Korku dağları bekler. #Atasözü

Angoria - Angoria Bölüm 12: Düşmeye Mahkum...


 

 

Kung Lao içinden dışına doğru adeta bir volkan gibi fışkıran bir tetikte olma duygusu ile istemsiz bir şekilde ürpermiş ve dışarıya çıkma arzusu hissetmişti. İçinde biriken tetikte olma duygusu ile sürekli etrafına bakan Kung Lao etrafında bir şey göremeyince rahatlamış ve ciğerlerinde azalmış olan havayı tazelemek üzere yüzeye doğru yüzmüştü.

Ancak yüzeyde sadece bir yada iki nefes süresi kadar duran Kung Lao tekrar dalmış ve onu büyüleyen çiçeği koparıp mağarasında yetiştirmek üzere kesmeye niyetlenmişti...

İçinde biriken tehlike duygusu tekrar onu ele geçirmeye başladığında ise tekrar etrafına bakınmış ve daha sonrasında ise önemsemeden çiçeğin yakına doğru ilerlemişti...

Çiçeğin hemen dibine geldiğinde ise tekrar büyüleyici güzelliği ile kendisini ona bakar bulmuş ve istemeden de olsa tekrar dokunarak kendisini tatmin etmeye başlamıştı...

Yumuşaklığı öyle içten ve hoştu ki tıpkı yıllar öncesinden hatırladığı biricik annesinin dokunuşu gibi bir his veriyordu... Kung Lao bunları düşünürken bir yandan da aklına gelen ''Anne Eli Bitkisi'' ismi hakkında kendi kendine bir tartışma içerisindeydi...

En sonunda kafasını sallamış ve ismi onaylamıştı, zihninden ise geleneksel sözleri söylemeye başlamış ve ''Bundan sonra senin adın Anne Eli olsun'' diye düşünüp sonrasında ise istemsizce sırıtmıştı.

Bunları düşünürken tekrar havası tükenmiş ve yapacağı işi unutmuş olan Kung Lao tekrar yüzeye çıkmış ve çıktığı anda aldığı devasa nefes ile birlikte tekrar su altına geri dönmüştü. Bu sefer unutmamak için elinde ki bıçak ile yüzen Kung Lao Anne Eli bitkisini kesmek için elinden geleni yapacaktı...

Kung Lao tekrar Anne Eli bitkisinin yakınlarına yüzmüş ve hızlıca elindeki bıçak ile bitkinin köküne doğru bir hamlede bulunmuş ve tek basit bir kesik ile bitkiyi eline almıştı. Elinde bulunduğu süre boyunca avucunda ki hassas ve yumuşak dokunun kendisini ele geçirmesine izin vermiş ve yüzere yüzeye doğru çıkmıştı.

Kung Lao gölün ortasında su üstüne çıkmış ve çıktığı anda ise ciğerlerine derin bir nefes almıştı. Ciğerlerinden içeri giren hava ile birlikte tazelendiğini hisseden Kung Lao ağır bir tempo ile yüzmeye başlamıştı...

Yüzerken suyun bir nebze de olsa karardığını fark edememiş olan Kung Lao zihninde çalan tehlike çanlarını umursamayıp yüzmeye devam etmiş ve kıyıya üç insan boyutunda bir mesefa bırakmıştı. Su dışındaki elini gevşetip daha net gören gözleri ile Anne Eli bitkisini incelemiş ve bulduğu bitki ile tatmin olmuşluk hissi yaşamış olan Kung Lao bir anda altındaki suyun şiddetinin arttığını fark etmişti. Ancak fark etmiş olsa bile daha bir önlem alamadan gelen devasa büyüklükteki yüzgec kendisine doğru vurmuş ve darbenin şiddeti ile Kung Lao kendisini bir anda yerden on beş adım yüksekte bulmuştu...

Darbe o kadar kuvvetliydi ki suyun altından gelip su ile hafifletilmesine karşın Kung Lao'yu havaya uçurmuş ve sol bacağının kırılmasına sebep olmuştu...

Kung Lao hem yüzgeçten alığı darbe hemde daha yeni kırılmış olan bacağının acısı ile dişlerini sıkarak engellemeye çalışmış olsa da gözlerinden yaş gelmesini engelleyememiş ve ard arda iki yağmur damlasının aşağıya doğru düşmesine sebebiyet vermişti...

