“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Against The God - Bölüm 495


 

Çeviri: Useless Düzenleme: Fullbringer

Bölüm 495: Göğün Altında Bir Numara

Jasmine konuşmayı bitirdiğinde şiddetli bir rüzgâr kuzeyden geldi ve Yun Che sadece yeşil bir figürün parladığını gördü. Büyük bir adamın figürü hiçlikten ortaya çıktı.

Bu adam yeşil giyinmişti ve olağandışı bir şekilde yakışıklıydı. Gözleri erkeksiydi, kulakları elf kızdan yüzde otuz daha büyüktü ve ezici bir aura yayıyordu. Şeffaf kanatları kaynak gücü ile yoğunca titriyordu. Elf kızı gördüğünde hemen indi ve onun yanında durdu: "Old yedi, yaralandın mı?"

(Ç.N: Şimdik buradaki old'u nasıl anlatsam... Bu yaşlı olan old değil. Bu old = 老 oluyor ki aynı 'er' gibi bir sevgi eki. O yüzden öyle bıraktım. Ama bilin ki bunların aile tamamen zır deli. Yani her boku bekleyebilirsiniz ki birazdan anlayacaksınız ???? )

(FN: Elfler nerede normal ki burada olsun.)

"Ağabey, sonunda geldin!” Uzun adamın ortaya çıkışını gören elf kız sonunda rahatladı: "Benim yaralarım ciddi değil ama Kardeş Yun ağır yaralandı..."

"Hmph!" Kardeşinin iyi olduğunu gören kaslı adam rahatlama nefesi verdi. Ardından soğukça döndü ve Yun Xiao'ya baktı, öfkesi içinde yükseldi: "Yun veledi! Senin olduğunu biliyordum! Şanslısın ki bu sefer Old Yedi iyi, aksi halde... Seni bizzat sakatlardım!"

"Ben..." Yun Xiao ağzını açtı ama cevap vermedi. Bunun yerine utanç içinde aşağı baktı.

"Ağabey! Onunla böyle konuşma!" Elf kız öfkelice elini kavradı: "Bu Kardeş Yun’un hatası değil ve... Ve o beni kurtarmak için ağır yaralandı. Ona teşekkür etmemen zaten kötüyken bir de üstüne ona böyle davranıyorsun."

"Teşekkür? Hmhp!" Kaslı adam küçümsedi: "Bu sefer senin dışarı çıkmanı isteyen o değil miydi?"

"Ben... Hayır, değildi. Kardeş Yun'un çıkmasını gizlice isteyen bendim. Eğer suçlanacak biri varsa o benim." Elf kız yanakları kızarırken cevapladı. Yalan söylemede iyi olmadığı açıktı ve gözlerindeki dalgalanma ve davranışları ona ihanet ediyordu.

"Yedinci kardeşin suçu değil, hepsi benim suçum." Yun Xiao kafasını eğdi ve yüzü tamamen suçluluk doluydu.

"Suçunu biliyorsan Old Yediden uzak dursan iyi olur!" Kaslı adam soğukça konuştu: "Eğer bir dahaki sefer olursa senin ellerini ve ayaklarını bizzat sakatlayacağım! Söylediğimi yaparım! Old Yedi senin layık olduğun biri değil... Hmph! Kim bilir kimin piç oğlusun. Sen gerçekten Yun ailesinin Genç Efendisi olduğunu düşünüyor musun?!"

"Ağabey!" Kaslı adamın sözleri elf kızın yüzünü dramatik bir şekilde değiştirirken endişeli bir şekilde Yun Xiao’ya baktı ve kızgınca konuştu: "Kardeş Yun'a böyle şeyler nasıl söyleyebilirsin... Eğer devam edersen, bundan sonra seni görmezden geleceğim."

"Old Yedi, ben... Unut gitsin, hmph!" Kaslı adam öfke ile dürtülmüştü ve şimdi biraz abartmış gibi hisseti. Döndü ve konuşmayı bıraktı.

