Bölüm 1319: Yaşamın İlahi Mucizesi

avatar
5821 34

Against The God - Bölüm 1319: Yaşamın İlahi Mucizesi


 

Bölüm 1319: Yaşamın İlahi Mucizesi

 

Kaçınılmaz bir kader...

 

Aslında, bu son birkaç yıldır Yun Che'nin kendisi de bu tür duygulara sahip olmuştu ve zaman geçtikçe bu duygu seli gittikçe daha net bir hale geliyordu.

 

Kötü Tanrı'nın gücüne ve Gökyüzü Zehir Sedefine sahipti, her ikisi de evrende tek olan benzersiz öğelerdi. Bu şeylere sahip olmak tamamen farklı bir hayatı yaşamasına izin verse de aynı zamanda eşdeğer miktarda risk ve tehlike ile gelmişlerdi. Ortaya çıktıkları an inanılmaz sayıda açgözlü gözü üzerine çekecekti, bu yüzden her zaman dikkatli ve uyanık olması kaçınılmazdı.

 

Şu anda onun en büyük sırrı halihazırda Qianye Ying'er tarafından biliniyordu. Kimseye söylemese bile Qianye Ying'er'in bir gün peşinden gelmeyeceği fikri sadece pembe bir düş olurdu... O, ne huzurlu bir hayat geçirebilirdi ne de her şeyi unutabileceği bir geleceğe yelken açabilirdi.

 

Bu yüzden Shen Xi'nin sözleri Yun Che için yanlış değildi... Atıfta bulunduğu noktalar her ne kadar farklı olsa da.

 

''Söylediğiniz her şeyi anlıyorum,'' Yun Che söyledi. ''Tamam, seni tekrar üstünde konuşmak istemediğin konuları konuşmaya zorlamayacağım. Şu anda yalnızca üstünde bulunan Brahma Ruh Ölüm İsteği Damgası'ndan kurtulmanın en hızlı yolunu düşünüyorum... Bundan sonra geri kalanını halledeceğim.''

 

''Kıdemli Shen Xi, öncesinde lütfen bana şunu söyleyin. Brahma Ruh Ölüm İsteği Damgasından çok daha hızlı bir şekilde arınmamın herhangi bir yolu varsa bunu bana söyleyebilir misiniz?'' Yun Che sordu. Brahma Ruh Ölüm İsteği Damgası hâlâ vücudundaydı ve Qianye veya Ejderha Hükümdarı... Hiçbiri bundan kurtulmasını sağlayacak yöntemi bilmiyor.

 

Shen Xi sakin bir sesle cevap verdi, ''Benimle çift yetişimi yapmak.''

 

Yun Che anında sersemledi, ''Eh...''

 

''Ancak ışık kaynak enerjisini yaratıp kontrol edebilmen süreyi kısaltacaktır.''

 

Shen Xi döndü ve sadece bir yabancı olan Yun Che'nin daha önce içeri adım attığı bambu evine doğru yürüdü. Bundan sonrasında konuştu, ''Beni takip et.''

 

Yun Che Shen Xi'yi takip etmeden önce bir anlığına duraksadı ve He Ling ise uzun bir süre öylece dikilip kaldı.

 

Bambu kapı arkalarından kapandı ve dünya tekrardan kıyaslanamayacak kadar sessizleşti.

 

Tam o anda Yun Che, Shen Xi'nin havada hafifçe yeşim kolunu kaldırdığını ve havada rüzgarda süzülen bir yaprak gibi bir şeyler çizdiğini fark etti. Anında bilinmeyen bir yerden beyaz bir ışık parladı ve bambu kulübesinin içinin ışık denizine gömülmesini sağladı. Artık yeşim kolu görülemez bir hale gelmişti sanki tüm alan tamamıyla farklı bir yere açılmıştı.

 

Beyaz ışık yoğun olmasına rağmen göz kamaştırıcı değildi. Bununla birlikte saf beyaza dönüşen bu dünyada bazı semboller havada görünmeye başladı. Bu semboller beyazdı ancak garip bir şekilde yoğun beyaz ışığın önderliğinde kendilerini ortaya çıkartmışlardı. Semboller havada yavaş yavaş dans etmeye ve sonunda birleşerek kutsal bir sanat eseri oluşturur gibi bir araya gelmeye başladı. Beyaz ışık bu sembollerin etrafında kıvrılırken, kıyaslanamayacak kadar derin ve kutsal bir aura yayınladılar.

