Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Against The God - Bölüm 842


Bölüm 842: Son Umut




Beraberinde altı kişiyi götürse de tamamen yaydığı kaynak enerjisi ile İmparatoriçenin hızı aşırı hızlıydı. Daha ne olduğunu bile anlayamadan çoktan yüzlerce kilometre uzaklaşmışlardı.

Ama o an İmparatoriçe de yavaşlayıp aniden sordu: "Yun Che'nin kıtada bir karısı ardı ve o bir ülkenin prensesiydi. Nerede?"

"O büyük kız kardeş Cang Yue." XUe'er konuştu: "Ama o artık bir prenses değil ülkenin imparatoriçesi. Şu anda imparatorluk şehrinde bulunuyor."

"…" İmparatoriçe kafasını çevirdi: "Yönü tarif et, öncelikle başkente gideceğiz!"

İmparatoriçe bir kez daha yolunu değiştirerek başkente yöneldi. Hemen başkente ulaştı ve açıklama bile yapmadan ne olduğunu anlayamayan Cang Yue'yi zorla uçurdu. Ardından kuzeye yönelerek Aşırı Buzun Kar Bölgesine gitti.

(Ç.N: Yun Che ölmezse bu kızlar uyandığında onu öldürecek ???? Bir yerde o kadar kız hem de hepsi YuN Che'nin karısı sevgilisi nişanlısı vs ???? )

Asgard hala soğuk ve sessizdi ve buraya gelenlerin kalpleri sonsuz buz ve kar gibi saki oluyordu.

Asgard kızları Yun CHe'ye karşı en derin saygı, güven ve minnettarlığa sahipti ve Xue'er'i sevmeyen de kimse yoktu. Onların nişanlanması Asgard için aşırı mutluluk verici bir olaydı. Ancak durumun çoktan bu ölçüde kötüleştiğinden habersizlerdi.

Aşırı Buzun Kar Bölgesinde dehşet verici bir rüzgar esti. Murong Qianxue ve diğerleri aynı anda bunu fark edip kapıya doğru ilerledi.

"Kim oradaki?é Murong Qianxue keskince bağırdı. Kaynak enerjisinin yardımı ile sesi düzinelerce kilometreye uzaklaştı. Ancak bir an sonra sanki ışınlanmış gibi birkaç insan figürü önlerinde ortaya çıktı.

Onların arkasında yüzlerce metre yüksekliğinde soğuk rüzgar ve kar dalgaları vardı.

"Kıdemli Efendiler Küçük Efendiler hadi... hemen bizi Soğuk Pınara götürün!!" Xue'er gökyüzünden kollarındaki Yun CHe ile birlikte atladı ve endişeyle bağırdı.

"Prenses Kar? Bu... Onlar?" Murong Qianxue ve diğerleri bir anlığına sersemledi. Asgard  nadiren ziyaretçi alırdı ve bin yıldır böyleydi. Yun CHe Asgard Efendisi olsa bile Asgard'a olan saygısından nadiren ziyaretçi getirirdi. Xue'er dışında sadece bir kere Xİao Yun'u getirmişti ve bu da önemli bir neden içindi.

Ancak bu sefer Xue'er birçok yabancıyı getirmişti. Üstelik bugün Asgard Efendisi ile onun nişan günüydü yani neden aniden dönmüştü?

Şaşkınlıkları bir an sürerken aniden onun kollarındaki Yun Che'yi gördüler. Yıldırım çarpmışa dönerlerken ikisinin etrafını sardılar: "As... Asgard Efendisi? Ne oldu?! Asgard Efendisini kim..."

"Onun sözlerini duymadınız mı?!" İmparatoriçe soğukça konuştu: "Eğer ölmesini istemiyorsanız bizi hemen Donmuş Bulut Soğuk Pınarı isimli yere götürün."

"Kıdemli Efendiler, Küçük Efendiler... Hadi... Büyük Kardeş Yun'u kurtarabilecek tek yer orası." XUe'er gözü yaşlı şekilde konuştu.

"Hemen bizimle gelin!" Murong Qianxie daha fazla oyalanmadı ve tüm kaynak enerjisini kullanarak döndü ve kapılardaki sınırlamalar anında kalktı. En hızlı hızıyla önlerine geçti ve otoriter olsa da hafifçe titreyen sesi ile tüm Asgard'a sesini iletti: "Wu Xuexin, Shui Hanyin... ve Soğuk Pınar'ın yakınındaki diğer öğrenciler, emrime kulak verin! Hemen Soğuk Pınarın çevresindeki tüm kısıtlamaları kaldırın! Bu Asgard Efendimizin hayatını ilgilendiren bir konu en ufak gecikme olmamalı!"

