Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Against The God - Bölüm 626


Bölüm 626: Kaynak Arkının Yeniden Canlanması



"Yaşam Ve Ölümün İlkel Mührü... Cennetsel Kaynak Hazinesi?" Yun Che anında falladı.

 

"Yedi Büyük Cennetsel Kaynak hazinesi arasında Yaşam Ve Ölümün İlkel Mührü üç numaradır ve Cenneti Cezalandıran Atasal Kılıç ile Uğursuzluk Bebeğinin Sonsuz Musibet Çarkı'nın hemen ardından gelir. Onun ilkel evrenin merkezinde oluştuğu ve enerjisinin ilkel evren ile bağlaşık olduğu söylenir. İlkel evren yok olmadıkça o da asla yok edilemez!" Jasmine acelesiz bir tonda konuştu.

 

"'Ebediyet' gücü derken ne demek istedin?"

 

"Eğer onu takarsan ömrün asla azalmaz. Diğer bir deyişle, ona sahip olan kişi sonsuz yaşam elde eder!"

 

(Ç.N: Op item resmen. Bu niye 3 lan o zaman.)

(FN: Yun Che’nin buna ihtiyacı yok ki, zaten ölmüyor. Bulunca verir hemen karıya ben söyleyeyim.)



"...Ah?" Yun Che tamamen mala döndü ve bir an için aslında var olmayan bir hikaye dinliyormuş gibi hissetti: "Sonsuz yaşam... Asla ölmüyor musun? Bu nasıl mümkün olabilir?!"

 

"Bu konuda fazla düşünüyorsun!" Jasmine küçümseme içinde hafifçe burnundan soludu: "Sonsuz yaşam birinin ölümsüz ve yok edilemez olacağı anlamına gelmez! Yaşam Ve Ölümün İlkel Mührüne sahipsen yaşlılıktan asla ölmezsin ancak dış güçler tarafından yine de öldürülebilirsin! Ama emsalsiz bir güce sahip ve diğer canlılarla, doğal güçlerin zarar veremediği biri buna sahipse o kişi gerçekten yok edilemez ölümsüz bir bedene sahip olur!"

 

"Eğer onu elde edip takması için imparatoriçeye verirsen dış güçler tarafından öldürülmediği sürece istediği kadar yaşayabilir! Ayrıca ölümsüzlüğün dışında asla yaşlanmaz!"

 

"O mühür tüm ilkel evrendeki 'sonsuz yaşam' bahşeden tek eşyadır! Antik geçmişte Gerçek Tanrılar bile onun için çılgına dönmüştür, çünkü bir Gerçek Tanrının aşırı uzun bir ömrü olsa da sınırsız değildir. Bir Tanrı ne kadar güçlenirse onu daha çılgınca ister."

 

"Sonsuz yaşam, yaşayan kişilerin karşı koyamayacağı bir cezbediciliğe sahiptir! Bu nedenle de yedi hazine arasında üç numaradır!"

 

Yun Che sessizce dinledi ve bunun ardından uzunca konuşmadı. Cennetsel Kaynak Hazinelerinin her biri cennete karşı gelici bir yeteneğe sahipti. Gökyüzü Zehir Sedefi zehir, arıtma ve arındırma konusunda yetenekliydi. Samsara Aynası reenkarnasyon yeteneğine sahipti... Ama Jasmine'nin sahip olduğu hazine 'ebediyet' gibi fantastik bir yeteneğe sahipti... Bu 'sonsuz yaşam' gücüydü!

 

Sonsuz yaşam, asla ölmemek...

 

Bu eşya açıkça aşırı fantastik gözüküyordu. O kadar fantastikti ki Yun Che onun varlığının hayalini bile edemiyordu.

 

"Peki bu mühür... Onun nerede olduğunu biliyor musun?" Yun Che alçak sesle sordu.

 

"Ne düşünüyorsun?" Jasmine Yun Che'nin aptal sorusuna küçümseyici sözlerle cevap verdi: "Bunu sana söylemenin sakıncası yok. Yedi Büyük Cennetsel Kaynak Hazinesi arasında Ebedi Cennet Sedefi dört numaradır, Gökyüzü Zehir Sedefi beş numaradır, Dünya İğnesi altıncı sıradadır ve Samsara Aynası da yedincidir. Bu eşyaların herbiri tarih boyunca defalarca kez sayısız kişinin çatışma içine girmesine neden oldu. Ve onlar arasında Ebedi Cennet Sedefi uzun süre önce biri tarafından ele geçirildi ve güçlü bir Yıldız Alemi'nin özel hazinesi haline geldi... Ama en yüksek seviyedeki üç hazine olan Cenneti Cezalandıran Atasal Kılıç, Uğursuzluk Bebeğinin Sonsuz Musibet Çarkı ve Ölüm Ve Yaşamın İlkel Mührü İlahi Tanrıların düşüşünden sonra hiç iz bırakmadan kayboldu ve bir daha ortaya çıkmadı! Sayısız kişi onları aradı ancak kimse izlerine bile rastlayamadı."

