Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Angoria - Angoria Bölüm 29: Ceza


 

 

Kung Lao gözlerini açtığında seher vaktinin büyüleyici güzelliği karşısında idi. Işık ile gölgenin bir savaş halinde olduğu bu son anlarda ışığın kudreti sayesinde gölgeler yenik duruma düşüp saklanırken, ışık ise zaferinden memnun bir şekilde zaferini ilan edip şenlik düzenliyordu.

Havanın serin olması esasen onu uyandırmıştı. Vücudu bunca zaman boyunca sıcak ve yumuşak yorganlarda yattığı için elbette ki alışık değildi ve sırf bu yüzden tüm eklemleri uyuşmuş ve adeta bir felçli gibi kalmasına neden olmuştu.

Kaynak enerjisi ile vücudunu kontrol ettiğinde vücudunda bulunan yaraların büyük çoğunluğunun kapandığını ve bir kısmının ise kapanmaya yüz tuttuğunu fark etmiş olan Kung Lao derin bir nefes almış ve sonrasında ise vücudunu iç enerjisi ile ısıtmayı denemeye koyulmuştu. Üç nefes süresi sonrasında vücudunda bulunan damarların bir miktar ısınmaya başladığını hisseden Kung Lao derin bir nefes vermiş ve yeni yeni hareket ettirebildiği eklemlerini bükerek ısıtmaya devam etmişti.

En sonunda kol ve bacak eklemlerini istediği gibi hareket ettiren Kung Lao meditasyon pozisyonuna geçerek derin nefesler almış ve gözlerini kapatarak kaynak gücünü tek bir noktaya yönlendirip meditasyonuna başlamıştı.

Phialam'ının içine düşen her damla ile birlikte vücudunun baştan aşağıya titrediğini hisseden Kung Lao 'Uzun zamandır yapmadığımdan bu hisse alışmam yine zaman alacak...' diye düşündü. Bu sırada nefeslerini düzenli utmaya gayret ederek elinden geldiğince meditasyonu sürdürmüş ve düzenini korumaya çalışmıştı.

İki yemek süresi süren ve son zamanlarında bir ızdırap gibi gelen meditasyonun sonunda Kung Lao kendisini daha dinç hissetmiş ve içinin enerji dolduğunu hissetmişti. Durmuş olduğu pozisyonda bacaklarının iyice uyuştuğunu hisseden Kung Lao kalkmak istemiş ancak başarılı olamamıştı.

Kafası bir anda sert taştan zemine çarpan Kung Lao daha ne olduğunu anlamamıştı ki iki eli de zemine dayalı bir halde secde eder ir şekilde bekliyordu. Kafasında ki baskı türünden bunu yapan kişinin Mirza Bo olduğunu çok iyi bilen Kung Lao ''halen yalvarmamı bekliyorsun değil mi? '' diye soramadan edememişti.

Ufak bir kıkırdama eşliğinde ''Kim bilir...'' diye mırıldanan Mirza Bo bu oyunu bir miktar daha oynamak istiyordu. Ancak Kung Lao bu şekilde durmaktan ötürü kafasına giden kanı daha fazla kaldıramaz duruma gelmiş ve bu durum onda baş ağrısına sebebiyet vermişti. Bir an önce kurtulmak istiyorsa söz verdiği üzere yapması gerekeni yapmanın en iyisi olduğunu düşünen Kung Lao ''Siz yüce şifacı Mirza Bo'yu bundan sonra ustam olarak tanıyor olacağıma şerefim ve ömrüm üzerine yemin ederim!! Yukarıda ki Tanrılar söylediklerime şahit olsun... Eğer ki sözümden dönersem cennetlerin sonsuz yıldırımları üzerime yağsın!!'' diye kesin net bir şekilde söylemiş olduğu sözcükler karşısında kafasında ki baskının azaldığını hissetmişti.

Mirza Bo söylenenler karşısında dudaklarının titremesine engel olamamıştı. Suratının şuan ki halini görmek isteyen insanlar aş ışında dalgalanan suyun şemailine benzetebilirdi. Mirza Bo içinden 'deli mi bu? Bu kadar büyük bir yemin etmenin anlamını bilmiyor mu yoksa? Kafayı mı yemiş?' diye düşünürken ağanına vermiş olduğu baskıyı azaltmış ve bunu fırsat bilen Kung Lao ise hızlıca o boşluktan kafasını kurtarıp ayağa kalkmıştı. Başındaki biriken kan yüzünden oluşan ağrıyı atlatabilmek için şakaklarını ovan Kung Lao ''Oldu mu? İstediğin yemin buydu değil mi? Bundan sonra ustamsın.'' Demiş ve yastığını yatağın üstüne fırlatarak dışarıya çıkmıştı.