Bir cisim kuş değilse havalandığı gibi birde yere düşmeye mahkum olacağı için Kung Lao'da aynı şekilde düşmeye başlamıştı ve düşeceği yerde tam suyun içi idi...

Elinden fırlamış olan bitkinin varlığından bir haber olan Kung Lao suya çakılmasına ramak kala kollarını kafasının zarar görmesini engellemeye çalışmış ve daha sonrasında ise kendisini suyun içinde bulmuştu.

Gözlerini ancak bir nefes sonra açabilmiş olan Kung Lao daha gözlerini açtığı anda karşısında boyutu yetişkin bir insan boyutunda vücudu, testere gibi her biri en az orta parmak uzunluğunda dişleri ve kafasının hemen üstünde toprağımsı bir yapı ve onun üstünde ise tanıdık duran bir yapı olduğunu fark etmişti.

Kung Lao bu kutsal hayvanın adını bir türlü aklına getiremiyordu ama kitaplardan hangi yaratık olduğunu az çok biliyordu. Geçmiş yaşamına şükreden Kung Lao kendisini bir anda taş kesmiş gibi hareketsiz durmuş ve ciğerlerinde bulunan fazlalık havayı dışarıya doğru çıkarmaya başlamıştı.

Bunu yapmasının tek bir sebebi vardı. Adı şimdi aklına gelen Kung Lao bu yaratığın adının Kral Ocahs Balığı olduğunu hatırlamıştı ve bildiği bir şey var ise oda şuydu ki; mevcut gücü ile bu balığa karşı asla ama asla boy ölçüşemezdi!!

Kral Ocahs Balığı, çok güçlü bir yüzgece sahipti, özellikle beslenmek için kafasının üstünde bulunan ve karşılaştığı rakibini rahatlatıp eğer fazla durulursa uyutan bir bitkiye sahipti. Bu uyku getirme özelliği olan bitki suyun içine dağıtmış oluğu sporlar ile belirli bir mesafedeki tüm canlıları rahatlatır ve yapacakları eylemleri unutmalarına sebep olurdu. O kadar anlık bir hareketti ki bu, denizlerin Kralı olan On yüzgeçli Ada Balinası bile yiyecek ihtiyacı için Kral Ocahs balığına saldırmazdı.

Çünkü bu balığı avlanmak isteyenlerin sonu genelde av olmaktan geçerdi...

Kung Lao kendisini batırmaya başladığı anda Kral Ocahs Balığı gözlerini Kung Lao'ya doğru dikmiş yaptıklarını izlemeye başlamıştı. En dibe batan Kung Lao ise gözlerini Kral Ocahs Balığına dikmiş ve yapacağı hareketleri incelemeye başlamıştı.

Kung Lao ciğerlerinden bırakmış olduğu hava ile birlikte tutabileceği nefes süresini yarıya düşürmüştü ve sancımaya başlayan bacağı ile kolu yüzünden de istemsiz olarak ağzından hava bırakmaya devam etmiş ve sonuç olarak ise ciğerlerinin temiz hava için yalvarıp secde etmesine neden olmuştu...

Kung Lao ayağı göl içerisinde ki zemine değdiği anda kırık olmayan sağ bacağını kırmış ve kaynak gücünü ekleyerek tüm çabası ile birlikte kendisini suyun içine doğru tekrar yönlendirmişti.

Kral Ocahs Balığı Kung Lao'nun tün bu yaptığı hareketleri yerinden bir saniye bile kıpırdamadan incelemiş ve Kung Lao'nun yüzeye çıkıp nefes almasına izin vermişti...

Doğası gereği nezaket anlayışı yüksek olan Kral Ocahs Balığı öyle nazik huyluydu ki avı olarak görmediği düşmanlarına bile nezaket uygulayabilirdi. Nitekim Kung Lao'da Kral Ocahs Balığı için bir av olmaktan çok uzak bir canlıydı...

Kung Lao kafasını suyun dışına çıkardığı anda ciğerleri öyle mutlu olmuştu ki vücudunun içerisinde dans etmeye ve gelen havayı aç gözlü bir biçimde içine çekmeye başlamıştı. Öyle neşeli ve içten nefes alıyordu ki Kung Lao bile bir nebze olsun sancıyan kolu ile bacağının acısının hafiflediğini hissetmiş ve bu duyguyu yaşattığı için tanrıya şükretmişti.

