Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Amadeos' un Varisi - 6-Yeniden Doğmak


Tian parşomeni aldıktan sonra Amadeos tekrar elini kutunun içine daldırdı.

Bu sefer elinde bez parçalarıyla sarılmış 1.5-2 C'ih (1C'ih=1metre) lik bir şey tutuyordu. Bezler bembeyaz renkteydi ve üzerlerinde simsiyah ve aynı Ranga'ya benzeyen ejderha motifi , yine simsiyah bir Anka , Simsiyah bir Kunpeng , simsiyah bir kaplan ve simsiyah bir yılan  motifi vardı. Tian, girdiği bu dünyada ilk defa renkli bir şey görmüştü ve bu bezlerin üstündeki işlemelerin gözleriydi. Her bir göz kendine ait farklı bir renk ile parlıyordu. 

Amadeos elinde tuttuğu bezlerlen kaplı şeyi Tian'a doğru uzattı

"Al ve sen aç"

Tian cevap vermek yerine başıyla onayladı ve Amadeos'un ona uzattığı şeyi aldı. Eline aldığında bu şeyin ne kadar ağır olduğunu farketti. En az 200 kilo olan bu şeyi elinde tutamadı ve yere düşürdü. Yere düştüğünde bezlerin bir kısmı açıldı ve ortaya bezlerin üzerindekiyle aynı işlemelere sahip bir katana orada duruyordu.(Bunun 1.5-2 metre olanı)

"Salak!"

Amadeos hafif şiddetli bir şekilde bağırdı ama aynı zamanda kendini tutamadı ve gülmeye başladı. 

Karşısındaki duran aslında 13 yaşında bir çocuktu ve yetişimi bile sakattı. Ona verdiği kılıcı tutamayacak kadar güçsüz bir çocuğa tüm geleceği emanet etmek ona biraz garip geliyordu ama yapacak bir şey yoktu. Aslında Tian, yaşayan canlılar arasında tanrıdan nefret eden tek kişi değildi. Her yıl binlerce insan karşısına geliyordu ama hiçbirinin iradesi şuan Tian'ın durduğu boyuta dayanamıyordu. Bu boyut içindekilerin iradelerine baskı uyguluyordu ama Tian bunu hissetmemişti bile. Ondan önce gelenlerin hepsinin iradeleri ezilmişti. İradeleri bitince boyut vücutlarına ver ruhlarına baskılamaya başladı ve bedenlerini patlatıp ruhlarını yedi. 

Amadeos ve Ranga bile bu diyarda az bir baskı hissediyorlardı ama Tian bu konuda hiçbir şey hissetmiyordu. Bu bile onun gelecekteki varis olması için yeterliydi.

Tian yere eğilip kılıcı almak istedi ama kılıcı yalnızca kabzasının ucunu yere dayayıp destek olarak kullandığında dik bir halde tutabildi. 

 

"Bu gördüğün kılıç sizin kıtanızın doğusunda, yani senin memleketinde kullanılan bir kılıç türü değil mi?"

"Evet öyle"

"Bu katana benim kılıcımdı ve benim sonsuz niyetimi taşıyor. İçerisinde 5 ana elementin her birinde doğada bulunan en güçlü canlı mühürlü. Yıldırım için hiçlik gökyüzünde uçabilen tek ejderhayı, su için hiçliğin denizlerinde yüzebilen tek kunpengi, ateş için hiçliğin alevlerinde yaşayabilen tek ankayı, hiçliğin en kuvvetli rüzgarlarında bile sarsılmayan kaplanı ve hiçliğin toprağını bile kazabilen en zehirli yılanı bu kılıca mühürledim. 

Kılıcın adı "Hiçliğin Yargısı". Bu kılıç tüm evrende bulabileceğin ve Yin ile Yang'ın enerjisine dayanabilen tek kılıç. Hiçliğin Yargısı aynı zamanda bir ruh eşyası yani onu yanında sürüklemene gerek yok. kılıcı çıkar ve kılıçlan kalbinin üzerinde bir nokta kan çıkar."

Tian bunları duyunca gerçekten mutlu oldu. Elindeki kılıç bulabileceği en güçlü kılıç bile olabilirdi ama ortada birkaç sorun vardı. Tian hiçbir elementi kullanamıyordu üstüne üstlük o sakattı. Yinede Amadeos'un ona söylediği şekilde kılıcın kabzasını çıkarmaya çalıştı ama başaramadı. Katananın kabzası bile en az 50 kiloydu ve katanayı eline bile alamıyordu. 

