Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Angoria - Angoria Bölüm 40: Turnuva (1)



 
Kung Lao turnuva resmen başladığında koltuğunda oturmaktaydı. Söylenen sözlere uyması gerektiğini çok iyi bilen Kung Lao koltuğundan herhangi bir kalkma girişiminde bulunmamıştı. Eğer bunu yaparsa turnuvada nasıl birinci olabilirdi ki?


Elenirse bırakın birinci olmayı aynı zamanda bir de ustasından yiyecek olduğu bir tomar dayakta vardı ve birde Siyah Tavşanın ilacı... Eğer bu turnuvada kuralları çiğneyerek elenmediği sürece denilen ilacı alabilecekti. Meraklı ve heyecanlıydı ancak bir korkusu bulunmuyordu. Etraftaki insanlara yaymış olduğu Qi sayesinde hiç birisinin gücünün kendi gücüne eş değer olmadığını çok ama çok iyi biliyordu.


Kung Lao kısa süreli heyecan dalgaları ve tezahüratlarının eşliğinde insanların nasıl eğlendiğine baktı. Gülen haykıran kadın veya erkek fark etmeksizin ellerini sallayan insanlar hepsi nasılda eğleniyordu. Daha iyi görebilen gözleri ile etrafı kolaçan eden Kung Lao oturanlar arasında tanıdık gelen birisi olduğunu zannetmiş ve bir süre kim olduğunu hatırlamaya çalışmıştı. Daha sonrasında ise hatırlayamadığı için kendisine kızmış ve çok kısa sürede ise aklından çıkarmıştı.


''EVET BEKLENEN AN GELDİ! TURNUVANIN İLK AŞAMASI ŞİMDİ BAŞLIYOR SEÇİLEN YAPRAKLAR İLE BELİRLENEN İKİ GRUBUN ÜYELERİ!! İSMİNİ SÖYLEDİKLERİM LÜTFEN SAHAYA ÇIKSIN...!!''
Demiş ve kısa süre sessiz kaldıktan sonra ''JİC MORİA VE EYDAM FEİ KENDİNİZİ GÖSTERİN!'' diye bildirmişti. Kung Lao çağırılan iki kişinin de altmış dört kişilik grupta en kaslı ve güçlü olan kişiler olarak çağrıldıklarını çok ama çok iyi biliyordu. Bu dövüşün nasıl sonulanacağını çok ama çok merak ediyordu.


İki farklı taraftan sahneye çıkan bu iki kas tankı birbirlerine sinirli bakışlar atıyordu ve kaslarını sıkarak ellerindeki en iyi gücün boyutunu göstermeye çalışıyorlardı. Kung Lao ikisini de kontrol ettiğinde kendi grubundan olan adamın Başlangıç seviye yedinci seviye, diğerinin ise başlangıç seviye sekizinci seviyede olduğunu fark etmişti. Genelde bir seviyelik seviye farkı pek fazla önemli hissettirmezdi. O yüzden ikisinin de şanslarının eşit olduğunu düşünüyordu Kung Lao.


İki kas yığını aynı anda koşmaya başlamış ve kollarını havaya kaldırarak ikisi de rakibinin omuzlarına sarılmıştı. Elleri ikisinin de enselerindeydi. Kung Lao bunu gördüğü anda ilk yıkılanın yenileceğini anlamıştı. Bu garip bir dövüştü ancak Kung Lao bu dövüşün altında yatan bir gerçeği son anda fark etmişti. Bu dövüş kendisine 'adam' diyenlerin birbirlerine boy gösterisi yapmasıydı sadece... İkisi de herhangi bir dövüş sanatı veyahut bir kaynak tekniği kullanmamış ve sadece birbirlerine çullanmışlardı.


İri kolları ile rakibinin kafasını bir yılan gibi sarmalayan Jic Moria adlı herif vücudunu tüm gücü ile sıkıyordu. Boynu kolları tarafından işgal eden adam ise aynı şekilde direniyor ve tüm gücüyle karşı koyuyordu. Jic Moria'nın diz üstü durduğu ve Eydam Fei'nin ise oturmuş olduğu bu pozisyonda Eydam Fei dişlerini sıkmış ve boşta kalan tek kolu ile Jic Moria'ya ulaşmaya çalışıyordu. Sürekli debelenen Eydam Fei en sonunda bir açıklık bulmuş ve rakibinin diz kapağına doğru kuvvetlice vurmaya başlamıştı.