Daha yüzmek için harekete bile geçemeyen Kung Lao'nun hemen yakınında çıkan devasa büyüklükteki yüzgecin oluşturmuş olduğu dalgalar ile suyun içine gömülmüş olan Kung Lao gözlerini açtığında kendisine doğru hızla ilerleyen Kral Ocahs Balığını'nın devasa ağızını açması ile birlikte ürpermiş ve Kral Ocahs Balığının haraket düzenini hatrlamış ve doğruca sağ köşeye doğru yüzmüştü.

Kral Ocahs balığı bir kez hızlanmaya başladığında önünde olan gözlerinden ötürü bir şey göremez hale gelir ve sadece hedeflemiş olduğu canlıya odaklanarak son sürat yüzmeye başlardı. Vücudu kendisini koruyabilmek için aşırı süratli bir şekilde yüzerken istemsiz olarak ağzını açar ve en sert demiri bile kırabilecek güçteki dişleri ile olası çarpmalarda ki hasarını minimuma indirgerdi.

Kung Lao sağlam olan tek kolu ve tek bacağı ile elinden geldiğince yüzmüş ve kendisine bir meteor gibi ilerleyen Kral Ocahs Balığından ancak son anda kaçabilmişti. ''Ucuz atlattım yahu...'' diye düşünmüş ve sancıyan ve dışarıya doğru kırmızı kurdele gibi boşaltmaya devam eden sol bacağı ile sağ kolunu önemsememiş ve yüzmeye devam etmişti.

Her ne kadar önemsememiş olsa bile yaşamış olduğu bu durum Kung Lao'yu çok zor bir duruma sokmuş ve dişlerini bir mengene gibi sıkmasına sebep olmuştu. sürekli farklı bir yöne doğru yüzmesini sürdüren Kung Lao aynı zamanda ise etrafını araştırarak girebileceği bir geçit veyahut kaçabilmesini sağlayacak bir şey aramakta idi...

Ancak bu hiçte kolay olmamıştı...

Kral Ocahs Balığı, Kung Lao'nun yapmış olduğu hareketi anlamış ve devasa yüzgecini hızla su içerisinde aşağı yukarı oynatmaya koyulmuştu.

Bu yaptığı hareket ile birilike Kung Lao'nun yüzdüğü alanda bir akıntı meydana gelmiş ve Kung Lao'nun zaten çok yavaş olan hızını bir anda sıfıra indirmişti. Ayrıca akıntı şiddeti yüzünden kırık olan kolu ve bacağı daha fazla sancımaya başlamış ve vücut dışından çok küçük bir miktarda görülen kemik kırıntılarının daha belirgin bir şekilde görünmesine sebep olmuştu...

Akıntının şiddeti giderek daha da şiddetlenmiş ve Kung Lao'nun artık tamamen yüzemez hale gelmesine sebep olmuştu. Ayrıca ciğerlerinde biten hava ile birlikte ciğerlerini, bir keder bağlamış ve bu keder sonucunda ise ciğerleri ağlamaya başlamıştı.

Akıntının şiddeti yavaş yavaş azalırken kontrolünü kaybetmiş olan Kung Lao, akıntının şiddetini kaybetmesi ile birlikte rahatlamış ve daha fazla içinde tutamadığı kanın ağzından suyun içine boyanın su içindeki kağıda yayılması gibi bir hareket ile dışarıya çıkarmış ve bir nebzede olsa rahatlayabilmişti.

Halen suyun etkisi ile sürüklenen Kung Lao dengesini toparlayabilecek gücü kollarında bulamamış ve vücudunun suyun içinde sürüklemesine izin vermişti. Bu sırada ise normal bir Kral Ocahs Balığından daha büyük olan Kral Ocahs Balığı dişlerini gösterir bir vaziyet ile son hız ile kendisine doğru ilerlediğinin farkına nasıl olurda varmazdı ki?

Suyun akıntısı bitmiş olsa bile halen hareket eden Kung Lao kendisini bir kuşa benzetmiş ve kollarını iki yana açarak arkasında ki tehlikeden haberisiz su içerisinde süzülmeye devam etmişti.

Kung Lao ile Kral Ocahs Balığı arasında o kadar az bir fark kalmıştı ki, ancak üç insan bu araya sığabilirdi. Ancak Kung Lao'nun süzülürken fark etmiş olduğu bir şey vardı...

Oda suyun içeriye doğru çekildiği belli olan ince bir yarık...

