“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Angoria - Angoria Bölüm 19: Nekid Dağları!


 

 

 

Aynı günün sabahında bir kasabanın köşesinde...

Chi icidebzec ayaklarını serin nehir suyunun içine doğru daldırmıştı. Bu belkide yapmayı en çok sevdiği eylemdi. Döngünün bu zamanlarında sıcaklar dayanılmaz oluyor ve Chi icidebzec'in narin ve ufacık ayaklarının şişmesine neden oluyordu. Derin ve bir o kadar da serin suyun içine ayaklarını daldırdığı anda derin bir oh çeken Chi icidebzec kollarını yere sabitlemiş ve bakışlarını ise gökyüzüne yükselterek suyun keyfini çıkarmıştı.

Çok değil sadece bir yemek süresi sonrasında arkasından isminin seslenildiğini duymuş ve kafasını sesin geldiği noktaya doğru döndürmüştü. Arkasından seslenen kişi kendisinden üç döngü büyük olan üvey ablası Nou Yanban'dan başkası değildi.

''Heyyy!! Nerelere kayboldun sen bakayım?! Babamız seni bekliyor!! Senin ile önemli bir konu hakkında konuşacakmış. Çabuk ol ve babamızın yanına git!'' diye bağırmış ve Chi icidebzec'in neredeyse tek eğlencesi olan bu faaliyetini yarıda kesmişti.

Chi İcidebzec bir miktar oflamış sonrasında ise ayaklarını suyun içinden çıkarmıştı. Hemen yakınında bulunan ayakkabılarını giyerek ayağa kalkmış ve ''Peki abla, hemen babamızın yanına gidiyorum.'' demişti. Kesin ve nazik konuşması gerektiğini yıllar önce annesi tarafından öğrenmişti. Zaten annesinden zerafet ve birkaç nasihat dışında bir şey almasına imkan verilmemişti ki.

Annesi öldüğünde en fazla üç döngülük küçük bir çocuktu. Annesi öldüğünde bir yetimhaneye götürülmüş, iki döngü boyunca yetimhanede kalmıştı. Daha sonrasında ise, şuan yanlarında bulunduğu Nou ailesine evlatlık olarak verilmişti.

Nou ailesi küçük bir aileydi. Aile toplamda altı kişiden oluşmaktaydı ve ailenin lideri ''Nou Noyan'' denen kırk döngülük ömrünün yarısını devirmiş kambur bir insandı. Yıllarca çiftçilik yaptıktan sonra ufak bir arazinin sahibi olmuş ve onu da hiç vakit kaybetmeden satarak şuan içinde bulundukları Rikaf Kasabası'ndan bir ev alarak yerleşmişti.

Kasaba en fazla bin adım uzunluğunda ve üç yüz adım genişliğindeydi. Etrafında bulunan diğer kasabalara nazaran ne kendisine özgü bir ürünü nede bir yeteneği vardı. Normallik bu kasaba içine öyle bir işlemişti ki, insanları bile bu normalliğin bir adım dışına çıkamaz haldeydi.

Kasabanın hemen karşısında devasa bir orman bulunur ve döngünün yarısında bastıran beyaz meleklerin bile büyüleneceği derecede ki karın, güzel olsa bile bir o kadar da ölümcül olan soğuğundan korunmalarını sağlardı.

Sözde bu ormanın Kung adlı bir klana ait olduğu söylenirdi ancak bu klan öyle güçsüz bir klandı ki kendi arazilerini bile koruyamaz ve haydutların, hırsızların, katillerin kısacası kanunun kaçaklarının hepsinin bir evi olurdu.

Orman içerisinde yer yer birkaç kükreme duyulur ve insanların korkmasını sağlardı ancak, kısa süreli olur ve insanlar bu kısa sürenin ardından normal hayatlarına geri dönerlerdi.

Kasabaya her iki haftada bir tüccarlar topluluğu gelir ve kasaba meydanını bir şenlik havası sarardı. İnsanların normal olan hayatları da bu iki haftada bir gün ilginçleşir ve doyasıya eğlenmelerini sağlardı.

Tüccarlar geldiklerinde bir çok farklı eşya satar ve alırdı. Genelde para yerine takas yöntemi kullanırlar ve çoğu zamanda takas yöntemi ile insanlardan fazla ürün alıp az ürün verirlerdi...

Chi icidebzec küçük evlerine geldiği anda karşısında en büyük ağabeyi olan Nou Fen Lan kendisini karşılamıştı. Siyaha çalan dudakları son derece düz ve keskin bir vaziyetteydi. Kafası ile içeriyi işaret etmiş sonrasında ise ağır adımlar eşliğinde yukarıda bulunan odasına doğru çıkmaya koyulmuştu.