Birinci ve ikinci yumrukta bir etki yaratamayan Eydam Fei daha sonrasında ise rakibinin bununla etkilenmeyeceğini düşünmüş olacaktı ki; Diz kapağına vurmayı kesmiş ve rakibinin genital bölgesine kuvvetli bir yumruk geçirmişti.


''GUHH!!'' diye ağzı anlık açılan sonrasında ise sonuna kapatan Jic Moria dişlerini o kadar kuvvetli sıkmıştı ki bu eylemden ötürü kollarındaki kuvvet azalmıştı. Bunu fırsat bilen Eydam Fei ise boynunu tek bir hamle ile Jic Moria'nın kollarından kurtarmış sonrasında ise gücü ile yere yıktığı Jic Moria'nın göğsüne oturup dizleri ile de kollarını engellemiş ve sıralı yumruk atmaya başlamıştı.


İlk yumruk Jic Moria'nın direkt olarak burnuna gelmişti ve tek yumruğun gücü o kadar fazlaydı ki tek hamlede kırılmasına yetmişti. Eydam Fei'nin yapmış olduğu bu hareket ise kalabalık tarafından coşkuyla karşılanmıştı ve insanların tezahüratları ''Eydam Fei!!'' diye aralıksız söylenen sözler ile dolmuştu. Kung Lao tüm bunları izlemiş ve rakipleri konusunda birkaç bilgi daha elde etmişti. Bu yarışmayı kesinlikle çok istiyordu ve istediği şeyi yapacağını çok ama çok iyi biliyordu.


Bu sırada ise Eydam Fei ardı ardına yumruklarını indirmeye devam ediyordu. En sonunda duyulan ve Kung Lao'nun tahminine göre çene kemiği olan bir kemiğin çatırdısı daha duyulmuş ve sonrasında ise hakem araya girerek ''Yeter!!'' diye bağırıp ikisini ayırdıktan sonra kazanan Eydam Fei'nin kanlı kollarından birisini havaya kaldırarak ''KAZANAN EYDAM FEİ!!'' diye kalabalığa duyurmuştu. Müsabakası biten Eydam Fei ise daha fazla durmasının anlam ifade etmediğini düşünerek yerine doğru yol almıştı. Hakemler tam bu esnada ise bir araya gelerek bir şeyle fısıldamaya başlamış ve sonrasında ise ''KISA BİR ARA VERECEĞİZ ÇOK UZUN OLMAMASI İÇİN ELİMİZDEN GELDİĞİCE ÇALIŞACAĞIZ YARIŞMACILAR LÜTFEN BİZİMLE GELİNİZ!''demiş ve arkasını dönüp kapıya doğru yönelmişti.


Kung Lao ve daha nice yarışmacılar peşinden ilerlemeye başlamış ve tekrar kapıdan içeriye girmişlerdi. Hepsinde bir tedirginlik mevcuttu ve ne olduğunu anlayamıyorlardı... Bunların içinde Kung Lao'da dahildi ve ne yapacağını bilmiyordu hakem hemen arkalarından içeriye doğru ilerlemiş ve sonrasında ise kapıyı kapatarak ''Millet öncelikle sakin olun... Bu kadar ani bir biçimde sizleri çektiğim için kusura bakmayın ve bir miktar beni dinleyin. Bu gün burada bulunan iki önemli misafirimiz var ve turnuvanın süreceği günler boyunca da bizimle birlikte olacaklar. Onlara özel bir gösteri hazırlamak istediğimiz için ufak düzenlemelerde bulunacağız bu esnada ise sizleri buraya geri getirdik. Hemen gevşemeyin en fazla bir tütsü süresi sonrasında sizleri geri çağıracağız...'' demiş ve sonrasında ise etrafından yayılan soru yağmuruna hiç takılmadan hızlıca kapıdan dışarıya çıkıp gitmişti.


İçlerinden en fazla 13 döngülük gibi görünen bir erkek ''Peh!!'' diye tükürmüş ve sonrasında ise ''Yapacakları işin içine bu şekilde tüküreyim iyimi! İki önemli misafirleri gelmişmiş! Kimin umurunda ulan!'' diyerek duvara bir tane yumruk atmıştı!'' Kung Lao söylenen kelimeleri duyduktan sonra kendi içerisinde de küfürler etmiş ve sabırla beklemeye koyulmuştu. Ciddi anlamda bu bekleme ne için olabilirdi ki? Aklına ne kadar düşünce gelirse gelsin hiçbir şekilde tahmin edemiyordu.


