"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Angoria - Angoria Bölüm 21: Gökyüzü Yenilenme Hapı!


 

 

Kung Lao bir fırtına gibi atılarak ihtiyar Mirza Bo’nun üstüne doğru koşmuş ve elini havaya kaldırarak bir yumruk şekline getirmişti. Adımlarını hızlı ve emin bir biçimde atmış ve ‘’SEN NE YAPTIĞINI SANIYORSUN!!!’’ diye bağırmıştı.

Yatağın içinde görmüş olduğunu Siyah Tavşandan sonra davranışlarını kontrol edemeyen Kung Lao yumruğunun üstünde biriktirmiş olduğu Qi’yi İhtiyarın suratına geçirmek için can atıyordu. İhtiyarı yendikten sonra en yakında ki diğer şifacıya gidecek ve Siyah Tavşan’ın iyileşmesini sağlayacaktı.

Bu kısacık anda bile düşünmüş olduğu şeyler ile dikkatinin dağılmasına izin veren Kung Lao daha ne olduğunu anlamadan önünde bulunan ihtiyarın bir anda gölgeye dönüştüğünü görmüş ve varlığı tamamen ortadan yok olmuştu!

Kung Lao Qi’si ile tekrar İhtiyar Mirza Bo’yu hissettiğinde ise arkasında hırıltı ile nefes aldığını duymuş ve arkasını dönmüştü. Ancak daha arkasını dönemeden bir uyuşma hissi bütün vücuduna yayılmıştı.

Uyuşma hissi öyle kuvvetliydi ki uyuşukluk nehrin içine bırakılan bir taş gibi hızla her tarafa yayılmış ve Kung Lao’nun bir milimetre bile hareket etmesine imkan sağlamamıştı. Dudaklarının bile bir santim kıpırdamadığını fark eden Kung Lao sadece gözlerini oynatabildiğini fark etmiş ve bu durumundan ötürü karşısında ki rakibine lanetler okumuştu.

Ancak bunlar yaşandığı sırada ihtiyar önünde belirmiş ve ‘’Sismik Adım’’ diye mırıldanmıştı. Ardından ise ensesine parmağının tırnak bölümü ile bir fiske vurmuş ve bir eskicide emanet duran saatin dengesini kaybederek düşmesi gibi Kung Lao’nun yere devrilmesini sağlamıştı.

Ancak bunun için bile tepki veremeyecek kadar aciz olan Kung Lao yere düştüğü anda yakınında biten ihtiyara bakmıştı. İhtiyarın pek bir acelesi yokmuş gibi tırnağını yakasına silmiş ve sonrasında üflemişti. ‘’Şimdi seninle uğraştığım için bu kızın ömründen bir haftanın daha eksildiğini biliyormusun? Sanırım hayır… ‘’ diyerek umursamaz bir surat takınan bir pamdomimciyi taklit etmiş ve ‘’ Neyse bunun bir önemi yok, Önemli olan şu ki bu güzeller güzeli kız ‘’ÖLÜYOR!’’ ve bil bakalım kim yüzünden ?! ‘’ diye sesini yükseltmiş ve Kung Lao’ya doğru mızrağın göğsü deldiği gibi bakmaya devam etmişti.

Kung Lao daha neler olduğunu tam anlayamamıştı. Ancak neler konuşmak istediğini bile umursamayan ihtiyar omuz silkmiş ve ‘’Senin şuan göğsünün hemen ucundaki, insanlar için son derece önemli olan kaynak girişini mühürledim. Sırf bu yüzden hareket edemiyor ve konuşlamıyorsun. Ayrıca bu mührün bir kötü tarafı var ki bir yemek süresi boyunca açılmaz ise sakatlığa bile yol açmakta…’’ demiş ve ayağa kalkmıştı.

Kung Lao duyduğu şey karşısında gözünün Bufalo’nun billurları gibi açılmasına engel olamamış ve söylemiş olduğu şeyler karşısında ister istemez korkmuştu. İhtiyarın dediği gibi Siyah Tavşanın bu duruma düşmesi onun nasıl sorumluluğunda olabilirdi ki? Bunları düşünerek geçirdiği yaklaşık beş nefeslik sürenin sonunda ihtiyar geri gelmiş ve Kung Lao’nun birisi yumruk atma duruşunda diğeri ise havaya kalkmış donuk kollarının altından çektiği gibi havaya kaldırmış ve ‘’Şimdi yapacaklarıma iyi bak olurda bir gün senin veyahut bir başkasının başına gelirse bunu kullanmayı ihmal etme, ancak unutma ki bu geçici bir yöntemdir.’’ demiş ve masasının yanına geçerek bir çok sebzenin olduğu filenin ağzını açarak içerisinden malzemeleri çıkarmaya başlamıştı.

