“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Angoria - Angoria Bölüm 23: Panayır (2)


 

 

Tüccar ağzının suyunu kaftanının kolu ile sildikten sonra Kung Lao’ya bakmıştı ve ‘’Evlat bu çok büyük bir para…’’ diye kulağına fısıltı ile mırıldanmıştı. Kung Lao’da aynı şekilde sesine masumluk katarak ‘’Evet bence de… Ustam çok pervasız…’’ diye sitem etmişti.

Tüccar kısa bir an için duraksamış ancak bu çok kısa sürmüştü. Kendisini toparladığı gibi karşısında bulunan Kung Lao’ya ‘’Söyle bakalım çocuk, ustan seni ne alman için gönderdi…’’

Kung Lao bu soru karşısında kısa bir an düşünmüş numarası yapmıştı. Daha sonrasında ise elini çırparak hatırladığını temsil etmiş ve ‘’Ustam benden mekansal yüzük almamı istemişti, amca söylermisin sende hiç mekansal yüzük var mı?’’ diye de sorusunu yöneltmişti.

Tüccar bu söz karşısında ise yağlı ve neredeyse bir kadının göğüslerini andıran göğsünü kabartmış ve ‘’Olmaz mı! Hemde en iyileri var bende! Söyle bakayım çocuk hangi renkte bir mekansal yüzük istiyorsun?’’

Kung Lao bir miktar düşündü ihtiyar Mirza Bo ondan sadece mekansal yüzük almasını istemişti. Ancak rengini belirtmemişti… Paranın ona ait olmadığını hatırlayan Kung Lao idareli harcaması gerektiğini düşünmüş ve ‘’Tüccar amca, sende hiç siyah mekansal yüzük var mı?’’ diye sorusunu yöneltmişti. Tüccar ise hevesi bir miktar kırılmış olsa da belli etmeyerek ‘’Elbette var! Tanesini elli yeşil kaynak gümüşünden satıyorum. Sana iki tane vermemi ister misin? ‘’

Kung Lao daha elli yeşil kaynak gümüşünü duyduğunda bayılacak gibi olmuştu. Siyah mekansal yüzük üstelik en az depolama özelliği olan ve sadece üç metreküplük bir alana sahip sıradan bir yüzüktü. Kung Lao bu mekansal yüzüğün bırakın bu kasabalıyı tüm köylülerde bile olduğunu çok iyi biliyordu. Boğazını temizleyen Kung Lao bir anda masumane ifadesini yılların vermiş olduğu tüccarlık tecrübesi ile yontulmuş adeta bir demir bloğu haline gelen surat ifadesi ile ‘’Şuan beni kazıklamaya çalıştığını ustama söylemiş olsam… Sanırım seni ikiye ayırırdı. Açıkçası seni ustama söylemek çok yazık olur değil mi Tüccar amca? Sen bayağı iyi niyetli birisisin çünkü… Tamam o zaman bu mekansal yüzük değil kırmızı mekansal yüzüğe bakmak istiyorum.’’

Tüccar bu söylenenler karşısında sinirlenmiş ve bir nebze de olsa korkmuştu. Şifacılar çok dengesiz insanlardı. Yeri geldiğinde insanları bedava iyileştirir, yeri geldiğinde ise… Bütün mal varlığına el koyardı. En düşük şifacı bile kaynak girişlerini bilirdi ve onlara özel olan mühür sanatlarını kullanabilirdi. Üstelik oldukça güçlü oldukları için ülkelerde kral ve asillerden sonra en çok rağbet gören insanlar arasındalardı…

Tüccar söylenenlere ve bir anda tutumunu değiştiren çocuğa baktı. Boynundan aşağıya bir damla ter süzüldü… ‘’Tabi ki var olmaz mı! Hemen bekleyin getiriyorum!’’ demiş ve doğruca dükkanın içerisi kısmına doğru yönelmişti.