Bahsettikleri sürenin içerisinde bir görevli hızlıca gelmiş ve ''Dışarıya şimdi sizi çıkartacağım hiçbir şey olmamış gibi davranarak yerlerinize oturacaksınız! Hadi gidin ve iyi bir şov izletin! '' diye katılımcıları kendi çapınca isteklileştirmek istemişti ancak bu konuda ne kadar başarılı olduğu insanların buz kütlesinden soğuk bakışları ile rahatça ölçülür seviyedeydi.


Kapılar açıldığı anda hızlanmış olan Kung Lao hızlıca koltuğuna oturmuş ve beklemeye başlamıştı. Neden bilmiyordu ama içinde garip bir his oluşmuştu ve bir türlüde gitmek istemiyordu. Dudaklarını kemiren Kung Lao temizlenmiş ve yerde yatan Jin Moria'yı kaldıran görevliler ardından bir ipi germiş ve son güçleri ile çekmeye koyulmuşlardı.


Tüm güçleri ile ağızlarından salyalar akarak geçtikleri ip ile birlikte uzunluğu üç metre ve kalınlığı bir metre büyüklüğünde devasa bir taş parçası taştan platformun üzerine doğru yükselmeye başlamıştı. Kung Lao daha öncesinde öyle bir yapıyı nasıl fark edemediğini şimdi anlamıştı. Taş yatay bir şekilde ringin arkasına duruyordu!


Kaldırılan taş kısa bir sürenin ardından ringin üstüne ''Güm!!'' diye düşmüş ve sonrasında ise ir toz bulutu havaya kaldırmıştı. Kaldırdığı toz bulutunun içinden ise sanki hiçbir şey olmamış gibi çıkan hakem insanlara karşısı selamını vermiş ve ''BİR KAÇ KURAL DEĞİŞİKLİĞİNDE BULUNMAMIZ GEREKTİĞİNİ FARK ETTİK. BU KURAL DEĞİŞİKLİKLERİ SADECE BU TURNUVA İÇİNDE OLACAK VE BİR SONRAKİ YIL YAPILAN TURNUVAYI ETKİLEMEYECEKTİR! KURALLARIMIZ İÇİNDE BULUNAN ASLA ÖLDÜREMEZSİN KURALINI KALDIRIYORUZ!!'' Demiş ve seyircilerin dediklerini sindirmesi için beklemişti. Bu sırada ise yarışmacılardan birisi çıkarak ''Nasıl oluyorda bu kuralı değiştirebiliyorsunuz ulan!! Benim niye haberim yok bundan!! Kimse bir şey demiyor mu?!! Hey!!!'' diye bağırmıştı ancak yarışmacılardan herkes bunun olacağını çok iyi biliyordu ''EVET BU HABERİ VERDİĞİMİZ İÇİN ÜZGÜNÜM AMA PES ETME HAKKIN HALEN ELİNDE BULUNUYOR İSTEDİĞİN ZAMAN PES EDEBİLİR VE TURNUVADAN AYRILABİLİRSİN! BİR SONRAKİ DUYURUMUZ İSE HERKESİN GÖRMÜŞ OLDUĞU BU TAŞ DUVAR! İZLEYİCİLERİMİZİN DAHA FAZLA AKSİYON İZLEYİP AYNI ZAMANDA DAHA HIZLI FİNALLERİ İZLEMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ VE BU YÜZDEN BU ŞEKİLDE BİR YAPI YERLEŞTİRİYORUZ. UMARIM EĞLENİRSİNİZ!!'' demiş ve yine geldiği gibi ortalıktan yok olmuştu.


Hemen ardından ise gelen bir başka görevli ''Bir sonraki karşılaşmalar Kung Lao, Cenz Shu ve Nakin Fuulang, Seiuryu Gavhat arasında olacak yarışmacılar arenada yerlerini alsınlar!'' demiş ve tekrar kaybolmuştu. Kung Lao sıranın kendisine geldiğini fark ettiğinde koltuğundan apar topar fırlamış ve ringe doğru ilerlemişti. Devasa taş tarafından ortadan ikiye ayrılmış olsa bile iki tarafta halen büyük bir alanı kapsıyordu ve dövüşçüler sanki taş yokmuş gibi rahat bir şekilde hareket edebiliyordu.


