Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Against The God - Bölüm 756


Bölüm 756: Ayıplama



"Bu dağlar bin yıl önce mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesi tarafından Cennetsel Kılıç Villasına bahşedilmiş. O zamandan beri isimleri Cennetsek Kılıç Sıradağları olarak biliniyor. En yüksek dağın zirvesinin adı Bulut Delen Kılıç Zirvesi ve orası Mavi Rüzgar Ülkesinin en yüksek yeri."

 

Kuş bakışı bir bakış ile Yun Che bölgeyi Xue'er'e anlattı. Buraya ilk geldiğinde Cennetsel Kılıç Sıradağlarının yükselen kılıç aurası nedeniyle huşu içindeydi. Sıradağların ünü ile birlikte doğal olarak kalbinde bir saygı oluşmuştu.

 

Ancak bu sefer Cennetsel Kılıç Villasının karşısındayken küçümseme hissediyordu. Bu küçümseme güçlünün zayıfa bakması gibi değildi. Bu Cennetsel Kılıç Villasına olan tüm kalbiyle hissettiği küçümsemeden doğmuştu!

 

Altı sene önce Cennetsel Kılıç Villasına ilk gelişinde bu devasa ezici güce ve görkeme sahip yerin Mavi Rüzgar Ülkesinin zorluğu ve Donmuş Bulutun krizi karşısında acınası bir yer haline geleceği aklına bile gelmemişti.

 

"Büyük Kardeş Yun, bu sefer Cennetsel Kılıç Villasına gelişinle birlikte onlar ile ne yapmayı planladığını bilmek istiyorum." Xue'er nazikçe sordu, sözleri biraz endişe içeriyordu: "Onlara ufak bir ders mi vereceksin yoksa... Yoksa..."



Daha önce Anka Şehrini tamamen dağıtmıştı. Cennetsel Kılıç Villasına gelince... Şu anki Yun Che için onu yok etmek çok fazla çabasını almazdı.

 

Yun Che, Xue'er'in sorusu nedeniyle biraz irkildi. Bakışını kaldırdı ve görüşü villa çevresindeki sıradağlar ile doldu. Pişman şekilde konuştu: "Belki de buraya sadece kızgınlığımı geçirmek için gelmişimdir. Çünkü Her ne kadar Cennetsel Kılıç Villası ihanetleri nedeniyle alçak olalar da onlar Cennetsel Kılıç Villasının bin yıllık temelini korudular. Ayrıca bencillik insan doğasıdır. Bu açıdan düşününce bu süre boyunca Cennetsel Kılıç Villasını sürekli affetmeyi denesem de en sonunda yine de onları affedemedim. Onlar, onlara güvenenlere ihanet etmeyi seçtiğinden doğal olarak ihanetin sonuçlarına da katlanacaklar. Başlangıçta Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesi ile Cennetsel Kılıç Villası birlikte yaşamak ve birlikte yok olmak için yemin etti. Mavi Rüzgar felaket içindeyken Cennetsel Kılıç Villasının ihanetinden sonra zarar görmeden kaçma hakkı yok!!"

 

"Ve... Onları affedecek kadar yüce gönüllü olsam bile, Küçük Peri meselesi... Basitçe görmezden gelinemez!!"

 

Chu Yuechan'ın ilgili olduğu kazayı hatırlayan Yun Che'nin huzurlu düşünceleri aniden kötücül bir aura yaydı... Ve bu aura ile birlikte kontrol edilemez bir hale geldi. Zi Ji bedelsiz olarak Chu Yeuchan kazasının arkasındaki kişiyi söylediğinden beri 'Xuanyuan Yufeng' ismi kalbine ve ruhuna acı bir intikam ile kazınmıştı.

