Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Angoria - Angoria Bölüm 15: Meteor Yumruğu!!


 


2 hafta sonra

Kung Lao gözlerini açtığı anda çevresini yaramış ve sonrasında ise mutluluk göz yaşlarına boğulmuş. "Ben gelişim yapıyorum!!!" diye bağırmış ve ardından ise ne kadar geliştiğini görebilmek için kaynak gücünü kontrol etmişti.

İç görü ile vücuduna baktığında Kung Lao bir başka sevinç narası atmış ve suratının, cennetlere yükselen bir aptalın suratı gibi eğrik büyrük olmasına izin vermişti. "Sonunda gelişim gösterebiliyorum!! Sonunda başlangıç aleminin beşinci seviyesine yükselebiliyorum!!" diye haykırmıştı.

Ciddi manada kendisini geliştirebildiği için Kung Lao öyle çok mutluydu ki mutluluğu ile eli istemsiz olarak bir taşa yönelmiş ve hızlıca çarpmıştı. Çarpmanın şiddeti ile ufak taş öyle hızlı ilerlemişti ki Kung Lao daha ne olduğunu anlayamadan mağaranın taştan duvarlarından "Bommm!!" diye bir ses yankı bulmuştu.

Taşa vurduğu halde derisinin bile az bir miktar acıdığını fark eden Kung Lao aklına gelmiş olan acı hissi ile istemsiz olarak kolunu ve bacağını kontrol etmiş ve sağlam olduklarını gördüğünde ise derin bir oh çekmişti. Kemikleri ve derisi öyle hızlı yenilenmişti ki kendisi bile buna şahit olmamış olsaydı asla inanmaz ve söyleyen kişinin bir sahtekar olduğuna emin olabilirdi.

Vücudu ile ilgili etkileşimi biten Kung Lao etrafını kontrol etmesi gerektiğini ve en yakın zamanda bir yiyecek yemesi gerektiğini çok iyi biliyordu. Etrafının taş, kaya ve kullanılmış Aziz Yordan’ın Taş Bitkisinden ibaret olduğunu fark eden Kung Lao nasıl yemek bulacağı ile ilgili deri düşüncelere dalmıştı.

Bu sırada ise Kung Lao'nun midesi ise sanki onu destekler gibi sürekli ses çıkartmış ve yer yer ise kendisini doyurması için emirlerde bulunmuştu. Kung Lao kendisine bu şekilde emirler yağdıran midesine azgın bir boğanın sinirlenmiş olduğu gibi sinirlense de elinden bir şey gelmeyeceğinin ve eğer doyurmaz ise öleceğinin çok farkındaydı. İşte bu yüzden her emrine evet efendim demiş ve aklına gelebilecek olan bütün çözümleri düşünerek kafasını yormaya devam etmişti.

En sonunda aklına güneş kadar parlak bir fikir geldiğinde Kung Lao, kırık kol ve bacakları daha iyi hissettiğinde içmiş olduğu diğer taş bitkisinin kurumamış bölümlerine baktı ve bir çift “hımm..” sesinin eşliğinde ayağa kalkarak bitkiye doğru yöneldi. Hareketlerinden herhangi bir aksaklık olmadığını fark eden Kung Lao içinin bir nebze daha rahatladığına emin olmuş ve güven ile taş bitkisine doğru ilerleyişini sürdürmüştü.

Sağlam olduğunu düşünmüş olduğu bir tane Taş Bitkisini eline alan Kung Lao birkaç saplama hareketinin ardından kafasına yatmış olduğunu düşünmüş ve eline bıçağı aldığı gibi yere oturup taş bitkisini sivriltmeye başlamıştı.

Kabaca bir mızrağı andıracak niteliğe ulaştığında Kung Lao Taş Bitkisini sivriltmeyi bırakmış ve buraya gelirken kullanmış olduğu yarığın içindeki suya doğru ilerleyişini sürdürmüş ve en sonunda tırmanırken bin bir güçlü çektiği o  çıkıntıya çömelmiş bir vaziyette beklemeye koyulmuştu.

Bir şahinin avını beklerken göstermiş olduğu tepkilerin hepsini kendi üstüne uygulayan Kung Lao, pür dikkat suyu incelemiş ve geçmekte olan her balığın ne şekilde kaçıp kaçamayacağını hesaplamış idi.

‘’Şloppp’’

En sonunda elindeki sahte mızrağı suyun içine daldırmış olan Kung Lao çıkardığı anda biliyordu ki mızrağının ucunda bir adet balık mevcuttu. Daha sudan çıkarmadan sallanan Taş Bitkisinden bunu anlayamamak büyük bir aptallık olmazdı da ne olurdu?

Kung Lao elindeki zıpkını sudan çıkardığı gibi göletten uzak bir kenara doğru fırlatmıştı. Bu sayede eğer balık o zıpkından olurda çıkarsa suyun içine dönemeyecek ve kenarda köşede öyle sessiz bir şekilde ölecekti.