Amadeos bunu gördüğünde sakince gülümsedi 

"İradeni kullanmayı dene. Yin ile Yang'ın boyutunda tek gerçek güç irade gücüdür. Burada yetişim, ruh gücü ve bunun gibi şeyler önemsizdir."

Bunu duyan Tian şaşırdı. İrade gücü diye bir şeyi kullanmayı bilmiyordu ve aklına gelen tek yöntem devamlı yapmak istediği şeyi düşünmekti. 

Kafasında devamlı katananın havalanıp kabzasından çıktığını düşünmeye başladı. O daha düşünmeye başladığı anda katana yavaş bir şekilde havalandı, yan bir şekilde durdu ve kabzasından çıktı. 

Hiçliğin Yargısı'nın kılıç bölümü de ayrı bir güzeldi. Simsiyah bir metal ile dövülmüştü ve üzerinde 5 hayvanın gözleri vardı. Bu gözler kılıcın üzerindeyken göz gibi değil de küçücük kristallerden oluşmuş bir düzlemde sıradaydılar. 

Katananın kalbinin tam üstüne çok küçücük battığını hayal etti Tian. 

Katana yavaşça kalbine doğru ilerledi ve küçücük battı. Tian şaşırmıştı çünkü bir bedene sahip olmadığını düşünüyordu. Bedeni varsa bile o bu bedeni göremiyordu.

"İrade görebilirsin ve duyabilirsin"

Bu sözler Amadeos'un ağzından çıkmıştı. 

Tian bunu duyunca ne yapması gerektiğini anladı. Vücudunu gördüğünü hayal etti ve artık vücudunu görebiliyordu. Uçurumdan atlayıp parçalanmadan hemen önceki vücuduydu şuan gördüğü.

Katana kalbinin üstünde kırmızı bir kan damlası bırakmıştı. Sonrasında kılıç sanki kalbine saplanır gibi bir şekilde Tian'a girmeye başladı ama hiçbir acı hissetmiyordu. 

Hiçliğin Yargısı Tian'a saplanmayı bitirdiğinde geride hiçbir şey kalmamıştı ama kalbinin üzerinde etrafı alevler, yıldırımlar, su dalgaları, rüzgar çizgileri ve toprak çatlaklarıyla dolu bir Yin Yang işareti çıkmıştı. Yin ile yang avuç içi kadardı, etrafındaki elemental işlemelerse baş parmak uzunluğunda bir şekilde Yin Yangın etrafını sarmıştı.

"Hiçliğin Yargısı'nın kabzasını her zaman yanında taşı. Bu kabza yalnızca kalbindeki işarete sahip olan kişilerin kullanabilmesi için bir tutacak belirtir. Kabzayı eline aldığında veya yanında taşıdığında Hiçliğin Yargısı kabzanın içinde ortaya çıkar. Eğer kabza senden başkasının elinde olursa bu olmaz."

Bu bilgiler sonunda Tian eskisine göre 1000 kat daha mutluydu. Ruh silahları da aynı yetişim seviyeleri gibi seviyelere sahipti seviye sisteminde kullanılan isimler ve sıralama aynıydı.

(Fani Alem-->Başlangıç Ruh Alemi-->Kral Ruh Alemi-->İmparator Ruh Alemi-->Başlangıç İlah Alemi-->Kral İlah Alemi-->İmparator İlah alemi. . .)

"Kıdemlim, bu Hiçliğin Yargısı hangi alemde ?"

"Hiçliğin Yargısı'nı diğer ruh silahlarıyla karıştırma evlat. Bu katana kendine özel bir sisteme sahiptir. Sen hangi alemdeysen o alemin bir yukarısında olacaktır. Sen şuan fani alemde sayılırsım ve silahın Başlangıç Ruh Aleminde."

Bu özellik aslında güzel sayılabilirdi lakin gerçekten güçlenene kadar silahının işe yaramaz olduğu anlamına geliyordu.

Tian bu silahı İmparator Ruh Alemine geçmeden kullanmama kararı aldı. Bildiği kadarıyla köylerindeki en üstün silah Kral Ruh Alemindeydi ve babasının hayatı boyunca gördüğü en güçlü silah da buydu. İlah alemindeki silahlar sadece efsane sayılabilirlerdi. Bir ihtimal bir ilah alemi silah Tanrı Işığı Klanında veya İmparatorluk ailesinde bulunabilirdi.