 

"Büyük Kardeş Yun..." Xue'er Yun Che'nin duygularındaki değişikliği anında hissetti. Yüzünü döndürdü ve parlak gözleri ile ona baktı. Ne zaman 'Küçük Peri' ismi geçse nefes alışı ve aurası hareketleniyordu. Şimdi Cennetsel Kılıç Villasındayken aurası aniden korkutucu bir şekilde çılgına dönmüştü ve bakışı da dehşet verici hale gelmişti.

 

Üç aylık birlikteliklerinde Xue'erin ilk baştaki şaşkınlığı ve endişesi yavaşça anlayışa dönüşmüştü... Chu Yuechan'a karşı Yun Che derin bir ilgi, endişe, arzu, suçluluk ve onu yeniden görememe korkusu taşıyordu. Bu nedenle ne zaman ondan bahsedilse veya ne zaman onu düşünse uzun süre böyle gergin bir duruma giriyordu.

 

Xue'er'in elini tutan Yun Che villaya doğru yöneldi. Aynı anda Cennetsel Kılıç Villasını ve hatta tüm Cennetsel Kılıç Sıradağlarını saran acımasız bir aurayla birlikte derin bir ses yankılandı.

 

"Xuanyuan Yufeng, çık dışarı!!"

 

Yun Che'nin kaynak gücü oldukça derin ve güçlüydü; kükremesinden dolayı villanın çevresindeki görkemli kılıç aurası sarsılmıştı. Kılıç Söylev Terasında dans eden binlerce kılıç kaotik hale gelmişti. Bir anda sakin ve ciddi haldeki Cennetsel Kılıç Villası karmaşa içine girmişti. Tüm öğrenciler, köşk efendileri, kılıç görevlileri ve büyükler öfke ile dışarı çıkarken sanki can düşmanlarına karşı gibilerdi.

 

Sonuçta kimse bin yıllık tarihinde Cennetsel Kılıç Villasını provoke etmeye cüret edememişti.

 

"Cennetsel Kılıç Villası bugün iki inanılmaz konuğa sahip gibi gözüküyor." Jasmine aniden konuştu.

 

"İnanılmaz... Konuk?" Yun Che kaşarını çattı.

 

"İki altıncı seviye Hükümdar, birisi orta seviyede diğeri de yüksek seviyede. Görünüşe göre bugün istediğini kolay elde edemeyeceksin." Jasmine hafifçe konuştu.

 

"Seviye altı Hükümdar?" Yun Che irkildi ama endişe sergilemedi ve bunun yerine burnundan soludu: "Sakın bana Kudretli Cennetsel Kılıç Bölgesinden olduklarını söyleme? Heh, görünüşe göre yanlış zamanda geldim. Cennetsel Kılıç Villası gerçekten değerli hayatları için herkese sırnaşıyor."

 

Yun Che aniden üç sene önce Anka Şehrinde Ling Jie ile yaptığı konuşmayı hatırladı. Onunla Yedi Ulus SIralama Turnuvasından sonra beklenmedik bir şekilde karşılaşmıştı...

 

"O zamanlar annem, babamı büyükbabama tercih etti ve bu da büyükbabamı öfkelendirdi. Birkaç gün önce babam ve annem, ağabeyim ve beni büyükbabam ile tanışmak için Kudretli Cennetsel Kılıç Bölgesine götürdü. Annem ve büyükbabam sonunda sorunlarını çözdü. Eh.... Büyükbabam da beni çok sevmiş gibi gözüküyor ve bana bizzat tamamlanmış Cennetin Kudretli Mutlak Kılıcını öğreteceğini bile söyledi, hehe..."

 

"…" Yun Che'nin ifadesi biraz karmaşıklaştı.

 

Yun Che kendini gizlemek yerine Cennetsel Kılıç Villasının üzerinde açıkça kendini gösterdi ve soğukça aşağı baktı.