Filenin büyük çoğunluğunu sadece boş yaprakların oluşturduğunu gören Kung Lao top gibi sarılmış olan yaprakların içerisinden çıkan bir adet muz, limon ve ananasın dans ederek İhtiyarın ellerine atladıklarını görmüştü. Elderin eli o kadar hızlıydı ki Kung Lao takip etmekte zorlanıyordu.

En sonunda bir cezvenin içerisinde bütün hepsin bir parçasını ezen ihtiyar sonrasında ise fileden bir başka malzemenin çıktığını görmüş ve gördüğü malzemenin ne olduğunu bilmediği için çok şaşırmıştı. İhtiyar bilmediğine kesinlikle emin olduğu bu malzemeyi gösterirken iki parmağı arasında tutmuş ve ‘’Buna Muskat veyahut Nutmag de deniyor güçlü bir aramoya ve kaynak enerjisine sahip lider sınıfı bir bitkidir. Etrafında pek bir canlı yetişmez ve koparıldığında sadece üç ay kullanım ömrü bulunmaktadır.’’ demişti…

Ardından ise elinde bulunan rende ile hızlıca cezvedeki malzemelerin arasına rendelemiş ve tekrar elinde bulunan tokmak ile ezmeye devam etmişti.

Ardından ise ezmiş olduğu cezvedeki ürünlerin üstüne bir miktar su koymuş ve sonrasında ise cezvenin altını yanında bulunan bir gaz lambasının camını kaldırarak ısıtmaya başlamıştı.

Kung Lao yapabildiği tek şey olan izlemeyi sorunsuz yapıyor ve gözlerinin bir an bile olsun ihtiyarın yaptıklarından ayırmıyordu. Her hareketini zihnine kazıyan Kung Lao ihtiyarın en sonunda ateşten almış olduğu cezveyi odanın diğer köşesinde bulunan soğuk suyun içine, cezvenin içine su girmeyecek şekilde daldırmış ve iki veyahut üç saniye bekledikten sonra ise elini cezvenin içine daldırarak son sürat çamur gibi bir maddeye dönüşmüş olan malzemeleri bir tahtanın üstünde yoğurmaya başlamıştı.

Yarım tütsü sürelik yoğurma süresinden sonra ise ihtiyar ellerini ovalayarak elinde bulunan biçimsiz yapıya şekil vermeye başlamış ve toplamda on altı çevirişte ise yuvarlak bir top halini almasına izin vermişti.

İhtiyar elindekileri bitirdiğinde ise hızlıca bakışlarını Kung Lao’ya doğru döndürmüş ve ‘’Gördüğün ve asla unutmayacağından emin olduğuna göre bu hapın isminide öğrenmen gerekli sanırım ismi ‘’Gökyüzü yenilenme hapı’’ karşında görmüş olduğun kızın kaynak enerjisini tamamen düzeltmese de phialamının içine bir miktar kaynak enerjisi göndererek rahatlamasını sağlayacak…’’ diye fısıltı ile bitirmişti.

İhtiyar elinde bulunan hapı kızın ağzına bir şekilde sokup daha sonrasında çiğnetmiş ve yutmasına imkan sağlatmıştı. Ardıdan geçen iki nefeslik sürede ise bir anda Siyah Tavşanın vücudunda bir gevşeme belirtisi görülmüş ve gerçekleşen on nefeslik süre sonrasında ise terlemekte olan suratı ile bir birine kenetlenmiş olan dudakları gevşemeye başlamıştı.

Kung Lao Siyah Tavşanın gevşediğini fark ettiği anda rahatlamış ve karşısında bulunan ihtiyarın ona kötü bir şey yapmadığına emin olmuştu. Ancak sonrasında ise aklına gelen tek bir şey olmuştu ‘’Bu şekilde ya bırakılırsam?’’ bu düşüncenin bile korkusu kendisine yetmişti. İhtiyar ardından odadan bir hışım ile dışarıya çıkmış ve Kung Lao’nun zaten dolmata olan mesanesinin tamamen uca gelmesine yol açmıştı.

Ancak korktuğu gibi olmayan ve elinde iki adet kağıt parçası ile gelen ihtiyar Kung Lao’nun arkasına geçmiş ve kalbinin bulunduğu sırt bölgesine tekrar dokunarak mührü kaldırmıştı.

Kung Lao kaldırılan mühür ile birlikte bir ok gibi kapıya doğru yönelmiş ve tuvalet ihtiyacını gidermeye koyulmuştu.