Yun Xiao'nun yüzü kararırken dudaklarını ısırdı. Ardından sahte bir şekilde gülümsedi, kafasını salladı ve konuştu: "Yedinci kız kardeş ağabeyini suçlama, onun dediği doğru... Ama..." Yun Xiao yukarı baktı ve karara varırken konuştu: "Ama ne olursa olsun, bacaklarımı kırsan bile, asla yedinci kız kardeşimden vazgeçmeyeceğim! Bu sefer yedinci kız kardeşin neredeyse suikasta uğraması hiç şüphesiz benim suçum. Kesinlikle daha sıkı çalışacağım ve bir sonraki sefere kimsenin yedinci kız kardeşe kötü davranmasına izin vermeyeceğim. O zaman, sen ve amcam kesinlikle yedinci kız kardeşi rahatlıkla bana vereceksiniz."

"Kardeş Yun..." Elf kız narince bakarken gözleri yaşlarla doldu.

Kaslı adam küçümseme ile baktı ama elf kızı gördüğünde hızlıca önemseyen ve ciddi bir bakış oluşturdu: "Sizin aranızdaki meseleleri şehre dönünce konuşacağız... Old Yedi, burada ne oldu? Üç Derebeyi tarafından saldırıya uğradığınızı söylemiştiniz. Şimdi neredeler?"

Elf kız döndü ve Yun Che'ye baktı: "Ben ve Kardeş Yun neredeyse onların elinde ölüyorduk. Bizi kurtaran bu Büyük Kardeş Yun idi. Eğer Büyük Kardeş Yun olmasaydı şu an gelsen bile bizim sadece cesetlerimizi görecektin. Ona teşekkür etmelisin."

"Sen?” Kaslı adam döndü ve şüphe ile Yun Che'ye baktı. Geldiğinde Yun Che'yi görmüştü ancak o bir yabancı ve Gökyüzü Kaynak Âleminde olduğu için görmezden gelmeyi seçmişti.

Yun Che hafifçe gülümsedi. "Ben Yun Che."

Elf kız devam etti: "Büyük Kardeş Yun ve Kardeş Yun aynı yaşta ama o çok harika. Siyah kıyafetli adamı tek harekette öldürdü ve diğer ikisini de kovdu... O gerçekten tek hamle yaptı! Üç siyahlı adam Derebeyi idi. Ben ve Kardeş Yun birlikte çalışmamıza rağmen birini bile yenememiştik."

Kaslı adamın gözleri Yun Che'yi süpürdü ve yavaşça somurttu. Hissettiğinden Yun Che'nin kaynak gücü sadece Onuncu Seviye Gökyüzü Kaynak Âlemindeydi... Bu seviyede İblis İmparatorluk Şehrinde sadece bir zayıf olabilirdi. Nasıl Derebeyi öldürebilirdi... Ve üstelik onları anında yenmişti!

Zorlayıcı bakışının altında önündeki Yun Che onun aurasının baskısından tamamen etkilenmemişti. Kalbinde biraz şok oldu. Ardından tek kelime etmeden ileri adım attı ve avucunu Yun Che'ye doğru itti.

Gelişigüzel avuç hareketi devasa ve tehlikeli gözüken spiral görünüşlü bir dalga oluşturdu. Bunun ardından devasa spiral yüzde doksan ayrılarak küçük spiral hortumlar oluşturdu, ardından yeniden yoğunlaşarak Yun Che'ye doğru ilerledi.

Rüzgâr öz nitelikli kaynak enerjisi?

Bu yüksek seviyeli bir Derebeyinden gelen bir darbeydi, belki de Yun Che'nin doğduğundan beri karşılaştığı en korkutucu saldırıydı. Ancak o panik yapmadı veya geri çekilmedi. Ellini uzattı ve bir Anka alevi topu elinde yanarken yaklaşan kaynak enerji fırtınasını karşıladı.

Boom!!

Şiddetli rüzgâr enerjisi ile ateş kaynak enerjisi birbiri ile çarpıştı. Her ne kadar bu ikisinin arasındaki basit bir test olsa da boşluk yine de şiddetle yarıldı; fırtına alevleri dağıtırken dağılan alevler fırtınanın içinde yandı. Çevredeki on metre hava şiddetle rüzgâr ve ateşin çarpışması altında altüst oldu.

Yun Che fırtına ve alevlerin arasında kaslı adamla çarpışmanın ortasında üç adım geri çekildi. İkisi birbirlerine baktı ve bakışları öncekine göre tamamen farklıyken kalplerinde aynı sözler yankılandı:

Çok güçlü!

Yun Che Ejderha Tanrısının soyu ve doğal gücün ona kazandırdığı güçlü kol gücüne sahipti. Bu nedenle karşılaştıklarında avantaja sahip olmalıydı. Buna rağmen bu çarpışmada avantaj sağlayamamıştı... Karşıdaki kişinin de ne kadar güç kullandığını bilmiyordu.