Söylenenleri hazmetmesi bir miktar daha süren Mirza Bo en sonunda kendisine gelebilmiş ve dışarıya çıkan Kung Lao'nun on nefes arkasından dışarıya çıkmıştı. Karşısında görmüş olduğu çocuğun bir varilin içine girerek vücudunu yıkamasını izleyen Mirza Bo 'Yıkanması iyi bir şey kaç zamandır yıkanmıyordu.' Diye düşünüp rahatsız etmeden bir köşeye gitmiş ve bu gün nasıl bir başlangıç yaptırsam diye düşünmeye başlamıştı.

Aklına bir anda dün söylemiş olduğu ceza gelen Mirza Bo istemsiz sırıtmış ve alnına bir şaplak vurmuş 'doğruya' diye düşünmüştü. Kung Lao üstündeki kıyafetleri giydikten sonra Mirza Bo'nun yanına gelmiş ve ''Usta madem seni kabul ettim. Siyah Tavşanımı nasıl kurtaracağımı söyleyeceğini umuyorum senden.'' Demişti.

Mirza Bo bir an iyice düşünmüş sonrasında ise hemen karşısında dikilmekte olan Kung Lao'nun yanağına bir tane tokat atmıştı. Suratına sinirli gibi bir ifade yerleştiren Mirza Bo ''Sen değil bundan sonra siz!!'' diye bağırmış ve ''Hemen söyleyeceğimi mi sandın seni bücür!! Önce cezanı çek ve Başlangıç Aleminden, Temel Kaynak alemine merdiven daya!! Şuan burada olman bile bir hata derhal kasabanın çevresinde ''Sismik adımlar'' ile koşmaya başla!!'' diye bağırmış ve ellerini omzuna koyup ters çevirdikten sonra kalçasına bir tekme atıp koşarak ilerlemesini izlemişti.

''Şu çocuk...'' diye mırıldanıp ardından ise bir tebessüm gösteren Mirza Bo ise kulübenin içerisine dönerek Chi İcidebzec için ilaç hazırlıklarına koyulmuştu.

***

Aziz karşısında bulunan iki çocuğun suratına bir kez daha bakmış ve ''Kurtulabilir ve tekrar yaşayabilirsiniz!'' diye konuşmuştu. İki çocuğunda suratında büyük bir mutluluk oluşmuş ve gülümsemişlerdi hep bir ağızdan ''Teşekkür ederiz yüce elder!'' diye haykırmış ve secdeye yatmışlardı.

Aziz karşısında ki çocukların mutlu olduklarını gördüğünde içten içe gülmüş ve ''Ancak!! Bu o kadar kolay olmayacak küçüklerim! Böylesine eşsiz bir olayı sizlere yapabilmem için sizin de benim adıma bir şeyler yapmanız gerekli!'' diye söylenmişti. Karşısındaki çocuklar kafalarını secdeden kaldırmadan hızlıca ''Ne isterseniz!'' diye sayıklamış ve gözlerinden yaşların akmasına engel olamamışlardı.

Aziz gülmemek için zor tutmuştu kendisini ancak bunu yüzüne yansıtmamakta o kadar iyiydi ki tek bir kası bile oynamamış veyahut titrememişti. Karşısında bulunan iki çocuğa da bakmış ve '' Şimdi siz küçüklerimi ayrı ayrı isteklerim ile boğacağım ancak içiniz rahat olsun dediklerimi yaparsanız sizleri tekrar hayata döndürecek ve mutlu bir şekilde tekrar yaşam sürmenizi sağlayacağım. Ben ki yücelerin yücesi!... Sizin isteklerinden var olmuş yegane kişilik istediğiniz her şeyi elde etmenizi sağlayacak ve arzu ettiğiniz bütün imkanların gerçek olmasını sağlayacağım.'' Demiş ve sonrasında ise elini gökkuşağının yedi rengine sahip tahtının kolluğuna hızlıca vurarak mavi halının tam ortasında iki çocuğun ise hemen ortasına bir sis perdesi çekmişti.

