"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Angoria - Angoria Bölüm 51: Kazanırsam Ölürsün!



Haydutlar kendisini şifacı olarak çağıran bu küçük çocuğun dediğini yapmış ve liderlerine güvenerek hiçbir sorgulamada bulunmadan odundan küvetin içine girmişlerdi. Lider her ihtimale karşı pür dikkat gözleri ile ekip arkadaşlarını incelemekteydi. Akşam vaktinin getirmiş olduğu gölgeler ortalığı süslemiş ve ormanda kendisini her gün yapmış olduğu gibi süsleyemeye başlamıştı. Liderler kafasını kaşıyarak önünde hepsi tabuta benzeyen küvetin içindeki adamlarına kafasını çevirmiş ve ''Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?'' diye soru yöneltmişti. Eğer iyi hissediyorlarsa kendisi de bunu deneyecek ve çocuğun söylediği gibiyse son hız ile güçlenecekti.


''Harika hissediyoruz!!''


''Ben böyle rahatladığımı hatırlamıyorum!!''


''Tıpkı bir bebek gibiyim!!''


''Sanki kaslarım teker teker eriyor!!!''


Almış olduğu tepkilerden sonra Lider Duan Serphum kafasını sallamış ve kendisini karısı(!) olarak gören kadına doğru dönmüştü. ''Bende küvetlerin birisine giriyorum. Bundan sonrasında komuta sende...'' demiş ve üstünü çıkarttıktan sonra kendisi için ayrılan ve uzunluğu en az dört yetişkin kulacına, kalınlığı ise üç yetişkin kulacına eş değer olan kendisine özel olarak yapılmış küvetin içine girmişti.


Kung Lao adamın içeriye girdiğini fark ederek hemen toparlanmış ve ''Yardım edermisin? Liderinin küvetine şifalı sudan dökmem gereklide..'' Diyerek Duan Morphia ya doğru nazik bir bakış atmıştı. Duan Morphia ise iç çekerek kalkmış ve tekrar tekneyi iki kişi tuttuktan sonra liderlerinin küvetine sıcak sudan dökmeye koyulmuşlardı. Lider daha küvetine sıcak sudan dökülmeye başladığı andan itibaren kendisini iyi hissetmeye başlamış ve bedenine değen sıcak suyun keyfini çıkarmaya koyulmuştu. Liderlerinin üstüne döktükleri sıcak sudan sonra Kung Lao içi tamamen boşalan tekneyi tek başına bir kenara koymuş ve ''Şuan size yapacağım mühürler sizin gelişiminizi arttırmakla kalmayıp aynı zamanda etinizi ve kemiklerinizi son derece güçlendirecek.'' Demiş ve sonrasında ise karnının hemen üst bölgesinde Phialamının bulunduğu yere iki defa baskı uygulamıştı. Lider suyun içine girdiği anda veren rahatlama hissiyatı ile birlikte o kadar uçuk bir şekilde duruyordu ki Kung Lao kendisinin gelişimini mühürlediğinde bile sadece huzurun ona geldiğinden emin olabiliyordu...


Daha sonrasında Kung Lao liderin özel ağacının diğer yarısını güçlü kolları ile tek başına kaldırmış ve alttaki oduna denk gelecek şekilde kapatmaya özen göstererek kapatmıştı. Hemen ardından ise önünde bulunan iri kayayı alarak liderin odundan küvetinin üstüne koymuştu. Lider yapılan bu hareketi gördüğünde ''Ne yaptığını sanıyorsun çocuk!!'' diye bağırdığında ise Kung Lao gülümsemiş ve ''Ah bu mu? Açıkçası sizin ağacınız çok özel bir ağaç son derece sert ve kuvvetli ancak tek bir zayıf noktası bulunuyor oda çok çabuk şişerek içeriye soğuk havanın dolmasına vesile oluyor. Bende bu büyük kayayı alarak sizin ağacınızın üstüne koydum ki rahat ve stressiz bir şekilde gelişiminizi tamamlayabilesiniz...'' demiş ve yine o masum gülümsemesini eklemeyi unutmamıştı. Lider onaylarcasına kafasını salladığında ise Kung Lao gülümsemiş ve iyi istirahatler dileyerek yanından uzaklaşmıştı...


En sonunda tüm haydutların kendi ağına düştüğünü fark eden Kung Lao içten gülümsemiş ve yanındaki ismi Duan Morphia olan kadına bakışlarını çevirerek ''Evet... Bunun ile birlikte ben sözümü tuttum bayan... Şimdi sıranın sizde olduğunu düşünüyorum aksini iddia etmeyecekseniz, lütfen gelin benimle bir bilek güreşi yapın...'' demiş ve sonrasında ise belirgin bir iç geçirmişti. ''Yoksa korkuyor musunuz Bayan?'' demiş ve dişlerini göstermekten kendisini alamamıştı.