 

Villanın çevresinde birçok gölge vardı. Doğrudan Yun Che'nin altında, soğuk, yoğun bir kılıç aurasının eşlik ettiği bir silüet yukarı doğru fırladı ve bir anda önüne geldi... Bu Ling Yuefeng idi. Aynı zamanda kaynak gücü Yeryüzü Kaynak Alemi ve üzerinde olan köşk efendileri ile büyükler de onu izleyerek Yun Che'yi ve Xue'er'i çevreleyip savaş formasyonu oluşturdu.

 

(Ç.N: Gülmemek istiyorum ama elimde değil... Yeryüzü Kaynak Alemi... YERYÜZÜ KAYNAK ALEMİ... oıashfıausghufgasıuauısafausıyfgas. 2 Hükümdar gücüne sahip kişi vs ortalama 100 tane Yeryüzü Kaynak Alemi aısgfasuyfgbasyufgasbyufbas8yu.)

 

"Yun Che bu gerçekten sensin." Ling Yuefeng'in ifadesi Yun Che'yi gördüğü an karmaşıklaştı ve gülümseyerek konuştu: "Beklediğimden daha geç geldin."

 

Gerçekten de bu günün geleceğini tahmin etmişti.

 

İlk başta cennetsel kılıç villasının bin yıllık temelini korumak adına İlahi Ankanın getirdiği kaostan kaçmışlardı ve atalarının yaptığı sözü bozmayı seçerek Mavi Rüzgarın güvenine ihanet etmişlerdi. Villa mühürlenmişti ve İmparatorluk Ailesi ile Donmuş Bulut Asgard'dan gelen yardım istekleri görmezden gelinmişti. O zaman onlar Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesinin hayatta kalacağını ve hatta durumun tam tersine döneceğini beklememişlerdi.

 

Ve bunu gerçekleştiren şey Yun Che'nin dönüşü olmuştu.

 

Yun Che yaşadığı en ufak içerlemede intikam araması ile ünlüydü. Yanan Cennet Klanının trajik bir şekilde yok edilmesi hala kimsenin unutmaya cüret edemediği bir şeydi. Yun Che bir şekilde hayata döndükten sonra ilk yaptığı şey Yanan Cennet Klanının imhasından çok çok daha yıkıcı bir intikamı servis etmek için Kaynak Gökyüzü Kıtasını hükmü altına alan İlahi Anka Tarikatına gitmişti. Onlara ezici bir yenilgi yaşatmıştı ve kaosa sokmuştu. En sonunda onlar geri çekilmeye zorlanmıştı ve Mavi Rüzgardan özür dileyerek devasa bir tazminat ödemişlerdi… Üstelik bunların İmparatoriçe Cang Yue onları affettikten sonraki koşullar olduğu söylentileri de vardı. Aksi halde İlahi Anka Tarikatının ödediği bedel çok daha trajik olabilirdi.

 

Yun Che'nin karakteri ile onun Cennetsel Kılıç Villasının 'ilgilisizlik günahı'nı unutması imkansızdı. Sonuçta Cennetsel Kılıç Villası diğer kaynak uygulayıcı güçlerinden farklıydı... Aynı zamanda onun Donmuş Bulut Asgard'ı yok olmaktan kurtardığı hakkında söylentiler de vardı. O, eski Asgard Hanımı Gong Yuxian ve Büyük Asgard Hanımı Feng Qianhui hayatını kaybettikten sonra Asgard Efendisi olarak atanmıştı...

 

Yun Che'nin ellerinde İlahi Anka Tarikatı bile umutsuz bir duruma düşmüştü ve bu koşullarda Cennetsel Kılıç Villasının ayakta duracak şansı bile yoktu.



Şu anki Yun Che'nin üç sene önceki hali ile arasında dünya kadar fark vardı.

 

Lig Yuefeng'in bakışı Yun Che'ye doğru kaydı ve irkildi. Yun Che'nin yanındaki kız karlı beyaz bir cübbe giyiyordu, beli ince bir yeşim ipek ile sarılmıştı ve bu açıkça bir Donmuş Asgard kıyafetiydi. Yüzünde bir tülbent vardı ve birisi sadece güzel gözlerini görebiliyordu.