Kung Lao balığı yakaladığı anda doğruca taş bitkilerine doğru koşmuş ve kullanmadığı taş bitkilerinin hepsini yerinden sökmüştü. Bir kucak dolusu taş bitkisini düzgün bir sıraya koymuş olan Kung Lao daha sonrasında ise eline sonradan bulmuş olduğu çakıl taşını almış ve bir kaç taşa sürterek elde ettiği kıvılcım ile birlikte ateşi yakmıştı.

Balığı hızlıca pullarından ayıran Kung Lao daha sonrasında ise içi açarak iç organlarını temizlemiş ve iyice suyun içinde yıkamıştı. Temizleme işlemi bittikten sonra ise tekrar zıpkın vari olarak kullandığı taş bitkisinin ağzına takmış ve ardından ise ateşe doğrultarak pişirmeye koyulmuştu.

Ateşin vermiş olduğu parıltı ile birlikte gözü açlıktan dönen Kung Lao daha fazla bekleyemeyeceğini anladığında ise gözünü kapatmış ve elindeki balığı ağzına doğru götürmüştü.

Balığın dışı çıtır çıtır olmasına rağmen içinin sulu kalmasını çok beğenmiş olan Kung Lao sadece beş ısırıkta tüm balığı yutmuş ardından ise balığın kafatasını kırarak içinde bulunan beyni yemeye koyulmuştu. Bu sırada ise içeriye dolan temiz hava ile birlikte Kung Lao pişmiş yemek kokusunun yok olduğunu ve mağaranın içerisinde sanki hiç yemek pişirilmemiş gibi bir kokunun meydana geldiğini fark ettiğinde gözlerinin fırlamasına izin vermiş ve ‘’Sanırım çıkış yolumu buldum.’’ diye mırıldanmıştı.

Kung Lao mağaranın içerisinde bulunan gölete girmiş ve üstüne sinen yemek kokusundan kurtulmayk için yüzmeye başlamıştı. Bu sefer akıllanmış olan Kung Lao geçen sefer yaptığı gibi sürekli dalmamış ve su içinde bulunan kayalara ve üzerindeki yosun parçalarına bile el sürmeyerek kendisini ‘’sözde’’ güvence altına almıştı.

Ancak bunu yapmış olsa bile tehlike geliyorum dediğinde, ‘’dur bugün değil yarın gel’’ denmeyeceğini Kung Lao bile çok iyi biliyordu. O yüzden işini bir an önce hızlıca bitirmiş ve sonrasında ise sudan çıkarak mağaranın içerisinde bulunan temiz hava yolunu takip etmeye başlamıştı.

Buz gibi esen temiz havanın vücuduna işlemesini sağlayan Kung Lao, vücuduna değen her hava zerresi ile birlikte suratının yaşlı bir adamın göbeği gibi buruşmasına ve uzuyarak gerginleşmesine imkan verdiği için kendisine lanet etmiş ve çıplak vücuduna az kaldığını sayıklayarak ilerlemeye devam etmişti.

Kung Lao biliyordu ki eğer bu eski vücudu olmuş olsa daha şuan da vücudu ölme noktasına gelmişti. Aynı zamanda biliyordu ki gelişmemiş olan vücudu da burada olmuş olsa idi ölmüştü.

Bunu anlamasının çok kolay bir yolu vardı. Kung Lao kaynak enerjisini kullanmış olduğu halde soğuğun sadece bir miktarını engelleyebiliyordu. Ancak engellediği miktar ise kendisinin ölmemesine olanak sağlıyordu.

Kung Lao soğukluğun merkezine geldiğini düşündüğü anda karşısında bulunan devasa büyüklükteki kayaya benzer yapıyı incelemiş ve saldırarak yok etmenin daha mantıklı olacağını düşünmüştü.

Ardından ise içine kaynak enerjisini eklediği yumruğunu, kayanın tam ortasına olacak şekilde vurmuş ve daha sonrasında ise sert kayanın elini acıtmasından ötürü elini tutarak geriye çekilmişti.

Yumruğunun ardından devasa bir çığlık ile birlikte mağaranın içi sallanmaya başlamıştı. Kung Lao bu olay zincirinin kendisi tarafından nasıl başladığını bile anlayamamış olduğundan ötürü fazla ses çıkarmamış olsa da içinden hem gülmüş hemde altına bırakacak kadar çok korkmuştu.

Kendisine bağıran veyahut debelenen, neredeyse mağaranın yıkılmasına olanak sağlayan şeyin bir kaya olmadığını çok hızlı(!) bir şekilde anlayan Kung Lao iki adım geri çekilmiş ve kendisine doğru gelmekte olan bir bulutun çarpmadan ilerlemesine olanak vermişti.

Gelen gaz bulutunun şiddeti öyle fazlaydı ki daha çıktığı anda bir kasırganın oluşmasına izin vermiş ve mağaranın içerisinde muazzam büyüklükte uğultunun oluşmasına neden olmuştu. Mağaranın içerisinde ferahlatıcı bir havanın oluşmasını sağlamış ve insanın rahatlamasına olanak vermişti.