Duan Morphia çocuğun kendisine her bakışında içinden kabaran bir öfkenin varlığını büyüttüğünü fark ediyordu. Dişlerini birbirine kenetlemiş ve önündeki çocuğa bakmıştı. Önündeki çocuğun sadece birkaç saat önce yendiği çocuk olduğuna inanmak şöyle dursun düşünmek bile mümkün değildi. Bu kadar sürede güçlenemeyeceğini çok iyi bilen Duan Morphia, bir önceki bilek güreşinde kendisinin bilerek yenildiğini fark etmiş ve bu onun onurunu zedelemeye yetmişti. Ancak lider ve kocası tarafından kendisi tarafından verilen kesin emir doğrultusunda komuta kendisine aitti ve sırf böylesine basit bir mesele yüzünden karar verme iznini kullanmak istememekteydi.


Kung Lao ise karşısındaki kadının ufak bir ikilem içerisinde olduğunu fark etmiş ve ''Hey alt tarafı bir yemek süresi kadar sonra etkisini göstermiş ve canavar gibi güçlenmeye başlamış olacak, sonrasında ise gelecek ve seni güçlü kolları ile bir kez daha sarmalayacak? Nedir seni bu kadar telaşlandıran? Bir çocuğa yenilmekten mi korkuyorsun yoksa?''


''Kim korktuğumu söyler olmuş!! Senin gibi çocuklar ile bilek güreşi yapmayı hiç ama hiç istemiyorum! Neden mi? Senden çok daha büyük adamların bileğini sadece tek bir maçta kırmış kadınım ben!! Sana bu gücümü uygulamış olsam kolun elimde kalır diye senin adına endişeleniyorum sadece!'' demiş ve sonrasında ise alaycı bir kahkaha atmıştı.


Kung Lao gülümsemiş ve alaycı kahkahasına karşılık aynı ölçüde alaycı bir kahkaha atmış ve ''Bunları dersin ama neden bir bilek güreşinden bile kaçınırsın? Yoksa korkuyor musun kölem olmaktan?'' demiş ve tekrar kahkaha atmıştı. Duan Morphia ise bu sözlerden sonra sinirlenmiş ve dişlerini sıkarak Kung Lao'ya doğru kolunu savurmuştu. ''Seni bir böcek gibi ezmemi istemiyorsan otur oturduğun yerde!!'' diye bağırmıştı.


Kung Lao ise istifini bozmamış ve suratında bulunan alaycı sırıtış ile birlikte kendisine doğru savrulan kolunu tutmuş ve ''Sadece bir korkak bu şekilde bir harekette bulunur... Kendine son derece yiğit diyor olabilirsin ancak halen evcil bir kediden başkası değilsin... Ah!! Sen yeni sahibinin seni buralardan uzaklara götürmesinden korkuyorsun!!'' demiş ve kolu geri ittirmişti.


Kadın en sonunda Kung Lao'nun kışkırtmalarına daha fazla dayanamamış ve ''Gel buraya çocuk şu kayanın karşısına geç!!! Seninle ard arda yüz defa bilek güreşi yapacağız!! Yüzünde de dayanamazsan seni oracıkta öldüreceğim!! Yüzünü de ben kazanırsam seni kölem yapacağım!! Sadece ikisini kazansan bile ise...'' demiş ve durgunlaşmıştı. Kung Lao ise bunu fırsat bilerek alaycı sırıtması ile birlikte ''Evet, sadece ikisini kazansam bile...'' demiş ve beklemişti. Kadın suratına bir yıldırım gibi çökmüş olan hüzün ile birlikte ''...kölen olacağım.'' Demişti. Suratı gibi sesi de bir anda hüzünlenmiş ve ister istemez çatallı bir şekilde çıkmıştı. Oldukça kısa süren bu duygulanmadan sonra tekrar kendisini toparlamış ve ''Hadi bakalım!! Var mı ulan buna yüreğin!!!'' diye bağırmıştı. Kung Lao kadının bağırması ile kafasında 'Bağırma ile motive oluyor sanırım...' gibi bir düşünce geçmiş ve sonrasında ise adım atarak bir önceki sefer olduğu gibi kayanın önüne doğru ilerlemişti.