 

Yüzü gözükmüyor olsa da tüm bedeni uhrevi ve peri gibi bir aura yayıyordu. Ona sadece bakmak bile birinin düşük seviyeli ve utanma hissetmesine neden olurken saygısız olduğu için vicdan azabı çekmesini sağlıyordu...

 

Bu his, Chu Yuechan'ı ilk gördüğü zaman hissettiği ile aynıtdı... Bu sahne kalbinin çılgınca atmasına neden olmuştu, ölüm döşeğinde bile bunu unutmayacaktı.

 

"Ah..." Yun Che kulak delici bir şekilde dudak büktü ve onu afallamış şekilde çekip çıkardı: "Bu Mavi Rüzgar Ülkesinin bir numaralı tarikatı olması gereken görkemli Cennetsel Kılıç Villasının huşu uyandıran Villa Efendisi Ling Yuefeng değil mi? Önceden haber vermediğim için ünlü villa efendisini bizzat beni karşılaması için sıkıntıya soktum, bu küçük düşünemeyecek kadar gözü korkmuş halde."

 

Biri sağır olmadığı sürece Yun Che'nin tonundaki soğukluğu ve alaycı iğnelemeyi duyabilirdi. En yakındaki Cennetsel Kılıç Büyüğü öfkeyle bağırdı: "Yun Che, statünü unutma! Burası Cennetsel Kılıç Villası, küstahça davranabileceğin bir yer değil!!"

 

"Geri çekil!" Ling Yuefeng'in göğsü kalkarken ağırca konuştu.

 

"Villa Efendisi..."  Çevredeki Cennetsel Kılıç Büyükleri ile Köşk Efendileri büyük ölçüde şok olurken şaşkınca Ling Yuefeng'e baktılar.

 

"Hepiniz geri çekilin!" Ling Yuefeng'in tonu ağırlaştı: "Emrim olmadan kimsenin yaklaşmasına izni yok!"

 

Ling Yuefeng'in katı emirleri ile birlikte tüm Cennetsel Kılıç Büyükleri ve Köşk Efendileri Yun Che'ye kontrolsüz bir panik ile bakarken yavaşça geri çekildi. Eğer onlar Yun Che saldırmaya karar verirlerse İlahi Anka Tarikatını bile kaosa sürükleyen gücü nedeniyle onların gücü on kat yüksek olsa bile boşa çabalayacaklarını biliyorlardı.

 

Herkes geri çekildiğinde Ling Yuefeng Yun Che'ye baktı ve derin bir nefes verdi. Yun Che ile son karşılaştıklarında beş altı sene önceydi ve o zaman Yun Che dikkatini biraz çeken bir küçüktü. Bugün her ne kadar önündeki Yun Che boynun biraz uzaması dışında  görünüş olarak çok fazla değişmemiş olsa da karşısındayken sanki bir dağın baskısını hissediyordu.

 

Yun Che'ye karşı aşırı karmaşık hislere sahipti... Belki de bu, ona tek bir bakış bile atmayan ve karşılıksız aşk yaşadığı Chu Yuechan'a bu yirmi yaşındaki genç çocuk için yaptıkları nedeniyle yaşadığı derin kıskançlık nedeniyle anlaşılabilirdi.

 

Aynı zamanda her ne kadar bunu yapacak konumda olmadığını bilse de önüne geçilemez bir dargınlık hissediyordu.

 

"Yun Che..." Ling Yuefeng sakin bir tonda konuştu: "Son iki aydır villadan çıkmadım, senin veya Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesinden birinin ziyaretini bekliyordum. Biz son yıllarda villayı mühürlemiştik ve yardım etmek için güçsüzdük ama yine de utanıyoruz. Bizi kınamak için burada olduğun için daha fazla bir şey demeyeceğim."