 

"Üstelik, Ölüm Ve Yaşamın İlkel Mührünün 'ebediyet' gücü ile bulunsa bile bulan kişi onu asla ortaya çıkarmaz. Çünkü yaparsa sayısız eşsiz birey onu ondan almaya çalışır. Üstelik onu etkinleştirmene de gerek yok, sadece taksan bile varlığı aşırı kolay bir şekilde gizlenebilir. Bu nedenle çoktan bulunmuş olması ihtimali olsa da kimse bundan emin olamaz."

 

"Ne oldu? Onu bulmayı denemek mi istiyorsun?" Jasmine alay ederek konuştu.

 

"" Yun Che'nin kaşlarının kenarı seğirdi ve yumruklarını sıkarken dişlerini gıcırdattı: "Ben başka bir yol olmadığına inanmıyorum!"

 

"Ustamın öğrettiği tıbbı yeteneklere sahibim, Ejderha Tanrısının kanı, Gökyüzü Zehir Sedefi ve Öfke Tanrısının gücüne de sahibim... İmparatoriçeyi kurtaramayacağıma inanmıyorum!!"

 

Yun Che konuşurken sol elini kaldırdı ve sedefin görüntüsü hemen avucunda ortaya çıktı. Elini uzattı ve aniden ifadesi boşlaştı. Bunun ardından havaya atlarken yüzü büyük ölçüde değişti: "Bendeki Dokuz Güneşin Yeşimi... Yeşim nereye gitti?! Nasıl aniden kaybolmuş olabilir?!!"

 

Gökyüzü Zehir Sedefindeki eşyalar ne olursa olsun kaybolmazdı. Ama Altın Karga İlahi Ruhunun verdiği yeşim kaybolmuştu!!

 

"Aptal, yeni mi fark ediyorsun? Mor Damarlı Cennet Kristallerinin ve Mor Kristal Yeşim İliğinin nasıl kaybolduğunu unuttun mu?!" Jasmine konuştu.

 

Yun Che'nin gözleri genişledi ve yüzü yeşile döndü. Zihni döndü ve kükredi: "Hong'er... Hemen buraya gel!!"

 

(Ç.N: Muahahhahadhagsyufgasyuf... Kız tam bir aç ???? )

 

Kırmızı bir ışık Yun Che'nin önünde parladı ve uykulu Hong'er ortaya çıktı. Yarı uyanık yarı uykuda gibi gözüküyordu, sanki rüyalardan yeni kalkmıştı. Küçük elleri uykulu gözlerini ovuşturdu ve afallamış gibi gözüken sesi ile konuştu: "Usta, neden aniden bana bağırdın ki? Uykumu böldün."

 

Hong'er'in yarı açık gözlerinin dört parçası uykulu, üç parçası afallamış ve üç parçası masumca idi. Küçük, tatlı yüzü ile birlikte Yun Che'nin kızgınlığı bir kez daha sakinleşmek durumunda kaldı. Ağzı seğirirken titreyen sesle sordu: "Sen... Sen... Sen... Sen Dokuz Güneşin Yeşimini yedin mi?"

 

"Oo* Dokuz Güneşin Yeşimi? O ne? Lezzetli mi?" Hong'er'in koyu kırmızı göz bebekleri kapanıp açıldı.

 

" O bu büyüklükte altın renkli bir... Kaya!" Yun Che dişlerini sıkarken anlatmaya çalıştı.

 

"Oo... Oh!!" Hong'er'in gözleri aydınlandı, aniden heyecanlandı ve uykulu hali anında kayboldu. "Oh, demek oydu! Usta onu içeri koyduğunda ben onu hemen yedim! O şeyin tadı çok güzeldi, yemesi gerçekten iyiydi... Önceki lezzetsiz şeylerden çok daha iyiydi! Oh, bana yiyecek güzel bir şey verdiği için Ustama hala teşekkür etmedim! Teşekkür ederim Usta! Hehe."