Kriz ile karşı karşıya kaldıklarından beri Asgard çekirdeği olan Asgard Soğuk Pınarına birçok kısıtlama getirmişti. Bu kısıtlamaların gücü ile Xue'er onları zorla yıkıp geçebilirdi ama bunu yapmak için uzun zaman harcaması gerekirdi.

Ancak Soğuk Pınarına kadar olan tüm kısıtlamalar Murong Qİanxue ve diğerleri bu kısıtlamaları kaldırmışlardı ve tüm buz sarayının merkezine doğru ilerlemişlerdi. AŞırı yoğun soğuk enerjiyi hisseden imparatoriçe Yun Che'yi Xue'er'den alarak bir anda beyaz bir sisin yükseldiği pınara attı.

"İmparatoriçe... abla, bu gerçekten Büyük Kardeş Yun'u kurtarabilir mi?" Xue'er endişeyle sordu.

"…" İmparatoriçe bir anlığına sessiz kaldıktan sonra usulca konuştu: "Bir sene önce DÜk Huai'nin saldırısında ağır yaralanmıştı ve benimle birlikte Ölüm Denizinde kalmıştı. Ölüm Denizi kesin ölüm olarak adlandırılan bir yer ama onunla temas ettiğinde yaralanmamakla kalmayıp yaraları da hızlıca iyileşmeye başladı. Ardından bu konuyu ona sorduğumda bana saf alev enerjisinin ona zarar vermediğini ve canlılığı ile kaynak enerjisinin daha hızlı yenilenmesini sağladığını söylemişti. Aynı zamanda buzun da aynı etkiyi yaptığından bahsetmişti."

"Her ne kadar bu yerdeki buz gücü ve yoğunluğu Ölüm Denizi ile kıyaslanamayacak bir düzeyde olsa da buradaki enerji yine de saf ve zengin. Beni çok fazla hayal kırıklığına uğratmadığı söylenebilir."

"Yani Büyük Kardeş Yun... Büyük Kardeş Yun kurtulabilir mi?" Xue'er heyecanla konuştu.

İmparatoriçenin gözleri sudaki Yun Che üzerideyken sesi buz gibi bir ürperti taşıyordu: "Yaralarının arkasındaki enerjinin gücü aşırı yüksek ve şu an hala bedeninde bulunuyor. Yaraları düzeltmeyi geç benim gücüm bile bu enerjiyi dağıtamıyor. Basit bir pınarın onu iyileştirmesi imkansız. Bu pınar içinde bile her an ölebilir... Benim umduğum şey bu pınarın ona biraz canlılık kazandırması ve gerçekten ölmeden önce Kaynak Arkını yeniden çağırarak bizi Hayali Şeytan Ülkesine götürmesini sağlaması... Bu bizim tek umudumuz."

Murong Qİanxue ve diğer beşi onların konuşması nedeniyle afallamıştı. Chu Yueli ileri çıktı ve endişe ile sordu: "Prenses Kar, neler oldu? Kim... Kim Asgard Efendisini yaraladı?"

"Bilmiyorum." XUe'er acı dolu şekilde kafasını salladı: "Ben Büyük Kardeş Yun'un yanındaydım ama o bu duruma geldiğinde bunu yapan hakkında hiçbir şey fark edemedim."

"Hepinizi şimdilik geri çekiln. Burada çok fazla kişinin olmasına gerek yok." Imparatoriçe emretti. Her sözü diğerlerinin karşı gelemeyeceği bir kudret taşıyordu. Asgard'ın altı perisi Derebeyi olsa da bu kudret altında nefes bile alamıyorlardı. Ancak hiçbiri ayrılmamıştı.

"Şu anda tarikat üyeleri ghariç Yun Che'nin en yakın akrabaları burada. Onlara sakinleşecekleri bir yer bulmalısınız. Özellikle zayıf kaynak gücüne sahip olanlar içinde üç tanesi buradaki soğuğa dayanamaz." İmparatoriçe soğukça konuştu.

Sadece o zaman Xue'er kendine gelerek endişeyle konuştu: "Ah... Büyük baba Xİao, Küçük Hala ve Büyük Kız Kardeş Cangyue hala dışarıda. Eğer onlar burada daha fazla kalırsa soğuk nedeniyle kesinlikle zarar görürler. Kıdemli Efendiler ve küçük Efendiler onlarla ilgilenmek için size sıkıntı çıkaracağım. Burada kalarak Büyük Kardeş Yun'u koruyacağız."

Murong Qianxue bir anlığına tereddüt ettikten sonra yavaşça onayladı: "Pekala... Eğer Asgard Efendisi uyanırsa hemen bize haber vermelisiniz."

"Hangyue, hemen tüm kapıları bizzat mühürle ve koruyucu kaynak oluşumlarını etkinleştir. Hanxue, Kar Gizleyen Salona git ve  tüm İyileştirici Sıvı Yeşim'leri getir! Lianqie ve Lanyi, tüm öğrencilere tetikte olmalarını söyle. Yueli, gidelim."

