götürmeye çalışmıştı. Ancak bilmediği şey ise kürkünün gerçekten de mızrak kadar sivri bir hale gelmiş olmasıydı. Daha elini ilk değdirdiği anda maymunun eli adeta delikli bir süngere dönmüş ve daha da fazla çığlık atmasına neden olmuştu.

Gungu bu esnada doğruca gözüne doğru kendisini atmış ve iki minik dişiyle maymunun gözünü ısırmaya başlamıştı.

Sadece iki nefeslik süreçte maymunun koca gözü tamamen yok edilmiş ve bir açıklığın ortaya çıkmasına neden olmuştu. Gungu bu fırsatı hiç kaçırmadı ve doğruca maymunun kafasına doğru minik vücudunu sokmaya başladı.

Sadece on nefeslik bir süreden sonra maymunun yürek burkan çığlıkları sona erdi ve vücudu yere düştü. Bir gözünün olduğu yerdeki boşluktan Gungu hızla ayağa kalkmış ve kendisinden son derece emin ve aynı zamanda uykulu bakışlarla rakibine son bir kez bakmıştı. Ardından ise Kung Lao’ya doğru dönerek tekrardan cebine girmiş ve uykusuna geri dönmüştü.

Bu esna da ise Mirza Bo’nun bedeninden yükselen ışık doğrudan kılıcına doğru yönelmiş ve insanların gözlerini kör edici bir parlaklık kazanmıştı.

DüzenleyiciNotu:Bir önceki bölümü 534 kişi okudu, yorum atan kişi sayısı 10.Bu bölüm sadece o 10 kişi için geldi. Diğer bölüm kafamıza ne zaman eserse gelir.İstediğiniz kadar yorum atın, o vapur kaçtı.Sadece tek bir şey  diyeceğim; insanda heves bırakmıyorsunuz.

Birde birisi kesin çıkıp ama 17  yorum var diyecek 2'si Aydehan'ın 5'i birinin kalan yorumlarda birer tane, ne söylediğimi biliyorum yani.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 919

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 684

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 662

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16670 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22410 Bölüm Sayısı


creator
manga tr