Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Amadeos' un Varisi - 7- Geri Döndüm!


Bu sözler Tian'ı üzmüştü. Çekirdeğinin yeniden yapılışının son 2 ayında  aslında çekirdeğini birleştirmişti ve Yin Yang Kanunu'nu öğrenmeye çalışmıştı. Aynen Amadeos'un söylediği gibi bu kanun gerçekliği delecek seviyede zordu ve neredeyse hiçbir şey anlayamamıştı. 

Amadeos, Tian'a sol eliyle yaklaşmasını işaret etti. Tian, Amadeos'un yanına geldiğinde Amadeos , Tian'ın anlının ortasına dokundu ve anlının ortasında siyah bir ejderha simgesi bir anlığına görünüp yok oldu.

Tian hafızasına dolan bir bilgi seliyle karşılaştı ilk başta. Daha sonra bu bilgiler kendi zihni tarafından hızlıca düzenlendi ve kanun karşısında belirdi. Karanlık kanunu bir kitap şeklinde zihninde duruyordu. İçeriğini incelerken bir şey farketti ki bu kanun kitabı sadece kanundan oluşmuyordu , içinde karanlıklan ilgili teknikler de vardı. Garip olansa sayfaların büyük çoğunluğu boştu. 

Tian tüm kitaba baktıktan sonra içinde sadece 3 sayfanın tamamen yazılı olduğunu fark etti. Bu 3 sayfanın dışında bir sayfadaysa sadece KARANLIK yazıyordu.

"Karanlık Kanun Kitabındaki teknikler sen kullanabileceğin seviyeye geldiğinde kendiliğinden aklında belirirler. Kanunuysa o KARANLIK kelimesine dokunduğunda direkt olarak öğreneceksin. 

Normal kanun kitaplarında bu işlem böyle olmasa da bu kitap bizzat Kara İmparator tarafından yazılmış bir kitap yani sorun olmayacaktır.

Şimdi sen kanunu öğrenmeden önce sana son bir şey daha vereceğim , daha doğrusu tanıştıracağım."

Amadeos bunları söylediğinde Tian yine başıyla onayladı.

Amadeos Ranga ya doğru döndü 

"Tian, bu ejderhanın adı anladığın üzere Ranga. Bu ejderha Yin Yang Ejder soyundan gelen ve geride kalan tek ejderhadır. Yin Yang ejderhasından aynı anda evrende sadece 1 tane olabilir ve bu nesildeki Yin Yang Ejderhası da Ranga. Her Yin Yang ejderhası seçildiği gün bir seçim yapar. Eğer isterlerse sonsuza kadar özgür olurlar ama Yin Yang ejderhası olma şansını kaybederler. Diğer seçenek ise Yin Yang varisinin yoldaşı, generali ve  bineği olmayı kabul edip sonsuza kadar onu takip edeceğine ruh yemini etmesidir. Ranga da bu yemini etmişti ve benim yoldaşım olmuştu.

Artık Yin Yang mirasçısı sen olduğun için o seninlen gelecek ve sana benim gibi yoldaş olacak"

Tian  bunu duyunca hiç de sevinmedi. Geldiği yerde evet ejderhalar vardı ama bu ejderhalar mistik varlıklardı ve güçlü yetişimcilerin yetişim kaynağı oluşturmak amaçlı hedefi oluyorlardı. Eğer Tian gibi bir çocuk yanında devasa bir ejderhaylan köyüne giderse başına neler gelirdi kim bilir.

"Selamlar yeni Yin ile Yang Varisi, bendeniz Ranga"

Hafif hırıltılı ama cesur bir asillik içeren bu ses Rangadan gelmişti ve Tian'ı şaşırtmıştı. 

"Bende Tian, eğer benim yoldaşım olacaksan böyle resmi konuşmaları bırak ve bana Tian diye seslen."

Bu sözler Tian'ın kalbinden gelmişti. 

"Kendini büyük görme velet. Senin yoldaşın olacağım doğru ama hala milyonlarca yıldır yaşayan bir ejderhayım ben!"

"Yaşlı bir bunaksın yani"

"Hmph!"

Bu saçma konuşmalar Tian'ın hoşuna gitmişti çünkü bu Bunamış Ejderhanın onu kabul ettiğini gösteriyordu. 

"Bunak, Küçülme gibi bir şansın varmı ? Seni bu halde yanımda gezdirirsem 7 iklim peşimize düşer"

Amadeos bu sözleri duyunca hafif bir gülümsemeylen konuştu

"Ranga senin omzuna oturacak kadar küçülebilir. Kendi aurasını tamamen soyutlayabilir ve gerektiğinde senin Yin Yang çekirdeğinin içinde gizlenebilir. Şimdi Kan Antlaşmasını yapın da Tian karanlık kanununu öğrensin. "

Bu sözler üstüne Ranga hemen ellerinden birini ısırdı ve yere bembeyaz bir damla kan damlattı. Aynı hareketi Tian da yaptı ama Tian'ın kanının yarısı beyaz yarısıysa siyahtı. 