Murong Qİanxue bu krizin sadece Yun Che'nin ağır yaralı olması ve her an ölebileceği ile sınırlı kalacak kadar basit olmadığını biliyordu. Gizlenen tehlike kesinlikle daha önceki felaketten çok daha dehşet vericiydi.

Asgard'ın Altı Perisi gittikten sonra İmparatoriçe döndü ve Xue'er'e baktı. Tam o anda onu ilk defa gerçekten süzdü: "Sen Xue'er misin?é

"Evet." Xue'er hafifçe onayladı: "İmparatoriçe abla, Büyük Kardeş Yun'un senden bahsettiğini birçok kez duydum ve Büyük Kardeş Yun ile senin Hayali Şeytan Ülkesinde evlendiğinizden de haberdarım."

"… Onu yaralayanı gerçekten görmedin mi?"

"Görmedim." Xue'er depresif şekilde kafasını salladı: "O zaman Byük Kardeş Yun'un yanındaydım. Asil babam, büyük babam ve büyük büyük babam da oradaydı ama hiçbirimiz ne olduğunu anlayamadı. Ben sadece Büyük Kardeş Yun'un bağırdığını ve ardından beni iterek uzaklaştırdığını gördüm. Döndüğümde Büyük Kardeş Yun çoktan... çoktan..."

"…" İmparatoriçe uzun süre sessiz kaldı. Ardından ilgisiz bir bakış ile konuştu: "Kıtaya geldiğinden beri olanları anlat. Bİldiklerini tek bir detayı atlamadan istiyorum."

"Mn," XUe'er tereddütsüz bir şekilde kabul etti.

İmparatoriçeden üç Kutsal Efendiyi yenebilecek ibr güç, herkesi boğacak bir kudret ile soğukluk görmüştü. Her an ölebilecek Yun Che karşısında bile o sakin ve duygusuzdu, o kadar sakindi ki sanki onun hayatı kendisini ilgilendirmiyor gibiydi.

Ancak gözlerinde her ne kadar ilk kez imparatoriçeyi görse bile tüm hareketlerinin, sözleriniin ve korkutucu duruşunun bile içinde Yun Che için olmayan bir şey olmadığını açıkça görebiliyordu.

Aurası boğucuydu ancak bu tamamen endişe içindeki Xue'er'in ona karşı yoğun bir güven hissetmesini sağlamıştı.

Asgard SOğuk Pınarının varlığı Asgard'dan bile daha eskiydi. O Aşırı Buzun Kar Bölgesinin ve aynı zamanda Asgard'ın çekirdeğiydi. AŞırı soğuk bir yerde bulunsa da donmamıştı. Pınar suyu kıyaslanamayacak kadar netti ve dibindeki her bir kum tanesi görünüyordu. Üstelik içindeki soğuk aura kaynak buzunu bile aşıyordu. Bu yer genelde Asgard kızlarının banyo yaptığı yerdi ve bu suyun içindeki kızlar kalplerini sakinleştirip kontrol edilemez soğuk auranın bedenlerine girmesini sağlıyorlardı.

Ama son günlerde Asgard en yüksek tetikteliğine girdiğinden Asgard Soğuk Pınarı da en yasak bölge haline gelmişti. Tek bir öğrenci bile buraya yaklaşamıyordu ve ses bile bu yerde izole haldeydi.

Normalde sessiz olan Asgard öncekinden çok daha korkutucu bir sessizliğe sahipti.

Bir gün... İki gün... Üç gün... Yedi gün... On gün...

Bu on gün içinde yUn Che'nin bedeni suyun içindeydi ve bu suyun içinde bir ceset olsa bile milyon yıl sonra dahi bir değişim olmazdı. Bu on güç içinde imparatoriçe pınarın üzerinde durdu ve tek adım dışarı atmadı. Aurası her zaman Yun Che'nin bedenine bağlıydı ve tek bir an bile uzaklaşmamıştı.

On gün geçse de YuN Che hala hareketsizdi ve uyanma belirtisi göstermemişti. Bedenindeki aşırı ağır yaraları iyileşmemişti ve hayat gücü de on gün önceki kadar zayıftı. ANcak bunlara rağmen son hayat gücü hala tamamen parçalanmadan bedeninde duruyordu. Bu zor zamanda tek kalan umut parçası da tam olarak oydu.

-------------ÇEVİRMEN NOTU----------

Yun Che ne yapacak_ Gözlerini ne zaman açacak? Pınar da neler yaşanacak? Yaklaşan tehlikeler neler olacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman... Bekleyin, okuyun ve öğrenin ????

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1120

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1000

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 836

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 781

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 613

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 598

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 579

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 520

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 493

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 296

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 201

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 110

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 84

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12441 Üye Sayısı
  • 369 Seri Sayısı
  • 17529 Bölüm Sayısı


creator
manga tr