Kaslı adamın şoku Yun Che'ninkinden daha büyüktü. Çünkü karşısındaki Yun Che sadece Gökyüzü Kaynak Alemindeydi ve Old Yediden duyduğu kadarıyla yirmili yaşların başındaydı... Bu kişinin nasıl bir arka planı vardı? Neden daha önce onu hiç duymamıştı?

"Ağabey, ne yapıyorsun!" Elf kız azarladı: "Büyük Kardeş Yun bizim kurtarıcımız. Ona teşekkür etmek yerine saldırıyorsun! Çok ileri gittin."

"Hahahaha!" Kaslı adam güldü, yumruklarını Yun Che'Ye doğru kenetledi ve içtenlikle konuştu: "Kardeşim, lütfen beni yanlış anlama. Elf ırkının bir üyesi olsam da savaşlara bayılırım. Güçlü bir rakip gördüğümde kendimi durduramıyorum. Ben Göğün Altında Bir Numara, Büyük Kardeş Yun'a Old Yedi'yi kurtardığı için şükranlarımı sunarım. Bu iyiliğini klanımız kesinlikle ödeyecek."

"…" Yun Che ağzını açtı ama konuşmadı. Daha önce kibirli kişiler görmüştü ancak kendini göğün altında bir numara olarak tanıtacak kadar kibirli birini asla görmemişti! O güçlü olsa bile göğün altında bir numara olmamalıydı, değil mi? Göğün altında bir numara olsan bile... Biraz daha mütevazi olsan ölür müydün?!

Yun Che'nin ifadesini anlayan kaslı adam onun düşündüğünü anladı ve acı bir şekilde güldü: "Kardeş Yun yanlış anlama, ben o kadar burnu havalı ve kibirli değilim... Ancak benim soyadım Göğün Altında ve adım da Bir Numara. Babam bana bu şekilde isim vermiş ve ben de çaresizim."

Soyadı Göğün Altında... Adı Bir Numara mı?

Bu adlandırma ne kadar da harika!!

(Ç.N: İsimleri açıklamam lazım. Yazar bu elf ailesini yazarken böyle bir şaka yapmak istemiş. İngilizce çeviri yapanlar ilk başta Tianxia Yi ve Tianxia Xiongtu şeklinde çevirmişlerdi. Ancak bunu yapınca yazarın şakası anlaşılmayacağı için değiştirdiler. Ben de bu garip aileye saygı duyup direk göğün altında olarak çevireceğim ???? )

(FN: Çok zekice lan. Yalnız askerde çok dayak yer bu.)

 

Yun Che kendini kontrol etmek için elinden gelenin en iyisini denese de kaşları yoğunca iki kere seğirdi ve gözleri elf kıza döndü. Onaylayarak konuştu: "Demek neden bu. O zaman kız kardeşin ismi..."

"Oh, benim kız kardeşim ailenin yedinci çocuğu yani onun adı Göğün Altında Yedi Numara..."

"Söyleme!!! Ugh..." Elf kız ağabeyini durdurmak istedi ama çok geçti. Sadece utanç içinde yüzünü kapadı: "Bu tamamen babamın suçu, bana böyle aptalca bir isim verdi... Sadece bana yedinci kız kardeş de! Yedinci kız kardeş!"

"…" Yun Che yüksek sesle gülmemek için yoğun bir kararlılık kullandı. Yedinci kız kardeşin ismini söylemek istememesine şaşmamak gerekiyordu. En büyüğü Göğün Altında Bir Numaraydı ve yedinci kız kardeş de Göğün Altında Yedi Numaraydı... Onların en büyük ikinci kardeşlerinden altıncı kardeşlerine kadar isimlerini tahmin etmek zor değildi: Göğün Altında İki Numara... Göğün Altında Altı Numara...

Kiim bilir belki de Göğün Altında Sekiz Numara ve Göğün Altında Dokuz Numara bile vardı...

Bu da bu unvanın üstündeki kişilerin onların ailesine bağlı olduğu anlamına geliyordu!