Çocuklar ne olduğunu anlamamıştı bile bir anda karşısında bulunan kardeşinin yerine bembeyaz bir duman gelmiş ve kardeşini yok etmişti. Aziz karşısında ki çocukların paniklemesini istemediği için konuşmak zorunda olduğunu biliyordu.

''Evlatlarım endişelenmeyin o küçük haykırışlarız yersiz şuan aranıza bir sis perdesi ördüm bu sayede ikiniz ile aynı anda konuşup ikinizden de istediğim kişisel istekleri duymamanızı sağlayacağım. '' demiş ve sonrasında ise boğazı susadığı için elini çırparak bir içeceğin kendisine gelmesini sağlamıştı.

***

Kung Lao patikadan aşağıya koşarak inmeye başlamıştı. Kendisini kimi zaman ürküten bu adamın söylediği gibi yaparsa bütün boyunca koşmak zorunda kalacağını çok ama çok iyi biliyordu. Nasıl becereceğini anlamamış olsa da emindi ki yapardı.

Kısa bir duraklamanın ardından Kung Lao bacaklarına kaynak gücünü göndermiş ve Sismik adımları kullanarak koşmaya başlamıştı.

Sekiz Yemek Süresi sonra...

Kung Lao kendisini o kadar çok bitkin bir halde hissediyordu ki artık nefes alma tekniği bile kısmen işe yaramaz hale geliyordu. Üstünde bulunan kaftanın üst kısmı terden sırılsıklam olmuş ve üstünde ağırlık yapmaya başlamıştı.

Üstün parçasını üstünden çıkartan Kung Lao kendisini hafiflemiş gibi hissetmiş ve Sismik adımları kullanarak koşmaya devam etmişti. Bu sırada ise kasabanın yerlilerinden oluşan ufak bir topluluk ise işlerini yaparken aynı zamanda sürekli koşmakta olan Kung Lao'yu gizlice izlemekteydi. İçlerindeki büyük bir kalabalığı orta yaştaki insanlar oluşturuyor ve işlerini yapıyor olsa bile bir kısmı genç nesildendi ve kızların çoğunluğu fazla idi.

Kızlar hep birlikte bir topluluk oluşturmuş ve annelerinin kendilerine vermiş olduğu görevleri yerine getiriyor ve aynı zamanda üstündeki kıyafeti çıkartıp mermer beyazında ki tenini gün ışığına çıkartan Kung Lao hakkında dedikodu yapıyorlardı.

''Bu çocuk... Geçen gün gelen tüccarlardan birisini öldürmüştü değil mi? ''

''Haklısın Xiao Ürdan acımasızca öldürmüş ve söylenilene göre bütün mallarını çalmış!''

''Ne...!!''

''Saçmalama küçük kardeş Dia o gün bizzat ben oradaydım. Tüccar ona kabalık etti ve saldırdı oda kendisini savundu. Ne yani insan kendisini savunamaz mı? ''

Kızlar hep birlikte Mei Wu Fu ya bakmışlardı. İçlerinden ister istemez gülmüşler ve ''Baksanıza çok yakışıklı değil mi sizce de ? '' diye hep bir ağızdan konuşmuşlardı. Mei Wu Fu'nun suratında ufak bir kızarıklık oluşup kaybolmuş ve karşısında ki kızlara bakarak ''Size ne ki? '' diye sormuştu.

Kızlar ise gülümseyerek ''hiçç.. Sanki vücudundan asalet akıyor... Söylesene bana bu civarda onun gibi bir ten rengine sahip kaç kişi var? İnsanın gözü bakmaya doyamıyor sanki süt gibi...'' demiş ve yalandan da olsa iç çekerek bu durumlarını belli etmişlerdi.

Altı yemek süresi sonra...

Kung Lao bitirmiş olduğu koşusu sonrasında kendisini yere bırakmış ve yeşil çimenlerin sırtını rahatlatmasına izin vermişti. Mavi ve parlak gökyüzüne bakarak kolunun birisini kafasının altına dayamış ve gözlerini kapatmıştı.

Bu sırada ise kız grubundan iki kişi ayrılarak Kung Lao'nun yakınına doğru ilerlemeye başlamıştı ve aynı zamanda bir atlı yanlarına doğru dört nala koşarak ilerlemekteydi.



 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1340

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1131

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 705

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 620

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 578

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 466

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17784 Üye Sayısı
  • 486 Seri Sayısı
  • 24185 Bölüm Sayısı


creator
manga tr