Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Against The God - Bölüm 686


Bölüm 686: Kaynak Gücü Bahşetmesi?



Yun Che'nin sesi solduğunda figürü aniden bulanıklaştı. Feng Huwei'nin sinirleri gergin olduğundan aniden bunu fark etti ama tepki bile veremeden bir el çoktan boğazına dolanmıştı; tüm bu süreç o kadar hızlıydı ki Yun Che'nin hareketlerini gözleri ile takip edememişti.

 

Korku içindeki Feng Huwei bedenindeki tüm kaynak enerjisini hızlıca yönlendirmek istedi, ama kaynak enerjisi patlayacağı sırada devasa ve yeryüzü parçalayıcı bir güç çoktan bedenin içinde çılgınca yükselmiş ve anında tüm kaynak gücünü bastırarak patlamak üzere olan kaynak enerji dalgasını iz bırakmadan yok etmişti.  

 

Fneg Huwei korku içinde solmuştu. Yun Che hiç fark ettirmeden sessizce arkasında ortaya çıkabilmişti. Ayrıca Tian Yi'yi de benzer bir şekilde öldürmüştü. Bu iki şey bile Yun Che'nin gücünün çok yüksek bir ihtimal ile kendisininkini aşırı aştığını ona söylemek için yeterliydi, ama o yine de aralarındaki güç farkının bu kadar fazla olduğunu düşünmemişti. İlahi Anka İmparatorluğunun büyük general Huwei'si olarak o her zaman en yüksek statünün avantajlarından yaralanmıştı ve her zaman kendi gücünden gurur duymuştu. Ama Yun Che'nin gücü altındayken enerjisini çılgına çevirmek şöyle dursun, onu hareket bile ettiremiyordu!

 

"Sen..." Feng Huwei'nin göz bebekleri yerlerinden çıkacaklarmış gibi büyüdü. Yun Che'yi yenemese bile en azından yüzde altmış ihtimalle güvenle kaçabileceğine dair olan ilk baştaki düşüncesi, Yun Che'nin eli çoktan boğazını kavrayıp en ufak güç bile uygulamasını engellediği ve hatta ses bile çıkarmasını aşırı güç hale getirdiği için tamamen yok olmuştu.

 

"Sen hala seni öldürmek için cesaretim olup olmadığını mı soruyorsun?" Yun Che soğuk ve küçümseyici bir gülüş attı: "Sen kendine sözde büyük general Huwei diyorsun, ancak aslında aptal, büyük bir domuz kadar safsın."

 

*Boom*

 

Yun Che'nin Feng Huwei'nin bedeni içine merhametsizce enerjisini serbest bırakmasının ardından Feng Huwei’nin bedeninden boğuk bir patlama duyuldu. Bedeni şiddetle kasıldı ve yedi deliğinden kan aktı; farkındalığı hızlıca soldu ve anında Yun Che'nin Kaynak Kulpu çıkıp onun ruhuna girdi ve hızlıca hatıralarını okudu.

 

(Ç.N: Yedi delik: 2 göz 2 burun deliği 2 kulak ve 1 ağız.)

 

Sıradan bir İlahi Anka askerinin ordunun burada ne yaptığını bilmemesi normaldi, ancak komutanları Feng Huwei'nin bunu bilmemesi imkansızdı.

 

Feng Huwei'nin hatıraları aşırı hızlı bir şekilde tarandı, ama 'Uçan Bulut Şehri Görevi' ile alakalı hatıralarına girmeyi deneyeceği sırada Feng Huwei'nin hatıralarında aniden anormal bir boşluk oluştu!

 

Bu karanlık perdesi açıkça aşırı güçlü bir zihinsel kaynak enerjisinden oluşmuştu ve gücü ile aurası kesinlikle Feng Huwei'den kaynaklanmıyordu! Kesinlikle başka bir kişi tarafından buraya yerleştirilmişti. Ve bu karanlık perdesi sadece 'Uçan Bulut Şehri Görevi' ile ilgili hatıralarda olduğundan Yun Che istediği bilgiyi elde edememişti.