"Kardeş Yun çok yabancı gibi gözüküyor, buraya ilk gelişin olabilir mi?” Göğün Altında Bir Numara ismini söylediğinde Yun Che'nin tepkisinden onun İblis İmparatorluk Şehrinden gelmediğini anlamasına neden oldu. Üstelik onun yaşında böyle korkutucu seviyede bir güç ile eğer İblis İmparatorluk Şehri veya çevresinden biri olsaydı kesinlikle bu kadar yabancı olmazdı.

"Aynen öyle." Yun Che onayladı: "Hayatımda daha önce aslında hiç İblis İmparatorluk Şehrine girmedim."

"Şaşmamalı." Göğün Altında bir Numara onaylarken içtenlikle devam etti: "Old Yedi bizim Göğün Altında ailemizin en önemli hazinesidir. Onun hayatını kurtardığından bizim Göğün Altında Klanımızın büyük bir yardımseverisin. Eğer önemsemezsen bizim Göğün Altında klanımızda bir süre kalmaya ne dersin? Benim de biraz boş vaktim var ve Kardeş Yun'a şehri gezdirebilirim."

Yun Xiao ve Göğün Altında yedi Numara şok ifadeleri gösterdi... Onlar Göğün Altında Bir Numaranın pozisyonunu ve statüsünü biliyorlardı ve küçüklükten beri asla kimseyi tanımak için inisiyatif göstermemişti... Ancak onlar Yun Che’nin yaşı ve yeteneğini düşündüklerinde bunun nedenini anladılar. Böyle bir yaşta böyle bir yetenek İblis İmparatorluk Şehrinde bile elit olarak düşünülürdü. Göğün Altında Klanı her ne kadar İblis İmparatorluk Şehri içinde gücü devasa olarak düşünülse de böyle bir arkadaş sadece fayda sağlayabilirdi.

Yun Che gülümsedi ve cevapladı: "Kardeş Göğün Altında’nın niyeti için teşekkür ederim ama Kardeş Yun Xiao ve ben aynı soyada sahibiz. Bu bir kader olmalı, bu nedenle çoktan bir süre Yun ailesinde kalacağıma dair ona söz verdim. Ancak İblis İmparatorluk şehrine daha aşina olduğumda ve Kardeş Göğün Altında’nın nerede yaşadığını öğrendiğimde kesinlikle ziyarete geleceğim.

Göğün Altında Bir Numara Yun Xiao'ya baktı ve ardından yavaşça onayladı: "Madem öyle, daha fazla üstelemiyorum. Yun Veledi benim Göğün Altında ailemin yaşadığı yeri biliyor. Eğer halletmekte zorluk çektiğiniz bir sorun olursa istediğin zaman beni bulabilirsin. Her ne kadar Göğün Altında ailem büyük olmasa da İblis İmparatorluk Şehrinde ve belki de tüm Hayali İblis Ülkesinde biz hala biraz şana sahibizdir."

Yun Che elini kaldırdı: "Madem durum bu, Kardeş Göğün..."

Yun Che'nin sözleri aniden kesildi ileri doğru baktı ve bir anlığına sersemledi...

Hayali... İblis... Ülkesi...

Hayali İblis Ülkesi?!

-------------ÇEVİRMEN NOTU-----------

Bu bölümü anlamanız için böyle yaptım ama bundan sonra Hayali İblis Ülkesi artık Hayali Şeytan Ülkesi olarak çevrilecek. 300. Bölümlerde demon ifadesini iblis olarak çevirmiştim. Ama hikâyenin baya ilerlerinde iblis anlamına gelen başka bir şey daha çıkıyor ki şu an onlardan bahsetmek için baya erken. O nedenle şu ana kadar gördüğünüz İblisler Şeytan oldu. Tek istisna olarak Hong'er'in dönüştüğü kılıç olacak. Onun yanında yine 'İblis Öldüren' yazacak yani. Okuduğunuz için teşekkürler.

Yun Che neler yapacak? Aİle çok ilginç değil mi? Merak mı ediyorsunuz? O zaman... Bekleyin, okuyun ve öğrenin ????

Fullbringer Notu: İşte notlarıyla spoiler veren adam gibi adam çevirmen. Kaçıncı bölümde dönüyo bu iblis mevzusu çok uzak değilse okuyam oraya kadar :D




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1120

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 999

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 836

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 781

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 656

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 611

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 599

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 579

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 519

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 493

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 292

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 179

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 110

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 83

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 12362 Üye Sayısı
  • 367 Seri Sayısı
  • 17458 Bölüm Sayısı


creator
manga tr