 

Yun Che bu ışık akının içinde yıkanan tuhaf sembollere bakmak için kafasını kaldırdı, ''Bu...''

 

''Bu sana öğretmek üzere olduğum İlahi Işık Sanatı,'' Shen Xi nazik bir sesle dile getirdi.

 

''İlahi... Işık Sanatı?'' Yun Che yumuşak bir sesle mırıldandı, gözleri bu karakterlere katı bir şekilde sabitlendi.

 

"Işık kaynak enerjisi, aşina olduğun diğer tüm kaynak enerjilerinden farklıdır. Gerçek özü kesinlikle yıkımda yatmaz. Aksine, ışık kaynak enerjisinin gerçek özü kutsallık ve arınmadır. Vücudun çok ağır bir zalimlik ve kan aurasının egemenliği altına girmiş. Bu yüzden senin için kesinlikle uygun bir güç değil ve neredeyse hiç savaş gücü olmayan bu tür bir teknik belki de ilgini çekmiyordur. Bununla birlikte, Brahma Ruh Ölüm İsteği Damgasından hızlı bir şekilde kurtulmak istiyorsan o zaman İlahi Işık Sanatı şu anda sahip olduğun en iyi seçim olacaktır.”

 

Shen Xi bu sözleri dile getirdiğinde Yun Che sessizce havada yüzen İlahi Işık Sanatına bakıyordu. Bu tür bir kaynak sanatıyla ilk defa temas ettiğini düşünüyordu ancak içinde aniden bunu daha önce bir yerde görmüş olabileceği hissi oluştu. Bu son derece garip ve tarifsiz bir duyguydu.

 

Yun Che, "Kıdemli Shen Xi, Brahma Ruh Ölüm İsteği Damgasını arındırmam için İlahi Işık Sanatını geliştirmeme izin veriyor musunuz?''

 

Shen Xi hafifçe başını salladı, ''Brahma Ruh Ölüm İsteği Damgasının senin üzerindeki ölüm dilettiren etkisinden kurtarmam İlahi Işık Sanatının bir gücüydü. Gücün benimkinden çok küçük olsa da kendin yapman daha etkili olur.”

 

''Doğal olarak ışık kaynak enerjisini işleyebilir ve sonrasında İlahi Işık Sanatını yetiştirmek için yeterli niteliklere sahip olursun. Eğer bu ilahi sanatın içeriğine hakim olabilirsen yalnızca Brahma Ruh Ölüm İsteği Damgasını tek başına arındırmakla kalmayacak aynı zamanda diğer tüm ırklardan daha üstün bir ömre sahip olacaksın.''

 

“Bunun dışında bu ilahi sanat yalnızca basit bir ışık kaynak sanatı değil, aynı zamanda 'Yaratılış'ın eşsiz yasalarının ve yüksek düzeyde tıbbi bilgilerin içinde bulunduğu son derece büyük bir bilgi yığınını da içeriyor. Eğer içinde bulunan her şeyi idrak edebilirsen yalnızca kendini kurtarmış olmayacak aynı zamanda diğerlerini de kurtarabileceksin.''

 

Yıllar önce ölümün eşiğinde olan Ejderha Hükümdarını kurtarmak için ilahi ışık gücünü kullanmıştı... Sadece kaynak damarlarını ve meridyenlerini tamamen yenilememiş aynı zamanda yok edilen gözlerinin ve dilinin tamamen yeniden oluşmasını sağlamıştı. Tanrı Aleminde tüm anlayışı aşan bu gücün sadece Shen Xi'nin sahip olduğu bir şey olduğu söyleniyordu.

 

Xia Qingyue'nin Yun Che'yi umutsuzluk içinde Ejderha Tanrı Alemine getirmesinin sebebi de buydu.