"Yin Yang Çekirdeği senin fiziksel özelliklerini de değiştirdi." dedi Amadeos ve elini aşşağıya doğru salladı. Elini sallamasıylan birlikte Tian'ın önünde bir yuvarlak ayna ortaya çıktı. 

Tianın saçları ve gözleri insanı içine çeken bir beyaza dönüşmüştü. Sadece göz bebeği sonsuz bir siyahtı. Zaten beyaz olan teni mükemmelleşmişti. Okadar mükemmeldi ki kelimelerlen anlatılamazdı. Dünyadaki en yakışıklı adam bile olabilirdi. Yüzünün orantısı mükemmel bir hale gelmiş vücudu ve kasları hafif kaslı bir hale gelmişti. Fiziksel gücünü ruh enerjisinden aldığı için böyle görünüyordu vücudu, yoksa en kaslı insanlardan daha kaslı olurdu. Bu kadar yakışıklı olmak kendisinin bile garibine gitmişti ilk başta ama sonrasında bunu takmadı. 

Kanları karışan Ranga ve Tian'ın ruhları birbirine bir köprü yoluyla bağlandı 

"Selam velet"

Tian ruhunda duyduğu bu sesi hemen tanıdı ve ruhunun içine baktı. Karşısında gördüğü manzara onu biraz şaşırtmayı başarmıştı. Ranga'nın ruhu karşısında duruyordu ve aralarında yeşimden bir köprü var gibi hissettiriyordu.

"Velet, bundan sonra sonsuza kadar ruhlarımız bağlı kalacak. Ne kadar uzak olursa olsun ölsek bile ruhumuz diğerimizin ruhuna sığınacak. İkimiz de ölene kadar ayrılmayacağız. Birbirimize ruh yoluyla ses iletişimi gönderebiliriz ve bunun bir uzaklık sınırı yok. Şimdi git şu kanunu öğren bu siktiğimin karanlık yerinden çıkmayalı binlerce yıl oluyor!"

Tian mutlu bir şekilde denileni yaptı, Kanun kitabını açıp KARANLIK kelimesine dokundu. Dokunduğu anda Karanlık Kanununu ve kitaptaki tekniklerden biri olan 'Gölge Dönüşümü' tekniğini öğrendi. Artık sağ ve sol eliylen birlikte karanlığı kontrol edebiliyor ve basit işleri yaptırabiliyordu. Örneğin karanlıktan bıçaklar yapabilirdi veya adımlarının seslerini karanlıkta yutturabilirdi. Gölge Dönüşümü tekniğiyse vücudunun gölgeye dönüşmesini ve gölgelerden hareket edebilmesini sağlıyordu. Gölge formundayken insanlar onu ruhsal enerjileriylen algılamaları zorlaşıyordu. Eğer birisi onu aramak için ruh enerjisini kullanmıyorsa onu bulamazdı. Ama onu bulurlarsa ruh enerjileriylen gölgelerden çıkartabilirlerdi.

"Evlat, sana şuan verebileceğim her şey bu. Şimdi git ve hükmet!"

Bu sözlerin ardından onu bu dünyaya getiren çizgiye benzer bir çizgi ortaya çıktı. Ranga sanki her yönden bastırılıyormuş gibi küçüldü ve Tian'ın omzuna oturdu. Kuyruğu Tian'ın ensesine değiyordu ve bu Tian'ı kaşındırıyordu

"Bunak şu kuyruğunu başka bir yere yatır."

"Hı hı"

Ranga, Tian'ı çok umursamamış olsa da kuyruğunu Tian'ın sırtına doğru çekmişti. 

Karşılarındaki çizgi geçen seferki gibi yavaşça açıldı ve Tian ile Ranga'yı içine çekti. Tian bu sefer yetişimi sakat olmadığı için bu yolculuğu daha iyi hissetmişti ve tekrardan Amadeos'un gücünü anlamıştı. 

Aradan 10 nefeslik zaman geçmişti ki yolculukları bitti ve Tian'ın atladığı uçurumun kenarındaydılar.

Tian az da olsa duygulandı. Aradan 7 ay geçmişti. Babasını merak ediyordu , köyünü merak ediyordu. Arkadaşlarının uyanışlarını merak ediyordu. Her ne kadar köyündeki insanlar ondan nefret ediyor olsa da onun köy dışındaki tek bağı Amadeos'tu ki o da birdaha ne zaman görebileceğini bile bilmediği bir dosttu. Amadeos'un dışında tanıdığı tüm insanlar köydendi tabii Ranga'yı saymazsak.

"Ne yapıcaksın Velet?"

" Köyüme gideceğim, babama bakmam lazım."