Geçen sefer olduğu gibi yerlerini almış ve birbirlerine bakmışlardı. İkilinin elleri birbirine bağlanmış ve kendilerini güreşe hazırlamışlardı. Tam bu sırada ise Kung Lao'nun ağzı açılmış ve ''Söylesene yüz defa bilek güreşinin doksan dokuzunu yensem ne olacak?'' diye soru sormuştu. Kadın bunu duyduğu anda neredeyse bayılacaktı. Hangi çocuk doksan dokuz adet bilek güreşini kazanabilirdi ki? Kendinden o kadar emin olan kadın ağzını yamultmuş ve ''Doksan dokuzunu da sen kazanırsan ilk çocuğum senden olacak!'' demişti. Kadın bunu söylerken o kadar rahattı ki bariz bir şekilde alay ettiği belli oluyordu ancak Kung Lao gülümsemiş ve sadece ''Say.'' Diye komutta bulunmuştu. Kendisinde ve yüzünde fışkıran güveni ile birlikte kadının elini kavramış ve saymasını beklemişti.


Kadın geriye doğru saymaya başlamış ve ellerindeki kavrama kuvvetini arttırarak kendisini kayaya doğru yakınlaştırmıştı. Böylelikle asla yenilmeyecekti...


'' Bir!'' demiş ve kadın tüm gücü ile baskı uygulamaya koyulmuştu. Ancak üç nefes sonrasında bir şeylerin ters gittiğini anlayabilmişti. Kadın tüm gücünü kullanmış olsa bile Kung Lao'nun kolu sadece bir santim geriye gidebilmişti.


Derin bir nefes alan kadın tekrar tüm gücü ile asılmış ve Kung Lao'nun kolunu indirmeye çalışmıştı ancak sonuç aynı olmuş ve Kung Lao'nun minicik kolu yerinden kıpırdamamıştı. Ardından ise Kung Lao gülümsemiş ve gücünü kullanarak kadının kolunu tek hamlede indirmişti. Gülümsemesi artmış ve ''Bu ilkti bir sonrakinde zaferim garanti olacak.'' Demiş ve boşalan elini tekrar düz kayanın üstüne yerleştirmişti. Kadın ise yere tükürmüş ve ''Acemilerin hep başlangıçta şansı olur! Önemli olan deneyim!!'' demiş ve Kung Lao'nun elini başparmağını daha güçlü bir şekilde sıkarak kavramış ve sonrasında se kendisini tamamen kayaya yaklaştırmıştı.


Kung Lao böylesi bir kavrama sonrasında kazanamayacağını çok iyi biliyordu. Bildiği içinde kendisini yormasının bir anlam ifade etmediğini düşünmüş ve kadın üç diye bağırdığında kolundaki gücü azaltıp kendisini kadına bırakmıştı.


Kadın Kung Lao'nun kolunu tek bir hamlede yere sermiş ve bir öneki maçtan kalan endişesini tek bir seferde yok etmişti. ''Ne oldu? Hani hepsini kazanıyordun?'' diye sırıtan kadın pozisyonunu bozmamış ve havadaki eli ile işaret yaptıktan sonra ''Gel, gel bu ablan ısırmaz'' diyerek minik bir kahkaha atmıştı. Kung Lao kadının bu şekilde sevinmesini hoş karşılamış ve elini tekrar uzatmıştı. Üçten geriye doğru saymaya başlanılmış ve Kung Lao daha bir denilmeden tüm gücünü uygulayarak kadının kolunu tek bir nefeste indirmişti.


Sırıtması adeta gözlerine taşan Kung Lao gülmüş ve ''Evet buda acemi şansıydı...'' demişti. Hemen bir müsabaka daha başlamış ve onu da Kung Lao tek seferde kazanmıştı, ardından tekrar kazanmış ve tekrar kazanmıştı...


Bu şekilde devam eden müsabakanın son maçı da yapıldığında Kung Lao kendisini hafif bitkin bir halde hissetmiş ve derin derin kısa soluklar ile yorgunluğunu dizginlemeye çalışmıştı. Kadın ise kolunu kaldırmaktan aciz bir hale gelmiş ve kesik kesik nefes almaya başlamıştı. Kung Lao ile Duan Morphia arasında yaşanan haşin müsabakanın sonucu kırk dokuza elli bir Kung Lao'nun üstünlüğü ile son bulmuştu. Kung Lao gülümsemiş ve ''Bundan sonra bana nasıl seslenmen gerektiğini biliyorsundur umarım...'' diye Duan Morphia'nın kulağına fısıldamış ve kadının tamamen titremesine neden olmuştu.


Bedenine yıldırımlar çarpmış gibi hisseden kadın ne söylemesi gerektiğini önce bilememişi, sonrasında ise ''Peh... küçük bir çocuğa yenildim diye kim demiş köle olacağımı!!'' diye bağırarak sırtındaki bıçağı Kung Lao'ya doğru çıkartıp savurmuştu.