 

Yun Che nihayet bir şeyler sormadan önce kendini havada süzülen sembollerden kurtarmayı başardı, ''Eğer bunu yetiştirmem mümkün olursa Brahma Ruh Damgasından kurtulmam ne kadar zaman alacak?''

 

''On yıl içinde,'' Shen Xi'nin başlangıçta söylediği sayıdan tam olarak beş kat daha azdı.

 

Yun Che'nin ifadesi biraz değişti... Hâlâ çok uzun olmasına rağmen elli yıl bu yerde sıkışıp kalmakla karşılaştırıldığında çok daha iyi bir seçenek olmuştu.

 

“Ama çok erken mutlu olmamalısın. Bu İlahi Işık Sanatının seviyesi son derece yüksektir ve içeriğini kavramak istiyorsan ışık kaynak enerjisini kontrol edebilmek bunun en temel koşullarından biridir. Ayrıca son derece yüksek kavrama yeteneği ve doğru fırsatlar gerektirir. Bunun yanı sıra…”

 

Shen Xi'nin sözleri göksel figürünün yüzünde pişmanlık ve acıma belirirken duraksadı, ''Bu ilahi sanatın yalnızca yarısı.''

 

"Yarısı mı?” Yun Che hafifçe hayrete düşmüştü, ''Öyleyse diğer yarısı nerede?''

 

Shen Xi başını salladı, “İlahi Işık Sanatı kıyaslanamayacak kadar uzak bir çağdan yadigar ve aynı zamanda mevcut evrendeki ilahi ışık sanatının kalan tek kopyası. Yarısını elde edebilmek dahi gökler tarafından kutsanmış ilan edilmekle eşdeğerdir ve diğer yarısı ise muhtemelen hiçbir zaman bulunamayacak.''

 

''Bu... İlkel Tanrıların Çağından kalma bir ilahi sanat mı?''

 

''Sadece bu kadarı değil,'' Shen Xi'nin sözleri garip bir ışıkla parladı, ''Bu ışık kaynak enerjisi, ilk yaratıcısı tanrıdan geldi, Dört Büyük Yaratıcı Tanrı'dan, Yaşamın Yaratıcı Tanrıçası Li Suo.''

 

Yun Che, “...!!”

 

“Başka bir deyişle, bu... Bir Yaratıcı Tanrının Sanatıdır!”

 

Yun Che'nin ifadesi yüzünde dondu ve uzun bir süre böyle kaldı.

 

Yun Che'nin Kötü Tanrı güçlerinden başka bir Yaratıcı Tanrı'nın güçleri de bu dünyada ortaya çıkmıştı... Hayır! Yun Che'nin Kötü Tanrı güçlerinden çok daha öncesinde ortaya çıkmıştı. Tüm Tanrı Alemi cennetlerin en eşsiz varlığı olan onu yalnızca ''Ejderha Kraliçesi Shen Xi'' olarak biliyordu, onun ölümü hayata döndürebilecek bir varoluş olduğundan habersizlerdi. Sahip olduğu gücün aslında bir Yaratıcı Tanrının gücü olduğunu bilmiyorlardı.

 

Hayatın Yaratıcı Tanrıçası Li Suo'nun gücüydü!

 

Yun Che uzun bir süre sersemlemiş halde kaldı. Shen Xi başlangıçta “Yaratıcı Tanrı Sanatı” olmasından hayretler içinde olduğunu düşünmüştü. Oysa tam o anda Yun Che onu hayrete düşüreceği bir şey söylemişti, ''Bu İlahi Işık Sanatı'nın adı... 【Yaşamın İlahi Mucizesi】mi?"

 

“...” Shen Xi'nin hilal kaşları hafifçe seğirdi, “Sen bu ismi biliyor muydun?''

 

Yun Che başını tekrar kaldırdı ve bir kez daha havada yüzen beyaz renkli kaynak sanatına doğru baktı, “Bu ilahi sanatın ilk yarısı ve eksik olan sonraki yarısı doğru mu?”

 

Yun Che'ye bakan Shen Xi'nin gözleri gittikçe derinleşti, ''Sen bunu nereden biliyorsun?''

 

''Çünkü...'' Yun Che elini çenesine koydu, ''Ben【Yaşamın İlahi Mucizesi 】nin diğer yarısına sahibim.''