Nou Fen Lan ailenin tek kaynak uygulayıcısı olarak büyük bir yere sahipti. Babaları onun sözlerini ciddiye alır ve kazancının büyük bir kısmını onun ile paylaşırdı. İleride onun büyük bir kaynak uygulayıcısı olacağından çok emindi. Şuan sadece başlangıç aleminin dördüncü seviyesine gelebilmişti ancak herkes emindi ki bu yarım döngü içerisinde beşinci seviyeye atlayacaktı.

Chi İcidebzec babalarının içinde bulunduğu odanın kapısını tıklatmış ve izin geldiğinde ise kapıyı açarak selam vermişti. İçeriye girdiğinde babasının tek olmadığını ve yanında iki kişinin daha bulunduğunu görmüş ve diğer iki kişiye de selam vermişti. Daha sonrasında ise sessizce durmuş ve babasının su almadığı için kurumuş olan fil derisine benzeyen buruşuk suratının hareket etmesini beklemeye koyulmuştu.

Hareretli bir tartışmanın Chi icidebzec'in girmesi ile son bulması ve içeriyi ölüm sessizliğini doldurmasının ardından Nou Noyan kısa bir öksürük ile bu sessizliği bozmuş ve ''İşte karşısınızda bulunan kişi üvey kızım Chi İcidebzec kendisi şimdiden güzelliği ile ışıl ışıl parlamakta gördüğünüz üzere...'' demiş ve bir kaç soluk aldıktan sonra ise ''Kızım bu yanımda bulunan beyefendiler Kasaba Lideri ''Dokay Pıne'' ve onun oğlu kasabamızın bir sonraki lideri ''Dokay Shu'' kendileri buraya iyi niyetli bir amaç için geldiler.''  diyerek lafını bitirmişti. Yan yana bulunan iki koltuğa oturmuş olan Kasaba Lideri ile oğlu aynı anda kafa sallamışlardı. Kasaba Lideri boğazını temizlemiş ''Evet iyi bir niyet ile geldik'' diye doğrulamıştı.

Kasaba Liderinin sözlerinin bitiminde ''Tanıştığımıza memnun oldum saygıdeğer Kasaba Lideri...'' diyerek seslenen Chi İcidebzec kaftanının iki ucundan utarak referans göstermişti. Bu sırada ise Nou Noyan ''İşte gördüğünüz gibi güzeller güzeli bir kızlarımdan en genci oluyor kendisi. geçen döngüde bir yetimhaneden evlatlık olarak almıştım. Çok tatlı ve iyi niyetlidir hem ayrıca sizin oğlunuz içinde fazlasıyla layık bir eş olacaktır.'' demişti.

Chi İcidebzec duydukları karşısında kısa süreli şaşkınlık yaşamış ve istemsiz olarak ''E-eş?...'' diye kekelemişti. Angoria kıtasında çok eşlilik çok yaygın bir olguydu ancak Chi İcidebzec çok iyi biliyordu ki bu civarda kimse Dokay Shu gibi çok eşlilik hastası değildi. Daha ancak on dört dögüdür hayatta olmasına rağmen üç defa evlenmişti. Bu konu ile ilgili olarak kendisini bir anda törende düşünen Chi İcidebzec ise yanında bulunan şahitlerin Dokay Shu'nun eski eşleri olduğunu düşünde istemsizce iğrenme duygusu yaşamış ve midesinden yükselen asidi geri yutması gerekmişti.

Nou Noyan ''İki ay içerisinde evlilik töreninin başlatılacağından emin olabilirsiniz. '' demiş ve bakışlarını tekrar Chi İcidebzec yönettikten sonra ise ''Müstakbel babana ve müstakbel eşine saygı göster.'' diye seslenmişti. Karşılığında ise Chi İcidebzec tekrar selam durmuş ve ''Mümkünse şimdi ayrılabilir miyim acaba babacığım? '' diye sorusunu yöneltmişti.

Sessiz bir el hareketi ile çıkabileceğini anlayan Chi İcidebzec ise ağır adımlar ile ilk başta odadan ardından ise evden dışarıya çıkmıştı. Evlenme çağına daha gelmediğini çok iyi biliyordu. Ayrıca o şişman ve çirkin Dokay Shu'nun eşi olmayı hiç ama hiç istemiyordu. Ölse de onun ile evlenmezdi, bunları düşünürken içini bir anda keder kaplayan Chi İcidebzec göz yaşlarına hakim olamamış ve çoğu zaman gitmiş olduğu nehre doğru koşmaya başlamıştı. evden çıkmadan önce almış olduğu iki adet elmayı da kaftanının içindeki cebe yerleştiren Chi İcidebzec nehrin olduğu yeşillikler ile bezelenmiş cennetten bir yer olarak düşündüğü mekanına gelmişti.