Kung Lao kendisine doğru gelen bıçağı fark edememiş ve engellemeye fırsat bulamadan suratında sağ yanağından başlayıp burnuna kadar gelen bir yanmanın oluşmasını izleyebilmişti. Kung Lao bu yanma ile birlikte gelen acının daha çok kendisini etkilediğini biliyordu ve karşısındaki kadının ise bundan daha fazla zevk alacağını da çok iyi biliyordu. Suratında tek bir duygu ifadesi göstermemeye çalışarak elini yüzünün kanayan bölgesinde kısa bir süre bekletmiş ve sonrasında ise parmağına gelen kana bakarak iki nefes beklemişti.


''Anlaşılan köleye bir eğitim gerek...'' diye konuşan Kung Lao hemen ardından ise kaybolmuş ve Duan Morphia'nın arkasında belirerek kısa bir el hareketi ile elindeki hançeri düşürmüştü. Tekrar gözden kaybolduğunda ise elinde hançer ile birlikte karşısında bekliyordu ve hançeri elinde sallıyordu. Kadın ne ara onu kendisinden fark edemeden karşısındaki Kung Lao gözlerini iyice açmış ve ''Efendini yaralamaya nasıl cüret edersin seni adi orospu!!'' diye bağırdıktan sonra ''Bilmiyor musun efendine saldırmanın cezasının ölüm olduğunu!!'' diye devamını getirmişti.


Kung Lao'nun sesinden yayılan ölümcüllük o kadar şiddetliydi ki kadın bir anda karşısında bir çocuk değil de bir yetişkinin varlığını hisseder gibi olmuş ve ister istemez kendisini çekmişti. Kung Lao karşısındaki kadının korkudan kendisini geri çektiğini fark ettiğinde ise derin bir nefes vermiş ve ''Ancak rahatlayabilirsin... Bu seferlik seni bu koca yürekli efendin affediyor!'' demiş ve elinde hançer ile birlikte kadının önüne doğru yürümeye başlamıştı.


Kadın kendisine söylenen kelimelerden sonra rahatlamış ve hemen yakınındaki çocuğa doğru bir bakış atmıştı. Çocuğun gözlerinden ateşler fışkırıyordu ve kendisine doğru bu ateşler ilerliyordu, ''Ancak bu değildir ki, efendini yaraladığında karşılıksız kalacak...'' demiş ve boynundan sıkıca tuttuğu gibi havaya doğru kaldırmış ve kendi iradesi dışında havaya kalkan kadının kendisine bakmasını sağlamıştı. Hemen ardından ise Kung Lao aklına ilk gelen motif olan dört karenin iç içe geçmiş minik bir kopyasını kızın sol yanağına işlemişti.


Bir köle için bile son derece onur kırıcı olan şey suratında bir damga ile dolaşmaktı. Bu o kadar kötü bir aşağılanma olarak görülürdü ki, diğer köleler bile ona pislik gözüyle bakardı. Kadın ise bunun oluşması sırasında ensesindeki baskı yüzünden ne kıpırdayabilmiş nede hareket edebilmişti. Kung Lao bilmeden de olsa karşısındaki Duan Morphia'nın tüm sinirlerini sıkarak mühürlemiş ve o an hiçbir tepki verememesini sağlamıştı. İşleme bittiğinde ise Kung Lao çalışmasına bakmış ve gülümseyerek ''Son derece güzel oldu yahu!!'' diye içten bir ses ile bağırmış ve kadının ensesini bırakarak onaylarcasına kafasını sallamıştı. ''Gerçekten güzel oldu...'' hemen ardından ise kafasını arkaya doğru çevirmiş ve el çırparak ''Oh!! Neredeyse zamanı geldi!!'' diye heyecanla yerinde iki defa sekmişti.


Kung Lao arkasını döndüğünde ise yerde kan ile birlikte karışık bir şekilde yanaklarından aşağıya süzülen yaş damlalarının kuru toprağa damladığını fark etmişti ancak bu şuan onun önemsemesi için bile önemli değildi. Sesini sertleştirmiş ve ''Kılıcımı getir!'' diye sert bir tonda ilk talimatında bulunmuştu.
 

Kadın ise bu yaşamış olduğu ani şok yüzünden ne yapacağını bilemez hale gelmişti. Daha sonrasında ise Kung Lao'dan duyduğu emir ile birlikte bacakları hareket etmiş ve kampa doğru yönelmişti. Tam bu sırada ise odundan küvetin içine giren birisi avazı çıktığı kadar bağırmaya başlamıştı. Kung Lao ise yüzündeki sırıtmaya engel olamayarak ''İşte başladı...'' diye mırıldanmıştı.

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1258

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 376

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15561 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20943 Bölüm Sayısı


creator
manga tr