 

(Ç.N: Bu da demek ki kaynak kulpu ruh araması aşırı op değil. Ya da İlahi Anka da garip mühür teknikleri var. Hangisidir sizce?)

 

"Bu zihinsel gücü aşırı yüksek biri tarafından yerleştirilmiş Hatıra Kafesi!" Jasmine acelesiz bir şekilde konuştu: "Ve her ne kadar bu kafesin kilitlediği hatıralar Huwei'ye ait olsa da, o bunları herhangi bir kelime, kaynak enerjisi ses iletimi, yazı... Veya başka bir yöntem ile başkalarına söylemesine izin verilmediğini açıkça biliyordu. Eğer böyle bir niyeti olsaydı veya bu niyet ile birlikte bir hareket yapsaydı, bu zihinsel enerji anında tetiklenecek ve hatıralarındaki bu kısmı yok edecekti. Öte yandan, eğer başkası Ruh Arama Tekniği ile bu hatıraları elde etmeyi denerse bu da gerçekleşmeyecekti! Keza aynı şekilde, senin Kaynak Kulpu'nda bu durumda etkisiz olacaktı!"

 

Bir süre düşündükten sonra Yun Che bunu üstelememeye karar verdi bu nedenle kalan hatıraları okuyup Kaynak Kulpu'nu geri çekti.

 

"Görünüşe göre burada olan iki yüz bin askerden sadece Feng Huwei bana istediğim cevabı verebilirdi..." Yun Che derin bir iç çekti: "Ve İlahi Anka Tarikatının bu Hatıra Kafesini Feng Huwei'nin zihnine yerleştirme nedeni açıkça Dört Büyük Kutsal Bölgenin Feng Huwei'ye karşı bir harekette bulunup zorla onun üzerinde Ruh Arama Tekniği kullanmalarından korkmaları."

 

Sonuçta, bu kıtada İlahi Anka Tarikatını tehdit edebilecek tek güç kutsal bölgelerdi.

 

Bu çadıra gizlice girdiğinde Feng Huwei ve yardımcı komutanı Tian Yi'nin 'Dört Büyük Kutsal Bölge' sözlerinden bahsettiğini duyduğundan onların da her an böyle bir şeyin olabileceğini bildiği konusunda netti.

"Bu şekilde bir Hatıra Kafesi yerleştirmek, oluşturan kişinin aşırı güçlü bir zihinsel gücü olmasına ihtiyaç duyulması dışında, aynı zamanda kontrol edilemeyip tahmin edilemeyen riskleri de beraberinde getirir." Jasmine soğuk bir gülüş ile konuştu: "Bu İlahi Anka Tarikatı gerçekten de büyük bir sır saklıyor gibi gözüküyor."

 

"En azından, benim orijinalde beklediğimden çok daha büyük olduğu kesin." Yun Che'nin gözleri parladı: "Ben her zaman İlahi Anka İmparatorluğunun neden Mavi Rüzgar Ülkesine saldırdığı hakkında şüphelere sahiptim. Ancak görünüşe göre belki de Mavi Rüzgar Ülkesine yapılan saldırı sadece bir kamuflajdır ve bu yer de... Onların gerçek hedefinin olduğu yerdir!!"

 

"Şu an aniden bir şey hakkında merak etmeye başladım." Jasmine biraz ilgi ile konuştu: "İlahi Anka İmparatorluğuna ne zaman gitmeyi planlıyorsun?"

 

Kadınların en çok sahip oldukları şey her zaman merak olmuştu... Ve Jasmine de buna bir istisna değildi.

 

Yun Che tereddütsüz yanıtladı: "Bugün!"

 

"Konu borç kapatmaya geldiğinde bir günlük gecikme bile çok uzun oluyor."

 

"Hmph." Jasmine kıkırdarken gerçekte demek istediği şeyi aşağı yukarı anlattı ki, bu da  'Demek sonuçta bu şekilde olacak' idi.