Tian kabzayı da aldıktan sonra Amadeos elini tekrar kutuya soktu. Tian gözleri yıldızlar gibi parlarken bu sefer ne çıkacağını merak ediyordu. Şuana kadar aldığı eşya ve kanun tanrıları kıskandıracak seviyedeydiler. 

Amadeos bu sefer elini çıkardığında elinde simsiyah bir küre duruyordu. Amadeos bu küreyi açıklamak istiyor gibi duruyordu çünkü bu sefer küreyi Tian'a uzatmamıştı.

"Bu küre çok eskilerden bir hazine. Daha tanrılar doğmamışken hiçliğin içinde sayısız gezegen ve yıldız oluşmuştu. Biliyorsun insanların dönüşüm için harcadıkları enerji ruh enerjileridir ve ana kaynağı ruhlarıdır. Vücutlarındaki 16 yaşam damarlarından açık olanlar dışarıdan ruh enerjisi emerler ve onu kullanman için ruh çekirdeğinde biriktirirler. Alemler arasındaki farklar her zaman bu çekirdeğin boyutuyla ve nitelikleriyle alakalı olmuştu. Kısaca çekirdeğinin ruh enerjisini depolama hızı ve kapasitesi senin seviyeni belirler. Bu elinde gördüğün çekirdek bizzat hiçliğin iradesinin yarattığı ve kendi mirasçılarına bıraktığı bir hediye. Bu çekirdeği al ve iradeni kullanarak kendi çekirdeğin yap. Sakatlanmış vücudun yenilenecek ve öncekine göre potansiyelin sonsuz olacak. Ama unutma tarla sürülmeden ürün alınmaz. Bu çekirdek seni çok güçlü yapmayacak, normalden çok daha fazla çalışman gerekecek! Senin seviye atlaman için gereken enerji normal insanlardan 100 belki 1000 kat daha fazla olacak.

Ama bunun için de bir çözümümüz var. Şimdilik sadece çekirdeklen birleşmeye çalış. Ama seni uyarayım eğer iraden yeterince güçlü değilse sadece hiçliğin sindirdiği bir çöp olursun."

Bu sözler Tian'ı nedense hiç korkutmamıştı. Hemen yere oturdu ve Amadeos'un elindeki kürenin içine girdiği ve yaşam damarlarını onardığı, çekirdeğinin yerine geçtiğini hayal etti.

Devasa bir acıyla karşılaştı Tian. Sanki vücudu ve ruhu çekirdeği nefretle dışlıyordu. Ama o buna aldırmadı ve çekirdeği birleştirmeye devam etti. Tüm vücudu parçalanıp parçalanıp yeniden oluşuyordu. 

"Keşke sana bu işlemin aylar süreceğini söyleseydim"

dedi çok kısık bir seslen Amadeos. Ranga'nın üstüne oturdu ve meditasyon yapmaya başladı. Ranga da uyumaya başlamıştı. 

7 ay sonra

Ortamdaki durum hiç bozulmamıştı. Amadeos hala Ranga'nın üstünde duruyordu, Tian yerdeydi ve uzanmış bir şekilde hiç hareket etmeden duruyordu.

Amadeos, Ranga'nın üstünden indi ve Tian'ın yanına doğru yavaş adımlarlan yürüdü ve ruhani duyusuyla Tian'ı kontrol etti. 

"Mükemmelden daha mükemmel bir şekilde birleşimi başarmış, damarlarında tek bir çatlak çekirdeğinde tek bir çizik yok. Güzel, uyanmasına bir avuç saatten az kalmış gibi."

Aradan 1 belki 2 saat geçmemişti ki Tian gözlerini açtı, hareket etmemişti ama gözleri açılmış ve uyanmıştı.

Tian bedeninin tamamen değişiminin bu kadar farklı hissettirebileceğini tahmin etmemişti. Vücudu sanki mükemmelliğin fiziksel tanımı gibiydi ve ruhu tanrılara diz çöktürebilecek antik bir saflığa sahip olmuştu. Eskiden kendisinden yayılan cılız ve ezik yaşam aurası yok olmuş onun yerine yaşam dolu ve antik bir aura sarmıştı vücudunu. 