Kung Lao kırmızı mekansal yüzüğün ederinin az çok farkındaydı. Bir tane mekansal yüzüğün fiyatı nereden bakarsanız bakın doksan yeşil kaynak gümüşünden aşağıda değildi. İçerisine yirmi metre küp eşya sığdırılabilen bu yüzük oldukça pahalı bir malzemeydi. Nereden bakarsanız bakın en az doksan yeşil kaynak gümüş değeri vardı. Kung Lao böylesine riskli bir işe girdiği için kendisine küfür etse bile iş işten çoktan geçmişti…

Elinde bir kutu ile dönen Tüccar hızlıca kapağını açmış ve kırmızı mekansal yüzüğü göstermişti. Suratında hevesli bir ifade mevcuttu ‘’ Genç efendi, buyrun kırmızı mekansal büyüğünüz…’’ diyerek kutuyu eline almasını sağlamıştı.

Kung Lao hiç bir şey demedi ve ‘’atmış üç yeşil kaynak gümüşü alacağım var biliyorsunuz değil mi?’’ diye söylendi. Söylenirken yanaklarını şişirmiş ve ayaklarından birisini sabırsız bir şekilde yere vurmuştu. Tüccar söylediği şey karşısında ağzının bir karış açık kalmasına neden olmuş ve ‘’Ne dediğinin farkındasın değil mi velet!! Atmış üç yeşil kaynak gümüşü alacağı varmış!! BUNUN DEĞERİNİN NE KADAR ETTİĞİNİN FARKINDASINDIR UMARIM!!’’ diye çığlıklar eşliğinde bağırmıştı.

Kung Lao ise umursamaz bir tavır ile ‘’Aziz şifacı Mirza Bo’ya gidecek olan bu mal için şükretmen gerekirken bağırıyor ve saçlarını çekiyorsun… Söylesene bana senin hiç haysiyetin yok mu? Yoksa bir şifacıyı kendine düşman mı etmek istiyorsun? ‘’ diye ağır tempoda konuşmuştu.

Kung Lao’nun bu konuşması tüccarın iyice çileden çıkmasını sağlamış ve ‘’Gel ulan buraya velet!! Kim senin bir şifacının çırağı olduğuna inanır ki?! Sen bas baya bir hırsızsın!!’’ diye bağırmıştı. Bağırışı ile birlikte etrafta bulunan tüccarlarda dikkatlerini müşterilerden bu küçük çocuğa yönlendirmiş ve sonuna kadar izlemeye başlamıştı. Tüccar yağlı kollarını havaya kaldırarak ‘’Şimdi Hepiniz bakın!! Bir hırsıza bu adam ne yapar!! Neydi bizim sistemimiz!! Hırsızlık en büyük günahtır!!’’

Söylemiş olduğu kelimeler ile bütün tüccarlar tek bir ağızdan ‘’HIRSIZLIK EN BÜYÜK GÜNAHTIR!!’’ diye bağırmış ve Kung Lao’nun bu ses karşısında ürkmesine sebep vermişti. Kung Lao elindeki bir kalp de kendisi de onun koruyucusu gibi davranmış tek eli ile koltuk altına sıkıştırmıştı. Bir an bile vermeye hiç niyeti yoktu.

Tüccar bir anda yağlı vücudu ile depremler yaratırcasına koşmaya başlamıştı. Yağlı ve pis kokan kolları her adımı ile sallanıyordu ve berbat bir görüntü piyasaya sunuyordu.

Ancak tüccarın yapmış olduğu bu hareket ile birlikte diğer tüccarlar adeta bir arenada ki gladyatöre tezahüratlar yapmaya başlamıştı. Elinde ki ürünleri satmayı bırakıp müşteriler ile birlikte tüccara tezahürat etmeye ve haykırmaya başlamıştı.

‘’Hırsız olacağına ölü ol daha iyi!!’’

‘’Bir tüccarın tek geçim kaynağı olan mallarını elinden zorla almak ha!! Geber seni pislik!!’’

‘’Çocuk ama aklı hırsızlığa çok iyi çalışıyor baksanıza!!’’

‘’Annesi babası hiç ama hiç yetiştirememiş bu orospu çocuğunu!!’’

Etrafındaki bu küfür ve daha nice hakaretleri kulak arkası eden Kung Lao önünde bulunan ve kendisine koşarak gelen yağ tulumuna odaklamasını sürdürmüştü. Elinde bulunan kutuya zarar gelmesini hiç ama hiç istemiyordu.