 

Hala Yun Che'nin pençelerinde olan Feng Huwei o anda sonunda bilincini geri kazandı. Gözlerini açtı ve Yun Che'nin yüzündeki soğuk gülümsemeye baktığında bedeni aniden soğudu. Titreyen sesi ile konuştu: "Sen... Bana ne yaptın?!!"

 

Konuşur konuşmaz, sesinin çok zayıf hale geldiğini fark etti.

 

Yun Che cevaplamadı ve bunun yerine onu görmezden gelip doğrudan ileri baktı. Buz gibi soğuk bir acımasızlık ve öldürme niyeti ile dolu olan sözleri ile konuştu: "Feng Hengkong, artık hayatta olduğumu biliyorsun, hayal kırıklığına uğramış hissediyor musun?!"

 

"Xue'er'e bir iyilik borcum vardı ama üç sene önce soy meselesi nedeniyle bana sıkıntı çıkarıp huzurumu bozdun. Ardından İlkel Kaynak Arkındayken Feng Feiyan'a uygun bir fırsat bularak beni öldürmesini emrettin. Xue'er'in hatırı için bunları unutup üstelememeyi düşünmüştüm..."

 

"Ama sen gerçekten bana güzel bir sürpriz hazırladın!!"

 

Yun Che'nin sesi o kadar kötücül ve soğuktu ki, bu yakındaki Feng Huwei'nin ürpermesine sebep olmuştu... Yun Che'nin orada kendisiyle konuşmadığını ve bunun yerine açıkça onun ölüm ruh damgası sayesinde...  İlahi Anka İmparatorluğunun İmparatoru ve İlahi Anka Tarikatının Tarikat Lideri Feng Hengkong'a bir mesaj ilettiğini anında anlamıştı!!

 

Bu da Yun Che konuşmasını bitirdiğinde öleceği anlamına geliyordu!!

 

Onun ölüm ruh damgası Yun Che'ye tehdit oluşturmak yerine onun tarafından kullanılıyordu!!

 

"Şu anda yüz binlerce kişilik ordunun nereye gittiğini merak ediyor olmalısın... Bu doğru, ben yaptım. Ancak bu sadece başlangıç... Ah, hayır! Bu aslında giriş bile sayılmaz!"

 

(Ç.N: Burada aklıma direk şeytan gülüşü geldi ???? )

 

"Asil babamı öldürdün, ülkemin bölgelerini yağmaladın, sayısız arkadaşımı ve hemşehrimi katlettin, vatanımı korku, umutsuzluk ve acı ile doldurdun! Tüm bunlar senin aleyhine ve ben senin İlahi Anka İmparatorluğundan... Bunu yüz kat fazlası ile geri ödeteceğim! Yani enseni yıka ve oraya gelmemi bekle!!"

 

(Ç.N: Ense yıkama olayı baş kesilerek yapılan idamlardan biraz önce gerçekleşen eylem olduğundan kısaca enseni yıka ben gelince senin boyun pert olacak. Oraya gelince kan gövdeyi götürecek diyor ???? )

 

Bang!!!

 

Bir patlama ile birlikte Feng Huwei şiddetle Yun Che tarafından yere atıldı ve bedeni anında parçalanırken büyük miktarda kan ve et zemine saçıldı... Ancak onların tek damlası bile Yun Che'nin bedenine dokunmadı.

 

Kimse İlahi Anka İmparatorluğunun diğer altı ülkeye korku salan ünlü generali Huwei'nin bu şekilde sefil bir biçimde öleceğini düşünmezdi. Arkasında cesedinin kalması bile şöyle dursun tek bir parmağı bile kalmamıştı... Bunun tüm nedeni Yun Che'nin damarına basması idi!!

 

Yun Che istediği cevabı alamasa da öldürmek istediği bu kişiyi öldürmüştü. Üstelik Feng Huwei İlahi Anka Tarikatının önemli bir üyesi olduğundan hatıraları tarikat ile ilgili birçok şeyi barındırıyordu... Ve buna bazı sırlar da dahildi.