Çekirdeğini ve damarlarını kontrol ettiğinde bir şeyi farketti. Yaşam damarları ve çekirdeği simsiyah ve bembeyaz renklerdeydi. Ruh enerjisi sadece soylu ve antik olmuştu, miktar değişmemiş olsa da kalitesi normal insanları çoktan geçmişti.

Ayağa kalkmaya çalıştı Tian. Vücudu daha önce hiç bu kadar sağlıklı olmadığı için önce dengesini kaybedip yere düştü. Sonrasında hızlı bir şekilde yeni vücuduna alıştı, ayağa kalktı ve Amadeos'a karşı saygılı bir şekilde eğildi. Bu eğilme devasa bir saygı ve kendini adamışlık doluydu. 

"Kaldır başını! Ne benim nede bir başkasının önünde eğilme. Sen Yin ile Yangı omuzlayacaksın. Yin ile Yang her şeye hükmeder. Sen başkalarının önünde eğilemezsin! Sonsuz ama kontrollü bir kibre sahip ol. Her şeyi hesapla ve her zaman planın olsun.

Çekirdeğini birleştirmen 7 ay sürdü. Yeterli seviyede bir birleşme gösterdin. Ne çekirdeğin ne de yaşam damarların zarar görmedi ki bu en iyi senaryodur. 

Şimdi sana son bir miras vereceğim."

Tian bunu duyunca Tian 'ın bakışları değişti ve gözleri parladı. Meraklan Amadeos'un ağzından dökülecek kelimeleri bekledi.

"Bildiğim kadarıyla Yin Yang Kanunundan başka bir kanuna veya tekniğe sahip değilsin değil mi? Şimdi sana yeni aldığın çekirdeğin en önemli özelliğini öğreteceğim.

Senin çekirdeğinin diğer çekirdeklere göre farklı bir özelliği var ve bu özelliğe dış dünyada 'Özümseme' deniyor. Dışarıda bu özelliğe sahip bazı özel ırklar ve çekirdekler olsa da hiçbiri senin çekirdeğinle yarışamaz! 

Özümsemek demek dışarıdaki maddeleri yaşam damarlarından emip ruh enerjisine çevirmektir. Örneğin sen bir su kanununa çalışıyorsan ve suyu özümseyebilecek bir çekirdeğe sahipsen bir göle elini sokup gölün suyunu ruhsal enerjiye çevirebilirsin. Bu gelişim yolu senin çekirdeğinin gelişimi için gereken o aşırı büyük enerji miktarını karşılayacak.

Diğer özümseme yeteneğine sahip çekirdeklerden en iyisi bile özümsediği maddenin %30 unu israf eder. Senin çekirdeğinse tamamını özümseme yeteneğine sahip tek çekirdek. 

Özümsemenin en büyük şartıysa özümsediğin maddenin senin seviyene eşit veya senin seviyenden düşük olması. Bunun için bir sıralama veya bir ölçüt belirleyemem ama tahminimce içgüdülerin sana yol gösterecektir. 

Şimdi geriye kalan tek sorun kanunlar. Sana verdiğim Yin Yang kanununu tam anlamıyla  kullanabilirsen en güçlü kanundur. Ama tüm Yin Yang kanununu anlamak benim için birkaç milyon yıl almıştı , senin için ne kadar sürer bilemem. 

Zaten dışarıda Yin Yang kanununu gerçekten hayatın tehlikede olmadığı sürece kullanmamanı tavsiye ederim çünkü dünyada hiçliği ve varlığı kontrol edebilen tek kanun Yin Yang Kanunu yani bunu güçlü insanlar öğrenirse seni kesinlikle öldürürler.

Bu sebeplerden ötürü sana bir 'Karanlık' kanunu ve bir karanlık tekniği vereceğim. Karanlık kanunları ve teknikleri dış dünyada az miktarda bulunur ve sana  vereceğim kanun en kalitelilerinden biri. Bizzat Kara İmparator tarafından benim için yazılmış bu kanunu sana aktaracağım"

(Serinin ilerleyişiylen alakalı yorumlarınızı bu bölümün altınad yaparsanız sevinirim. Eğer yanlışlarımı görürseniz lütfen yazarak beni de bilgilendirin)

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1338

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 707

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 577

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17756 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 24027 Bölüm Sayısı


creator
manga tr