Kung Lao karşısında ki tüccarın hareketi ile birlikte aklına Kung Rai’nin gelmesine engel olamamıştı. Gerçekten bu iki baba oğul olabilir miydi?

‘’Seni lime lime edeceğim velet!!’’

‘’Kaçamayacaksın!!’’ diyerek bağırtılarına devam eden Tüccar hızlıca koşmuş ve Kung Lao’nun üstüne doğru atlamıştı. Kung Lao bu atlayış gerçekleştiği anda öleceğini çok iyi biliyordu. Elinde sonradan belirmiş olan bıçak ile bir dokunuşunda kesin bir ölüm mevcuttu.

Bir hafta öncesinde Mirza Bo’dan kopyalamış olduğu sismik adımları taklit etmeye başlamıştı. Ancak normalde yaptığının tam üç katı olarak bu işlemi sürdürmüştü!!

Ayakları o kadar hızlıydı ki göz açıp kapayıncaya kadar tüccarın arkasına geçmişti bile…

Tüccar bir anda önünden kaybolan veletin nereye kaybolduğunu düşünüyordu. Tüccarların hepsi tek bir ağızdan ‘’ARKANDA DİKKAT ET!!’’ diye bağırdığında koca vücudunu arkaya doğru döndürmeye başlamıştı ancak çok geçti…

Kung Lao’nun Meteor Yumruğu daha önce hiç kaynak gücü çalışmamış bir insana karşı ne derece etkili olabilirdi?

Kung Lao birde üstüne Mirza Bo’nun kendisini mühürlemiş olduğu kaynak giriş bölümünü hedef almıştı. Sadece tek bir dokunuş ile kendisine o derece zarar verebiliyorsa Meteor Yumruğu ile nasıl bir hasar verirdi?

Yumruğunun üstünde bulunan ve kırmızı renkte gözüken Qi ile birlikte son gücü ile vuran Kung Lao tüccarın yağlı bedenine öyle sert vurmuştu ki. Tüccarın bedeni deprem olurcasına arkadan öne doğru titremişti…

Ancak yumruğun şiddeti o kadar güçlüydü ki Kung Lao daha dokunduğu anda sırtında bulunan kaynak girişinin üstünde ki yağ ve etler birbirinden ayrılmaya başlamıştı. Yumruğun etkisi daha kaslar ve yağlar birbirinden ayrılmasına imkan vermeden ilerlemeye devam etmiş ve Tüccarın omurgasına yumruğunun değmesini sağlamıştı.

Sadece bir haftadır çalışmış olduğu yumruk eğitimi ve içsel Qi emilimi nasıl bu kadar etkili bir sonuç verebilirdi ki?

Yumruk etkisinden bir milim bile azalmamışken daha da ilerlemiş ve kemiklerin kırılmasına neden olmuştu. Ses, sis ve yağ ile birlikte oluşan kırılma sesi öyle azdı ki bırakın insanları Kung Lao bile sadece dokunarak kırıldığını hissedebilmişti.

Yumruk en sonunda kaynak giriş bölümünü tamamen parçalamıştı ve kalp ile buluşmuştu. Etkisi azalan yumruğu ile kalbi sımsıkı saran Kung Lao tüm gücü ile bir anda çekmiş ve halen atmakta olan kalbin dışarıya çıkmasına neden olmuştu.

Sisin dağılması ile birlikte tüccarların ağzı bir at arabası boyunca açılmıştı. Sadece tüccarların da değil bütün müşterilerin ağızları açılmıştı. Bu sırada ise Kung Lao hızlıca tüccarın cebinde bulunan beyaz kaynak altınını almış sonrasında ise öldürmüş olduğu tüccarın dükkanına giderek gözüne ilk görünen daha ne olduğunu bile bilmediği bir Kılıç Sapını alarak sismik adım ile koşmaya başlamıştı.

Daha hızlı olması için bacaklarına kaynak gücü gönderen Kung Lao daha ne olduğunu anlamadan kendisini panayırın hemen dışında bulmuştu…

Ancak nereden geldiğini bile bilmediği bir tokat ile gözlerinin kararmasına engel olamamıştı.



 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1264

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 891

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 663

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 553

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15606 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21064 Bölüm Sayısı


creator
manga tr