 

Yun Che Donmuş Son Hayali Aynası'nı geri çekti ve sessizce ayrılırken Uçan Bulut Şehrine döndü. Bu sırada demin olduğu büyük çadırın dışındaki koruma katmanlarında bulunan kişilerin ifadeleri ciddiydi ve hiçbiri büyük komutanlarının ölüp arkasında bir ceset bile bırakmadığından habersizdi.

 

"Yani Fen Juechen ile üç ay sonra savaşmayı seçmenin nedeni bu süreyi İlahi Anka İmparatorluğundan intikam almak için kullanmak istemen mi?" Jasmine kasıtlı bir şekilde sordu.

 

"Evet!" Yun Che yapabildiği kadar hızlı uçarken Uçan Bulut Şehri de görüş alanında giderek yakınlaştı: "Üç ay İlahi Anka Şehrini vaftiz etmem için fazlasıyla yeterli bir zaman! Onları kan ile vaftiz edemesem bile... En azından tüm o lanet olası tarikatlarını başlarına yıkarım! Aksi halde kalbimdeki nefreti yok edemem!"

 

"Bunun dışında, İlahi Anka Tarikatı hala güçlü olduğundan onlar ile doğrudan karşılaşamam. Bu katliam riski ile birlikte gelecek, ama bu da kesinlikle kaynak gücümde az veya çok bir artışa sebep olacak. Ve o zaman geldiğinde Fen Juechen ile savaşmak için yeterince kendime güvenim olacaktır." Yun Che kendinden emin bir şekilde konuştu.

 

"Hah! Eğer gerçekten düşündüğün şey buysa sen fazlasıyla yanılıyorsun!" Jasmine soğukça konuştu: "Düelloyu ayarladığın üç ay içinde Fen Juechen'in gelişimi seninkini fazlasıyla aşacak! Bugün sen onun zar zor rakibi olabilirdin ama yine de bir savaşta onu zorlayacak gücün var. Ama üç ay daha beklersen... Ona karşı koyacak gücün bile olmayabilir."

 

"Ne?" Yun Che'nin hızı aniden düşerken sordu: "Neden?"

 

"Sana daha önce söylediğim gibi, onun iblisvari kaynak gücü kendi iradesinden kaynaklanmak yerine başkasınınkinden geliyor! Bedeninin içine... Veya daha açık konuşmak gerekirse ruhunun ve kaynak damarlarının içine aşırı büyük bir iblis kökeni işlenmiş durumda! Onun bugün bu kadar güçlenme nedeni iblis kökeninin gücünü emmesi. Ama bu kesinlikle iblis kökenini tamamen emmiş hali değil! Eğer hatalı değilsem o sadece iblis kökeninin gücünün yüzde otuz kadarını emmiş!"

 

"Yüzde otuz?!!" Yun Che'nin ifadesi panik ile doldu, çünkü sadece yüzde otuz emilim bile Fen Juechen'i orta seviyeli bir Hükümdar haline getirmişti! Yani eğer hepsini emerse... Tam olarak ne kadar dehşet verici bir hale gelecekti?!

 

"O senden tam anlamıyla nefret ediyor. Bu nedenle üç aylık süre belirlediğin için seni öldürebilmeyi garanti altına almak adına kesinlikle iblis kökenini tamamen emmeyi elinden geldiğince deneyecektir! Nasıl gelişim yaparsan yap, kesinlikle bu yöntem tarafından bahşedilen güçlenme hızını yakalayamazsın."