Kung Lao o bölgeyi gördüğü andan beri kendisini o yönde süreklenmesi için bırakmış ve bunu yaptığını Kral Ocahs Balığına belli ettirmemişti. (Metenin Notu: Öyle ki size bile belli ettirmedi)

Kendisini yatay bir pozisyona sokan Kung Lao kulağının içine giren suyu önemsemeyerek süzülmeye devam etmiş ve en sonunda ise kafası yarığın içine doğru girmişti.

Kafasının rahatlıkla geçtiğini fark eden Kung Lao vücudunun da geçebileceğini anladığı için rahatlamış ve içeriye doğru süzülmeye devam etmişti. Bu sırada ise Kral Ocahs Balığı ise ilerlemeye devam etmiş ve arkasında bıraktığı güçlü akıntılar ile kendi hızını arttırmaya devam etmişti.

Ancak şans faktörü tam da bu sırada kendisini göstermiş ve Kung Lao'nun ayakları da yarığın içerisinden geçti sırada dişleri ile yarığın yanında bulunan devasa kayalara dişlerini saplayan Kral Ocahs Balığı eğlencesini kaybetmişti.

''GÜMM!!''

Çarpma sırasında oluşan ses o kadar güçlüydü ki kayaların ikisi de sallanmış ve ortalarında bulunan açıklığın kendiliğinden kapanmasına sebebiyet vermişti... Tüm bunlar olurken ise kafasında ki bitkinin kesilmesi ile halen sinirli olan Kral Ocahs Balığı ise sinirini içine atarak yaşadığı bölgeye ilerlemeye devam etmişti...

Kung Lao yarığın daha kendisi geçtiği anda titreyerek kapanması ile öyle şaşırmış ve korkmuştu ki gözleri bir Koala'nın kafası kadar genişlemiş ve paniklemesine neden olmuştu. ''Hayır!!!! Önce Kral Ocahs Balığı şimdi ise bu olay!! Ölmeyeceğim!!! Ölemem!! '' diye zihninden çığlıklar atmış ve sağlam eli ile tutunabildiği taşlara tutunarak kendisini ileriye doğru çekiştirmeye başlamıştı.

Çok değil sadece beş sefer bu olayı tekrarladıkta sonra Kung Lao etrafta balıkların yüzmeye başladığını görmüş ve yakınlarda bir yerlerde bir açıklık olduğunun farkına varmıştı...

Nefesinin tamamen bittiğini anladığı anda Kung Lao daha da hızlanmış ve kırık olan kolunu bile önemsemeden ilerlemeye devam etmişti. On defa kendisini çekiştirdiğinde ise suyun içine doğru kırılan ışık ile birlikte Kung Lao sonunda nefes alabileceği bir yerin farkına varmış ve kırık bacağının acısını umursamadan ayaklarını bir palet gibi kullanarak sonunda suyun altından çıkabilmişti...

Nefessizlikten ötürü ciğerleri öyle derin bir nefes çekmişti ki Kung Lao bile kendisine şaşırmıştı. Ancak şaşkınlığı yerini acıya öyle bir bırakmıştı ki Kung Lao gözlerinin dolmasına engel olamadı ve kendisini suyun üstüne zar zor tutar hale gelmişti...

Yapması gereken tek bir şey kalmıştı. Önünde duran üç insan kafası uzunluğundaki çıkıntıya tutunarak kendisini çekmesi ve sonrasında ise kendisini zemine bırakması gerekiyordu...

Dişlerini sıkan Kung Lao ''Biraz daha, sonrasında bu sudan kurtulacağım!! '' diyerek kendisine cesaret vermiş ve sonrasında ise kollarını havaya kaldırarak çıkıntıya tutunmuştu. Tutunması ile birlikte beynine yıldırım çarpmış gibi hisseden Kung Lao kırık kolunda ki kemiğin yarım parmak kadar daha dışarıya çıktığını fark etmişti. Ancak kendisini durdurmamış ve kolunun acısına rağmen kasları ile birlikte kendisini yukarıya çekmiş ve daha sonrasında ise yere sırt üstü yatarak derin derin nefes almaya koyulmuştu.

Zar zor kendisini toparlayan Kung Lao kendisini çevirmiş ve göğsünün üstüne uzanarak gelmiş olduğu yeni ortama bakmıştı ve gördükleri şey karşısında ise hayretler içerisinde kalmıştı!!




 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1316

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 572

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17071 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22917 Bölüm Sayısı


creator
manga tr