Kung Lao ringe girdiği anda hakem tarafından gösterilen yere doğru ilerlemiş ve rakibinin gelmesini beklemişti. Gelen rakibi ise kendi yaşlarında olan ve saf rolüne yatan bir kızdı ve narin bir surat ifadesi ile Kung Lao'ya doğru göz kırpmış ve ''Lütfen bu prensese güzel davran olur mu?'' diye seslenmişti. Hakem işareti verdiğinde ise bir anda hızlanmış ve ''Aynı bu şekilde he-he'' diye konuşmuştu.


Kung Lao karşısında hızlanan rakibini rahatlıkla takip edebildiği için hiç ama hiç kendisini yormamış ve kendisine gelmesini beklemişti. Kız ise hiçbir şekilde özgüveninde eksiklik hissetmeden Kung Lao'nun yüzüne doğru ayağının içini gerdirmiş ve sert bir tekme atarak iki adım geriye doğru sekmişti.


Kung lao gelen tekmenin gerçekten sert olduğunu çok ama çok iyi biliyordu ve suratını da çok fazla acıtmıştı. Gözlerinin ufakça dolduğunu gören Kung Lao hemen göz yaşlarını akıtmış ve ''Bu kadar güçlü olduğunu bilmiyordum'' diyerek korkar gibi davranmıştı. Suratına yerleştirmiş olduğu tedirginlik duygusu ile birlikte bir adım geriye gitmiş ve üzgün bir surat ifadesi ile ''Lütfen daha yavaş vur...'' diye korkmuş numarasına devam etmişti.


''Emin ol bu prenses sana daha yavaş vuracak görmek istermisin...'' demiş ve suratını şirin bir ifadeye sokmuş olan Cenz Shu bir kez daha hızlıca atılmış ve kaynak enerjisini salarak bacaklarından aldığı güç ile birlikte havaya yükselmiş ve havada bir takla atıp doğruca tek ayağının topuğu ile Kung Lao'ya doğru inişe geçmişti.


Kung Lao bu işin sonunun iyice boka bağlayacağını düşünmüş ve bekleyişini sonlandırmanın vaktinin geldiğini düşünmüştü. Hızla Kung Lao'ya doğru inişe geçen kız ayağının Kung Lao'ya doğru ulaşıp onun birkaç kemiğini kıracağından o kadar çok emindi ki Kung Lao'nun gözlerindeki korkunun bir anda soğukluğa dönüştüğünü fark edememişti.


Tekme tam suratına çarpacakken bir anda ortadan kaybolan Kung Lao, Cenz Shu'nun on adım gerisinde tekrar görünür olmuş ve ''Ah! Sanırım tekme gelmedi suratıma...'' diyerek gülümsemişti. Kızın suratı bir anda asılmış ve ''Sen!! Nasıl olurda bir prensesi aldatabilirsin!! Ölümünü imzaladın şuan!!'' demiş ve Kung Lao'ya doğru koşmaya başlamıştı.


Bu sırada ise seyirciler demin neler olduğunu göremedikleri için şaşkınlardı ve Beyaz renkli çocuğun gülümsemesinin bir şeytana benzediğini düşünmeye başlamışlardı. İçlerinden birkaç seyirci ''HAKLA O OROSPU ÇOCUĞU ŞEYTANI PRENSES!!''diye bağırmış ve ardından ise tüm insanlar sürü zihniyetiyle bir koyunun diğer koyunu sebepsiz takip etmesine benzer bir şekilde tezahürat etmeye koyulmuşlardı ...''

Kung Lao neden bilmiyordu ama bu tezahüratları duydukça daha fazla istekli hissediyordu ve bu eğlenmesine sınır tanıyamıyordu.


Prensesin kendisine doğru kaynak gücü ile dolu bacaklarını kullanarak geldiğini gören Kung Lao ''Gerçekten iyi koşuyorsun... Ancak yavaşsın..'' diye fısıldamış ve Cenz Shu'ye doğru fırlayarak kafasından tutup sert taş zemine doğru çeyrek gücünü kullanarak vurmuştu.


Aniden yere düşen kız kafası taş zemine vurulunca bir an öleceğini düşünmüş ve tedirgin olmuştu. Ancak kuvvet düşündüğü kadar fazla olmadığı bunun imkansız olduğunu düşünmüştü. ''Bak bunun gibi...'' diye kulağına fısıldayan Kung Lao kızın kafasından elini çekmiş ve arkasını dönerek ''Bence burada pes et yoksa sonrasında pes etmen için imkan tanımayacağım.'' Diye net bir dil ile konuşmuştu.