 

Shen Xi'nin göksel vücudu ilk defa Yun Che'nin önünde şaşkınlığını ve şokunu gösterdi.

 

Yun Che odaklandıği gibi gözlerini kapattı ve Azure Bulut Kıtasındaki hayatı boyunca kalbine oyulmuş karakterleri zihnine doğru yüzdürmeye başladı. Sonrasında elinin üstünde kaynak enerjinin oluşturduğu dalgayı takiben yavaşça bir gölge açılmaya başladı.

 

Cennetsel Tıp Kılavuzu!

 

Hayali Şeytan Ülkesi'nin Altın Karga Yıldırım Alev Vadisinde, Altın Karga Ruhu ona 【Cennetsel Tıp Kılavuzu】nun, onun ve Yun Gu'nun yetiştirdiği tıp kılavuzunun, düşündüğü şey olmadığını açıkça söylemişti. Bu aslında Hayatın Yaratıcı Tanrıçası Li Suo'nun Yaratıcı Tanrı Sanatıydı, 【Cennetsel Tıp Kılavuzu】.

 

Kötü Tanrı'nın güçleri ile aynı seviyede olan bir Yaratıcı Tanrısı Sanatı içerdiğinden bu Yun Che'nin kesinlikle unutamayacağı bir konuşmaydı. Daha öncesinde bunu anlamaya çalışmıştı ama hiçbir başarı elde edememişti. Her ne kadar ''Cennetsel Tıp Kılavuzu''nu kalbine kazımış olsa da onun anlayışı temelde Yun Gu'nun öğretilerine dayanıyordu.

 

Dahası, tamamen tıbbi bilgiden oluşuyordu ve bir kaynak yolunu veya ilkelerini içermiyordu.

 

Bununla birlikte, bir kez daha Shen Xi'nin ağzından “Yaşamın İlahi Mucizesi” kelimelerini duymuştu ve o bir anda önündeki bu ilahi ışık sanatının neden garip bir şekilde tanıdık geldiğini anında anlamıştı...

 

Bu aynı ilahi sanattan gelen aşinalığın uyumluluk duygusuydu!

 

Cennetsel Tıp Kılavuzu aynı zamanda Yaşamın İlahi Mucizesinin diğer yarısı olarak bu beyaz renkli dünyada açılmaya başlamıştı... Bu açıkça Yun Che'nin kullandığı ışık enerjisinin sembolleriydi ancak açıldığı gibi Yun Che'den kaynaklanmayan yoğun beyaz bir ışık tabakası aniden etrafını sardı.

 

Bunu takiben kıyaslanamayacak kadar garip ve fantastik bir sahne gözlerinin önünde ortaya çıktı. Shen Xi ve Yun Che'den gelen ilahi sanatın iki kısmı aslında birlikte dans etmeye başlamıştı. Bundan sonra, birbirlerine çok hızlı şekilde yaklaştılar... Ta ki mükemmel bir şekilde birleşene kadar. Bu karakterlerden yayılan ışık ve aura tam bir ışık ilahi sanatını ortaya çıkarmak için yayılmadan önce birleşti ve yepyeni bir dünya açtı.

 

Shen Xi başının üstündeki havaya şaşkınlıkla baktı.

 

''Bu tam bir... Yaşamın İlahi Mucizesi,'' dalgın bir sesle söyledi. Parlak dalgalanmalar güzel gözlerinin içine yayıldı ve çok uzun bir süre için kaybolmadı.

 

Yun Che de bu sahneye sersemlemiş bir halde bakıyordu... Kaynak enerjisinin oluşturduğu kitaptan yalnızca soluk beyaz ışıklar çıkmıştı ancak sonra havada bulunan diğer sembollerle karşılaştıklarında sanki aniden kendi iradelerine ve yaşamlarına kavuşmuş gibi hareketlenmeye başlamışlardı.

 

Bu... Bir Yaratıcı Tanrı Sanatıydı! Kaynak yasalarının gizemi, ölümlü düzlemin mantığı ile ölçülebilecek bir şey değildi.

 

''Bu... Bu...'' Shen Xi'nin güzel gözleri puslanmadan önce hafifçe titrerken kendi kendine mırıldandı.