Kung Lao tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra…

Kulübeye geri dönen Kung Lao elinde bir bardak çay ile sandalyeye oturmuş bir vaziyette bulunan ihtiyarın yanına gitmişti. ‘’Odada Siyah Tavşanın durumunun benim yüzümden olduğunu söylemiştiniz… Söyleyin ben ne yaptım ona? ‘’ diyerek direk olarak konuya girmiş olan Kung Lao verilecek olan cevabın nasıl bir cevap olacağı konusunda çok merak ediyordu. Sonuçta kasti olarak Siyah Tavşanı incitecek hiçbir şey yapmamış ve hatta tam tersi ise onu bir çok yönden korumaya çalışmıştı…

İhtiyar elindeki çaydan bir yudum almış ve boğazını temizlemişti. Ardıdan ise idrarın çıkan sesine benzeyen sesi ile konuşmaya başlamıştı ‘’Sen buraya geldiğinde baygın haldeydin ve göğsüne bir ok sağlanmıştı. Ok o kadar çok derine inmişti ki biraz daha inmiş olsa ciğerlerini delecek ve bir daha asla eski haline dönemez hale gelecektin… Ancak şükretmelisin ki taş bitkisi yemişsin, seni gördüğüm anda yaşayacağını biliyordum… Bunu şu an yatakta yatan ve mücadele içerisinde olan kıza borçlusun.’’ demiş ve tekrar bardağından bir yudum çay içmişti…

Kung Lao nasıl olduğunu anlayamamış ve dudaklarından ‘’Na-Nasıl? ‘’ sözcüklerinin dökülmesine engel olamamıştı. Bu durumda ise ihtiyar ‘’Seni buraya getiren kızdı. Ancak kızın çok narin olduğunu daha ilk gördüğünde bile anlayabilirsin değil mi? Seni buraya getirmek için hiç dinlenmemiş olsa gerek ki sadece Başlangıç Aleminin birinci seviyesinde olan kaynak damarlarını aşırı derecede zorlamış ve sonrasında ise Phialamın’da hasara neden oldu.’’ diye konuşacaklarını bitiren ihtiyar çayından hızlı bir yudum daha içerek bardağının içindeki sıvıyı tamamen bitirmiş ve ‘’Söyle bana insanlar içlerinde bulunan Qi’yi nereden alır ve kullanır?’’ diye Kung Lao’ya soru yöneltmişti.

Kung Lao gelen soru üzerine ‘’Elbette ki Phialamın’dan’’ diyerek yanıt vermekte gecikmemişti. Sonuçta bunu ufacık çocuklar bile bilebilirdi…

Hızlıca kafasını sallayan ihtiyar ‘’Güzel, çok da cahil değilmişsin…’’ diyerek susmuş ve ‘’O zaman söyle bana Phialam Qi’yi nereden alır?’’ diye bir başka soru yönetmişti…

Kung Lao bu soruların ne anlamı olduğunu anlamamış olsa bile yine de cevap vermeyi gereksinim görmüş ve ‘’Tabi ki doğadan alır, içerisinde saflaştırır ve bizim kullanabileceğimiz duruma getirir.’’ diyerek soruya karşılık vermişti.

İhtiyar bu cevap karşısında tatmin olmuş bir ifade göstermiş ve ‘’Peki şöyle bir durum olsa, Phialam doğadan Qi almayı bıraksa o zaman ne olur? ‘’ demişti.

Kung Lao bu soru karşısında şaşkına dönmüştü… Öyle saçma bir soruydu ki bu bir karıncanın neden kraliçeye hizmet ediyorsun sorusuna karşı alınabilecek cevaptan bile daha aptalca bir cevaba bakıyordu. ‘’O zaman insan kaynak gücünü kullanamaz.’’ diyerek emin bir şekilde konuşmuştu.

İhtiyar ayağa kalkarak ellerini arkada kilitlemiş ve Kung Lao’nun arkasına doğru yürümeye başlamıştı, çok değil sadece Kung Lao’nun üç adım ilerisine yürüdüğünde ise arkasını dönmüş ve ‘’Yanlış, insanın hayat enerjisinden emerek Qi’yi oluşturur…’’ diye kısık bir ses ile mırıldanıştı.

Ancak bu söylenenleri duyan Kung Lao’nun kafasında bir anda şimşekler çakmıştı ve ‘’O zaman Chi Bzec’in durumu…’’ diye içli bir ses ile mırıldanmıştı.

İhtiyar ise Kung Lao’nun omuzuna elini koyarak ‘’Evet, evlat evet… Olan biten bu…’’ diyerek hüzünlü bir ses ile konuşmuştu…



 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1338

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 707

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 577

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17755 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 24020 Bölüm Sayısı


creator
manga tr