Kız bir anda neye uğradığını şaşırmış ve oldukça sinirlenmişti ''Sen bittin artık!! Ölü olarak gör kendini!!'' diye çığlık atmış ve birkaç el hareketinin ardından dumanlar çıkan bir çift bacağa sahip olmuştu. Kung Lao bir şeylerin ters gittiğini düşünmüş ve tam arkasını dönecekti ki suratına doğru gelen dumanları çıkmakta olan bir bacağın çenesine doğru vurması ile ayaklarının yerden kesilmesi bir olmuştu. ''Kimse benim nesilden nesile süren ve şuan ki sahipliğini elinde tutmakta olan aile yadigarımız ''Volkanik Bacak''tan bir tane yiyip daha sonra ayağa kalkamaz seni küstah sinek! Bu prenses sana vurduğu için şükretmelisin!!'' diyerek Kung Lao'nun uçmuş olduğu bölgeye doğru yürümeye başlamıştı. Kung Lao gelen darbenin etkisi ile havada süzülmüş ardından ise kafasını zemine vurmuştu. Vurduğu bölgede hafif bir sıyrık oluşmuş ve ağır ağır kanamaya başlamıştı, ayrıca suratına yemiş olduğu tekme yüzünden dudağı patlamış ve şişmişti.


Bunları hissettiği anda sinirlenen Kung Lao ''Seninle oynadığım yetti sanırım fare...'' demiş ve sırtında bulunan kılıcı çıkardığı gibi ortalıktan kaybolmuştu. Sadece üç saniyem var diye düşünen Kung Lao derin bir nefes almış ve sonrasında Cenz Shu'nin arkasında belirmişti. Daha ne olduğunu anlayamadan tekrar kaybolan Kung Lao tüm hızı ile birlikte kaybolmuş ve hızı sayesinde elde ettiği güç ile birlikte bir bacağının altında kayarak kızın bacak arasından ilerlemişti.


Bu sırada ise bacağın arkasında bulunan ve en zayıf yerlerden birisi olarak bilinen Diz kapağının arkasına doğru kılıcını tüm gücü ile savurmuş ve aynı şekilde kayarak kızın bacağının altından çıkmıştı. Suratına düşen kan damlalarını silen Kung Lao ''Sürekli bu bacakla vurmuştun değil mi? Onları senden alıyorum artık fare.'' Demiş ve suratının gülmesine izin vermişti.


''UWAAAAAA!!!!'' diye atılan bir çığlıktan sonra ''Bacağım!! Lanet olsun bacağım!! Seni orospu çocuğu seni öldüreceğim!!! Seni yok edeceğim!!'' diye bağırmaya başlamış ve bir yandan ise ağlayışını sürdürmüştü.


Kung Lao ise gülümseyişini sürdürmüş ve ''Tek bacağınla mı? Daha oysaki az vurmuştum be bu prensin suratına sen nasıl olurda vurabilirsin ki?'' demiş ve gözden kaybolup soluğu Cenz Shu'nun yakınında bulmuştu. ''İsmin çok güzel ama sen değilsin maalesef...'' diyerek diğer bacağından tuttuğu gibi havaya kaldırmıştı.


Kız ''Dur!! Tamam!! Ben!!'' diye bağırmıştı ancak Kung Lao bir saniye bile duraksamadan elindeki kılıcı kızın bacağına sertçe savurmuştu...


''Swoshh!!''


''Oluşan darbeden sonra kız kendisini bir anda yerde bulmuş ve ''Pes!! Uwaaa!!!!!!!'' diye çığlığını atmıştı. Kung Lao duyamadığını belirteccesine elindeki bacağını kulağına yerleştirmiş ve ''Ne!! Bir daha söyle duyamadım... '' diye mırıldanmıştı. Ancak sonradan fark etmişti ki kız bayılmıştı bile...


Bir anda hakemi karşısında bulan Kung Lao ne olduğunu şaşırmış ve elindeki bacağı atarak ''Ama o başladı!! Ben pes ettirecektim ama o başladı!!'' diye söylenmeye başlamıştı. Ancak hakem hiçbir duygu göstermeden Kung Lao'nun boştaki elini kaldırmış ve ''KAZANAN KUNG LAO!!''diyerek Kung Lao'ya koltuğunun yolunu göstermişti. Kung Lao ise kılıcını omzuna geri asmış ve ağır adımlar ile ringden aşağıya doğru inmişti...
 

İnerken ise sürekli olarak ''Ustam ve Siyah Tavşanım için...'' diye mırıldanmaya devam ediyordu...

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1338

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 706

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 577

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17755 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 24008 Bölüm Sayısı


creator
manga tr