Yun Che kaşlarını kaldırdı ve konuşmak üzereyken uzaktan yaşlı bir ses geldi: "Villanın mühürlenme kararı benim tarafımdan verildi. Donmuş Bulut Asgard'a destek etmeme kararı da benim tarafımdan verildi."

 

Ses duyulur duyulmaz kül rengi bir kıyafet giyen bir büyük Ling Yuefeng'in yanında ortaya çıktı. Yun Che'ye baktı ve yavaşça gözlerini kapadı: "Bugün burada olduğundan... Doğal olarak sana bir açıklama yapacağım."

 

"Baba, bu kararlar benim tarafımdan verildi... Senin bir ilgin yok!" Ling Tianni'nin ortaya çıkışı ve sözleri Ling Yuefeng'in bir anlığına düşünce trenini kaybetmesine neden oldu ve hemen ekledi: "Yun Che, babam bunları beni korumak için söylüyor. Şu anki Cennetsel Kılı Villasının Lideri olarak tüm kararlar benim tarafımdan alınıyor ve babam ile ilgisi yok. Eğer kin güdeceksen doğrudan bana gütmelisin!"

 

"Haha, ne kadar da harika bir birbirlerini koruyan baba oğul, bu dünyayı oynatacak kadar dokunaklı!" Yun Che burnundan soludu ve Ling Tianni'ye doğrudan keksin bir bakış attı: "Ling Tianni, senin ve benim bir ilgim yoktu ancak sen eskiden kötülüğü yok etme adı altında beni öldürmek için binlerce kilometre mesafeyi geçip Mavi Rüzgar İmparatorluk Şehrine gelmiştin ve adalet adına harekete geçtiğini söylemiştin! Her ne kadar ağır yaralanıp neredeyse ellerinde ölecek olsam da benim kana susamış ve kötücül bir insan olduğumu sanman nedeniyle senin niyetine inandığım için kalbimde sana biraz da olsa saygım vardı.  Senin kötülüğün karşısında olan güvenilir ve dürüst, prensip sahibi bir adam olduğunu düşünmüştüm!"

 

"Ancak ülke gerçek bir kriz karşısındayken, Mavi Rüzgar imparatorluk Ailesinin Atası ile birlikte yaptığınız yemin olmasa bile, Cennetsel Kılıç Villası çekirdek güç olarak öne çıkmalıydı. Ama en sonunda Ling Tianni'nin liderliğinde Cennetsel Kılıç Villası Mavi Rüzgar Ülkesinin en büyük korkakları haline geldi!" Yun Che kendini tutmadan eleştirdi: "Mavi Rüzgar Ülkesi’nin savaş alevleri ile sarılıp kan nehirleri ile dolduğu bu üç senede, Cennetsel Kılıç Villası tek bir kayıp bile vermedi. Tek bir kasını bile oynatmadı ve gölgesi bile gözükmedi. Senin o zaman gururlu bir şekilde o gösterişli sözleri söylemeni hatırlamak bile midemi bulandırıyor!"

 

"Yun Che!" Ling Yuefeng'in yüzü biraz karardı: "Cennetsel Kılıç Villası bu konuyu kabul ediyor ve utanç duyuyor! Ama bu karar koşulların zorluğu düşünülerek verildi. Eğer intikam istiyorsan ben, Ling Yuefeng, bundan sorumlu olacak... Ama babamı aşağılamaktan vazgeç!"

 

"Yeter, Yuefeng. Söyledikleri doğru, beni korumana gerek yok." Ling Tianni elini kaldırdı ve zayıfça konuştu. Birkaç sene geçmiş olsa da görünüşü çok daha yaşlıydı. Belki de son yıllarda kalbinde ağır bir suçluluk taşıyordu: "Yun Che, ben sana ve Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesine bu konuda doğal olarak bir açıklama yapacağımı söyledim."