 

"" Yun Che'nin hızı biraz daha yavaşladı ve aniden kalbinde ağır bir baskı oluştu. Sessizce kaşlarını çatmadan önce alçak sesle konuştu: "Efsanelere ve kayıtlara göre bazı kaynak sanatları bunları başkalarına aktarmalarını sağlayan bahşetme tekniklerine sahip. Ama konu kaynak gücü gibi bir şeye geldiğinde kişinin bunu kendi alın teri ile elde etmesi, dünyevi bir hazineden emerek veya onun gücünü arıtarak kazanması gerekir. Bu yöntemlerin hepsi uzun süre alır ve adım adım yapılması gerekir, ayrıca kesinlikle birinin kaynak gücünü başkasına vermek gibi bir şey söz konusu olamaz... Bu kaynak yolunun en temel bilgilerinden biridir! Aksi halde, eğer kaynak gücü gerçekten bahşedilseydi ömrünün sonuna yaklaşan uzmanlar tüm yaşamları boyunca çalışarak elde ettikleri kaynak gelişimlerini bir bebeğe verirlerdi... Veya birçok Derebeyi kendi güçlerini bir kişiye vererek onun bir Hükümdar olmasını sağlayabilirlerdi... Bu olsaydı tüm kaynak dünyası kaosa düşmez miydi?"

 

"Senin bahsettiğin iblis kökeni açıkça başka biri tarafından gelişim yapılmış bir iblis kaynak sanatı! Nasıl olur da böyle bir şey başka birinin bedenine doğrudan transfer edilip o kişinin ondan güç emmesini sağlayabilir?" Yun Che kafası allak bullak iken sorguladı: "Bu da iblis kaynak enerjisinin özel bir karakterisltk özelliği olabilir mi?"

 

"Tabii ki hayır!" Jasmine doğrudan onu azarladı: "Eğer iblis kaynak enerjisi bu tür eşsiz bir karakteristik özelliğe sahip olsaydı o zaman tüm evren iblislerin oyun alanı olurdu!"

 

Jasmine'nin diğer sözleri Yun Che'nin kalbini panik içinde sıçrattı: "Ayrıca, Fen Juechen'in bedenindeki iblis kökeni açısından benim bile... Kafam fazlasıyla karışmış durumda."

 

"Senin bile bilmediğin bir şey mi?" Yun Che havada durdu ve kaşlarını sıkıca çattı. Jasmine'nin bile anlam veremediği bir şey... Fen Juechen'e tam olarak ne olmuştu?

 

"Senin görebildiğin dünya, hayal ettiğinden çok daha küçükken kaynak yolunun sınırları şu an hayal edemeyeceğin kadar geniş. Asla sözde 'temel bilgi'nin gerçek olduğuna inanacak kadar saf olma! Kaynak Güç Bahşetmesi gerçekten aşırı zor bir şey ama kesinlikle imkansız değil... Benim kaynak gücümün nasıl oluştuğunu biliyor musun?"

 

İlgisiz bir ton ile birlikte Jasmine Yun Che'nin her zaman sormak istediği ama asla cüret edemediği bir şeyi açığa çıkarmıştı.



----------ÇEVİRMEN NOTU---------

 

Toplu bölümlerinde 5 bölüm sizi baya rahatsız etmiş. Trollking'in çevirisini seven çok oluyor diye Harun değiştirmeyip çevirdiği gibi bırakmıştı. Hallettik sizden gelen şikayetler doğrultusunda. Atg de bir daha aynı manzarayı yaşamayacaksınız. Anlayışınız için teşekkür ediyorum ve bu ufak şey için de sizden özür diliyorum. Bundan sonraki toplu ve düzenli bölümleri uzun süre sadece ben çevireceğim muhtemelen o yüzden de uzun süre boyunca pek sıkıntı çıkacağını sanmıyorum ve aynı zamanda okurken keyif almanızı umuyorum. ????

 

Yun Che neler öğrenecek? Jasmine'nin gücü nereden geliyor? Fen Juechen bu sürede ne kadar güçlenecek? Feng Hengkong Yun Che'nin mesajının karşısında ne yapacak? Merak mı ediyorsunuz? O zaman... Bekleyin, okuyun ve öğrenin ????

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1279

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1092

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 830

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 712

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 675

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 611

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 555

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 394

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 206

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 103

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 15999 Üye Sayısı
  • 426 Seri Sayısı
  • 20939 Bölüm Sayısı


creator
manga tr