Ancak burası bile kendisini iyi hissetmesine imkan vermiyordu.. Kalbinde ki acı o kadar fazlaydı ki buradan daha uzağa gitmek istiyordu, ve böylece aklına iyi olduğunu düşündüğü bir fikir gelmişti ''Ormanın içerisine gitmek...'' gelen fikir ile birlikte ise hiç vakit kaybetmeden ormanın içerisine doğru ilerlemeye başlamıştı.

Orman içerisinde ki bir kaç yemek süresi boyunca yolculuğunda defalarca kez kükremeler duymuş ve hırıldamaların ise ardı arkası kesilmemişti. Sanki, orman onu istememiş ve bir an önce uzaklaşmasını dilemişti...

Chi İcidebzec uzun süreli olan koşturmasından sonra ise dinlenmek için kapana kısılmış olan bir domuzun hemen yakınına oturmuş ve cebindeki elmalardan birisini yemeye koyulmuştu. Tam bu sırada ise birkaç patlama sesinin duyulduğunu işitmiş ancak korktuğu için ses bile çıkaramamıştı. En sonunda ise kapana kısılmış olan domuzun içerisinden neredeyse bir ölüyü andıracak beyazlıkta bir genç çıkmış ve Chi İcidebzec'in donakalmasına neden olmuştu. Küçük kız daha öncesinde böyle bir canlı nasıl görmüş olabilirdi ki? Bu nedenle de kendisine baktığını fark ettiği anda ellerini göğsünün üstüne çekmiş ve ''Lütfen... Ne olur beni öldürme!!'' diyerek çığlık atmıştı.

Ancak karşısında ki garip canavar kendisinin bir insan olduğunu söylemiş ve Chi İcidebzec'i inandırmıştı. Bir sürede muhabbet etmişler ve güneşin aydınlık havasını gecenin kasvetli kavasına bırakmasına izin vermişlerdi. Karşısında ki isminin Shimao Che olduğunu öğrendiği oğlanın yakınından ayrılarak ormanın herhangi bir bölgesinde uyuyacak bir yer aramak için yanından ayrılmıştı.

En fazla yüz tane adım atabilmişti ki karşısında bir erkek görmüş ve ''Merhaba'' diye selam vermesi gerektiğini hissetmişti. Karşısında ki erkek ortalama olarak yedi veyahut sekiz döngülük bir yaşta görünüyordu. Karşısında ki çocuk ise selamına karşılık gülmüş ve ''Seni buraya hangi rüzgar attı güzelim!!'' diyerek bir anda üstüne doğru atlamıştı. O noktadan sonra ise Chi İcidebzec fazla bir anı hatırlayamıyordu. En son kendisine geldiğinde Shimao Che'nin kendisini bir prenses gibi taşıdığını görmüş ve haddinde fazla utanarak kafasını çevirmişti. Ardından ise tekrar bilincini yitirmişti. Tekrar kendisine geldiğinde ise orman içerisinde ki torak bir alanda önünde yatan Shimao Che'yi görmüş ve yakınına doğru sürünerek ilerlemeye başlamıştı. tam yakınına geldiğinde ise üstünde bulunan kaftanın ıslandığını fark etmişti..

Kaftanına göz attığında ise gördüğü şey karşısında şoka uğradı gördüğü şey bir kan gölüydü!!

Shimao Che'ye daha dikkatli bakan Chi İcidebzec göğsünde bir okun bulunduğunu görmüştü. Korkusu daha da büyümüş ve ne yapacağını şaşırmış bir halde olduğu şekilde kalmış ve yirmi nefes süresince ne hareket etmiş nede nefes almıştı. En sonunda ciğerleri nefessizlikte isyan ettiğinde ise hızlıca toparlanmış ve Shiamo Che'yi bir şifacıya götürmesi gerektiğini hissetmişti. Kendisini kaldırdıktan sonra Shimao Che'yi kaldırmaya çabalayan Chi İcidebzec en sonunda kaldırmış ve sonrasında ise hareketsiz kalmış olan Shimao Che'yi yere eğilerek sırtına yaslamıştı.

Bir an önce bir şifacıya gitmesi gerekiyordu ve en yakın şifacı kasabanın en ucunda ki Nekid Dağlarının hemen ucunda ki bir kulübenin içerisinde bulunuyordu. Korkmuş ve o noktaya kadar taşımayacağına emin olmuş olan Chi İcidebzec tam Shimao Che'yi bırakıyordu ki aklına Shimao Che'nin kendisine Siyah Tavşanım dediği ufak bir anı düşmüş ve cesaretini toparlamıştı.

Şimdi ise önünde tek bir engel kalmıştı, Nekid Dağlarının hemen ucunda bulunan kulübeye gitmekti...



 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 919

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 684

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 662

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16670 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22410 Bölüm Sayısı


creator
manga tr