 

"Açıklama?" Yun Che döndü ve soğukça konuştu :"Hah, ben senden bir açıklama istediğimi söylemedim!"

 

"Aslında Cennetsel Kılıç Villasını yıkmak istemiştim." Yun Che'nin soğuk tonu ve sözleri dinleyen herkesi korkudan titretebilirdi: "Sizi koruyan Kudretli Cennetsel Kılıç Villası olduğundan bunu yapamıyorum diye düşünmeyin! Üç ay önce İlahi Anka Tarikatının Anka Şehri bile benim ellerimde neredeyse yok oluyordu. Benim için sizin Cennetsel Kılıç Villanızı yok etmek çocuk oyuncağı!"

 

Ling Tianni ve Ling Yuefeng'in nefes alışları aynı anda ağırlaştı. Eğer bu sözleri söyleyen başkası olsaydı bir şaka olarak görebilirlerdi, ama yun Che'den geldikleri için omurgalarından bir ürperti yayılmıştı ve zar zor tebessüm edebilmişlerdi.

"Ancak bugün Mavi Rüzgar İmparatorluk Şehrinden ayrılmadan önce İmparatoriçe eşim beni durdurdu ve şunları söyledi: "Cennetsel Kılıç Villası atalarının yeminini bozmuş olabilir ama Mavi Rüzgar İmparatorluk Ailesi aynısını yapmayacak! Mavi Rüzgar ve Cennetsel Kılıç Kurucuları birbirlerini Mavi Rüzgarın güç ve destek sütunları olarak desteklemeye ve kardeşler gibi birlikte hayatta kalıp birlikte yok olmaya söz verdi ve tüm varisler de Cennetsel Kılıç Villası ile yakın ilişkileri sürdürdü! Bugün Cennetsel Kılıç Villası ilgisiz ve hissiz olsa da Mavi Rüzgar Atasının soyundan gelenler olarak biz atamızın talimatlarını görmezden gelip Cennetsel Kılıç Atasının mirasını yok edemeyiz."

 

"Üç yıl boyunca babasını ve kocasını kaybetmenin acısını yaşadı. Tüm ülkenin krizini omuzladı ve Mavi Rüzgar Ülkesi ile Kraliyet Ailesinin son haysiyetini korudu. Ancak kendi haysiyetini göz ardı ederek sizden dokuz defa yardım istedi! Peki bundan ne kazandı?" Yun Che şiddetle nefes verdi, sesi çok daha acı ve duygusuz hale geldi: "O bu dünyada sizden en çok nefret eden kişi olmalı ve aynı zamanda intikam aramaya en nitelikli kişi. Ama aynı zamanda sizi affetmemi isteyen de o. En azından cennetsel kılıç villasını yok etmememi ve Cennetsel Kılıç Villası yokmuş gibi davranmamı istiyor!"

 

Yun Che bu sözleri söylediğinde Ling Tianni ve Ling Yuefeng'in bakışları dalgalandı... İmparatoriçe Cang Yue'nin kanı ve göz yaşları ile yazdığı dokuz yalvarış mektubunu hatırladıklarında kalpleri acılık ile doldu ve ifadeleri de önemli ölçüde pişmanlık taşıyordu.




----------ÇEVİRMEN NOTU---------

 

Cang Yue'nin de kalbi kocaman arkadaş. Sanırsın kalp değil 4. kıta.

 

Yun Che ne yapacak? 2 Büyük gözükecek mi? Savaş çıkacak mı? Yun Che, Xuanyuan Yufeng'i alacak mı? Neler olacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman.... Bekleyin, okuyun ve öğrenin ????

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 918

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 865

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 715

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 680

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 561

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 500

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 468

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 467

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 412

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 410

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 174

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 136

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 135

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 133

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 119

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 114

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 48

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 45

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 42

Site İstatistikleri

  • 7768 Üye Sayısı
  • 162 Seri Sayısı
  • 11991 Bölüm Sayısı


creator
manga tr