 

(Ç.N: Ulen kız çok tatlı. Hani ufacık bebek olur yanakları sıkarsın sonra kafasından tutup hurra diye duvara fırlatmak istersin ya. Aynı onlardan. Ne kadar da tatlı <3 )

 

Geldiği gibi... Yani Altın Karga Ruhu ona verdiği gün Dokuz Güneşin Yeşimi yenilmişti!

 

Dur! Neden onun senin yemen için verildiğini düşündün ki?! Ahhhh!!! Kız kardeşine teşekkür et!!!

 

"Sen... Gerçekten onu yedin mi? Ve yediğin zaman... Rahatsız hissetmedin mi... Veya yanlış bir şeyler hissetmedin mi?" Yun Che'nin sesi daha çok titremeye başladı. O eşya... Jasmine'nin dediği kadarıyla Hayali Şeytan Ülkesini anında yok edebilecek bir ilahi eşyaydı! O ellerindeyken kendi bile titremişti ancak Hong'er... Onu... Yemişti!!

 

"Eh? İyi hissetmemek mi? Neden kötü hissedeyim ki?" Hong'er kafasını kaldırdı ve yüzü kuşku doluydu ama aniden ağzını açtı ve konuştu: "Oh doğru! O şeyi yediğimde... Bedenim aniden gerçekten iyi hissetti ve gerçekten bunun ardından uyumak istedim. Çok daha garip olanı da çok çok çok uzun süre açlık hissetmedim. Usta, Usta, o lezzetli Dokuz Güneşin Yeşiminden daha fazla var mı? Onu hala yemek istiyorum!"

 

~!#¥%…” Jasmine'nin sadece kaynak gücü anormaldi. Ama bu Hong'er... Onunla ilgili her şey anormaldi! Varlığı bile anormal olan bir şeydi!

 

Ablanı ye...

 

Dokuz Güneşin Yeşimini şeker mi sanıyorsun?!

 

"Hmph, yüksek kalitedeki kılıçlar ve kaynak yeşimleri Hong'er'in yiyeceğidir. İlki onun ruh enerjisi haline geliyor ve ikincisi de İlkel Kaynak Arkının kaynak enerjisi haline geliyor. Yeşimi Gökyüzü Zehir Sedefine kendin attın. Bunun onun ağzına atmaktan farkı yok, yani bu kimin suçu?"

 

Yun Che suskunlaştı... Hong'er'in onu yiyeceği nasıl aklına gelebilirdi?!

 

"Ancak, şu an senin için yeşimin en kullanışlı olduğu alan İlkel Kaynak Arkına güç kazandırmak. Bu nedenle Hong'er'e yemesi için vermek kaynak arkının kaynak enerji kazanmasının da tek yolu olur."

 

Jasmine dışarı çıktı ve Hong'er'in yanında durdu. Birisi göz alıcı kan kırmızısı saça sahipken diğeri hafif ve canlı al bir saça sahipti: "Kaynak arkını şimdi çağır. Yeşimin desteklediği kaynak enerjisi ile büyük bir değişikliğin olması gerek."

 

Yun Che elini uzattı ve kaynak arkını çağırdı. Arkın dış görünüşü artık koyu kırmızı renkte değil Hong'er'in saçı ve gözü gibi al rengindeydi. O anda arkın vücudu gizemli bir aura ile titreşti.

 

"Bu..." Yun Che bir anlığına sözlerini çıkaramadı ama hemen ardından ark ile arasında kıyaslanamayacak kadar net bir ruhsal bağlantı hissetti. Zihnen odaklandı ve zihni ile arkı kontrol etmeyi denedi...

 

Kaynak arkı anında havaya yükseldi ve bir anda zihnen gösterdiği konuma hareket ederek hızlıca büyümeye başladı. Onun istediği boyuta büyüdükten sonra hızlıca büzüldü ve avucuna döndü.

 

Yun Che zihinsel emrini birkez daha verdi ve tüm bedeni anında kayboldu. Önündeki Jasmine ile Hong'er de onunla birlikte kayboldu. Orada tek kalan sessize süzülen kaynak arkıydı.

 

Yun Che'nin zihinsel emrinin ardından önündeki dünya tamamen değişti ve göz açıp kapayıncaya kadar büyük taş bir salonun ortasında ortaya çıktı. Çevresindeki duvarlar o kadar yüksekti ki tepelerini göremiyordu ve yukarıdaki gökyüzü de limitleri görülemeyecek kadar büyüktü. Altında uzun, taş bir platform vardı.. Taş platformun sonu zar zor bir kişinin sığabileceği gibiydi.