 

Kung Lao eğer o bulutun kendisine değmiş olsa kesinlikle kendisini dondurarak öldüreceğinden emin olduğu için yerinden bir santim bile kıpırdamamış ve kasırganın bitmesini beklemişti. Kasırga yaklaşık on nefes süresi daha devam etmiş ve ardından ise geldiği gibi yok olmuştu.

 

 

Bu kasırganın sahibinin tek bir canlı olabileceği aklına gelen Kung Lao yapması gerekeninde tek bir şey olduğunu çok iyi biliyordu. Bu canlının adının ‘’Kuzey Yeli Domuzu’’ doluğunu yine okumuş olduğu kitaplardan bilen Kung Lao buna karşı yapılabilecek en iyi yöntemin ise kaynak enerjisi ile vurmak olduğunu hatırlamış ve sonrasında ise faaliyete geçmişti.

İçindeki kaynak enerjisini yönlendirmeye başlayan Kung Lao sonunda kaynak enerjisini tek bir noktada, sağ yumruğunun üstünde toparlamış. Ardından ise çıkan kaynak enerjisinin kırmızı bir renge bürünmesine izin vermişti. Elini uzaktan gören bir insan bu tekniği gördüğü anda alevi kontrol eden bir klana mensup olduğunu düşünebilirdi.

Kaynak hareketi olan ‘’Meteor Yumruğunu’’ iyice hazır olduğunu düşündüğü anda doğruca kuzey yeli domuzunun devasa kayaya benzeyen kalçalarına doğru son gücü ile vurmuş ve vurduğu hız ile geri çekmişti.

‘’Whoss!!’’

Gelen kuvvetli bir yumruk ile ne olduğunu bile bilmeyen kuzey yeli domuzunun kalçası öyle kuvvetli bir şekilde sarsılmıştı ki domuzun yapabilecek bir hamlesi bile yoktu.

Yumruğun etkisi o denli şiddetli olmuştu ki içerisinde bulunan azıcık miktardaki kaynak gücü harekete geçmiş ve domuzun içinde bulunan phialam’ın içerisinden bir sis olup dışarıya doğru uçmaya başlamıştı. Ardından ise bir anda kalçasında hissettiği muazzam bir acı eşliğinde bu endişesini bir başka noktaya yöneltmiş olan domuz, daha yapabileceklerinin bir tanesini bile yapamadan oracıkta hayatına son vermişti.

‘’Bomm!!’’ diye patlamış olan kalçaya bakan Kung Lao ‘’Vay be’’ diye ıslık çalmış ve sonrasında ise patlayan kalçadan içeriye girerek domuzun ön tarafından çıkmak için bıçağı yardımı ile yolunu bulmaya koyulmuştu.

Kung Lao kendisinin rahatça hareket ettiğini gördüğünde öldürmüş olduğu domuzun ne denli büyüklükte olduğunu anlamış ve kendisi ile gurur duymuştu. Yolunu bıçağı ile kese doğraya iletletmeye devam etmiş kimi zaman ise ağrıyan sol kolundan ötürü meteor yumruğunu kullanarak ilerleyişini sürdürmüştü.

İlerleyişi ile birlikte neredeyse sonuna gelmiş olan Kung Lao bir kaç bıçak darbesi daha atmış ve bir adım ile ağzının yakınına gelmişti. Tam bu sırada meteor yumruğu ile etrafı patlatacak iken yumruğunun tam üstüne düşen bilye ile birlikte ağzı bir karış açılmış ve nefesinin tutulmasına engel olamamıştı.

‘’Bu… Bu efsanelerde gerçekleşen kaynak canavarının çekirdeği mi?!!’’ diye kendisine son sürat bağırarak sormuş olduğu soru ile birlikte çekirdeği hızlıca almış ve kumaştan kemerinin belli bir noktasına sıkıca dolaştırmış ardından ise güvende olduğuna emin olduktan sonra ise sağ kolunu hızlıca ağıza doğru savurarak ‘’Meteor Yumruğunu’’ tekrar kullanmıştı.

 

En basit ancak çoğu teknikten daha üstün olan bu tekniği eski klanı içerisinde sadece kitaba bakarak öğrenebildiği için çok şanslı olan Kung Lao, Shiamo klanına olan borcunun birazcık fazla olduğuna emin olmuştu. ‘’Hazır gücüm yokken keşke daha fazla kitap okuyarak teknikleri anlayabilseydim…’’ diye mırıldanmış ve sonrasında ise parçalara ayrılmış olan ağızdan bir adım atarak kurtulmuştu. Bu sırada ise elinde bir elma ile beklemiş olan neredeyse kendi yaşıtında bir kız çocuğu şaşkınlığı ile elmayı yere doğru düşürmüştü…

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1264

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 891

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 663

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 553

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15606 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21063 Bölüm Sayısı


creator
manga tr