 

Yaşamın İlahi Mucizesi, Hayatın Yaratıcı Tanrıçası Li Suo'dan gelmişti ve bir daha hayatı boyunca asla diğer yarısını elde edebileceğini hayal etmemişti... Uzun zaman öncesinde bu gerçeği kabul etmişti.

 

Yavaşça tekrar açmadan önce gözlerini uzun süre kapalı tuttu. Sonrasında Yun Che'ye döndü ve, ''Yaşamın İlahi Mucizesi'nin diğer yarısını nereden elde ettin?''

 

Yun Che dürüstçe cevap verdi, "Onu bulan ben değildim, ustamdı.”

 

"Ustan mı?"

 

''Ustam kaynak yolunda yürümemiştir, o tamamıyla tıp yolunda kendi idealleri doğrultusunda hareket eder. Bunu bir ilahi sanatın ikinci yarısı olduğunu bilmeden buldu. Usta, bunun son derece derin ve yüksek düzeyde tıbbi bilgiler içeren çok özel bir tıbbi el kitabı olduğunu söylerdi. Bu yüzden göklerin kendisine bahşettiğini söyleyerek buna 'Cennetsel Tıp Kılavuzu' adını vermişti.''

 

Shen Xi, "..."

 

"Aynı zamanda ustamın ilahi bir doktor olmasına ve dolaylı olarak hayatımı değiştirmesine izin veren şey bu ‘Cennetsel Tıp Kılavuzu'ydu.'' Yun Che kalbinde herhangi bir karışıklık olmadan bunları söylemişti.

 

Yun Che'nin sözleri, Shen Xi'nin hilal kaşlarının hafifçe kalkmasına neden oldu, “Yani ustanın 'Yaşamın İlahi Mucizesi'nin yarısını tam olarak kavradığını mı söylüyorsun?”

 

''Hayır,'' Yun Che bıkkın bir sesle cevap vermeden önce başını salladı, ''Usta saf ve kutsal bir kalbe sahip olan birisidir. Sadece insanlara yardım etmeye ve tüm hayatını tıbbi bilgi birikimini arttırmaya çalışarak geçirdi. Başından sonuna kadar bunun tıbbi bir el kitabı olduğunu düşünmüştü ve içinde bulunan bilgilerin yüzde doksan dokuzunu tam olarak anlayamamıştı. Kalan küçük yüzde biri, zanaatına olan bağlılığı ve bir doktor olarak kendi sezgisiyle kavradığı tıbbi bilgiydi.”

 

Yaşamın İlahi Mucizesi ne tür bir varoluştu ki yüzde birinden çok daha küçük bir kısmıyla Azure Bulut Kıtasında bir ilahi doktor yaratmıştı.. Ve bugün o hâlâ Hayali Şeytan Ülkesinde bir numaralı ilahi doktordu.

 

"Yaşamın İlahi Mucizesi gerçekten tıbbi bilgi içeriyor ancak bu tıbbi ilkelerin seviyesi son derece yüksek. Tıptaki ustanın ölümlü kalbi ve algısı ile en ufak bir kısmını bile anlayabilmesi ona olağanüstü yetenek sahibi bir kişi demek için yeterlidir.”

 

Yun Che, Shen Xi'nin sözlerine hiç tereddüt etmeden başını salladı.

 

Yıllar önce Yun Gu'yu takip ettiğinde, ona alışmıştı. Ancak Yun Gu öldükten sonra, Yun Gu'nun her türlü eyleminin arkasında yatan azizliği daha iyi kavramaya başlamıştı. Böyle bir kişiyi ne kadar ararsa arasın tekrar bulması imkansızdı.

 

Işık kaynak enerjisine sahip olmamasına rağmen ''Yaşamın İlahi Mucizesi'' içerisinde yer alan tıbbi ilkelerin bir kısmını tıp yolundaki saf kalbiyle kavrayabilmişti... Belki de bu, başka kimsenin yapamayacağı bir şeydi.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 33001 Üye Sayısı
  • 350 Seri Sayısı
  • 43545 Bölüm Sayısı


creator
manga tr