"Her şeye hazırlıklı ol velet aradan 7 ay geçti."

"Farkındayım Ranga, yinede saol."

Tian vücudunu gölgeye çevirip koşmaya başladı. Bu haldeyken yerde kendi başına hareket eden bir gölge gibiydi ve normalden 2 kat daha hızlıydı.

Köye gitmesi busefer 1 saat bile sürmemişti

Geri döndüğü için mutluydu Tian. Direkt olarak evinin yolunu tuttu. Evinin olduğu sokağa girdiğindeyse garip bir manzarayla karşılaştı. Evinin önünde bir kalabalık vardı. Görünüşü değiştiği için köydeki kimse onu tanımıyordu ama yakışıklılığı ve aurası her görenin dönüp birkaç kez daha bakmasını sağlıyordu.

Kalabalığın en dış halkasına ulaştığında içi huzursuz olmuştu. Etraftaki insanların çoğu bir gösteri izleyecek gibi mutluydu ki bu tür durumlar genelde Zhing ve Tian için kötü bitiyordu. ,

Kalabalığın içinden geçip evine doğru yürümeye başladı Tian. Kalabalık onu gördüğünde görünüşü sayesinde yolu açıyordu. Evinin önüne ulaştığında Köy Reisi ve elderler oradaydılar. 2 tane köle babasını destekliyordu. Babası zar zor ayakta dururken 1.Elder konuşmaya başladı

" Zhing, evini bırak! evinin de içinde olduğu arazi bu köye lazım"

Zhing huzursuz ve mutsuzdu

"Olmaz! Tian geri gelmeden bu evden çıkmam!"

"Tian öldü Zhing ÖLDÜ. Uyanışını bile beceremeyen aptal çocuk seni arkada bıraktı ve kendini uçurumdan aşşağıya attı! O domuzun cesedini sana getirdiğimizde bile inanmadın ama anla artık Tian ÖLDÜ!"

"Ölmedi! Oğlum için tanrılara dua ettim, yaşıyor o eminim."

Köy Reisi daha fazla dayanamayıp konuştu

"Zhing, ya evi bırak ya da oğlunun yanına git!"

"TİAN GELENE KADAR BU EV YIKILMAYACAK!"

Bu sözlerin üstüne 1.Elder elini Zhing'in göğsüne doğru savurdu. Zaten hasta olan Zhing tüm ruh enerjisini deveran ettirse de bu vuruşu engelleyemedi. 1.Elder'in eli Zhing'in göğsünden içeri girdi ve etrafa az miktarda bir kan sıçradı ve Zhing'in gözlerindeki ışıltı sönükleşti.

Tian bu vuruşu görmüş ama yetişememişti. Köleler babasını desteklemeyi bıraktığında babası yere düşüyordu. Tian en azından babasını tutabilmişti ama Zhing çoktan ölüme yarım adım atmıştı. 

"Baba, geri döndüm!"

Bu kadar yakışıklı bir gencin bir anda ortaya atılıp yere düşen Zhing'i tutması herkesi şok etmişti. O anda meydanın etrafındaki tüm kadınlar bu gencin içine düşmüş, tüm erkekler de bir kıskançlık hissiyatıyla dolmuştu. Evli olan kadınlar bile evlendikleri adamı sorgulamış, nişanlısı olan kızlar nişanı atmayı düşünmüştü. 

"Baba! Tian geri döndü bak , bak ben burdayım geldim."

Tian babasına sesini ulaştırmaya çalışıyordu ama Zhing sadece Tian'ın gözüne bakabiliyor ağzını hareket ettiremiyordu.

"İyi ol baba iyi ol, bak geldim artık iyi ol. Yeni bir uyanış geçirdim bak."

Bunları söyledikten sonra Tian elini babasının görebileceği bir yere getirip elinin ortasında simsiyah bir top oluşturdu. 

"Oğlum"

Bu son kelime ağzından çıkarken Zhing elinde kalan tüm enerjisini harcamıştı. Ruhunun son damlası da artık bedeninden ayrılmıştı.

Tian kalbinde bir öfke ateşi hissetti. Ruhu bir acıylan karşılaştı ve vücudu titredi. Babasını yere bıraktı ve yavaşça ayağa kalktı Ranga'ya ruhundan bir mesaj gönderip omzuna çıkmasını söyledi ve  köy reisine doğru döndü. Gözlerindeki öldürme niyeti tüm meydandaki insanları korkutmuştu ve antik aurası insanların sanki bir tanrı onlara bakıyormuş gibi hissetmesini sağladı. Hafif hırıltılı bir sesle konuştu Tian

"Siz, babamı öldürdünüz. Size cehennem azabını tattırmak için GERİ DÖNDÜM!"




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1340

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1131

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 706

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 620

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 578

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 465

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17780 Üye Sayısı
  • 485 Seri Sayısı
  • 24181 Bölüm Sayısı


creator
manga tr