 

Şaşırtıcı bir şekilde burası ilkel kaynak arkına ilk girdiği zamanki antik kaleydi ve ayakları altındaki yer de Hong'er'in geldiği yerdi.

 

Yun Che dikkatlice başka bir zihinsel emir vermeden önce alana boş boş baktı. Anında İlkel Kaynak Arkının çevresindeki dış dünya beyninin içinde kıyaslanamayacak kadar net hale geldi. Başka bir emir daha verdi ve bu görüntüler gözlerinin önünde maddi görünüşlere dönüştü.

 

"Bu gerçekten Antik Çağdan gelen bir ilahi eşya, gerçekten sıradışı." Jasmine yanında ortaya çıktı çevresini incelerken yüzünde hafif bir şaşkınlık oluştu.



"Bu gerçekten... Mükemmel!" Yun Che nefes aldı. Aniden ortaya çıkan ruhsal bağlantı ile yaptığı testler birbiri ardına başarılı olmuştu. İstediği gibi kaynak arkını kontrol edip hareket ettirebiliyordu, onun boyutunu da dilediğince değiştirip arzusuna göre girip çıkabiliyordu. Üstelik, içindeyken dış dünyadaki yaşananları da görebiliyordu.

 

Yun Che daha önce kaynak arkı görmüştü... Ama bu kadar gizemli ve mükemmel bir kaynak arkını asla duymamıştı!

 

Üstelik ruhsal bağlantı içinde 'boyutsal yolculuk' seçeneği de açıkça vardı ki bu da Yun Che'nin sadece 'bin beş yüz kilometre doğuya git' demesiyle birlikte kaynak arkının anında boyutu yırtarak onu bin beş yüz kilometre öteye taşıyacağı anlamına geliyordu!  

 

Bunun için sadece bir an yeterliydi!

 

Ve ruhsal bağlantısının içindeki en net olan şey... Kaynak arkının ikincil kontrol yetkisine sahip oluşuydu! Yani, Cennetsel Kaynak Hazinesi ile kıyaslanabilecek aşırı gizemli kaynak arkının ana kontrolcüsü o değildi!

 

Ana kontrol Hong'er'in ellerindeydi!!

 

Yani eğer Yun Che ve Hong'er aynı anda kaynak arkına emir verirse... Ve Hong'er doğuya Yun Che de batıya gitmek isterse kaynak arkı Yun Che'nin emrini tamamen görmezden gelip itaatkar bir şekilde doğuya gidecekti.

 

Başka bir örnekte ise, Hong'er eğer bir gün kızgın olup Yun Che'yi kaynak arkından atmak isterse Yun Che'nin itaatkar bir şekilde dışarı şutlanmasından başka şansı yoktu. Ve bunun tam tersi de basitçe... İmkansızdı.

 

Buradan çıkacak sonuç ise... Kaynak arkı Dokuz Güneşin Yeşiminin kaynak enerjisi tarafından canlansa da Yun Che onu rahatça kullanmak istiyorsa ilk olarak 'Büyük Patron' Hong'er'i mutlu edip onunla iyi geçinmesi gerekecekti.

 

Ve eğer 'Cennet Cezalandırıcı İblis Katleden Kılıç'ı istediği gibi rahatça kullanmak istiyorsa bunun için de  'Büyük Patron' Hong'er'i mutlu edip onunla iyi geçinmesi gerekecekti.

 

Kısacası... Onu takip eden iki kızdan biri olan Jasmine onun ustası olmak dışında ayrıca kılavuzu olarak zor bir görev yapıyorken Hong'er... Bir şey yapmadan olduğu yerde bekleyen süper büyük bir patron gibiydi!!



--------------ÇEVİRMEN NOTU----------

Hava buz gibi her tuşa dokunuşumda parmaklarım yanıyor len. Çok zor iş...

 

Yun Che neler yapacak? patron çıldıracak mı? Baba Yun ne zaman iyileşecek? Ülkede neler değişecek? Merak mı ediyorsunuz? O zaman... bekleyin, okuyun ve öğrenin :D  






Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1280

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1092

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 830

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 714

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 675

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 611

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 555

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 395

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 206

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16018 Üye Sayısı
  • 426 Seri Sayısı
  • 20971 Bölüm Sayısı


creator
manga tr